Geri Dön

Mekansal veri kalitesi ve niteliklerinin araştırılması ve bir proje üzerinde test edilmesi

Researching spatial data quality and attributes for spatial analysis and testing on a project

  1. Tez No: 998908
  2. Yazar: ÖZGÜR ELMAS
  3. Danışmanlar: PROF. DR. RAHMİ NURHAN ÇELİK
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Jeodezi ve Fotogrametri, Geodesy and Photogrammetry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Geomatik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS), coğrafi referanslı verilerin elde edilmesi, güvenli bir şekilde depolanması, işlenmesi, görüntülenmesi ve kullanıcıların kullanımına sunulmasını yerine getiren bir bilgisayar ortamında var olan veri bilgi sistemidir. CBS'nin en önemli bileşenini oluşturan verinin standartlara uygun bir tarzda işlenip kayıt altına alınması, hızlı ve uygun araçlarla kullanıma sunulması, kullanıcıların amaçlarına uygun doğru sonuçları almasına önemli katkı sunar. Coğrafi veriler kullanılarak oluşturulan kararların güvenirliliği veri kalitesi ile yakından ilgilidir. Bu nedenle, entegrasyona tabi tutulan verilerdeki hata ve belirsizliklerin tespit edilmesi, diğer ifadeyle coğrafi veri kalitesinin tanımlanması oldukça önemlidir. CBS dijital teknolojilerinin en önemli uygulama alanlarından birini sağlıkla ilgili planlama ve yönetimsel süreçler oluşturmaktadır. CBS, hastalık gözetim ve risk analizi gibi halk sağlığı temel göstergelerinin yanı sıra, sağlık hizmetine kolay erişim ve planlanlanmasında önemli katkılar sunar. Bu tez çalışmasında, mekansal veri kalite ve nitelikleri sağlık hizmetine erişim ve planlaması katogorisinde test edilerek, yeni sağlık tesislerinin kurulum aşamasında kısa ve uzun vadeli bölgesel ihtiyaçları karşılayabilecek, finansal olanakları gözardı etmeyen, eşit ve ulaşılabilir bir sağlık hizmeti sunumuna imkân veren bir veri analitiği sunması amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasında öncelikle, İstanbul ilinde kampüs yapılanmasına sahip olan biri devlet diğeri vakıf üniversitesine bağlı olan iki tıp fakültesi ile bir şehir hastanesi seçilerek, bu hastanelerde yönetici pozisyonunda görev almış kişilerle görüşmeler gerçekleştirildi. Bu görüşmelerde, hastane kampüslerinde yer alan birimlerinin yerleşim durumları, aranan birimlere ulaşımda yaşanan sorunlar ve bu sorunların aşılması için sunulan kolaylaştırıcı imkan ve seçenekler ile mekânsal veri sistemi düzeyi sorgulanarak, hastane kampüslerinin mekânsal yeterlilik durumları ve konumsal veri alt yapısı değerlendirildi. Daha sonra, bir anket çalışması yapılarak, gerek hasta ve yakınlarının gerekse hastane çalışanlarının sağlık hizmetlerine ulaşmada yaşadıkları mekânsal sorunlar ve bu sorunları aşma yönündeki beklenti ve önerileri belirlendi. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı verileri üzerinde istatistiksel analizler gerçekleştirilerek, acil hizmeti veren hastaneler ile acil yardım istasyonlarının dağılımında etkili olan ve önemsenen temel yaklaşımlar ve sonuçları belirlendi. Devlet Üniversite Hastanesi yöneticileri ile yapılan görüşmelerde, kampüsün mekânsal/uzamsal veri sistemlerinin yeterlilik düzeyi sorgulandığında, yerleşim koordinatlarının görülebildiği ve mekânsal değişimlerinin izlenebildiği kullanıma açık bir Mekânsal Bilgi Sistemi mevcut olmadığı, kampüsün GNSS destekli drone ile görüntüleme yapılarak hastanenin 3 boyutlu (3D) panoramik fotoğraflarının çekilmesi gibi uzamsal/mekânsal çalışmaların yapılmadığı, yaşanan olumsuzluklarda kampüs alanının ihtiyaca göre küçük, binalarının yaşlı ve depremlerden çok etkilenmiş olması ve bu nedenle başlatılan yerinde yapılanma sürecinin önemli rolü olduğu belirtildi. Vakıf Tıp Fakültesi Hastanesi ile Şehir Hastanesi kampüslerinin deprem sonrası, mekansal ihtiyaçlar göz önünde tutularak yapılandırılmış olması nedeniyle önemli bir sorun yaşanmadığı, veri altyapısına ilişkin sorunların daha alt düzeyde olduğu saptandı. Anket çalışması sonuçlarına göre, hasta ve yakınlarının %80,3'i telefon navigasyon kullanımı ile hastane kampüs girişine kadar ulaşımın mümkün olduğunu, %51,4'ü navigasyonun sadece kampüs girişine kadar değil kampüs içindeki birimlere kadar ulaşımı sağlaması gerektiğini belirtirken, %79,3'ü kampüs içindeki birimleri sorarak bulabildiklerini ancak bu nedenle zaman kaybı yaşadıklarını belitti. Hasta ve yakınlarının %64,3'ü ulaşımdaki gecikme nedeniyle hastanedeki randevu saatini kaçırma deneyimi yaşadığını ve %44,4'ü hastaneye ulaşım konusunda daha iyi bilgi ve yönlendirmeye ihtiyaç duyduklarını belirtti. Hasta ve yakınları %80 oranında kampüs içinde park yeri bulamamaktan şikayet ederken, hastane çalışanlarının %63,8'i otopark olanaklarından memnun olmadıklarını belirtti. Katılımcıların %67,6'sı hastane içinde yapılan mekansal değişiklikleri konusunda bilgilendirme yapılmadığını, %71,1'i hastane içinde daha fazla yönlendirici levhaya ihtiyaç duyulduğunu ve %65,8'i sesli yönderici cihazların ve %84,5'i interaktif haritaların kullanılması gerektiğini, %82,5'i ise mekanı bulma konusunda değerlendirme yapabilecekleri bir geri bildirim sisteminin faydalı olacağını belirtti. Türkiye'de hastane dışı acil tıbbi olgularda yaygın olarak“Scoop and Run”modeli uygulanmaktadır. Anket çalışmamızda ambulans çağrısını takiben ne kadar sürede ilk tıbbi müdahale yapıldı sorusuna, hastane çalışanı katılımcılarının %10,1'i ilk 8 dakika içinde; %20,2'si 9-10 dakika içinde; %30,3'ü 11-15 dakika içinde yanıtını vermiştir. Yanıtlar ilk 15 dakika içindeki ambulans yanıtına göre değerlendirildiğinde, oranın %60,6 düzeyinde olduğu belirlenmiştir. İlk tıbbi müdahaleyi takiben hastaneye nakil süresi sorusuna ise ilk 8 dakika yanıtını %9,8; 9-10 dakika içinde yanıtını %18,6; ilk 15 dakika içindeki toplam yanıt ise %58 oranında vermiştir. Anket çalışmamızda, ambulans yanıt süresindeki ve hastaneye nakildeki gecikme nedenleri sorgulandığında, trafiğin çok yoğun olması yanıtını hastane çalışanları %66,9; hasta ve yakınları %61,4 oranında belirtmiştir. Hasta ve yakınları ile hastane çalışanlarının yanıtları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Sağlık Bakanlığı verileri üzerinde yapılan istatistiksel analizlere