Kâdî Abdülcebbâr ve İbn Teymiyye'nin nübüvvet tasavvuru
Qadi Abd al-Jabbar and Ibn Taymiyyah's conception of prophethood
- Tez No: 993298
- Danışmanlar: DOÇ. DR. YASİN ULUTAŞ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Nübüvvet, Kâdî Abdülcebbâr, İbn Teymiyye, vahiy, akıl, ilahî hikmet, Prophethood, Qāḍī ʿAbd al-Jabbār, Ibn Taymiyyah, revelation, reason, divine wisdom
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Uşak Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, İslâm düşüncesinde nübüvvet kavramını Kâdî Abdülcebbâr ve İbn Teymiyye'nin fikirleri üzerinden karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Araştır-mada, her iki düşünürün nübüvveti temellendirme biçimleri incelenmiş; özellikle onların akıl, vahiy, hikmet ve ilahî seçilmişlik kavramlarına yaklaşımları analiz edilmiştir. Kâdî Abdülcebbâr, Mu'tezilî geleneğin temsilcisi olarak nübüvveti aklî bir zorunluluk ve ilâhî adaletin gereği olarak yorumlamaktadır. Ona göre peygamber-lik, insan aklının ulaşamadığı alanlarda Allah'ın kullarına rehberlik etmesi için bir lütuf ve zarurettir. Peygamberlerin gönderilişi, toplumun ahlâkî ve hukukî düzenini sağlamak açısından ilahî hikmetin bir tezahürüdür. İbn Teymiyye ise nübüvveti tamamen vahiy merkezli bir kurum olarak de-ğerlendirir. Ona göre peygamberlik, insanın bilgi veya yetenek kapasitesiyle elde edilemez; bu durum yalnızca Allah'ın“ıstıfâ”yani seçme fiilinin bir sonucudur. Nübüvvet, ilahî rahmetin, adaletin ve hikmetin bir yansımasıdır. Filozofların ve akılcı kelâmcıların peygamberliği psikolojik veya sembolik bir olguya indirgemele-ri, İbn Teymiyye'ye göre vahyin özünü tahrif etmektir. Araştırmanın sonucunda, Kâdî Abdülcebbâr'ın yaklaşımının insan merkezli, İbn Teymiyye'nin yaklaşımının ise vahiy merkezli bir yönelim taşıdığı görülmüştür. Her iki düşünür de nübüvvetin ilahî bir kurum olduğu fikrinde birleşmekle birlikte, epistemolojik (bilgiyle ilgili) temellerde ve metodolojide farklılaşmışlardır. Bu kar-şılaştırma, İslâm kelâmında akıl–vahiy dengesinin nasıl yorumlandığını göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
Özet (Çeviri)
This study comparatively examines the concept of prophethood in Islamic thought through the ideas of Qāḍī ʿAbd al-Jabbār and Ibn Taymiyyah. The research investigates how both thinkers grounded the notion of prophethood, analyzing in particular their approaches to the concepts of reason, revelation, wisdom, and divine selection. As a representative of the Muʿtazilite tradition, Qāḍī ʿAbd al-Jabbār interprets prop-hethood as a rational necessity and a requirement of divine justice. According to him, prophethood is both a grace and a necessity through which God guides His ser-vants in matters beyond the reach of human reason. The sending of prophets is a manifestation of divine wisdom aimed at maintaining the moral and legal order of society. Ibn Taymiyyah, on the other hand, regards prophethood as an entirely revelation-centered institution. For him, prophethood cannot be attained through human knowledge or capability; it is solely the result of God's act of“iṣṭifāʾ,”that is, divi-ne selection. Prophethood represents the reflection of divine mercy, justice, and wisdom. The attempts of philosophers and rationalist theologians to reduce prophet-hood to a psychological or symbolic phenomenon, according to Ibn Taymiyyah, amount to a distortion of the essence of revelation. As a result of the study, it has been observed that Qāḍī ʿAbd al-Jabbār's approach is human-centered, whereas Ibn Taymiyyah's approach is revelation-centered. Altho-ugh both thinkers agree that prophethood is a divine institution, they differ in their epistemological foundations and methodologies. This comparison is significant in demonstrating how the balance between reason and revelation is interpreted within Islamic theology.
Benzer Tezler
- Felsefi ve kelami açıdan Tanrı-âlem ilişkisi-İbn Sînâ ve Kādî Abdülcebbâr örnekliğinde
The relationship between God and the realm from a philosophical and theological perspective (With examples in İbn Sînâ and Qadi Abd al-Jabbar thought)
İSMAİL KOÇAK
- Ahlaki bilgi ve eylem sorunu: Gerçekçilik karşıtı tutumlar açısından bir inceleme
The problem of moral knowledge and action: An examination in regard to anti-realist attitudes
RUMEYSA TOKLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Felsefeİstanbul Medeniyet ÜniversitesiFelsefe Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL ÜÇER
- Belâgat teorilerinin gelişiminde Mu'tezile etkisi (IV. ve V. asır çerçevesinde)
The influence of Mu'tazila on the development of theories of balāghah (During the 4th and 5th centuries of the Hij̲ra)
RECEP YARTAŞI
Doktora
Türkçe
2024
DilbilimAnkara ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SALİH ZAFER KIZIKLI
- Son dönem Osmanlı'sında bir mühtedi: Abdülehad Davud
A converted Muslim in the Late Ottoman Empire: Abdu'l Ahad Dawud
MUHAMMED SALİH SEFİLOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Dinİbn Haldun ÜniversitesiDin Bilimleri Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BETÜL AVCI SEBETCİ
- Müteahhir dönem kelâmında müessire ihtiyacın illeti problemi
The problem of the cause of the need for an agent in late period kalām
VEYSEL CUŞKUN
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Dinİstanbul 29 Mayıs ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLYAS ÇELEBİ