Geri Dön

Practices of co-being: Exploring sociomaterialities in urban gardens

Birlikte var olma pratikleri: Kent bostanlarında sosyomateryal ilişkileri keşfetmek

  1. Tez No: 992571
  2. Yazar: AYŞE YILMAZASLAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÇİĞDEM KAYA
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Endüstri Ürünleri Tasarımı, Industrial Design
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Endüstriyel Tasarım Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Endüstriyel Tasarım Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez, kent bostanlarının sürekli dönüşen sosyomateryal ağlarını incelemektedir. Kent bostanları, sürdürülebilir pratikleri mümkün kılarak kentsel baskılara ve ekolojik sorunlara yanıt vermektedir. Doğadan uzaklaşan ve bireyselleşen topluma bağlantı kurmak için alan sağlamaktadır ve topluluk bağlarını desteklemektedir. Bu çalışma, tasarımı ekolojik sistemler içindeki yerimizi yeniden düşünmek için bir rehber olarak konumlandırmaktadır. İnsanlar, insan olmayanlar ve maddi unsurlar arasındaki ilişkileri takip ederek kent bostanlarındaki sosyal pratikleri araştırmaktadır. Bu araştırma, bahçecilik pratikleri yoluyla ekolojik var oluşların nasıl müzakere edildiğine ve canlıların birlikte-varoluşlarına odaklanmaktadır. İstanbul'daki iki farklı kategoriyi temsil eden iki kent bostanı incelenmiştir: hobi bostanı (Kuzguncuk Bostanı) ve topluluk bostanı (Tarlataban Bogaziçi). İki bostan, işleyiş biçimleri, topluluk yapıları ve mekânsal düzenlemeler açısından farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar, pratiklerin farklı bağlamlara nasıl adapte edildiğini göstermektedir. Kent bostanlarındaki sosyomateryaliteyi anlamak, bireysel davranışların ötesine geçerek, günlük bahçecilik faaliyetlerini düzenleyen rutinleri ve ilişkileri incelemeyi gerektirir. Sosyalin kurgulanışı, kültürel, materyal ve materyal olmayan elementlerin birbirinden ayrılmaz bütünlüğünde incelenmiştir. Sosyal Pratik Teorisi, materyallerin, yetkinliklerin ve anlamların dinamik konfigürasyonuna odaklanarak analitik bir bakış açısı sağlar. Bu tezde, kent bostanlarındaki insan, insan dışı ve materyaller arasındaki ilişkileri araştırmak için nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmacı, bahçeleri insanlarla ve insansız olarak gözlemlemiş, fotoğraflar çekmiş ve saha notları almıştır. İki kent bostanından toplam altı kişiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. İlişkileri yerinde anlamak için topluluk bostanında katılımcı gözlem yapılmıştır. Ziyaretler sırasında haftalık buluşmalara katılarak bahçe işleri öğrenilmiş, günlük bahçe işlerinde yardımcı olunmuş ve bostanın sosyal ortamına dahil olunmuştur. Saha notları tutulmuş ve sonrasında tanımlayıcı ve yorumlayıcı olacak şekilde ayrılmıştır. Etnografik yöntemleri desteklemek ve zengin içgörüler sağlamak için generatif araştırma yöntemleri kullanılmıştır. İnsan ötesi ilişkileri görünür kılmak için yaratıcı ve yansıtıcı bir araç olarak tasarım araştırması kullanılmıştır. Bu sayede kısa süreli etnografik çalışmalardan alınan veriler desteklenmiştir. Tarlataban'da yürütülmek üzere bir katılımcı tasarım oturumu, generatif araştırma amacıyla tasarlanmıştır. 