Geri Dön

Irak'ta Türkmen hâkimiyeti (13-15. yüzyıl)

Turkmen domination in Iraq (13-15. century)

  1. Tez No: 997125
  2. Yazar: GAMZE ALTAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN GEYİKOĞLU
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Irak, Siyasi tarih, Siyasi yapı, Sosyal yapı, Iraq, Political history, Political structure, Social structure
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Moğol tahakkümü neticesinde takriben XIII. yüzyıl ilk çeyreğinden itibaren İlhanlı hâkimiyeti altında ortaya çıkan Kara-Koyunlular, Erciş merkezli, Van Gölü havzası, güneyde Musul çevresinde, Ak-Koyunlular ise Diyarbekir merkezli Erzincan, Mardin, Harput ve güneyde Halep'e kadar olan sahada hâkimiyetlerini kurmuşlardır. Göçebe Türkmen yapısını koruyan bu topluluklar, İlhanlı-Moğol yönetimi döneminde askerî ve idarî alanda önemli tecrübeler edinmiştir. İlhanlıların 1335 yılında yıkılmasının ardından Celayirli hâkimiyetinde yarı bağımsız olarak varlıklarını sürdüren Kara-Koyunlu Türkmenleri, Timur istilalarının ardından bağımsızlık sürecine girmiş ve XIV. yüzyılın sonlarına doğru Bayram Hoca'nın liderliğinde devletleşmiştir. Kara Yusuf döneminde Azerbaycan, Doğu Anadolu ve Irak-ı Arap bölgelerine yayılan Kara-Koyunlular, Bağdat ve çevresini hem kışlak hem de siyasî üs olarak kullanmışlardır. XV. yüzyılda ise Cihânşah döneminde Irak-ı Arap, Türkmen siyasetinin güneydeki yönetim merkezi konumuna gelmiştir. Ak-Koyunlular ise İlhanlılar sonrası siyasî boşlukta Anadolu beylikleri, Timur ve Celayirliler ile ittifaklar kurarak güçlendiler. Kara Yülük Osman Bey ile devlet teşkilatını kuran Ak-Koyunlular, Uzun Hasan döneminde Kara-Koyunlu topraklarını ele geçirerek Irak-ı Arap'a hâkim oldular. Bu dönemde Bağdat, yalnızca ticaretin değil, aynı zamanda Türkmen aşiretlerinin güneydeki en önemli yerleşim ve ikmal merkezi hâline geldi. Türkmen devletleri, Irak-ı Arap'ı, Anadolu ve İran'daki Türkmen güçlerinin Arap coğrafyasına açılan kapısı, yaylak-kışlak düzeninin güney sığınağı ve siyasî hâkimiyet stratejisinin vazgeçilmez unsuru olarak gördüler.

Özet (Çeviri)

As a consequence of the Mongol domination, beginning approximately from the first quarter of the XIII. century under the suzerainty of the Ilkhanids, the Qara-Qoyunlu, centered in Erciş, established their rule over the Lake Van basin and, to the south, around Mosul; whereas the Aq-Qoyunlu, centered in Diyarbekir, extended their authority over a territory stretching from Erzincan, Mardin, and Harput to as far south as Aleppo. Preserving their nomadic Turkmen structure, these communities acquired significant military and administrative experience during the Ilkhanid-Mongol period. After the fall of the Ilkhanids in 1335, the Qara-Qoyunlu Turkmens, who had continued to exist semi-autonomously under the Jalayirid rule, entered a process of independence following the Timurid invasion and, by the late XIV. century, had established a state under the leadership of Bayram Hoca. During the reign of Kara Yusuf, the Qara-Qoyunlu, who extended their dominion over Azerbaijan, Eastern Anatolia, and the Iraq-ı Arap region, used Baghdad and its surroundings both as winter quarters and as a political base. In XV. century, under the rule of Jahan Shah, Iraq-ı Arap became the southern administrative center of Turkmen political authority. The Aq-Qoyunlu, in the post-Ilkhanid political vacuum, strengthened their position by forming alliances with the Anatolian beyliks, Timur, and the Jalayirids. The Aq-Qoyunlu, who established their state organization under Kara Yülük Osman Bey, conquered the Qara-Qoyunlu territories during the reign of Uzun Hasan and established control over Iraq-ı Arap. During this period, Baghdad emerged as not only the center of trade but also the principal settlement and supply hub for Turkmen tribes in the southern regions. The Turkmen states, regarded Iraq-ı Arap as the entry point to the Arap lands for Turkmen forces in Anatolia and Iran, the southern sanctuary of the transhumance system, and an indispensable element of their political domination strategy.

Benzer Tezler

  1. Cenab Şehabeddin'in şiirleri üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    HASAN AKAY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Türk Dili ve Edebiyatıİstanbul Üniversitesi

    PROF. DR. ZEYNEP KERMAN

  2. Kerküklü Tabiboğlu Divanı

    Divan of Tabiboglu from Kerkuk

    AYŞE KÜBRA BEKAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Türk Dili ve EdebiyatıTrakya Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ RAMADAN DOĞAN

  3. Kerkük'ün değişen demografik yapısı ve Türkiye-Irak ilişkisine olası etkileri

    The changing demographic structure of Kirkuk and potential effects on Turkey-Iraq relations

    SERDAR DEMİRHAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    CoğrafyaÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Coğrafya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SELVER ÖZÖZEN KAHRAMAN

  4. Radikal selefi terör örgütleri

    Radical salafi terrorist organisations

    ALİ FUAT ARSLANOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    SosyolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Bilgi Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKMEN TÖRELİ

  5. Yeni dünya üzerinde Irak ve Kerkük sorunu

    Iraq ve new world order and Kirkuk question

    HAKAN YILDIZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Uluslararası İlişkilerGebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

    Strateji Bilimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDÜLKADİR AKÇİN