Yüksek derecede sensitize böbrek nakli alıcılarında desensitizasyon sonuçları: Tek merkezli bir çalışma
Outcomes of desensitization procedure in highly sensitized kidney transplant recipients: A single center cohort study
- Tez No: 993939
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET KANBAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Koç Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: İnsan lökosit antijenlerine (HLA) karşı antikorlara sahip böbrek nakli alıcı adaylarında, desensitizasyon işlemi olmaksızın yapılacak böbrek nakli operasyonun başarı şansı oldukça düşüktür. Ancak desensitizasyon protokollerinin etkinlikleri ve güvenirlilikleri hakkındaki literatürdeki çalışmalar yetersizdir. Bu çalışmada desensitizasyon sonrasında böbrek nakli yapılan hastalarda graft fonksiyonu, graft ve hasta sağkalımı, rejeksiyon epizodları, enfeksiyöz ve hemorajik komplikasyonlar başta olmak üzere kısa ve uzun dönem izlem sonuçlarının desensitizasyon ihtiyacı olmayan böbrek nakli alıcılarından oluşan kontrol grubu ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli ve retrospektif olarak planlanan çalışmamıza 01.09.2022 ile 01.09.2025 tarihleri arasında Koç Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Ünitesi tarafından böbrek nakli yapılmış olan 18-70 yaş arasındaki HLA-duyarlı SDBY ile takipli hastalar ve aynı tarihte böbrek nakli yapılmış desensitizasyon ihtiyacı olmayan böbrek nakli hastalarından seçilen yaş ve cinsiyet yönünden eşleştirilmiş kontrol grubu dahil edilmiştir. Desensitizasyon protokolü kapsamında hastalara, ardışık plazmaferez seansları, intravenöz immünoglobulin tedavisi, B-hücre deplesyonu yapan ajanlar uygulanmış olup nakil sonrasındaki takiplerinde hastalara birinci, üçüncü, altıncı ve on ikinci ayda protokol graft böbrek biyopsileri uygulanmıştır. Katılımcıların kısa ve uzun dönem takiplerinde kaydedilen veriler istatistiksel olarak analiz edilerek değerlendirilmiştir. Bulgular: Desensitizasyon grubuna dahil edilen 36 hasta ile kontrol grubu olarak seçilen yaş ve cinsiyet yönünden eşleştirilmiş 72 hasta olmak üzere toplamda 108 hastanın dahil edildiği çalışmamızda uzun dönem takiplerde desensitizasyon sonrasında yapılan naklin kontrol grubuna kıyasla artmış akut antikor-aracılı veya hücresel rejeksiyon, trombotik mikroanjiopati riski; daha sık enfeksiyöz komplikasyonlar nedenli hastane yatışı; postoperatif erken dönemde daha sık enfeksiyöz ve hemorajik komplikasyon riski ile ilişkili olduğu gözlenmiştir (sırasıyla p<0.001, p<0.001, p=0.002, p<0.001, p=0.001, p=0.004). Öte yandan uzun dönem takiplerde iki grup arasında istatistiksel anlamlı düzeye ulaşan graft fonksiyonu farklılığı izlenmemekle birlikte lineer modelleme ile yapılan analiz sonucunda desensitizasyon grubunda graft fonksiyonu kontrol grubuna kıyasla daha düşük izlenmiştir (89.6 (22.5) ve 53.7 (22.5) ml/dk/1.73 m2, p=0.008). Takip süresi boyunca iki grupta da mortalite veya graft kaybı gözlenmemiştir. Sonuç: Desensitizasyon sonrasında böbrek nakli yapılan hastalarda, uzun dönem graft fonksiyonu, hasta ve graft sağkalımı açısından kontrol grubuna kıyasla anlamlı farklılık saptanmadı. Bununla birlikte desensitizasyon sonrası nakil yapılan hastaların daha uzun hastane yatışı, daha sık enfeksiyöz komplikasyonlar, daha sık tespit edilen akut humoral veya hücresel rejeksiyon epizodları ile daha yoğun immünsupresif tedavi kullanım ihtiyacı açısından dezavantajlı olduğu görülmektedir. Öte yandan devam etmekte olan klinik çalışmalar sonucunda desensitizasyon protokollerine yeni tedavi ajanlarının eklenmesi ile ilerleyen yıllarda hasta veya graft sonlanımları açısından dünümüze kıyasla önemli farklılıklar gelişme olasılığı mevcuttur. Çalışmamız desensitizasyon protokolünün etkinliği ve güvenirliliği hakkında literatüre önemli bir veri seti sağlamış olsa da bu konuda daha ileri çalışmalara ihtiyaç olduğu muhakkaktır.
