Geri Dön

Laparoskopik ve açık ovarektomi yapılan köpeklerde operasyon öncesi ve sonrasındaki pıhtılaşma profilinin karşılaştırılması

Comparison of preoperative and postoperative coagulation profile in dogs undergoing laparoscopic and traditional ovariohysterectomy

  1. Tez No: 998934
  2. Yazar: ŞİFANUR AYDIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ARMAĞAN ÇOLAK
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Veteriner Hekimliği, Veterinary Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Laparoskopi, ovarektomi, pıhtılaşma profili, Coagulation profile, laparoscopy, ovariectomy
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Veterinerlik Doğum ve Jinekolojisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu araştırmanın amacı; açık ovarektomi ve laparoskopik ovarektomi operasyonu uygulanan köpeklerde preoperatif ve postoperatif (operasyon bitimi 0., 6. ve 24. saat) dönemlerde alınan kan örneklerinde TT, PT, aPTT, FDP, D-dimer konsantrasyonu ve TAT düzeylerini değerlendirerek hemostatik ve pıhtılaşma profilini karşılaştırmaktır. Laparoskopik ovarektomide abdominal boşluğun ve damarların üç boyutlu olarak görüntülenebilmesinden dolayı dokular daha az manipülasyona maruz kalmaktadır. Buna bağlı olarak laparoskopik ovarektomide postoperatif dönemdeki pıhtılaşma profilinin preoperatif döneme göre açık ovarektomi yöntemiyle karşılaştırıldığında azalması amaçlanmaktadır. Materyal ve Metot: Bu çalışmada hayvanlar açık ovarektomi ve laparoskopik ovarektomi olmak üzere iki gruba ayrılmış; her bir gruba 12 sağlıklı dişi köpek dâhil edilmiştir. Preoperatif dönemde (Tb) ve postoperatif 0.(T0), 6.(T6) ve 24.(T24) saatlerde alınan kan örneklerinde aPTT, PT, TT, D-dimer, FDP ve TAT düzeyleri ölçülerek pıhtılaşma profili değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmadan elde edilen veriler, açık ve laparoskopik ovarektomi uygulanan köpeklerde koagülasyon parametrelerinin büyük oranda fizyolojik sınırlar içinde olduğunu göstermektedir. D-dimer seviyelerinde yalnızca T0 zaman noktasında gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmış; OVE grubunda LOVE'ye kıyasla daha yüksek değerler görülmüştür. Ayrıca OVE grubundaki D-dimer seviyesinin Tb'den T0'a geçişte anlamlı bir artış gösterdiği istatistiksel olarak belirlenmiş fakat diğer zaman noktalarında her iki grupta da istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik gözlenmemiştir. FDP seviyeleri operasyon süresi boyunca ve sonrasında gruplar arasında ya da grup içinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemiştir. TAT değerlerinde ise yalnızca Tb zamanında gruplar arasında bir fark tespit edilmiştir; LOVE grubunun başlangıç değerleri OVE grubundan daha yüksek bulunmuştur. Grup içi analizde ise yalnızca LOVE grubunda Tb'den T6'ya doğru istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş saptanmış, OVE grubunda zamanla dikkate değer bir değişiklik gözlemlenmemiştir. PT (saniye, yüzde ve INR), aPTT ve TT parametrelerinde hem gruplar arası hem de grup içi karşılaştırmalarda istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik gözlemlenmemiştir. Sonuç: Bu bulgular, her iki cerrahi yöntemin hemostatik sistemi yalnızca sınırlı bir biçimde etkilediğini ve temel koagülasyon parametrelerinde (PT, aPTT, TT ve FDP) operasyon sürecinde klinik açıdan anlamlı bir değişiklik meydana gelmediğini ortaya koymaktadır. Ancak, özellikle OVE grubunda gözlenen D-dimer seviyelerindeki erken dönem artış eğilimi, açık cerrahi sırasında gerçekleşen daha belirgin doku manipülasyonu ve buna eşlik eden hafif koagülasyon aktivasyonu ile ilişkili görünmektedir. Laparoskopik ovarektomi ise daha az müdahale gerektirdiğinden, D-dimer gibi fibrinoliz ve trombin oluşumunu gösteren biyolojik belirteçlerde daha tutarlı bir postoperatif seyrin görülmesiyle uyumludur. Bu sonuçlar genel olarak laparoskopik ovarektominin hemostatik açıdan daha minimal düzeyde fizyolojik yanıt oluşturduğunu ve her iki cerrahi yöntemin de güvenli olduğu, ancak laparoskopik yönteminin hemostatik stabilite açısından daha avantajlı olabileceğini desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study was to compare the hemostatic and coagulation profiles of dogs undergoing open