göre, İstanbul'un hastane sayısı, Acil Yardım İstasyonu (AYİ) sayısı ve acil ambulans sayısının tüm illerinin medyan değerinden anlamlı düzeyde daha büyük olduğu belirlendi. İstanbul'un bir hastanesi ve bir AYİ başına düşen nüfus yoğunluğunun tüm illerinin medyan değerinden anlamlı düzeyde büyük olduğu, buna karşın İstanbul'un bir hastanesi ve bir AYİ başına düşen alan değerinin tüm illerinin medyan değerinden anlamlı düzeyde daha küçük olduğu bulundu. İstanbulun 39 ilçesine ait AYİ sayıları ile ilçelerin nüfusları arasında belirlenen korelasyon düzeyinin, AYİ sayıları ile yüzölçüm ve nüfus yoğunluğuna göre yapılan korelasyon düzeylerinden daha yüksek olduğu belirlendi. Hastanelerin yoğunlaştığı Fatih ilçesi ile İstanbul'un tüm ilçeleri arasında yapılan One-Sample Wilcoxon Signed Rank testi sonuçlarına göre, AYİ ve bir AYİ' nun sorumlu olduğu alan değeri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu (H1), bir AYİ başına düşen nüfus yoğunluğu bakımından ise istatistiksel anlamlı bir fark olmadığı (H0) belirlendi. Türkiyede hastane dışı acil olgularda yaygın olarak“Scoop and Run”modelinin seçilmiş olması nedeniyle, AYİ yaygınlaştırılması ve/veya ambulans sayısının artırılması yaklaşımı ön planda tutulmaktadır. Mevcut veriler, AYİ dağılımı planlanırken karar vericilerin bölgenin nüfusunu ön planda tutuğunu, hizmetin sunulacağı alan büyüklüğünün ise yeterince dikkate alınamadığını göstermektedir. Ayrıca bu yaklaşımda, acil tıp hizmetinin il düzeyinde planlanması nedeniyle ilçe sınırlarının göz ardı edilmesi ve hastaların taşınacağı hastanelerin coğrafi dağılımının etkili olduğu söylenebilir. Hastane kampüslerindeki mekânsal sorunların çözümlenmesi, beraberinde konumsal veri altyapısının güçlenmesine ve uzamsal/mekânsal veri kalitesinin artmasına yol açacağı, bunun ise yönetim iş yükünün önemli ölçüde azaltacağı ve hastane çalışanları ile hasta memnuniyetini ise orantısal olarak artıracağı beklenmektedir. CBS destekli bir veri analitiği, devlet ve özel kurumların yeni sağlık tesisleri için yer seçiminde daha bilinçli kararlar almasını kolaylaştırıcı bir veri analitiği sunmaktadır. Nüfus yoğunluğu artışı ve bunun bir sonucu olan trafik yoğunluğundaki artış ambulans yanıt süresini olumsuz yönde etkilemektedir. Kentsel nüfus artışını ve trafik sorunlarını çözümleyici yaklaşımlar, acil tıbbi hizmet sunumuna da olumlu yönde katkı sunması beklenmektedir. Ambulans yanıt süresinin azaltılmasının çözümünde AYİ ve ambulans sayısının artırılması ön görülmekle birlikte, ortaya çıkacak ciddi boyuttaki maliyetler ve sağlık personeli teminindeki güçlükler nedeniyle farklı çözümler aranmaktadır. Bunun yerine, AYİ'nın, CBS veri tabanı katkılarıyla hastanelerin coğrafi konumu da dikkate alınarak en uygun şekilde konumlandırılması büyük bir önem taşımaktadır. Türkiyenin illeri ve İstanbulun ilçeleri düzeyinde yeni kurulacak hastaneler ve AYİ'nın coğrafi dağılımı planlanırken nüfus ve alanı birlikte hesaba katan nüfus yoğunluğunun önemsenmesi, AYİ'na eşit erişim ve verimliliğin sağlanması bakımından önemli bir yaklaşım oluşturacaktır.

