Dictionary initiatives in the Ottoman Empire in the second half of the 19th century
XIZ.yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı'da sözlükçülük teşebbüsleri
- Tez No: 993110
- Danışmanlar: PROF. DR. GÜNEŞ IŞIKSEL
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Osmanlı Sözlükçülüğü, Kavram Tarihi, Dil ideolojisi, Tanzimat Dönemi, Modernleşme, Ottoman Lexicography, Conceptual History, Language Ideology, Tanzimat Period, Modernization
- Yıl: 2025
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası Osmanlı Çalışmaları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET XIX.YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDA OSMANLI'DA SÖZLÜKÇÜLÜK TEŞEBBÜSLERİ Sarı, Fatma Süeda Yüksek Lisans Tezi, Uluslararası Osmanlı Çalışmaları Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Güneş Işıksel Ekim 2025 Sözlükler çoğu zaman teknik başvuru kaynakları olarak değerlendirilir; anlamları sabitleyen, kelimeleri tanımlayan ve dilin kullanımına dair temel bilgileri aktaran araçlar olarak görülür. Ancak tarihsel bağlam içinde ele alındıklarında, sözlükler dilin hangi sınırlar içinde düşünüldüğünü, hangi tür kullanımların makbul sayıldığını ve hangi kavramların öne çıkarıldığını da görünür kılar. Bu çalışma, geç Osmanlı döneminde yayımlanan tek dilli Osmanlı Türkçesi sözlüklerini bu perspektiften ele almakta; sözlükleri, dönemin dilsel, kültürel ve siyasal tartışmalarıyla temas hâlindeki metinler olarak okumayı amaçlamaktadır. Özellikle önsözler, sözlüğün hangi gerekçelerle yazıldığını, nasıl bir okur kitlesinin tasarlandığını ve dil hakkında hangi kabullerin benimsendiğini gösteren ayrıcalıklı bir alan sunduğu için incelemenin merkezine alınmıştır. Bu yaklaşım, sözlükleri yalnızca kelime hazinesini aktaran araçlar olarak değil, dilin nasıl düşünülmesi gerektiğine dair normatif öneriler içeren metinler olarak ele almayı mümkün kılmaktadır. Ön sözlerde yer alan hitap biçimleri, fayda vurguları ve eleştirel değerlendirmeler, sözlük yazarlarının kendi dönemlerindeki dil sorunlarını nasıl kavradıklarını ve bu sorunlara nasıl çözümler önerdiklerini göstermektedir. Böylece sözlükler, dilin kullanımına dair mevcut durumu yansıtan metinler olmanın ötesinde, dili yönlendirmeyi ve dönüştürmeyi hedefleyen müdahale alanları olarak da okunabilmektedir. Bu müdahalelerin ortaya çıktığı zemin, 19. yüzyılda Osmanlı matbuatının geçirdiği dönüşümle yakından ilişkilidir. Matbaanın yaygınlaşması, basılı metinlerin dolaşım hızının artması ve okuryazarlığın görece genişlemesi, dili yalnızca sınırlı bir elit grubun kullandığı bir yazı alanı olmaktan çıkararak daha geniş bir kamusal dolaşıma açmıştır. Bu süreçte dilin düzenlenmesi, sadeleştirilmesi ve sınırlarının belirlenmesi meselesi, yalnızca filolojik bir tartışma olmaktan çıkarak idarî ve toplumsal bir mesele hâline gelmiştir. Sözlükler de bu yeni basılı kültür ortamında, dilin“doğru”,“yerinde”ve“makbul”kullanımını tanımlayan metinler olarak özel bir işlev kazanmıştır. Çalışmanın odağında, Hicrî 1269–1332 (Miladî 1853–1924) yılları arasında yayımlanmış on beş tek dilli Osmanlı Türkçesi sözlüğü yer almaktadır. Bu sözlükler, Osmanlı sözlükçülüğünde çok dilli ve ıstılahî geleneğin yaygın olduğu bir ortamdan, dilin kendi konuşurları için tanımlanmasına yönelen yeni bir anlayışa geçişin ürünleri olarak değerlendirilmiştir. Tez, bu geçişi doğrusal bir“ilerleme”anlatısı