Özet (Çeviri)
Aim: The success rates of kidney transplantation is extremely low for patients with pre-formed antibodies against human leukocyte antigen (HLA) without undergoing desensitization procedures. However, current literature is highly limited on studies evaluating the effectiveness and safety of such desensitization procedures. We aim to evaluate and compare the short- and long-term clinical outcomes of kidney transplantation in HLA-sensitized recipients in terms of graft function, antibody or T-cell mediated rejection episodes, infectious and hemorrhagic complications compared to HLA-compatible recipients. Materials And Methods: We have included HLA-sensitive kidney transplant candidates and age and gender-matched HLA-compatible kidney transplant candidates between age 18-70 undergoing kidney transplantation in Koç University Hospital Solid Organ Transplantation Department between 01.01.2022 and 01.01.2026 in our retrospective single-center cohort. Desensitization procedure involves B-cell depleting therapies, consecutive plasmapheresis sessions, intravenous immünoglobulin therapy and their combinations while post-transplant follow-up visits include protocol allograft biopsies at month 1, 3, 6 and 12. The short and long-term data of the participants were evaluated with statistical methods. Results: A total of 108 patients, 36 HLA-sensitive kidney transplant candidates and age and gender-matched 72 HLA-compatible kidney transplant recipients, were included in this retrospective cohort study. Even though no statistically significant difference in graft function over long-term follow-up was recorded in-between groups, HLA-sensitive kidney transplant recipients demonstrated poorer clinical outcomes in terms of acute antibody-mediated and cellular rejection, thrombotic microangiopathy episodes; infectious complications-related hospitalizations; postoperative infectious and hemorrhagic complications (p<0.001, p<0.001, p=0.002, p<0.001, p=0.001, p=0.004, respectively). Although long-term follow-up data has not revealed statistically significant difference in terms of graft function, linear model utilized to predict five-year graft function has illustrated poorer graft function in desensitization arm (89.6 (22.5) vs. 53.7 (22.5) ml/dk/1.73 m2, p=0.008). No patient mortality or graft loss was recorded during follow-up period. Conclusion: Despite the lack of long-term difference in graft function, graft or patient survival in HLA-sensitive patients, the high morbidity including higher rates of acute antibody-mediated or cellular rejection episodes, infectious and hemorrhagic complications and need for higher intensity immunosuppressive regiments appears to primary disadvantages of desensitization protocols. Nonetheless, the adjustments of desensitization protocols with novel pharmacotherapeutic agents on ongoing clinical trials has the potential to improve patient and graft outcomes of HLA-sensitive patients receiving desensitization protocols prior to kidney transplantation. Even though our study provides large-scale comprehensive data on the efficacy and safety of desensitization protocols for sensitized kidney transplant candidates, there is a definitive need for future large-scale clinical trials in this field.
Benzer Tezler
- Transplantasyon hastalarında nakil öncesi ve transplantasyon sonrası klinik bulguların incelenmesi
Examination of laboratory findings in transplant patients before and after transplantation
MERİHAN EBRU DEMİRCİ
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
Biyolojiİstanbul Yeni Yüzyıl ÜniversitesiKlinik Embriyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TÜLAY İREZ
- Yakın kızılötesi bölgede Ag+, Cu2+ ve Hg2+ iyonlarının maskeleme ajanları ile ayrımsal ve hassas tespiti için ftalosiyanin tabanlı kimyasal sensörün geliştirilmesi
Development of a phthalocyanine-based chemical sensor for the discriminative and sensitive detection of Ag+, Cu2+ and Hg2+ ions with masking agents in the near infrared region
DİLA ÇETİN
- Determination of serum and urinary clusterin levels in cats with renal failure
Böbrek yetmezliği olan kedilerde serum ve idrar clusterin düzeylerinin belirlenmesi
ALFATIH MOHAMMED AHMED ABOZAID
Yüksek Lisans
İngilizce
2023
Veteriner HekimliğiErciyes ÜniversitesiVeterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. VEHBİ GÜNEŞ
- Nefrotik sendrom hastalarında serum lipid değerlerinin hastalığın prognozu ile ilişkisi
The relationship between serum lipid values and the prognosis of nephrotic syndrome patients
SÜMEYRA İREM DURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN MUHARREM BOSTANCI
UZMAN OKAN AKACI
- Kronik böbrek yetmezliğinde evre, shear wave elastografi ile fibrozis skorları, rezistivite indeksi ve fibrozis belirteçlerinin karşılaştırılması
Comparison of staging, shear wave elastography fibrosis scores, resistive index and fibrosis markers in chronic renal failure
CANSU ARSLANTÜRK GÜNEYSU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
NefrolojiDüzce Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. KÜRŞAD ÖNEÇ