11 katılımcıyla bir atölye gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, deneyimlerini yaratıcı bir şekilde aktarmak için üç aşamadan oluşan atölyeye davet edilmiştir. Toplam iki saat süren atölyede rol yapma, fotoğraf görevleri ve zihin haritalama faaliyetleri yer almıştır. Rol yapma (Bostan Meclisi) etkinliği, katılımcıların bitkiler, böcekler, mobilyalar ve aletler gibi canlı ve cansız varlıkların yerine geçmelerini sağladı. Etkinlik, genellikle sessiz olan bu aktörler arasında bir tartışma ortamı yarattı ve birliktelikleri, bostandaki rolleri düşündüren bir alan oluşturdu. İkinci oturumda (Fotoğraf kompostu), katılımcılar verilen fotoğraf görevlerine uygun fotoğraflar çekmeye davet edildi. Bahçede fotoğraflar çekerek bu sorulara uygun kareler grup ile paylaşılarak anlatıldı. Oturum, bahçedeki insan ötesi ilişkilerin yaratıcı görsel temsillerini ve farklı anlam katmanlarını açığa çıkardı. Zihin haritalama etkinliği, yapılandırılmamış bir çalışma olarak yaratıcı ortak üretimi destekledi. Bostan ile ilişkilendirilen kelimeler, çizimler ve aktör ilişkileri görselleştirilerek önceden verilen anahtar kelimelerine bağlandı. Katılımcılar, anahtar kelimeler, kısa notlar ve çizimler yoluyla ilişkiler eklediler. Ortaya çıkan sonuç, topluluğun farklı fikirlerini ve paylaşılan deneyimlerini bir araya getirdi. Sürdürülebilirlik ve kentsel baskılar gibi büyük resim ile ilgili farkındalıklarını da ortaya koydu. Çeşitli nitel verilerdeki örüntüleri anlamlandırmak için tematik analiz yöntemi kullanıldı. İnsanların, malzemelerin, insan dışı varlıkların ve ekolojik süreçlerin pratikleri nasıl şekillendirdiği, analizin bir parçası haline geldi. Dört ana tema ortaya çıktı: sosyal ekolojiler, insan-doğa ilişkileri, materyal etkileşimleri ve çevresel değerler. Bulgular, toplulukların ortak pratikler ve değerler aracılığıyla inşa edildiğini vurgulamaktadır. Bahçecilik yöntemleri, belirli mekansal ve yerel koşullara uyum gerektirir. Toprağı ve bitkileri korumaya yönelik stratejiler genellikle ekolojik ilkelere veya bağlamsal kısıtlamalar, mevcut malzemeler ve sağlanabilecek işgücü gibi hususlara göre seçilir. İnsanların amaç ve niyetleri, doğal süreçlerle sürekli olarak müzakere edilir. Bu durum, insan ve doğanın bu iç içe geçmişlikler tarafından şekillendirilen süreçler olduğunu gösterir. Doğayı gözlemlemek ve onun dilini anlamak, doğadaki yerimizi anlamamız konusunda farkındalık yaratır ve uzun vadede onu korumak ve zarar vermeyi önlemek için önemlidir. Bulgular, materyallerin ekolojik ve sosyal yaşamı