Geri Dön

Doğumsal üreteropelvik bileşke darlıklarında interstisyel cajal hücrelerinin ameliyat sonucuna etkisi

The effect of interstitial cajal cells on surgical outcome in congenital ureteropelvic junction obstruction

  1. Tez No: 994220
  2. Yazar: LARA TAŞAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ NAYCI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Cerrahisi, Pediatric Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: üretero-pelvik bileşke darlığı, pyeloplasti, interstisyel cajal hücreleri, renal ultrasonografi, renal dinamik sintigrafi, ureteropelvic junction obstruction, pyeloplasty, interstitial Cajal cells, renal ultrasonography, renal dynamic scintigraphy
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Doğumsal üretero-pelvik bileşke darlığı tanısıyla pyeloplasti yapılan bazı hastalarda obstrüktif bulgularının devam ettiği ancak üretero-pelvik bileşkenin açık olduğu görülmektedir. İnterstisyel Cajal hücrelerinin doğumsal üretero-pelvik bileşke darlıklarının histopatogenezinde rol aldığı çeşitli çalışmalarda gösterilmiş olduğundan, bu hücrelerin pyeloplasti sonrası ameliyat sonuçlarına etkisini araştırmak istedik. Gereç ve Yöntem: Üretero-pelvik bileşke darlığı nedeniyle pyeloplasti yapılan 89 hasta çalışma dahil edildi, hastaların cinsiyeti, ameliyat yaşı, ameliyat tarafı, ultrasonografi ve renal dinamik sintigrafileri değerlendirildi. Hastaların üretero-pelvik bileşke rezeksiyon materyalleri CD-117 ile immünohistokimyasal yöntemle incelenerek interstisyel cajal hücre sayımı için çalışma yapıldı. Çalışma verileri JASP-0.19.1.0 paket programı ile analiz edildi. Bulgular: 89 olgunun 65' i erkek (%73), 24' ü (%27) kız hasta; 57' si (%64) sol, 32' si (%36) sağ tarafta; ameliyat yaşları medyan 3 ay (7-48 ay) idi. Renal dinamik sintigrafi ölçümlerinde, ameliyat sonrası diüretik sonrası yanıtın istatistiksel olarak anlamlı şekilde arttığı saptandı (p<0,001). Ortalama diferansiye renal fonksiyonu ameliyat sonrasında artmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,252). Ultrasonografi ölçümlerinde ise ameliyat sonrasında Society for Fetal Urology derecesinin azaldığı, pelvis ön arka çapının azaldığı ve böbrek parankim kalınlığının arttığı görüldü; her üç değişken için de fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,001). Hastaların diüretik sonrası yanıt ile interstisyel cajal hücre yoğunluğu karşılaştırıldığında, ameliyat öncesinde yapılan ölçümlerin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görüldü (p=0,674). Ameliyat sonrasında ise, diüretik sonrası yanıtı hiç olmayan hastalarda interstisyel cajal hücre yoğunluğunun düşük olduğu, diüretik sonrası yanıtı yeterli olan hastalarda ise interstisyel cajal hücre yoğunluğunun anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptandı (p<0,001). Pelvis ön arka çapı ile interstisyel cajal hücre yoğunluğu karşılaştırıldığında; ameliyat öncesi pelvis ön arka çapı, interstisyel cajal hücre yoğunluğu az olan grupta, yoğunluğu fazla 6 olan gruplara göre daha yüksek bulundu (p=0,037). Ameliyat sonrasında da benzer şekilde, pelvis ön arka çapı interstisyel cajal hücre yoğunluğu az olan grupta, yoğunluğu fazla olan gruplara göre daha yüksek bulundu (p=0,001). Ayrıca ameliyat öncesi ve sonrası böbrek parankim değerleri açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptandı (p=0,300; p=0,954). Ameliyat sonrası pelvis ön arka çapı, diüretik sonrası yanıtı yetersiz olan grupta, yeterli olan gruba göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p=0,014). Buna karşın ameliyat sonrası diferansiyel renal fonksiyon ve böbrek parankim kalınlığı değerleri açısından diüretik sonrası yanıt grupları arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p=0,565; p=0,748). Ameliyat sonrası Society for Fetal Urology grupları karşılaştırıldığında ise, pelvis ön arka çapı; Society for Fetal Urology 1 olan grupta, 2, 3 ve 4 olan gruplara göre daha düşük; ayrıca 2 olan grupta da 3 olan gruba göre daha düşük bulundu (p<0,001). Ameliyat sonrası diferansiye renal fonsksiyon ve böbrek parankim kalınlığı değerleri açısından ise Society for Fetal Urology grupları arasında anlamlı fark izlenmedi (p=0,104; p=0,114). Sonuç: Bu çalışmada, doğumsal üretero-pelvik bileşke darlığı nedeniyle pyeloplasti yapılan ancak ultrasonografi ve/ veya renal dinamik sintigrafi ile yapılan kontrollerinde obstrüktif bulguları devam eden hastaların, üretero-pelvik bileşkelerinde intrensek cajal hücre yoğunluğunun belirgin olarak az olduğu görüldü. Bu çalışmanın önemi, pyloplasti sonrası erken dönemde hidronefroz bulguları gerilemeyen ve/ veya idrar akışı yetersiz olan hastalarda mekanik sebeplerin yanı sıra fonksiyonel sebeplerin de düşünülmesi gerektiğini göstermektedir. Bu bağlamda bazı hastalarda fonksiyonel obstrüksiyonun sebebi pelvis ve üreterdeki peristaltik hareketlerin yetersiz olmasına veya gecikmesine bağlanabilir.

