Geri Dön

Koroner arter baypas cerrahisinde sıvı yanıtlılığı: Karotis arter ultrasonu ve pasif bacak kaldırma manevrasının rolü

Ing çevircoronary artery bypass surgery: The role of carotid artery ultrasound and passive leg raising in predicting fluid responsiveness

  1. Tez No: 1000230
  2. Yazar: EDA ERMAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÜMİT KARADENİZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Perioperatif sıvı yönetimi, organ perfüzyonunun sürdürülmesi ve hemodinamik stabilitenin korunması için kritik öneme sahiptir. Geleneksel statik parametrelerin önyükü yansıtma konusundaki yetersizlikleri nedeniyle, son yıllarda dinamik testler ve noninvaziv yöntemler ön plana çıkmıştır. Pasif bacak kaldırma (PLR) manevrası, dışarıdan sıvı vermeden önyük artışı oluşturabilen, güvenli ve geri dönüşümlü bir yöntem olarak sıvı yanıtlılığının değerlendirilmesinde yaygın kullanılmaktadır. Karotis arter ultrasonografisi de, sistemik hemodinamik değişimleri yansıtan, noninvaziv ve kolay uygulanabilir bir görüntüleme yöntemidir. Ancak düzeltilmiş karotis akış zamanı (ccFT) ve karotis arter tepe pik akım hızındaki solunumsal değişim yüzdesinin (ΔVpeak) sıvı yanıtlılığını öngörmedeki tanısal performansına ilişkin veriler ağırlıklı olarak yoğun bakım ve non-kardiyak cerrahi hasta gruplarına dayanmakta olup, kardiyak cerrahi popülasyonuna özgü çalışmalar sınırlı düzeydedir. Bu çalışmada koroner baypas cerrahisi geçirecek hastalarda pasif bacak kaldırma (PLR) testi ile sıvı yanıtlılığının değerlendirilmesinde non-invaziv bir yöntem olan düzeltilmiş karotis akış zamanı ve karotis arter tepe pik akım hızındaki solunumsal değişim yüzdesi ölçümlerinin güvenilirliğini araştırmayı ve diğer hemodinamik parametrelerle karşılaştırmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi. Kalp Damar Hastanesi Ameliyathanesinde tek merkezli, prospektif ve gözlemsel bir araştırma olarak yürütülmüş, elektif koroner arter baypas cerrahisi (CABG) geçirecek 58 hasta dahil edilmiştir. Etik kurul onayı ve ClinicalTrials kaydı alındıktan sonra hastaların demografik ve klinik verileri kaydedilmiştir. Çalışmaya dahil edilen tüm hastalardan yazılı bilgilendirilmiş onam alınmıştır. Tüm hastalara indüksiyon öncesi radial arter kanülasyonu yapılmış ve arter hattına bağlanan ProAQT/PulsioFlex cihazı ile parametreler sürekli ölçülmüştür. Anestezi indüksiyonu BIS eşliğinde bireyselleştirilmiş şekilde uygulanmış, kas gevşemesi rokuronyumla sağlanmış ve mekanik ventilasyon standart parametrelerle sürdürülmüştür. Ölçüm doğruluğunu bozabilecek spontan solunum, aritmi ve vazopressör kullanımı çalışma boyunca olmamıştır. Sıvı yanıtlılığını değerlendirmek için pasif bacak kaldırma (PLR) manevrası uygulanmıştır. Başlangıç ölçümleri (T1) semi-recumbent pozisyonda yapıldıktan sonra, gövde supine pozisyona getirilip bacaklar 45° kaldırılmış ve 1. dakikada (T2) tüm hemodinamik parametreler (SKB, DKB, OKB, HR, CI, SVI, SVV, PPV, DO2) ve ultrason ölçümleri (düzeltilmiş karotis akış zamanı (ccFT) ve karotis tepe pik akım hızındaki solunumsal değişim (ΔVpeak) yeniden alınmıştır. Sıvı yanıtlılığı, PLR manevrası sonrasında stroke volum indeks (SVI) ≥%10 artış olarak tanımlanmıştır. İstatistiksel incelemeler çalışmanın tasarımına uygun testler kullanılarak gerçekleştirilmiş ve bulgular p<0,05 düzeyinde anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 58 hastanın %46,6'sı sıvı yanıtlı, %53,4'ü sıvı yanıtsız olarak sınıflandırılmıştır. Gruplar demografik ve klinik özellikler açısından büyük ölçüde benzerdir. Pasif bacak kaldırma sonrasında her iki grupta da SAB, DAB, OAB değerlerinde artış, kalp hızında azalma ve PPV ile SVV'de belirgin düşüş görülmüştür. SVI, CI, DO₂I ve dPmx yalnızca sıvı yanıtlı grupta anlamlı artış göstermiştir. . Karotis USG ölçümlerinde, ccFT yalnızca sıvı yanıtlı hastalarda PLR sonrası anlamlı şekilde uzamış, sıvı yanıtsız grupta değişiklik izlenmemiştir. ΔVpeak ise her iki grupta da anlamlı fark oluşturmamıştır. ROC eğrisi analizinde, PLR sonrası ΔccFT'nin sıvı yanıtlılığını öngörmedeki ayırt edici gücü anlamlı bulunmuş olup eğri altında kalan alan (AUC) 0,734'tür (%95 GA: 0,602–0,865). Buna karşılık ΔVpeak'in sıvı yanıtlılığını ayırt etme performansı sınırlı olup AUC değeri 0,535 (%95 GA: 0,385–0,685) olarak hesaplanmıştır Sonuç: Bu çalışma, koroner arter baypas cerrahisi geçirecek hastalarda pasif bacak kaldırma (PLR) manevrası ile ölçülen düzeltilmiş karotis akış zamanının (ccFT), preload artışına verilen hemodinamik yanıtı güvenilir biçimde yansıttığını göstermiştir. ccFT yalnızca sıvı yanıtlı hastalarda anlamlı şekilde uzamış ve sıvı yanıtlılığını ayırt etmede anlamlı bir tanısal performans sergilemiştir. ccFT ile stroke volume indeksindeki değişim arasında pozitif yönlü ve güçlü düzeyde bir ilişki saptanmış olup, bu ilişkinin SVV ve PPV ile karşılaştırılabilir düzeyde olduğu görülmüştür. Buna karşılık ΔVpeak sıvı yanıtlılığını