şekillendirdiğini göstermektedir. Materyaller, emeği, gücü, sorumluluğu ve bilgiyi insan ve insan olmayan aktörler arasında dağıtır. Bahçe pratiklerinin sürekliliği, uygun malzemelerin, yetkinliklerin ve anlamların bir arada var olmasına bağlıdır. Bu çalışma kent bahçeciliğinin, mekanın maddi kısıtlamalarına ve topluluğun çeşitli motivasyonlarına yanıt olarak sürekli olarak yeniden üretilen dinamik ve uyarlanabilir bir dizi pratik olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yerelleştirme kapasitesi, kent bostanlarının ve bahçeciliğin farklı bağlamlar arasında yayılmasını ve tekrarlanmasını sağlar. Bulgular, doğa ile fiziksel, duyusal, somut bir şekilde etkileşim kurmanın ekolojik farkındalığı artırdığını göstermektedir. Katılımcılar, bostandaki pratiklerini daha geniş bir çevresel geleceğe yönelik değerlendirdiklerini belirttiler. Kentsel sorunlar üzerinde düşünür, kendi alışkanlıklarını ve sorumluluklarını yeniden değerlendirir ve ekolojik değişime nasıl katkıda bulunabileceklerini hayal ettikleri görüldü. Kentsel kısıtlamalar ile ekolojik amaçları arasındaki gerilimler, bahçıvanların bostana olan bağlılıklarını derinleştirmektedir. Bu durum bostancılığı kentselleşmenin getirdiği kirlilik, gıda güvenliği, toprak bozulması ve hatta bireyselleşme gibi sorunlara karşı bir eylem olarak çerçeveler. Bu ilişkiler kent bostancılığının ekolojik ve sosyal olarak yeniden yönelmenin anlamlı bir uygulaması olduğunu açıklar. Tasarım, kent bostanlarını sürdürmek, teşvik etmek ve yaymak için harekete geçebilir. Bu araştırma, tasarımın salt ürün odaklı bir disiplin olmanın ötesine geçmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bir beceri seti olarak tasarım, toplulukların yeni fikirler üretme ve problem çözme becerilerini geliştirme yeteneğini besleyebilir. Bu bağlamda, tasarımcının rolü, sistemin dayanıklılık kazanmasını sağlayan bir“bahçıvan”rolü olmalıdır. Tasarımcılar, kent bostanlarının görünürlüğünü artırarak, dış ilişkilerin kurulmasına yardımcı olarak, topluluk bağlarını güçlendirerek ve doğa ile ilişkilerinde arabuluculuk yaparak bostanları besleyebilirler. Sonuç olarak bu çalışmanın dört katkısından bahsedilebilir. Öncelikle, iki türdeki kent bostanlarında oluşan karmaşık doğa-insan-materyal ilişkileri bütüncül ve ilişkisel olarak incelenmiştir. İkinci olarak, kent bostanlarındaki pratikler tanımlanarak bu eforların adapte edilebilir ve başka alanlara uygulanabilir modeller olduğu görülmüştür. Kent bostanlarının yayılabilmesi için potansiyeller, ihtiyaç ve gereklilikler listelenmiştir. Son ve tasarım araştırmasına en önemli katkısı ise tasarımın yaratıcı topluluklara nasıl müdahalelerde bulunarak katkı sağlayabileceğini örnekleyen bir çalışma sunmaktadır. Bu çalışma, tasarımcının küçük müdahaleleriyle topluluğun yaratıcı edimlerini desteklemiş, reflektif düşünmelerini ve birlikte üretmelerini sağlamıştır.

