Yatırımcı davranışlarının teknoloji kabul modeli ve davranışsal ekonomi yaklaşımıyla analizi: Karşılaştırmalı bir uygulama
An analysis of investor attitudes with the technology acceptance model and behavioral economics approach: A comparative application
- Tez No: 993349
- Danışmanlar: PROF. DR. CÜNEYT YENAL KESBİÇ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Ekonomi, Economics
- Anahtar Kelimeler: Bireysel yatırımcılar, Davranış eğilimleri, Davranışsal finans, Psikolojik eğilimler, Individual investors, Behavioral tendencies, Behavioral finance, Psychological tendencies
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İktisat Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İktisat Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmanın temel amacı, yatırımcı davranışlarının Teknoloji Kabul Modeli (TKM) ve Davranışsal Ekonomi Yaklaşımları (DEY) aracılığıyla karşılaştırmalı analizini gerçekleştirmektir. Bu kapsamda, yatırımcıların yatırım kararlarını şekillendiren hem rasyonel hem de irrasyonel faktörler dikkate alınarak yatırımcı tutum ve davranışları daha bütüncül bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda her iki yaklaşıma ilişkin kuramsal modeller geliştirilmiş, söz konusu modeller yapısal eşitlik modellemesi başta olmak üzere çeşitli istatistiksel yöntemlerle test edilmiştir. Model 1 (TKM) kapsamında kullanım kolaylığı, algılanan fayda, güven, risk ve gizlilik dışsal değişkenler olarak belirlenmiş; tutum aracılık değişkeni, kullanım niyeti ise içsel değişken olarak tanımlanmıştır. Bu yapı çerçevesinde bağımsız değişkenlerin hem doğrudan hem de dolaylı etkileri analiz edilmiştir. Model 2 (DEY) ise yatırımcıların bilişsel ve duygusal eğilimlerine odaklanmıştır. Bilişsel boyutta aşırı güven, aşinalık ve mevcudiyet; duygusal boyutta sürü davranışı, muhafazakârlık ve çerçeveleme/kayıptan kaçınma önyargıları modele dahil edilmiştir. Öncelikle bu yapıların tutum üzerindeki genel etkileri test edilmiş, daha sonra her bir faktörün bireysel etkileri değerlendirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de ikamet eden yatırımcılar oluşturmaktadır. Rastgele örnekleme yönteminin kullanıldığı bu araştırmada, toplam 641 yatırımcıya hem online (çevrimiçi) hem de yüz yüze anket uygulanmıştır. Eksik doldurulan 41 anket verisi analiz dışında bırakılmış, böylece N=600 katılımcıdan elde edilen veriler üzerinden analizler gerçekleştirilmiştir. Anket, bireysel tercih ve davranışları ölçme kapasitesine sahip olduğu düşünülen 18 yaş ve üzeri yatırımcılara uygulanmıştır. Özellikle kamu ve özel sektör yatırımcılarının görüş ve değerlendirmeleri ön plana alınmıştır. Elde edilen veri setine öncelikle açıklayıcı faktör analizi, güvenirlik analizi, normallik analizi ve doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Daha sonra korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiş ve ardından yapısal eşitlik modeli kurulmuştur. Ayrıca farklılık hipotezlerinin sınanması amacıyla Bağımsız Örneklem T-testi, Mann Whitney U testi, tek yönlü Anova, Welch Anova ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, yatırımcı davranışlarının yalnızca rasyonel faktörlerle değil, aynı zamanda irrasyonel eğilimlere göre de değişebileceğini göstermektedir. TKM çerçevesinde algılanan fayda, güven ve gizlilik yatırımcıların tutum ve niyetlerini en güçlü biçimde etkileyen değişkenler olmuştur. Algılanan risk ise tutumu“negatif yönde”etkilemiş, kullanım kolaylığı ise beklenenin aksine anlamlı bir etkileyici olmamıştır. Bu noktada gizlilik değişkeni özel bir önem taşımaktadır. Literatürde yatırımcı davranışları bağlamında görece sınırlı biçimde ele alınmış gizlilik faktörünün, bu çalışmada tutum aracılığıyla yatırımcı niyeti üzerinde dolaylı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Buradan hareketle çalışmanın gizlilik faktörü, mevcut yazındaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. DEY modeli kapsamında, bilişsel önyargıların tutum üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu, duygusal önyargıların ise anlamlı bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür. Modelde yer alan değişkenlerin ayrı ayrı analizinde ise aşırı güven, aşinalık, mevcudiyet, sürü davranışı, muhafazakârlık ve çerçeveleme/kayıptan kaçınma gibi bilişsel ve duygusal önyargılar ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, çerçeveleme etkisinin yatırımcı tutumu üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu, buna karşılık sürü davranışının tutumları negatif etkilediği tespit edilmiştir. Diğer önyargıların ise örneklemde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar vermediği görülmüştür. Tüm bu bulgular ışığında Teknoloji Kabul Modeli'nin (TKM) tutum üzerindeki açıklayıcı gücünün Davranışsal Ekonomi Yaklaşımı'na (DEY) göre daha güçlü olduğu bulunmuştur. Fark testleri sonuçları incelendiğinde, erkek yatırımcıların tutum, niyet ve güven boyutlarında daha yüksek puanlar aldıkları, kadın yatırımcıların ise daha yüksek“algılanan risk”gösterdiği görülmüştür. Medeni durum açısından bakıldığında, evli yatırımcılar daha fazla güven, algılanan faydalılık ve olumlu tutumlar sergileme eğilimindeyken, bekar yatırımcılar daha yüksek muhafazakârlık ve risk algısı göstermiştir. Yaş değişkeni, orta yaşlı yatırımcıların fayda ve güven odaklı, gençlerin teknolojiye daha hızlı uyum sağlayan, ileri yaşlıların ise daha muhafazakâr ve temkinli eğilimlere sahip olduğunu göstermiştir. Gelir düzeyi yükseldikçe rasyonel faktörlerin güçlendiği, fakat aşırı güven ve çerçeveleme gibi davranışsal önyargıların da arttığı tespit edilmiştir. Eğitim düzeyi özellikle TKM kapsamında teknoloji kabulü ve fayda algısını artırırken, DEY kapsamında anlamlı bir farklılık oluşturmamıştır. Meslek dağılımı açısından kamu çalışanları daha güven temelli bir yaklaşım sergilerken, özel sektör çalışanlarının daha cesur ve riskli kararlar aldığı görülmüştür.
Özet (Çeviri)
The primary objective of this study is to conduct a comparative analysis of investor behaviors through the Technology Acceptance Model (TAM) and Behavioral Economics Approaches (BEA). In this context, both rational and irrational factors shaping investors' investment decisions were taken into account, and investors' attitudes and behaviors were attempted to be explained in a more holistic manner. In line with this purpose , theoretical models related to both approaches were developed, and these models were tested using various statistical methods, particularly structural equation modeling.Within Model 1 (TAM), ease of use, perceived usefulness, trust, risk, and privacy were identified as external variables; attitude was defined as a mediating variable, while behavioral intention was identified as the internal variable. Within this structure, both direct and indirect effects of independent variables were analyzed. Model 2 (BEA), on the other hand, focused on investors' cognitive and emotional tendencies. At the cognitive level, overconfidence, familiarity, and availability were included, while at the emotional level, herding behavior, conservatism, and framing/loss aversion biases were incorporated into the model. First, the overall effects of these constructs on attitude were tested, and then the individual effects of each factor were evaluated. The sample of the study consists of investors residing in Türkiye. In this research, a random sampling method was employed, and a total of 641 investors were surveyed through both online and face-to-face questionnaires. A total of 41 questionnaires were excluded due to incomplete responses, and thus the analyses were conducted using data obtained from N = 600 valid participants. The questionnaire was administered to investors aged 18 and above, as it was considered capable of measuring individual preferences and behavioral tendencies. In addition, particular attention was given to incorporating the views and evaluations of both public and private sector investors. The obtained dataset was first subjected to exploratory factor analysis, reliability analysis, normality analysis, and confirmatory factor analysis. Subsequently, correlation and regression analyses were conducted, followed by the establishment of a structural equation model. Furthermore, to test the hypotheses related to group differences, Independent Samples T-test, Mann Whitney U test, one-way ANOVA, Welch's ANOVA, and Kruskal–Wallis H test were utilized. The research results indicate that investor behavior can vary not only due to rational factors but also due to irrational tendencies. Within the TAM framework, perceived