içinde ele almak yerine, her sözlüğü kendi tarihsel, entelektüel ve kurumsal bağlamı içinde tartışmayı tercih etmektedir. Bu nedenle sözlük üretimi, Tanzimat reformlarının tek belirleyeni olduğu bir alan olarak değil; farklı aktörlerin, okur pratiklerinin ve yayın koşullarının kesiştiği bir pratik zemin olarak incelenmiştir. Bu bağlamda, sözlük yazımının arkasındaki motivasyonların tekil olmadığı; eğitim, bürokrasi, matbuat ve entelektüel çevreler arasında şekillenen çok yönlü bir ihtiyaç alanına karşılık geldiği görülmektedir. Sözlüklerin artan okuryazarlık, eğitim kurumlarının yaygınlaşması ve basılı kültürün genişlemesiyle birlikte daha görünür hâle gelen dil sorunlarına cevap verme iddiası taşıdığı söylenebilir. Yöntemsel olarak çalışma, sözlüklerin önsözlerinden hareketle söylem analizi yaklaşımını benimsemektedir. Önsözler, yazarların projelerini gerekçelendirdikleri, okurla ilişki kurdukları ve sözlüğün işlevini tanımladıkları metinler olarak değerlendirilmiştir. Bu çerçevede önsözler, yalnızca teknik açıklamalar içeren giriş metinleri değil; yazar niyetinin, meşruiyet stratejilerinin ve dönemin dil tartışmalarının yoğunlaştığı söylemsel alanlar olarak okunmuştur. Analizde ayrıca, tarihsel bağlamda kavramların anlam dönüşümlerini izlemeye imkân tanıyan kavramsal tarih yaklaşımından ilham alınmıştır. Bu yöntem sayesinde, aynı kavramların farklı sözlüklerde nasıl tanımlandığı, hangi bağlamlarda öne çıkarıldığı ve hangi kullanımların dışarıda bırakıldığı karşılaştırmalı olarak incelenebilmiştir. Böylece sözlüklerin yalnızca içerikleri değil, içeriklerini kurma biçimleri de analizin bir parçası hâline gelmiştir. Çalışmanın temel verisini, Tanzimat sonrasında ortaya çıkan sözlükler içerisinden seçilen on beş sözlüğün önsözleri ile Ali Seydî Bey'in Resimli Kâmûs-ı Osmânî (H.1330/M.1912–13) adlı eserinin“İlâve”bölümünde yer alan elli altı kelimenin, örneklemdeki diğer sözlüklerle birlikte karşılaştırmalı incelenmesi oluşturmaktadır. İncelenen sözlükler arasında, yazarların yöntemsel ve ideolojik müdahaleleriyle öne çıkan bazı eserler özel bir önem taşımaktadır. Ahmed Vefik Paşa'nın iki versiyonu olan Lehce-i Osmânî (H.1293/M.1876) ve Lehce-i Osmânî (Tabʿ-ı Cedîd) (H.1306/M.1889–90) sözlükleri Osmanlı Türkçesini Türk dilinin tarihsel seyri içinde bir“lehçe”olarak konumlandırması ve ikinci baskısında sözlük düzeninde Türkçe kelimeleri ayırma fikrini belirgin biçimde gündeme taşımasıyla dikkat çekmektedir. Şemseddin Sâmî'nin Kâmûs-ı Türkî (H.1317/M.1899–1900)'si ise tek dilli sözlük ihtiyacını en sistematik biçimde gerekçelendiren metinlerden biridir; mevcut sözlükleri içerik ve düzen açısından eleştirirken kendi eserini daha kapsayıcı ve işlevsel bir model olarak kurar. Bu iki önsöz, çalışmada problem alanlarını daha berrak gösterebilmek için özellikle merkeze alınmış; ardından diğer sözlüklerin önsözleri bu çerçevede karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Sözlüklerin üretim ve dolaşım koşulları, Tanzimat sonrası yürürlüğe giren matbuat düzenlemeleriyle doğrudan ilişkilidir. 