Geri Dön

Kateter ilişkili enfeksiyonlarda erken dekanülasyonun mortalite ve morbiditeye etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 995106
  2. Yazar: İSMAİL CAN BİLGİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA KEMAL BAYAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Santral venöz kateterler (CVC), yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) kritik hastaların izlem ve tedavisinde yaygın olarak kullanılmakla birlikte, kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonları (CRBSI) önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. CRBSI tedavisinde antimikrobiyal yaklaşımın yanı sıra kateter yönetimi büyük önem taşımakta; ancak kateterin ne zaman dekanüle edilmesi gerektiğine ilişkin net bir zamanlama önerisi bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, YBÜ'de CRBSI şüphesi bulunan hastalarda mikrobiyolojik kateter kan kültüründe üreme sinyali alınmasını takiben kateterin erken dekanülasyonunun mortalite ve morbidite üzerindeki etkisini değerlendirmek ve erken dekanülasyon için olası bir zaman eşik değeri (cut-off saat) belirleyebilmektir. Gereç ve yöntem: Temmuz 2024–Kasım 2025 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Ünitesi'nde takip edilen, kateter kan kültüründe gram negatif bakteri üreme sinyali saptanan ve sinyal sonrası ilk 24 saat içinde dekanüle edilen 62 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalar, cut-off: 12 saat dekanülasyon zamanına göre iki gruba (G 0–12 ve G 13-24) ayrılarak sınıflandırılmıştır. Subgrup analizlerinde cut-off: 6 saat ve cut-off: 18 saat dekanülasyon süreleri değerlendirilmiştir. Hastalar dekanülasyon sonrası 15 gün boyunca izlenmiş; belirlenen zaman noktalarında SOFA skoru, akut faz reaktanları (CRP, prokalsitonin), hemodinamik parametreler ve klinik veriler kaydedilmiştir. Kateter dekanülasyon zamanlarının mortalite ve morbidite üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bulgular: Tüm hasta popülasyonu değerlendirildiğinde, kateter dekanülasyonu sonrası ilk hafta boyunca sepsis ve organ yetmezliği göstergelerinde iyileşme eğilimi izlenmiştir. G 0- 12 ile G 13-24 grupları arasında GKS, SOFA skoru, günlük maksimum vazopressör ihtiyacı, ortalama arteriyel basınç, vücut sıcaklığı ve mortalite açısından anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). G 0-12 grubunda CRP düzeyleri 1.–3. gün (p=0,002) ve 3.–5. gün (p=0,010) arasında anlamlı düşüş gösterirken, G 13-24 grubunda yalnızca 1.–3. gün arasında anlamlı düşüş saptanmıştır (p=0,018). CRP'nin zamansal değişimi gruplar arasında anlamlı farklılık göstermiştir (p=0,049) G 0-12 grubunda prokalsitonin düzeylerinde 1.–3. gün (p=0,015) ve 3.–5. gün (p=0,024) arasında anlamlı düşüş gözlenirken, G 13-24 grubunda yalnızca 1.–3. gün arasında anlamlı düşüş saptanmıştır (p=0,001). Prokalsitoninin zamansal değişimi gruplar arasında farklılık göstermemiştir (p=0,175). Kateter dekanülasyon sürelerine göre yapılan subgrup analizlerinde, cut-off: 18 saat değeri klinik açıdan anlamlı sonuçlar ortaya koymuştur. Kateteri ≤18 saat içinde dekanüle edilen hastalarda 9. gün SOFA skorları, >18 saat dekanüle edilen hastalara kıyasla anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p=0,029). Aynı grupta CRP düzeylerinin zamansal değişimi anlamlı olup (p=0,049), 1.–3. gün (p<0,001) ve 3.–5. gün (p=0,019) arasında belirgin düşüş izlenmiştir. Prokalsitonin düzeylerinde de ≤18 saat grubunda 1.–3. gün (p=0,001) ve 3.–5. gün (p=0,049) arasında anlamlı azalma saptanmıştır. Hemodinamik parametreler açısından, kateterin ≤18 saat içinde dekanüle edildiği hastalarda 8. ve 9. günlerde vazopressör ihtiyacı, >18 saat dekanüle edilen hastalara göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (sırasıyla p=0,044 ve p=0,042) Sonuç: Çalışmamız, CRBSI yönetiminde erken kateter dekanülasyonunun sepsis kontrolünde olumlu etkiler sağlayabileceğini göstermektedir. Özellikle 18 saat ve daha kısa sürede yapılan dekanülasyonun, sepsis ve organ yetmezliği parametreleri açısından daha stabil ve öngörülebilir bir klinik seyirle ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Tüm hasta popülasyonu değerlendirildiğinde dekanülasyon sonrası ilk hafta klinik ve sepsis göstergelerinde iyileşme eğilimi gözlenmiş, ikinci haftada ise olası sekonder enfeksiyonlar veya inflamatuvar süreçlerle ilişkili olarak yeniden kötüleşme eğilimi saptanmıştır. Mortalitenin kateter çekilme zamanına göre yapılan analizlerinde istatistiksel anlamlı fark bulunmamakla birlikte, kateterin ilk 18 saat içinde çekildiği hastalarda daha uzun sağkalım eğilimi izlenmiştir. Bu bulgular, erken dekanülasyonunun (özellikle cut-off: 18 saat) mortalite üzerinde belirleyici etkisi olmamakla birlikte, CRBSI yönetiminde sepsis kontrolü açısından klinik yarar sağlayabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Central venous catheters (CVCs) are widely used in intensive care units (ICUs) for the monitoring and treatment of critically ill patients; however, catheter-related bloodstream infections (CRBSIs) are an important cause of morbidity and mortality. In addition to antimicrobial therapy, catheter management plays a major role in the treatment of CRBSI; nevertheless, there is no clear recommendation regarding the optimal timing of catheter removal. The aim of this study was to evaluate the effects of early catheter removal following a microbiological catheter blood culture growth signal on mortality and morbidity in ICU patients with suspected CRBSI, and to determine a possible time threshold (cut-off hour) for early catheter removal. Materials and Methods: Between July 2024 and November 2025, a total of 62 patients who were followed in the Intensive Care Unit of the Department of Anesthesiology and Reanimation at Ankara University Faculty of Medicine, who had a gram-negative bacterial growth signal detected in catheter blood cultures and whose catheters were removed within the first 24 hours after signal detection, were included in the study. Patients were classified into two groups according to a 12-hour catheter removal cut-off time (G 0–12 and G 13–24). Subgroup analyses were performed using cut-off times of 6 hours and 18 hours. Patients were followed for 15 days after catheter removal; Sequential Organ Failure Assessment (SOFA) scores, acute phase reactants (CRP, procalcitonin), hemodynamic parameters, and clinical data were recorded at predefined time points. The effects of catheter removal timing on mortality and morbidity were statistically analyzed. Results: When the entire patient population was evaluated together, an improvement trend was observed in sepsis and organ failure indicators during the first week following catheter removal. No significant differences were found between the G 0–12 and G 13–24 groups in terms of Glasgow Coma Scale (GCS), SOFA score, daily maximum vasopressor requirement, mean arterial pressure, body temperature, or mortality (p>0.05). In the G 0–12 group, CRP levels showed a significant decrease between days 1–3 (p=0.002) and days 3–5 (p=0.010), whereas in the G 13–24 group, a significant decrease was observed only between days 1–3 (p=0.018). The temporal change in CRP levels differed significantly between the groups (p=0.049). In the G 0–12 group, procalcitonin levels showed a significant decrease between days 1–3 (p=0.015) and days 3–5 (p=0.024), while in the G 13–24 group, a significant decrease was observed only between days 1–3 (p=0.001). The temporal change in procalcitonin levels did not differ between the groups (p=0.175). In subgroup analyses based on catheter removal timing, a cut-off value of 18 hours yielded clinically significant results. Patients whose catheters were removed within ≤18 hours had significantly lower SOFA scores on day 9 compared to those whose catheters were removed after >18 hours (p=0.029). In the same group, the temporal change in CRP levels was significant (p=0.049), with marked decreases observed between days 1–3 (p<0.001) and days 3–5 (p=0.019). Procalcitonin levels in the ≤18-hour group also showed significant decreases between days 1–3 (p=0.001) and days 3–5 (p=0.049). Regarding hemodynamic parameters, vasopressor requirements on days 8 and 9 were significantly lower in patients whose catheters were removed within ≤18 hours compared to those removed after >18 hours (p=0.044 and p=0.042, respectively). Conclusion:This study demonstrates that early catheter removal in the management of CRBSI may have beneficial effects on sepsis control. In particular, catheter removal within 18 hours may be associated with a more stable and predictable clinical course in terms of sepsis and organ failure parameters. When the entire patient population was evaluated together, an improvement trend in clinical and sepsis indicators was observed during the first week following catheter removal, whereas a deterioration trend associated with possible secondary infections or inflammatory processes was detected during the second week. Although no statistically significant difference was found in mortality analyses according to catheter removal timing, a trend toward longer survival was observed in patients whose catheters were removed within the first 18 hours. These findings suggest that early catheter removal (especially with a cut-off of 18 hours), while not being a determinant of mortality, may provide clinical benefit in terms of sepsis control in the management of CRBSI.