Özet (Çeviri)

A Geographic Information System (GIS) is a computer system that collects, securely stores, processes, displays, and makes geographically referenced data available to users. Processing and recording data, the most important component of a GIS, in accordance with standards and making it available quickly and with appropriate tools significantly contributes to users obtaining accurate results tailored to their objectives. The reliability of decisions made using geographic data is closely linked to data quality. Therefore, identifying errors and uncertainties in integrated data in other words, defining geographic data quality is crucial. Health-related planning and administrative processes constitute one of the most important applications of GIS digital technologies. GIS offers significant contributions to basic public health indicators such as disease surveillance and risk analysis, as well as to easy access and planning of healthcare services. This thesis aims to test spatial data quality and attributes in the healthcare access and planning category, providing data analytics that can meet short- and long-term regional needs during the construction of new healthcare facilities, prioritize financial resources, and enable equitable and accessible healthcare delivery. In this thesis study, firstly, two medical faculties with campus structures in Istanbul, one of which is affiliated with a state university and the other with a foundation university, and a city hospital were selected and interviews were conducted with people who worked in managerial positions in these hospitals. These interviews examined the location of the units located on the hospital campuses, the difficulties encountered in reaching these units, the facilitating opportunities and options offered to overcome these problems, and the level of spatial data systems. The spatial adequacy and spatial data infrastructure of the hospital campuses were assessed. Subsequently, a survey was conducted to identify the spatial difficulties experienced by patients, their families, and hospital staff in accessing healthcare services, as well as their expectations and suggestions for overcoming these problems. Furthermore, statistical analyses were conducted on data from the Ministry of Health to identify the key approaches and outcomes that influence and prioritize the distribution of emergency hospitals and emergency aid stations. During interviews with State University Hospital administrators, the adequacy of the campus's spatial data systems was questioned. It was noted that there was no accessible spatial information system that could display settlement coordinates and monitor spatial changes. Spatial studies such as drone imaging and coordinate mapping of the campus or the capture of 3D panoramic photographs of the hospital had not been conducted. The fact that the campus area was small for needs, the buildings were old, and the hospital had been severely affected by earthquakes, along with the on-site reconstruction process initiated for this reason, played a significant role in the problems experienced. Because the Foundation Medical Faculty Hospital and City Hospital campuses were restructured with spatial needs in mind after the earthquake, no significant problems were experienced, and data infrastructure issues were found to be less severe. It is expected that resolving spatial problems in hospital campuses will lead to strengthening of spatial data infrastructure and improvement of spatial data quality, which will significantly reduce management workload and proportionally increase hospital staff and patient satisfaction. According to the survey results, 80.3% of patients and their families can reach the hospital campus entrance using their phone navigation system. 51.4% believe navigation should provide access not only to the campus entrance but also to all on-campus units. 79.3% said they can find on-campus units by asking around, but this wastes time. 64.3% of patients and their families reported missing hospital appointments due to transportation delays, and 44.4% stated they need better information and guidance on how to reach the hospital. 80% of patients and their families complained about the inability to find parking on campus, and 63.8% of hospital staff expressed dissatisfaction with parking facilities. 67.6% of the participants stated that they were not informed about the spatial changes made within the hospital, 71.1% stated that more directional signs were needed within the hospital, 65.8% stated that voice guidance devices and 84.5% stated that interactive maps should be used, and 82.5% stated that a feedback system that would allow them to evaluate finding the place would be useful. In Turkey, the“Scoop and Run”model is widely used for out-of-hospital medical emergencies. In our survey, when asked how long it took for the first medical intervention to occur following an ambulance call, 10.1% of hospital staff participants responded within the first 8 minutes, 20.2% within 9-10 minutes, and 30.3% within 11-15 minutes. When the responses were evaluated based on the ambulance response time within the first 15 minutes, the rate was determined to be 60.6%. To the question of the duration of transport to the hospital following the first medical intervention, 9.8% responded within the first 8 minutes, 18.6% responded within 9-10 minutes, and 58% responded within the first 15 minutes. No statistically significant difference was found between the responses of patients, their families, and hospital staff (p>0.05). In our survey, when the reasons for delays in ambulance response time and hospital transfer were questioned, 66.9% of hospital staff and 61.4% of patients and their relatives responded that traffic was too heavy. According to statistical analyses performed on Ministry of Health data, it was determined that the number of hospitals, the number of Emergency Medical Services (EMS) stations, and the number of emergency ambulances in Istanbul were significantly greater than the median value of all provinces. It was found that the population density per hospital and EMS in Istanbul was significantly greater than the median value of all provinces, while the area value per hospital and EMS stations in Istanbul was significantly smaller than the median value of all provinces. The correlation level determined between the number of EMS stations in the 39 districts of Istanbul and the populations of the districts was determined to be higher than the correlation levels made according to the number of EMS stations and the surface area and population density. According to the results of the One-Sample Wilcoxon Signed Rank test conducted between the Fatih district, where the hospitals are concentrated, and all districts of Istanbul, it was determined that there was a statistically significant difference in terms of the value of EMS stations and the area responsible for an EMS station (H1), while there was no statistically significant difference in terms of the population density per EMS station (H0). According to QGIS Buffer analysis for hospitals located within a 1, 3, 5, and 10 km radius of an EMS stations in the Fatih, Küçükçekmece, and Beylikdüzü districts of Istanbul, there are 72 hospitals within a 10 km radius. There are 26 hospitals in the Küçükçekmece district, located on the periphery of the city, and 14 hospitals in the more peripheral Beylikdüzü district. Due to the widespread use of the“Scoop and Run”model for out-of-hospital emergencies in Türkiye, the approach of expanding EMS stations and/or increasing the number of ambulances is prioritized. Existing data suggests that decision-makers prioritize the region's population when planning EMS stations distribution, while the size of the area to be served is not sufficiently considered. In addition, it can be said that this approach is effective in ignoring district borders and the geographical distribution of hospitals to which patients will be transported, since emergency medical services are planned at the provincial level. It is expected that resolving spatial problems in hospital campuses will lead to strengthening the spatial data infrastructure and improving spatial data quality, which will significantly reduce management workload and proportionally increase hospital staff and patient satisfaction.GIS supported data analytics offers data analytics that facilitate more informed decisions for public and private institutions regarding the location of new healthcare facilities. Increasing population density and the resulting increase in traffic congestion negatively impact ambulance response times. Approaches addressing urban population growth and traffic problems are also expected to positively contribute to the provision of emergency medical services. Although increasing the number of ambulances and emergency medical services is anticipated as a solution to reduce ambulance response time, different solutions are being sought due to the significant costs that will arise and the difficulties in providing healthcare personnel. Instead, optimally locating EMS stations, using GIS databases and considering the geographic location of hospitals, is crucial. When planning the geographic distribution of new hospitals and EMS stations across Türkiye and the districts of Istanbul, considering population density, which combines population and land area, will be a crucial approach to ensuring equitable access and efficiency to EMS.