1857 Matbaa Nizamnamesi ile başlayan süreç, 1888 ve 1895 tarihli nizamnamelerle daha merkezi ve kurumsal bir denetim yapısına kavuşmuştur. Bu düzenlemeler, yalnızca gazete ve dergileri değil, sözlük gibi referans eserlerini de ruhsatlandırma ve inceleme süreçlerine tâbi kılmıştır. Özellikle II. Abdülhamid döneminde Maarif Nezareti aracılığıyla işletilen kontrol mekanizmaları, dilin kamusal dolaşımını dolaylı biçimde sınırlandırmış; sözlükler bu bağlamda, tanım tercihleri ve kavramsal sınırlarıyla dönemin denetim rejimiyle temas hâlinde üretilmiştir. Örneklemin seçimi, sözlüklerin modern anlamda genel tek dilli sözlük tanımına yaklaşması ölçütüyle sınırlandırılmıştır: Bir dilin kelimelerini kendi konuşurları için açıklama iddiası taşıyan ve“standart/yerleşik kullanım”ı temsil etmeyi hedefleyen eserler tercih edilmiştir. Seçim sürecinde bibliyografik çalışmaların yanı sıra, içerik çeşitliliği ve karşılaştırma yapmaya elverişli eşleştirmeler de belirleyici olmuştur. Örneğin Müntehabât-ı Lugat-ı Osmâniyye (H.1269/M.1853) ile onun“ilâveli”versiyonu olan İlâveli Müntehabât-ı Lugat-ı Osmâniyye (H.1297/M.1880–81) birlikte değerlendirilmiş; Dr. Hüseyin Remzi'nin cep sözlüğü niteliğindeki Lûgat-ı Ecnebiyye İlaveli Lûgat-ı Osmaniye (H.1298/M.1881) ile daha kapsamlı Lugat-ı Remzî (H.1305/M.1889) sözlüğü, hacim ve amaç farkları üzerinden ele alınmıştır. Bu çalışmada oluşturulan korpus, bilinçli bir tercih olarak ihtisas, teknik ve ansiklopedik sözlükleri kapsam dışı bırakmaktadır. İnceleme, 19. yüzyıl boyunca yapısal ve işlevsel bakımdan birbirleriyle karşılaştırılabilir nitelikte olan, genel amaçlı tek dilli sözlüklere odaklanmaktadır. Tarım, botanik, felsefe veya denizcilik gibi alanlara özgü sözlükler düzensiz aralıklarla üretilmiş, süreklilik arz eden bir kavramsal hat oluşturmamış ve bu nedenle karşılaştırmalı söylem analizini parçalama riski taşımıştır. Benzer biçimde, eğitim amaçlı manzum sözlükler de gerek literatürde kapsamlı biçimde ele alınmış olmaları gerekse pedagojik yönelimlerinin yazar niyetine odaklanan bir söylem çözümlemesini zorlaştırması nedeniyle örnekleme dâhil edilmemiştir. Bunun yerine, matbaanın yaygınlaşmasıyla birlikte eğitim, bürokrasi ve yayıncılığın iç içe geçtiği 19. yüzyıl bağlamında üretilmiş genel sözlükler seçilerek, sözlük yazarlarının önsözlerde dil, okur kitlesi ve sözlüğün amacı hakkında nasıl bir çerçeve kurdukları süreklilik içinde izlenebilir kılınmıştır. Korpus, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişte süreklilik ve kırılmaları izleyebilmek amacıyla 1924 tarihli Yeni Türkçe Lugat ile genişletilmiş; ayrıca yalnızca İstanbul merkezli bir bakışın ötesine geçebilmek için Trabzon'da hazırlanmış Lugat-ı Cûdî de örnekleme dâhil edilmiştir. Seçim ölçütleri arasında sözlüklerin genel kapsamlı ve tek dilli olması, eksiksiz ve karşılaştırmaya elverişli nüshalarının bulunması, yazarın önsözde amaç ve yönteme dair açık beyanlarda bulunması ve farklı baskılar arasında yatay/dikey karşılaştırmaya imkân tanıması belirleyici olmuştur. Tezin üçüncü bölümünde sözlük üretimi ile Osmanlı'daki matbuat denetim mekanizmaları arasındaki ilişki ele alınmaktadır. Tanzimat sonrası dönemde yürürlüğe giren Matbaa Nizamnameleri, Maârif Nezâreti'nin ruhsat sistemi ve II. Abdülhamid döneminde yoğunlaşan kontrol uygulamaları, sözlüklerin üretim ve dolaşım koşullarını doğrudan etkilemiştir. Bu bağlamda, Resimli Kâmûs-ı Osmânî (H.1330/M.1912–13)'nin“İlâve”kısmında yer alan ve literatürde“yasaklı kelimeler”tartışmasıyla birlikte anılan kelimeler, diğer sözlüklerle karşılaştırılarak incelenmiştir. Bu karşılaştırma, kelimelerin sözlüklerdeki varlık/yokluk durumlarını, tanım stratejilerini ve kullanımın