Özet (Çeviri)

This thesis examines urban gardening as a sociomaterial network that is continuously reproduced through practices. Urban gardens respond to urban pressures and ecological degradation by enabling sustainable practices in urban environments. They offer spaces for connecting with nature and for community involvement. This study repositions design as a guide for rethinking our place within ecological systems. It investigates social practices in urban gardens, following the relations among humans, nonhumans, and materialities. This research focuses on how ecological co-existence is enacted and negotiated through gardening practices. Empirically, the research investigates the practices of two urban gardens in Istanbul, which represent two distinct categories: allotment garden (Kuzguncuk Bostanı) and community garden (Tarlataban Bogazici). Two gardens demonstrate distinct modes of operation, community structures and spatial arrangements. The differences show how practices are adapted to different contexts. Understanding sociomaterialities in urban gardens requires going beyond individual behaviors to examining the routines and relations that organize everyday gardening activities. Social Practice Theory provides an analytical lens to focus on the dynamic configuration of materials, competences and meanings. This thesis employs qualitative research methods to explore the sociomaterial relationships in urban garden environments, including humans, nonhumans and materials. The researcher observed the gardens with and without people, taking photos and field notes. Semi-structured interviews were conducted with six people in two urban gardens. To understand sociomaterial relations in situ, the researcher conducted participant observation in Tarlataban. During the visits, she took part in everyday activities and spent time with the community. Generative methods were used to support ethnographic methods and provide rich insights. The study employs design research as a creative and reflective medium to make visible the more-than-human relations. A generative research session was conducted with eleven participants in Tarlataban. Participants were invited to engage in activities to creatively communicate their experiences. The session included role-playing, photo elicitation, and mind-mapping activities. Role-playing (Bostan Meclisi) enabled participants to step into the positions of nonhumans such as plants, insects, furniture and tools. The activity provided a discussion among different actors, which are typically silent, and created a reflective space. Photo elicitation (Photo compost) session invited participants to take photos relevant to the assigned photography tasks. The session provided creative visual representations of the more-than-human entanglements in the garden. A mind mapping activity was carried out to collectively reveal associations with garden practices. Participants added associations through keywords, short notes, and drawings. The resulting output brought together the community's divergent ideas and shared experiences. Thematic analysis method was used to make sense of patterns in the various qualitative data. How people, materials, non-human beings, and ecological processes shape practices has become part of the analysis. Four main themes emerged: social ecologies, human-nature relations, material engagements and environmental values. Findings highlight that communities are built through shared practices and shared values. Gardening methods require adaptation to specific spatial and local conditions. Strategies to protect soil and plants are often selected based on ecological principles or considerations of contextual constraints, available materials, and the forms of labor that can be provided. Human intentions are constantly being negotiated with natural processes. This coexistence shows that humans and nature are processes that are being shaped by these entanglements. Observing nature and understanding its language are important for engaging in meaningful, respectful activities. Findings show that materials shape ecological and social life. Material arrangements distribute effort, power, responsibility and information across human and nonhuman actors. The continuity of gardening practices depends on the coexistence of appropriate materials, competencies and meanings. This study reveals that urban gardening is a dynamic and adaptable set of practices that is constantly reproduced in response to the material constraints of the space and the diverse motivations of the community. This capacity for localization enables urban gardening to spread through contexts. The findings show that ecological awareness increases through embodied engagement with nature. Urban gardeners situate their engagement in larger environmental futures. They reflect on urban issues, reassess their own habits and responsibilities and imagine how they can contribute to ecological change. Engaging with others and seeing their ways of living inspires and motivates individuals for change. Tensions between urban constraints and ecological aspirations deepen the gardeners' commitments to the garden. This frames gardening as an act of resistance against the issues brought by urbanization, such as pollution, habitat loss, soil degradation, and even individualization. These relations explain that urban gardening is a meaningful practice of ecological and social reorientation within the city. Design can take action to sustain, promote, and spread urban garden initiatives. This research reveals that design must go beyond being a purely product-oriented discipline to ensure the sustainability of urban gardens. Design can nourish communities' ability to generate new ideas and develop problem-solving skills. In this context, the designer's role should be that of a“gardener,”enabling the system to build resilience. Designers as gardeners can nurture urban gardens by increasing their visibility, helping form external relations, strengthening community bonds and mediating relations with nature.

Benzer Tezler

  1. The experiences of British citizens in Didim a coastal town in Turkey: A case of lifestyle migration

    Britanya yurttaşlarının Türkiye'de bir kıyı kasabasında, Didim'deki deneyimleri: Bir yaşambiçimi göçü vakası

    F. ÖZLEM NUDRALI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2007

    SosyolojiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. SİBEL KALAYCIOĞLU

  2. Rekreasyon alanlarında kent mobilyaları tasarımı: Bayraklı Sahili'nde piknik aktivitesi örneğinde incelenmesi

    Design of urban furniture in recreation area: Investigation on picnic activity in Bayrakli

    CANSU PELİN İŞBİLEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Endüstri Ürünleri Tasarımıİstanbul Teknik Üniversitesi

    Endüstri Ürünleri Tasarımı Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ DENİZ LEBLEBİCİ BAŞAR

  3. Yeni nesil birliktelik mekanları olarak“süperpoze mekan”üretimi: Yaratıcı“dördüncü mekan”ekosistemi

    The production of“superposed space”as new generational spaces of togetherness: A creative“fourth place”ecosystem

    DUYGU KISACIK KARAMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YASEMİN ALKIŞER BREGGER

  4. Sürücü kaynaklı trafik kazalarının veri madenciliği yaklaşımı ile modellenmesi: Sakarya örneği

    Modelling driver-related traffic accidents through data mining approach: The case of city of Sakarya

    ZELİHA ÇAĞLA KUYUMCU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    UlaşımSakarya Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HAKAN ASLAN

    PROF. DR. NİLÜFER YURTAY