Benzer Tezler

  1. Gram negatif ve Staphylococcus aureus kan dolaşım enfeksiyonlarının mortalite ve risk faktörleri açısından karşılaştırılması

    Comparison of Gram-negative and Staphylococcus aureus bloodstream infections in terms of mortality and risk factors

    HAMID HABIBI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESİN ŞENOL

  2. Hastanemiz yoğun bakım ünitelerinde son yedi yılda saptanan kandida enfeksiyonlarının epidemiyolojisinin yıllara göre değişimi ve risk faktörlerinin retrospektif değerlendirilmesi

    The change of epidemiology of candida infections determined in the hospital intensive care units in the last seven years and the retrospective evaluation of risk factors

    NAİME SILA GÖÇER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELMA ATEŞ

  3. Çocuk hastalarda dirençli Pseudomonas aeruginosa enfeksiyonlarının retrospektif değerlendirmesi

    Retrospective evaluation of resistant Pseudomonas aeruginosa infections in pediatric patients

    MEHMET BARIŞ ANAMUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıManisa Celal Bayar Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEMRA BAYTURAN

  4. Kateter ilişkili enfeksiyonlarda klinik ve laboratuvar özelliklerin etken mikroorganizmaya etkisi

    Başlık çevirisi yok

    MERVE ÖZDEN BUDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TUĞÇE TURAL KARA

  5. Acil serviste uygulanan üriner kateterlerin, sağlık hizmeti ilişkili üriner sistem enfeksiyonlarından kateter ilişkili üriner sistem enfeksiyonu gelişimindeki rolü

    The role of urinary catheters applied in the emergency department in the development of catheter-associated urinary tract infections among healthcare-associated urinary tract infections

    EMİNE KORKU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CUMHUR ARTUK