ovariectomy and laparoscopic ovariectomy by evaluating TT, PT, aPTT, FDP, D-dimer concentrations, and TAT levels in blood samples collected during the preoperative period and at postoperative time points (immediately after surgery 0 h, and at 6 h and 24 h). In laparoscopic ovariectomy, the ability to visualize the abdominal cavity and associated vasculature in three dimensions allows for reduced tissue manipulation. Accordingly, this study aims to demonstrate a reduction in the postoperative coagulation profile in laparoscopic ovariectomy compared with the preoperative period and in comparison with the open ovariectomy technique. Material and Method: In this study, animals were divided into two groups: open ovariectomy and laparoscopic ovariectomy; each group included 12 healthy female dogs. Blood samples were collected preoperatively and postoperatively at 0 hours , 6 hours , and 24 hours to measure aPTT, PT, TT, D-dimer, FDP, and TAT levels and evaluate the coagulation profile. Results: The data obtained from the study indicate that coagulation parameters in dogs undergoing open and laparoscopic ovariectomy remained largely within physiological limits. A significant difference in D-dimer levels between groups was detected only at the T0 time point, with the OVE group exhibiting higher values compared to the LOVE group. Additionally, a statistically significant increase in D-dimer levels from Tb to T0 was identified in the OVE group; however, no statistically significant changes were observed at other time points in either group. FDP levels did not show any statistically significant differences between groups or within groups throughout the operation and postoperative period. For TAT values, a difference between groups was detected only at the Tb time point, with baseline levels in the LOVE group being higher than those in the OVE group. In within-group analysis, a statistically significant decrease from Tb to T6 was found only in the LOVE group, whereas no notable temporal change was observed in the OVE group. PT (seconds, percentage, and INR), aPTT, and TT parameters did not exhibit statistically significant changes in either between-group or within-group comparisons. Conclusion: These findings indicate that both surgical methods exerted only minimal effects on the hemostatic system and did not result in clinically significant alterations in the basic coagulation parameters (PT, aPTT, TT, and FDP) during the operative period. However, the early increase in D-dimer levels observed particularly in the OVE group appears to be associated with the more pronounced tissue manipulation inherent to open surgery and the accompanying mild activation of the coagulation cascade. Laparoscopic ovariectomy, which involves reduced tissue trauma, is consistent with the more stable postoperative profile observed in biological markers such as D-dimer that reflect fibrinolysis and thrombin generation. Overall, these results support the notion that laparoscopic ovariectomy elicits a more minimal physiological hemostatic response, and although both surgical techniques are safe, the laparoscopic approach may offer an advantage in terms of hemostatic stability.

Benzer Tezler

  1. Laparoskopik ve açık overiektomi yapılan köpeklerde operasyon sırası ve sonrasındaki değişimlerin karşılaştırılması

    Comparison of changes during and after the operation in bitches undergoing laparoscopic and open overectomy

    DAMLA TUĞÇE OKUR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Veteriner HekimliğiKafkas Üniversitesi

    Veterinerlik Doğum ve Jinekolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT POLAT

    PROF. DR. CİHAN KAÇAR

  2. Laparoskopik ve açık kolesistektomilerin solunum fonksiyonlarına etkisi

    Başlık çevirisi yok

    AKIN TOPALOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Genel CerrahiTrakya Üniversitesi

    DOÇ.DR. İRFAN COŞKUN

  3. Laparoskopik ve açık kolesistektomilerde nöroendokrin, akut faz ve lokal doku hasarı cevabı (Klinik çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    LEVENT ORMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Genel CerrahiSelçuk Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞAKİR TAVLI