öngörmede anlamlı bir katkı sağlamamıştır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Perioperative fluid management is critical for maintaining organ perfusion and ensuring hemodynamic stability. Due to the inadequacy of traditional static parameters in reflecting preload, dynamic tests and noninvasive methods have gained prominence in recent years. The passive leg raising (PLR) maneuver is widely used to assess fluid responsiveness as a safe and reversible method that induces a preload increase without administering exogenous fluids. Carotid artery ultrasonography is another noninvasive and easily applicable imaging modality that reflects systemic hemodynamic changes. However, evidence regarding the diagnostic performance of corrected carotid flow time (ccFT) and the respiratory variation percentage of carotid artery peak systolic velocity (ΔVpeak) in predicting fluid responsiveness is largely derived from intensive care and non-cardiac surgical patient populations, and data specific to cardiac surgery patients remain limited. In this study, we aimed to investigate the reliability of corrected carotid flow time and the respiratory variation percentage of carotid artery peak systolic velocity as noninvasive methods for assessing fluid responsiveness using the passive leg raising (PLR) test in patients undergoing coronary artery bypass grafting, and to compare these measurements with other hemodynamic parameters. Materials and Methods: This single-center, prospective, observational study was conducted in the operating rooms of the Ankara Bilkent City Hospital Cardiovascular Surgery Hospital and included 58 patients scheduled for elective coronary artery bypass grafting (CABG). After obtaining ethics committee approval and ClinicalTrials registration, demographic and clinical data were recorded. Written informed consent was obtained from all participants. All patients underwent radial artery cannulation before anesthesia induction, and continuous hemodynamic monitoring was performed using a ProAQT/PulsioFlex device connected to the arterial line. Anesthesia induction was individualized under bispectral index (BIS) guidance, neuromuscular blockade was achieved with rocuronium, and mechanical ventilation was maintained with standard settings. Conditions that could compromise measurement accuracy, such as spontaneous breathing, arrhythmias, and vasopressor use, were absent throughout the study. Fluid responsiveness was assessed using the passive leg raising (PLR) maneuver. Baseline measurements (T1) were obtained in the semi-recumbent position, followed by positioning the patient supine with the legs elevated to 45°. At the first minute (T2), all hemodynamic parameters (SBP, DBP, MAP, HR, CI, SVI, SVV, PPV, DO₂) and ultrasonographic measurements (corrected carotid flow time [ccFT] and respiratory variation of carotid peak systolic velocity [ΔVpeak]) were reassessed. Fluid responsiveness was defined as an increase in stroke volume index (SVI) of at least 10% following the PLR maneuver. Statistical analyses were performed using tests appropriate for the study design, and results were considered statistically significant at p<0.05. Results: Of the 58 patients included, 46.6% were classified as fluid responsive and 53.4% as non-responsive. The groups were largely comparable in terms of demographic and clinical characteristics. Following the passive leg raising maneuver, both groups exhibited increases in systolic, diastolic, and mean arterial pressures, along with reductions in heart rate and marked decreases in PPV and SVV. Significant increases in SVI, CI, DO₂I, and dPmx were observed only in the fluid-responsive group. In carotid ultrasonographic measurements, ccFT significantly prolonged after PLR only in fluid-responsive patients, while no significant change was observed in non-responsive patients. ΔVpeak did not show a significant difference in either group. Receiver operating characteristic (ROC) curve analysis demonstrated that post-PLR ΔccFT had a significant discriminative ability for predicting fluid responsiveness, with an area under the curve (AUC) of 0.734 (95% CI: 0.602–0.865). In contrast, the discriminative performance of ΔVpeak was limited, with an AUC of 0.535 (95% CI: 0.385–0.685). Conclusion: This study demonstrates that corrected carotid flow time (ccFT) measured during the passive leg raising (PLR) maneuver reliably reflects the hemodynamic response to preload increase in patients undergoing coronary artery bypass grafting. ccFT significantly prolonged only in fluid-responsive patients and exhibited meaningful diagnostic performance in distinguishing fluid responsiveness. A positive and strong correlation was observed between changes in ccFT and stroke volume index, comparable to that of SVV and PPV. In contrast, ΔVpeak did not provide a significant contribution to the prediction of fluid responsiveness.