hangi sınırlar içinde temsil edildiğini görmeyi mümkün kılmaktadır. Böylelikle sözlükler, yalnızca dilin kaydı değil, basılı kültürün denetlendiği bir ortamda bilginin dolaşımına eklemlenen metinler olarak yeniden konumlandırılmaktadır. Bu tarihsel seyir, sözlüklerin farklı siyasal rejimler ve yayın düzenlemeleri altında üretilmesi üzerinden daha görünür hâle gelmektedir. Örneklemdeki 1853 tarihli en erken tarihli sözlük olan Müntehabât-ı Lugat-ı Osmâniyye (H.1269/M.1853) görece serbest bir ortamda ortaya çıkarken, 1880–1902 arasında yayımlanan sözlüklerin büyük bölümü II. Abdülhamid döneminin en yoğun kontrol yıllarına rastlamaktadır. II. Meşrutiyet ve 1909 Matbuat Kanunu sonrasında yayımlanan eserlerde daha geniş bir hareket alanının izleri görülse de savaş koşullarının getirdiği sınırlamalar bu dönemi de biçimlendirmiştir. Örneklemde kıyas yapmak için seçilen Cumhuriyet'in ilk yıllarında basılan Osmanlı Türkçesi sözlük olan Yeni Türkçe Lugât (1924) ise Osmanlı düzenlemelerinin dışına taşan yeni bir siyasal rejim ve dilsel bağlamda üretilmiştir. Bu inceleme, sözlük önsözlerinin yalnızca teknik açıklamalar içeren metinler olmadığını; aksine sözlük yazımının dönemin entelektüel iklimi içinde giderek yaygınlaşan bir pratik hâline geldiğini göstermektedir. Trabzonlu Cûdî Efendi'nin önsözünde dile getirdiği“bir sözlük de benim olsun istedim”ifadesi, sözlük yazımının bireysel bir ilmî gayretten ziyade, paylaşılan bir kültürel eğilimin parçası olarak algılandığını ortaya koyar. Önsözlerde sıkça rastlanan eleştirel ton, özellikle Redhouse'un Müntehabât-ı Lugat-ı Osmâniyye (H.1269/M.1853) örneği etrafında yoğunlaşarak sözlüklerin müellif denetiminden çıkması, piyasa koşulları içinde çoğaltılması ve“yanlışlarla dolu”biçimde dolaşıma girmesi gibi meseleleri görünür kılar. Ebûzziyâ Tevfik'in bu geleneğe yönelttiği itirazlar ise, sözlükçülüğün meşruiyetini“yerli”,“dil içi”ve ecnebî aracılığından bağımsız bir zeminde yeniden kurma arzusunu yansıtır. Bu yönüyle önsözler, sadece dil tartışmalarını değil, bilgi üretiminin kaynaklarını, otoriteyi ve okur güvenini de müzakere eden metinlerdir; sözlük,“hangi dilden”ziyade“kimin adına ve hangi amaçla”yazıldığı üzerinden anlam kazanır. Sonuç olarak bu tez, geç Osmanlı döneminde üretilen tek dilli Osmanlı Türkçesi sözlüklerinin yalnızca dilsel bir ihtiyaca cevap veren araçlar olmadığını; sözlük yazımının aynı zamanda okur kitlesi, pedagojik fayda, dilin“doğru”kullanımı ve bilgi dolaşımı gibi meselelerle iç içe geçtiğini ortaya koymaktadır. Önsözler üzerinden yürütülen söylem analizi, sözlüklerin nasıl bir dil tasavvuru kurduğunu, bu tasavvurun hangi gerekçelerle savunulduğunu ve yazarların kendilerini hangi konumlarda sunduğunu görünür kılar. Resimli Kâmûs-ı Osmânî'nin“İlâve”kısmı üzerinden yapılan karşılaştırmalı inceleme ise, sözlüklerin dönemin kontrol pratikleriyle dolaylı temas noktalarını göstermekte; kelimelerin tanımlanma biçimlerinin, dönemin ideolojik ve kurumsal ikliminden tamamen bağımsız düşünülemeyeceğini işaret etmektedir. Böylece çalışma, Osmanlı sözlükçülüğünü dil tarihiyle sınırlı bir alan olmaktan çıkararak, geç Osmanlı entelektüel ortamında dil, bilgi ve otorite arasındaki ilişkileri tartışmaya açan tarihsel bir okuma önermektedir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT DICTIONARY INITIATIVES IN THE OTTOMAN EMPIRE IN THE SECOND HALF OF THE 19TH