Geri Dön

Femonasyonalizm ve müslüman kadın söylemi: RN partisi örneği

Femonationalism and muslim woman discourse: The case of RN party

  1. Tez No: 996195
  2. Yazar: MERVE ŞAHİN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ADVİYE DAMLA ÜNLÜ BEKTAŞ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sosyoloji, Siyasal Bilimler, Kamu Yönetimi, Sociology, Political Science, Public Administration
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Avrupa Birliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez çalışmasında, Rassemblement National Partisi'nin söylem ve politikalarında Müslüman kadının nasıl konumlandırıldığı sorusuna cevap aranmakta, seçim tarihlerine merkezlenen bir yöntem ile birincil kaynaklar olarak belirlenen seçim öncesi ve sonrası kampanya konuşmaları, parti programları, medyada yer alan söylemler ve RN Partisi sitesinde yer alan Le Pen'in konuşma metinleri analiz edilerek RN partisinin İslam ve göçmen karşıtlığını Müslüman kadının bedensel varlığına nasıl yönelttiği tespit edilmeye çalışılmaktadır. Bu bağlamda kronolojik olarak Marine Le Pen'in RN Partisi'nin başına geçtiği 2011-2022 yılları arasındaki seçim takvimi seçilirken söylemlerin bu tarihler arasında nasıl inşa edildiği ve Müslüman kadınının nasıl ve hangi boyutlarda hedef alındığı ortaya konulmaya çalışılmaktadır. 2010 yılı da Le Pen'in RN Partisi (o dönemde FN) başkan yardımcısı olarak parti başkanlığı için mücadele ettiği ve ilk Müslüman kadın söylemini dile getirdiği yıl olması sebebiyle çalışmaya dahil edilmiştir. Muhalefet partisi olarak RN'nin kitleleri örgütleyip yönlendirme yaklaşımı seçim zamanları ve terör olayları süresince belirgin bir hal almakta, Marine Le Pen ise kadın lider pozisyonunu kullanarak destekçilerini meydanlara çağırmaktadır. Bu strateji aynı zamanda toplumsal bir hareketlenmeye dönüşebilme potansiyeline sahip olmasıyla Le Pen ve RN partisi için önem taşımaktadır. RN ve Marine Le Pen, bu radikal sağ ideolojik tutum ile göçmenlerin ve Müslümanların toplumun bir parçası olduğu gerçeğinin önüne geçmek isterken yönünü Müslüman kadın bedenine çevirmekte, laiklik, başörtüsü, peçe, burka, burkini, abaya gibi söylemlerle bu kadınları kadın hakları adı altında sömürmektedir. Bu çalışmada Le Pen'in feminizm karşıtı, ataerkil bir lider olmasına rağmen neden ve nasıl cinsiyet eşitliği ve cinsel şiddetle mücadele üzerine konuştuğu incelenmekte, kadın hakları konusunun İslam ve göçmen karşıtı, yabancı düşmanı söylemlerin meşru bir zemine taşınabilmesi amacıyla araçsallaştırıldığı sonucuna varılmaktadır. Üç bölüm üzerine inşa edilen bu çalışmanın birinci bölümünde radikal sağ popülizm ile toplumsal cinsiyet kesişiminin Müslüman kadın söylemi ve Müslüman kadın bedenine nasıl yansıdığı, Sara R. Farris'in“femonasyonalizm”, Jasmin Zine'in“cinsiyetlendirilmiş İslamofobi”(gendered Islamophobia) ve Michel Foucault'nun“biyopolitika”kavramsal çerçeveleriyle aranmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde ideoloji ve siyaset/liderlik tarzı olarak incelenen radikal sağ popülizmin toplumsal cinsiyetle bağlantısı araştırılmakta, sonucunda Marine Le Pen'in eril liderlik tarzını benimsediği, partisi ile kendisinin kadın hakları ve cinsiyet eşitliğine dair bir gündemi olmadığı ortaya çıkarılmaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümü ise Marine Le Pen'in söylemlerine ayrılmış olup, bu bölümde Teun Van Dijk'in eleştirel söylem analizi (CDA) metodu ile İslamofobi'nin Müslüman erkek deneyiminden farklı olarak Müslüman kadınlar üzerinde nasıl inşa edildiği tespit edilmektedir. Bu tez çalışması femonasyonalizm ve“gendered Islamophobia”kavramsal çerçevelerinin Türkiye'de ilk kez bir tez çalışmasında yer alması bakımından önem kazanmakta, literatürde tespit edilen İslamofobi ve radikal sağ çalışmalardaki toplumsal cinsiyet merkezli bakış açısına dair boşluğu dolduracağı düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

This thesis analyzes the discourses of French radical right party Rassemblement National (RN) through her leader Marine Le Pen with a focus on the positioning of Muslim woman during the French elections between 2011-2022. The year of 2010 is included as her first revelation year of Muslim woman discourse in the preparations of party presidency as a staunch candidate. The main idea of this thesis is to reveal that RN Party and Marine Le Pen, who insistingly speaks of herself as a working, single mother, embraces the masculinity tradition of her father and traditional, family-oriented program of her party and does not pursue a feminist agenda in spite of her reference to women's rights and gender equality. Marine Le Pen, under her leadership, tends to shift the racist, antisemitc and homophobic image of her party with a dédiabolisation policy and persuade women to vote for RN Party in which RN was always known as“man's party”through its history. During her policy shift she aims to legitimize her Islamophobic discourse and politics (such as hijab/burkini ban) through Muslim female body either in a way that Muslim woman is vulnerable, submissive and needs to be rescued from her misogynist, patriarchal culture and community, or Muslim woman poses a threat and risk against French laicite and social order due to her hijab or burkini. In this thesis, I conduct three different conceptual frameworks, Sara R. Farris's“femonationalism”, Jasmin Zine's“gendered Islamophobia”and Michel Foucalt's“biopolitics”to analyze this discoursal and biopolitical control and uncover the way Muslim woman and Muslim female body is institutionalized in Le Pen's discourses and politics. This thesis is formed in three parts. In the first part, a framework-based reading is implemented with a literature review on femonationalism to understand the intersectionality of radical right populism and gender. In the second part, RN's gender politics are examined to disclose the fake presentation of her feminizm. In the last part, I employ Teun Van Dijk's ciritical discourse analysis (CDA) method. It is indicated in this work that biopolitical control mechanism is launched on Muslim female body through feminist themes and so-called emancipation with the legimization of İslamphobia. The contribution of this work is to fill the gender gap in radical right and Islamophobia studies. This study marks the first thesis work in Türkiye employing frameworks of femonationalism and gendered Islamophobia in the academic setting.

Benzer Tezler

  1. Avrupa'da yükselen aşırı sağın kadın liderleri

    Rising far-right women leaders in Europe

    HATİCE ASTAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Siyasal BilimlerSüleyman Demirel Üniversitesi

    İnsan Kaynakları Yönetimi ve Liderlik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET YILDIRIM