Benzer Tezler

  1. Koroner arter baypas cerrahisinde sternotomi öncesi ve sonrası düzeltilmiş karotis akım zamanı ölçümünün akciğer açma manevrasına bağlı değişimi ile sıvı yanıtlılığının değerlendirilmesi

    Evaluation of corrected carotid flow time measurement depending on lung opening maneuver and fluid responsiveness before and after sternotomy in coronary artery bypass surgery

    RAHİME GÜNEY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜMİT KARADENİZ

    DR. SEDA KURTBEYOĞLU

  2. Koroner arter baypas cerrahisinde sternotomi sonrasında akciğer açma manevrası ile sıvı yanıtlılığının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MELTEM SAKMAN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜMİT KARADENİZ

  3. Koroner arter baypas cerrahisinde, pasif bacak kaldırma testi sonrası sıvı yanıtlılığının değerlendirilmesinde dinamik parametrelerin sensitivite karşılaştırması

    Sensitivity comparison of dynamic parameters in the assessment of fluid responsiveness after passive leg raising test in coronary artery bypass surgery

    HALİDE PINAR BALÇIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEVRİYE SALMAN

    DR. BEHİÇ GİRGİN

  4. Koroner arter baypas greft cerrahisinde Sevofluran ve Propofol anestezisinin stres yanıt üzerine etkileri

    Effects of Sevoflurane and Propofol anesthesia on stress response in coronary artery bypass graft surgery

    ZELİHA ALICIKUŞ TUNCEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    UZMAN YEŞİM BİÇER

  5. Koroner arter baypas greft ameliyatlarında sentrifugal pompa kullanılan konvansiyonel kardiyopulmoner baypas ile minimal invaziv ekstrakorporeal dolaşımın perioperatif hasta iyileşme süreçlerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparative analysis of centrifugal pump-based conventional cardiopulmonary bypass and minimal invasive extracorporeal circulation on perioperative recovery in coronary artery bypass grafting

    HATİCE DİLEK ÖZKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiÜsküdar Üniversitesi

    Perfüzyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ KOCAİLİK