benefit, trust, and privacy were the variables that most strongly influenced investors' attitudes and intentions. Perceived risk, on the other hand, negatively affected attitudes, while ease of use, contrary to expectations, was not a significant influence. In this regard, the privacy variable is of particular importance. While the privacy factor has been relatively limitedly addressed in the literature regarding investor behavior, this study determined that it has an indirect effect on investor intentions through attitude. Therefore, the privacy factor in this study fills a significant gap in the existing literature. Within the framework of the BEA, it was observed that cognitive biases have a significant effect on attitude, whereas affective biases do not exhibit any significant influence. In the separate analysis of variables included in the model, cognitive and affective biases such as overconfidence, familiarity, availability, herd behavior, conservatism, and framing/loss aversion were examined. Based on the results, the framing effect was found to have a significant and positive influence on investor attitudes, whereas herd behavior negatively affected these attitudes. The other biases did not exhibit statistically significant results within the sample. Based on all these findings, the explanatory power of the Technology Acceptance Model (TAM) on attitudes was found to be stronger compared to the Behavioral Economics Approach (BEA). When examining the results of the difference tests, it was found that male investors scored higher in the dimensions of attitude, intention, and trust, whereas female investors demonstrated a higher“perceived risk.”In terms of marital status, married investors tended to exhibit greater trust, perceived usefulness, and positive attitudes, while single investors showed higher levels of conservatism and risk perception. The age variable indicates that middle-aged investors tend to be more benefit- and trust-oriented, younger investors adapt to technology more rapidly, while older investors display more conservative and cautious tendencies. It was determined that rational factors strengthened as income levels increased; however, behavioral biases such as overconfidence and framing were also found to increase. While education level increases technology acceptance and perceived benefits, particularly within the context of the TAM, it did not create a significant difference within the context of the DEY. In terms of occupational distribution, public sector employees exhibited a more trust-based approach, whereas private sector employees tended to make bolder and riskier decisions.
Benzer Tezler
- Üniversite öğrencilerinin kripto para piyasasındaki yatırım kararlarını belirleyen faktörler: Bursa ili pilot uygulaması
Factors determining investment decisions of college students in the cryptocurrency market: A pilot study in Bursa province
CHAYMA CHEGGOR
- Introducing autonomous vehicles into urban mobility systems: A hybrid choice model approach
Otonom araçların kentsel ulaşım sistemlerine entegrasyonu: Hibrit seçim modeli yaklaşımı
HASANBURAK YÜCEL
Doktora
İngilizce
2025
İnşaat Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesiİnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT ERGÜN
- Contribution a la recherche d'un cadre juridique pour un droit international de laconcurrence plus efficace
Daha etkin bir uluslararası rekabet için hukuki çerçeve arayışı
ALİ CENK KESKİN
Doktora
Fransızca
2009
HukukGalatasaray ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
PROF. DR. JEAN MARC SOREL
PROF. DR. HALİL ERCÜMENT ERDEM
- E-müşterilerin hedonik“hazcı”tüketim davranışlarını belirleyen faktörler ve bir araştırma
Factors that determine e-customers' hedonic consumption behaviors and a survey
BUKET GÜLER
Yüksek Lisans
Türkçe
2013
İşletmeGalatasaray Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERDAR PİRTİNİ
- Yolcuların havalimanlarındaki self servis teknolojileri kullanım davranışlarının incelenmesi
Investigation of passenger's use of self service technologies at airports
ZAHİD SELİM YILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Sivil HavacılıkEskişehir Teknik ÜniversitesiHavacılık Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FERHAN ŞENGÜR