CENTURY Sarı, Fatma Süeda Master's Thesis, Department of International Ottoman Studies October 2025 Dictionaries are often regarded as technical reference works; yet, within their historical contexts, they also reflect a society's linguistic understanding, conceptual priorities, and normative assumptions. In this respect, monolingual Ottoman Turkish dictionaries published in the late Ottoman period were not merely lexical compilations but texts shaped in close engagement with contemporary linguistic, cultural, and political debates. This study examines their multilayered character by focusing on the discursive choices and conceptions of language visible in prefaces and in the structure of definitions. Methodologically, the thesis combines discourse analysis with a conceptual-historical perspective to trace shifts in meaning across historical contexts. Prefaces are treated as discursive spaces where lexicographers justified their projects, identified intended audiences, and articulated views on how language ought to be organized and regulated. These statements are read in relation to educational concerns, expanding literacy, and the growth of print culture. The corpus comprises fifteen monolingual Ottoman Turkish dictionaries published between 1853 and 1924 (AH 1269–1332), examined together with fifty-six lexical items from the“İlâve”section of Resimli Kâmûs-ı Osmânî. These works emerged under post-Tanzimat printing regulations and licensing procedures, and under the intensified mechanisms of control associated with Abdülhamid II's reign. The analysis shows that dictionaries functioned not as neutral catalogs of meanings but as texts that delineated legitimate usage and structured the circulation of knowledge. By situating dictionary production within the late Ottoman intellectual milieu, the thesis re-evaluates the relationship between language, knowledge, and authority, emphasizing that these dictionaries also articulated the period's broader underlying intellectual tensions.
Benzer Tezler
- Hasan Bedreddin ve Küçük Kamus-ı Fransevi
Hasan Bedreddin and Small French Language Dictionary
EBUBEKİR ERASLAN
Doktora
Türkçe
2019
Türk Dili ve EdebiyatıBursa Uludağ ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HATİCE ŞAHİN
- Hamâmîzâde Mehmet İhsan Bey Divanı Sözlüğü (Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük)
Glossary of Hamamizade Mehmet İhsan's Divan [Concordance and functional glossary]
ASİYE ŞEYDA ÖZSERDAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Türk Dili ve EdebiyatıGiresun ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HAMZA KOÇ
- Ankaralı Râzi Divânı'nın bağlamsal dizini ve işlevsel sözlüğü
Context functional index and dictionary of Ankaralı Razi's Diwan
AHMET GÖKÇE
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Türk Dili ve EdebiyatıGaziantep ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HALİL İBRAHİM YAKAR
- Yenişehirli İzzet Divanı bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğü(Cilt I)
The Divan of Yenişehirli İzzet concordance and functional dictionary
NÜLİFER KARADAĞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
Türk Dili ve EdebiyatıAdıyaman ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NAZMİ ÖZEROL
- Tabdullah Azzâm ve cihâdî selefiliğin teşekkül süreci
Abdullah Azzam and the formation process of jihadist salafism
FEVZİ ÇAKMAK