Özet (Çeviri)

Purpose: In some patients who underwent pyeloplasty for congenital ureteropelvic junction obstruction, obstructive symptoms persist, but the ureteropelvic junction remains patent. Because various studies have shown that interstitial Cajal cells play a role in the histopathology of congenital ureteropelvic junction obstruction, we sought to investigate the impact of these cells on postpyeloplasty outcomes. Materials and Methods: Eighty-nine patients who underwent pyeloplasty for ureteropelvic junction obstruction were included in the study. Patient gender, age at surgery, surgical site, ultrasonography, and renal dynamic scintigraphy were evaluated. The patients' ureteropelvic junction resection materials were examined immunohistochemically with CD-117, and an interstitial Cajal cell count was performed. Data were analyzed using the JASP-0.19.1.0 software package. Results: Of the 89 patients, 65 (73%) were male and 24 (27%) were female; 57 (64%) were on the left side and 32 (36%) were on the right side; the median age at surgery was 3 months (range, 7-48 months). Renal dynamic scintigraphy measurements revealed a statistically significant increase in postoperative diuretic response (p<0.001). Mean differential renal function increased postoperatively, but was not statistically significant (p=0.252). Ultrasonography measurements revealed a decrease in the Society for Fetal Urology grade, decreased pelvic anteroposterior diameter, and increased renal parenchymal thickness after surgery; the difference was statistically significant for all three variables (p<0.001). Comparison of the patients' post-diuretic response with interstitial Cajal cell density revealed that the preoperative measurements were not statistically significant (p=0.674). Postoperatively, patients with no response to diuretics had lower interstitial Cajal cell density, while patients with adequate response to diuretics had significantly higher interstitial Cajal cell density (p<0.001). When comparing the pelvic 8 anteroposterior diameter with interstitial Cajal cell density, preoperative pelvic anteroposterior diameter was found to be higher in the group with lower interstitial Cajal cell density than in the group with higher density (p=0.037). Similarly, postoperatively, pelvic anteroposterior diameter was found to be higher in the group with lower interstitial Cajal cell density than in the group with higher density (p=0.001). Additionally, a statistically significant difference was found between the groups in terms of pre- and postoperative renal parenchymal values (p=0.300; p=0.954). Postoperative pelvic anteroposterior diameter was significantly higher in the group with inadequate post-diuretic response compared to the group with adequate post-diuretic response (p=0.014). However, no significant difference was found between the groups in terms of post-diuretic differential renal function and renal parenchymal thickness (p=0.565; p=0.748). When the postoperative Society for Fetal Urology groups were compared, the pelvic anteroposterior diameter was lower in the group with 1 compared to the groups with 2, 3, and 4, and also lower in the group with 2 compared to the group with 3 (p<0.001). No significant difference was observed between the groups in terms of postoperative differential renal function and renal parenchymal thickness (p=0.104; p=0.114). Conclusion: In this study, patients who underwent pyeloplasty for congenital ureteropelvic junction obstruction but whose obstructive findings persisted on follow-up with ultrasonography and/or renal dynamic scintigraphy showed significantly lower intrinsic Cajal cell density in their ureteropelvic junctions. The significance of this study is that it demonstrates that functional factors, as well as mechanical ones, may be at play in patients whose hydronephrosis findings persist and/or urine flow is inadequate in the early postpyloplasty period. In this context, functional obstruction in some patients may be attributed to inadequate or delayed peristaltic movements in the pelvis and ureters.

Benzer Tezler

  1. Yapay zeka algoritmaları ile doğumsal hidronefrozda cerrahi gerektirecek olguları öngörme modeli oluşturma

    Establishing a model for predicting the cases requiring surgery in congenital hydronephrosis with artificial intelligence algorithms

    TEHRAN ABBASOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BARAN TOKAR

  2. Antenatal hidronefroz tanılı bebeklerin izlemi

    Prospective follow up of the patients with antenatal hydronephrosis

    FİLİZ GÖKASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATOŞ YALÇINKAYA

  3. Yenidoğanlarda üriner sistem ultrasonografi tarama bulgularının değerlendirilmesi

    Assesment of urinary system ultrasonography screening findings in newborn

    ZEHRA ŞULE HASKOLOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİnönü Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M. CENGİZ YAKINCI

  4. Trakya Bölgesi'ndeki üriner sistem anomalisi prevalansının değerlendirilmesi

    Assessment of the prevalence of urinary system anomalies in the Trakya Region

    ABDULKADİR KALKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİNE NEŞE ÖZKAYIN

  5. Üreteropelvik bölgenin doğumsal obstrüksiyonları ve cerrahi tedavileri; Üreteropelvioplasti

    Başlık çevirisi yok

    ENGİN BAZMANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1983

    ÜrolojiSağlık Bakanlığı

    DR. TUNCAY SÖZER