Megan Giddings' Lakewood (2020) and The Women Could Fly (2022): From vulnerability and victimhood to resilience in dystopian fiction
Megan Giddings'in Lakewood (2020) ve The Women Could Fly (2022) eserleri: Distopik kurguda kırılganlık ve mağduriyetten dirençliliğe
- Tez No: 996170
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MERVE SARIKAYA ŞEN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, American Culture and Literature
- Anahtar Kelimeler: kırılganlık, kesişimsel feminizm, mağduriyet, dirençlilik, distopya, vulnerability, intersectional feminism, victimhood, resilience, dystopia
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Başkent Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amerikalı yazar Megan Giddings'in Lakewood ve The Women Could Fly adlı distopik romanlarında yirmi birinci yüzyılda kırılganlık, mağduriyet ve dayanıklılık konseptleri beyaz üstünlükçü ataerkil devletlerin kesişen baskı sistemlerine maruz kalan siyahi kadın başkahramanlar Lena Johnson ve Josephine Thomas üzerinden incelenmektedir. Her iki karakter de hayatları boyunca ırk ve cinsiyete dayalı ayrımcılıkla mücadele eder, ancak bunlarla başa çıkmanın farklı yollarını benimserler. Halihazırda mücadele ettikleri bu sorunlara ek olarak her iki karakter de annelerini kurtarmak için kendi hayatlarını tehlikeye atar. Lena ölmek üzere olan annesinin tıbbi giderlerini karşılamak için beyaz üstünlükçü bir şirketin elinde tıbbi denek olmayı seçerken, Josephine on dört yıldır kayıp olan annesinden yadigâr kalan bir haritanın talimatlarını takip eder. Karakterlerin bu seçimleri onları tıbbi deneylerin ve cadılığın distopik dünyasına sürükler. Bu mekânsal değişiklikler, kırılgan bireyleri bağlı oldukları insanlardan ve sosyal çevreden uzaklaştırdığı için, onlar dirençli bireyler haline gelmekte zorlanırlar. Bu tez kesişimsel feminizm kuramının teorik araçlarını uygulayarak, sevdikleriyle karşılıklı bağlantılı olmadığında savunmasız olmanın nasıl mağdur olmaya yol açtığını gösterecektir. Öte yandan, Giddings, Josephine karakterini kırılganlıklarından sıyrılıp kendisini dönüştüren, siyahi kadınların dirençli bir kurtarıcısı olarak tasvir eder. Bağlılığın önemini ve kırılganlıkların dönüşüm için nasıl bir araç olarak kullanılabileceğini vurgular. Son olarak, bu tez, Megan Giddings'in Lakewood ve The Women Could Fly romanlarında, siyahi kadınların ataerkil beyaz üstünlüğünün yol açtığı çok yönlü mağduriyete karşı dirençlerinin, kırılganlıklarını birbirleriyle bağlantı kurmanın araçları olarak kullanmalarına bağlı olduğunu gösterecektir.
Özet (Çeviri)
In her dystopian novels Lakewood (2020) and The Women Could Fly (2022), the American author Megan Giddings explores the concepts of vulnerability, victimhood, and resilience in the twenty-first century through Black women protagonists Lena Johnson and Josephine Thomas who are subjected to intersecting systems of oppression by the white supremacist patriarchal states. Both of the characters struggle with racial and gender-based discrimination through their life but they take different approaches to dealing with these problems. In addition to the problems they are already facing, both of their lives are put in danger trying to save their mother. Lena choses to be a medical experiment subject in the hands of a white supremacist company to cover her dying mother's medical expenses while Josephine follows the directions of a map inherited by her fourteen-years-long missing mother. These choices of the characters drive them into the dystopian worlds of medical experiments and witchcraft. Because these spatial changes distance vulnerable individuals from the people and social environments they are connected to, they find it difficult to become resilient individuals. Applying the theoretical apparatuses of intersectional feminism theory, this thesis will demonstrate how being vulnerable leads to be the victimized when interconnectivity is absent. On the other hand, Giddings portrays Josephine as a resilient savior of Black women who transform herself out of her vulnerabilities. She emphasizes the importance of interconnectivity and how vulnerabilities can be used as a tool for transformation. Finally, this thesis will demonstrate that in Megan Giddings' novels Lakewood and The Women Could Fly, Black women's resilience against the multiple forms of victimization by the patriarchal white supremacy depends on their use of vulnerabilities as apparatuses of interconnectivity.
Benzer Tezler
- The agency and recognition of animals in the first world war and its aftermath in Michael Morpurgo's War Horse and Megan Rix's a Soldier's friend
Michael Morpurgo'nun War Horse ve Megan Rix'in a Soldier's Friend romanlarında hayvanların birinci dünya savaşı sırasında ve sonrasında eyleyiciliği ve hayvanlar hakkında farkındalık
ONUR ÇİFFİLİZ
Yüksek Lisans
İngilizce
2019
İngiliz Dili ve EdebiyatıHacettepe Üniversitesiİngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYTÜL ÖZÜM
- A gradual declension: civil-military relations and the AKP, 2002-2007
Sivil-asker' ilişkileri ve AKP: Aşamalı bir gerileme, 2002-2007
MEGAN GİSCLON
Yüksek Lisans
İngilizce
2015
Siyasal BilimlerSabancı ÜniversitesiSiyaset Bilimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERSİN KALAYCIOĞLU
- Application of thermoacoustic heat pump model to distillation columns
Başlık çevirisi yok
MESUT BEKİROĞULLARİ
- The way forward in the UNSC reform deadlock: Altering the Stateapproach to reform that does not satisfy the reform demands
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi reform çıkmazında ilerlemenin yolu: Reform taleplerini karşılamayan devlet reform yaklaşımının değiştirilmesi
SERRA NUR ALTINTAŞ