Geri Dön

Bağ doku hastalıklarında spesifik antikorların (Anti-Mi-2, Anti-Ku, Anti-DFS70, Anti-PCNA) klinik rolü ve tanısal değeri

Clinical role and diagnostic value of specific antibodies (Anti-Mi-2, Anti-Ku, Anti-DFS70, Anti-PCNA) in connective tissue diseases

  1. Tez No: 999328
  2. Yazar: EMRE KIZILKAYA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. REYHAN BİLİCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Romatoloji, İç Hastalıkları, Rheumatology, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Bağ doku hastalıkları, Sistemik lupus eritematozus, Sistemik skleroz, Sjögren sendromu, Skleroderma-sistemik, Connective tissue diseases, Sjogren's syndrome, Scleroderma-systemic
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Konya Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, bağ dokusu hastalıklarının tanısında kullanılan Ekstrakte Edilebilir Nükleer Antijen (ENA) panelinde yer alan ancak rutin pratikte daha az irdelenen spesifik otoantikorların (Anti-DFS70, Anti-Mi-2, Anti-Ku ve Anti-PCNA) sıklığını belirlemek; bu antikorların demografik özellikler, klinik bulgular ve tanısal dağılım ile ilişkisini inceleyerek klinik rollerini ortaya koymaktır. Metod: Çalışmaya, üçüncü basamak bir sağlık merkezinin romatoloji polikliniğine başvuran ve klinik gereklilik nedeniyle ENA paneli çalışılan 18 yaş üzeri 500 hasta dahil edilmiştir. Çalışma retrospektif ve kesitsel olarak tasarlanmıştır. Hastaların demografik verileri, klinik bulguları, laboratuvar sonuçları ve kesin tanıları hastane kayıt sisteminden elde edilerek istatistiksel analizleri yapılmıştır. Bulgular: Çalışma grubunun yaş ortalaması 50,11±14,31 yıl olup, %85'ini kadın hastalar oluşturmuştur. İncelenen antikorlar arasında en yüksek pozitiflik %17 (85/500) ile Anti-DFS70 antikorunda saptanmış; bunu %8,2 ile Anti-Mi-2, %5,0 ile Anti-Ku ve %1,2 ile Anti-PCNA izlemiştir. Anti-DFS70 pozitif saptanan hastaların yaş ortalaması negatif gruba göre anlamlı düzeyde düşük (p=0,02) ve kesin romatolojik tanı alma oranları negatif gruba kıyasla belirgin şekilde daha az bulunmuştur (%51,8'e karşı %72,5; p<0,001). Anti-Ku pozitifliği saptanan hastalarda ise sikka (kuruluk) semptomlarının varlığı (%76), negatif gruba (%54,9) göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,04). Anti-Mi-2 ve Anti-PCNA antikorları ile spesifik klinik bulgular arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir. Sonuç: Çalışmamız, Anti-DFS70 antikorunun, özellikle genç ve klinik tablosu belirsiz hastalarda sistemik otoimmün romatizmal hastalığı dışlamada yardımcı bir“negatif prediktif”belirteç olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Anti-Ku pozitifliği ise miyozit-skleroderma overlap sendromlarından bağımsız olarak sikka semptomları ile güçlü bir ilişki sergilemekte ve Sjögren Sendromu açısından uyarıcı nitelik taşımaktadır. Nadir görülen antikorların klinik yorumunda, hastanın fenotipi ve eşlik eden diğer bulgular bütüncül olarak değerlendirilmelidir.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study is to determine the frequency of specific autoantibodies (Anti-DFS70, Anti-Mi-2, Anti-Ku, and Anti-PCNA) in the Extractable Nuclear Antigen (ENA) panel, which are less scrutinized in routine practice, and to elucidate their clinical roles by examining their relationship with demographic characteristics, clinical findings, and diagnostic distribution in connective tissue diseases. Method: The study included 500 patients over 18 years of age who applied to the rheumatology outpatient clinic of a tertiary healthcare center and underwent ENA panel testing due to clinical necessity. The study was designed as a retrospective and cross-sectional study. Demographic data, clinical findings, laboratory results, and definitive diagnoses of the patients were obtained from the hospital registry system and statistically analyzed. Results: The mean age of the study group was 50.11±14.31 years, and 85% were female. Among the investigated antibodies, the highest positivity rate was detected in Anti-DFS70 with 17% (85/500), followed by Anti-Mi-2 with 8.2%, Anti-Ku with 5.0%, and Anti-PCNA with 1.2%. The mean age of Anti-DFS70 positive patients was significantly lower than the negative group (p=0.02), and the rate of having a definitive rheumatologic diagnosis was significantly lower compared to the negative group (51.8% vs 72.5%; p<0.001). In patients with Anti-Ku positivity, the presence of sicca (dryness) symptoms (76%) was found to be significantly higher compared to the negative group (54.9%) (p=0.04). No statistically significant relationship was observed between Anti-Mi-2 and Anti-PCNA antibodies and specific clinical findings. Conclusion: Our study demonstrates that the Anti-DFS70 antibody can be used as a helpful“negative predictive”marker in excluding systemic autoimmune rheumatic disease, especially in young patients with ambiguous clinical presentations. Anti-Ku positivity exhibits a strong association with sicca symptoms, independent of myositis-scleroderma overlap syndromes, and serves as a warning sign for Sjögren's Syndrome. In the clinical interpretation of rare antibodies, the patient's phenotype and accompanying findings should be evaluated holistically.

Benzer Tezler

  1. Kesin olağan interstisyel pnömoni dışı interstisyel akciğer hastalığının ayırıcı tanısında bronkoalveolar lavaj sıvısındaotoantikor tayininin yeri

    The role of autoantibody detection in bronchoalveolarlavage fluid in the differential diagnosis of interstitiallung disease other than definite usual interstitialpneumonia

    RAŞİD LAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BURCU BARAN

  2. Targeting and activation of antigen specific CD8+ T cells with peptide-major histocompatibility complex I tetramers

    Peptit-majör histokompatibilite kompleks I tetramerleri ile antijen spesifik CD8+ T hücrelerin hedeflenmesi ve aktivasyonu

    ŞAFAK CEREN USLU ŞIVGIN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    BiyoteknolojiHacettepe Üniversitesi

    Temel Onkoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HANDE CANPINAR

  3. Bağ doku hastalıklarında tiroid fonksiyonları

    Başlık çevirisi yok

    YASEMİN KABASAKAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıEge Üniversitesi

    Romatoloji Ana Bilim Dalı

  4. Antinükleer antikor (ANA) sonuçları ile ekstrakte edilebilir nükleer antikorları (ENA) arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation the relation between antinuclear antibodies (ANA) result and extractable nuclear antigens (ENA)

    KADRİYE DURAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    MikrobiyolojiAbant İzzet Baysal Üniversitesi

    Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜCAHİDE ESRA KOÇOĞLU

  5. İnterstisyel akciğer hastalıklarında otoantikorlar

    Autoantibodies in interstitial lung diseases

    ASLI BOSTANOĞLU KARAÇİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Göğüs HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖKHAN ÇELİK