Benzer Tezler

  1. Konut tasarımında bir kalite unsuru olarak esneklik temelli yaklaşımların değerlendirilmesi

    Evaluation of flexibility-based approaches as a quality element in housing design

    ESİN HASGÜL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA AHSEN ÖZSOY

  2. Assessing the impacts of urban land use/land cover change on soil ecosystem services

    Kentsel arazi kullanımı/arazi örtüsü değişiminin toprak ekosistem servisleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi

    MELTEM DELİBAŞ

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AZİME TEZER

  3. Yeni Cami'nin akustik açıdan performans değerlendirmesi

    Evaluation of the acoustical performance of the New Mosque

    EVREN YILDIRIM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVTAP YILMAZ DEMİRKALE

  4. Kırsal yaşam kalitesinin arttırılmasında akıllı yerleşmelere yönelik yaklaşım önerisi: İstanbul ili Çatalca ilçesi örneği

    An approach proposal for improving rural quality of life through smart settlements: the case of catalca district of İstanbul province

    GÜNEŞ YÖRÜTEN ALTUN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaYıldız Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEMAL CENK HAMAMCIOĞLU

  5. İrtifak hakkı değerlemesi

    Right of easement valuation

    CEREN CİHAN SOYSAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Jeodezi ve Fotogrametriİstanbul Teknik Üniversitesi

    Geomatik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA YANALAK