Geri Dön

The effect of prematurity on airway resistance measured by impulse oscillometry in asthmatic children aged 4–12 years during the non-exacerbation period

4-12 yaş astımlı çocuklarda atak dışı dönemde impuls osilometri hava yolu direncine prematüritenin etkisi

  1. Tez No: 1000582
  2. Yazar: ZÜHRE BAŞAK TAN KÖKTÜRK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖZGE YILMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Astım, prematürite, impuls osilometri, hava yolu direnci, astım kontrolü, Asthma, prematurity, impulse oscillometry, airway resistance, asthma control
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ: Astım, çocukluk çağında sık görülen, hava yolu inflamasyonu ve reversibl obstrüksiyon ile karakterize kronik bir hastalıktır. Klinik olarak hışıltı, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi ve öksürük gibi tekrarlayıcı solunum semptomları ile seyreder. Pediatrik astımda hava yolu fonksiyonlarının değerlendirilmesi hastalık takibi açısından önemlidir. İmpuls osilometri (IOS), özellikle çocuklarda kolay uygulanabilen non-invaziv bir yöntem olarak hava yolu direnci hakkında değerli bilgiler sunmaktadır. Prematürite ise akciğer gelişimini etkileyerek astım gelişimi ve solunum fonksiyonları üzerinde önemli rol oynayabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, 4–12 yaş arası astımlı çocuklarda atak dışı dönemde IOS ile değerlendirilen hava yolu direnç parametreleri üzerine prematüritenin etkisini araştırmaktır. GEREÇ ve YÖNTEM: Bu kesitsel çalışmaya, 1 Nisan 2024–1 Nisan 2025 tarihleri arasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Çocuk Alerji ve Çocuk Göğüs Hastalıkları polikliniklerine başvuran 4–12 yaş arası astım tanılı 344 çocuk dahil edildi. Olguların demografik özellikleri ile birlikte astım bulgularının başlangıç yaşı, hastalık süresi, son astım atağı zamanı, ek alerjik hastalık varlığı, deri prick testi pozitifliği, astım tedavisi kullanımı ve doğum haftası gibi bilgiler kaydedildi. Astım kontrolü Çocukluk Çağı Astım Kontrol Testi (C-ACT) ile değerlendirildi. Tüm olgulara impuls osilometri (IOS) yöntemi ile hava yolu direnç ve reaktans parametreleri ölçüldü. Ölçümler standart protokole uygun olarak Jaeger MS-IOS cihazı ile gerçekleştirildi. Prematüre doğum öyküsü olan ve olmayan olgular karşılaştırıldı. İstatistiksel analizler jamovi programı kullanılarak yapıldı ve p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 344 hastanın 243'ü (%70,6) term, 101'i (%29,4) preterm idi. Yaş, boy, vücut kitle indeksi ve cinsiyet dağılımı açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Prematüre doğan hastalarda yenidoğan yoğun bakım yatış öyküsü term doğanlara kıyasla anlamlı olarak daha yüksek saptandı (%25,7'ye karşı %8,6; p<0,001). Astım başlangıç yaşı, hastalık süresi ve son astım atağı zamanı açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmezken (p>0,05), yaşamın ilk ayında solunum sıkıntısı öyküsü preterm grupta anlamlı olarak daha yüksek bulundu (%22,8'e karşı %4,5; p<0,001). Astım kontrolünün her iki grupta da yüksek oranda tam kontrollü olduğu saptandı. Toplam olguların %91'inde astımın tam kontrol altında olduğu görülürken, bu oran term doğan çocuklarda %92,2, preterm doğan çocuklarda %88,1 olarak belirlendi. Ancak gruplar arasında astım kontrol düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi (p=0,23). Olguların almakta oldukları astım tedavileri kıyaslandığında, inhale steroid kullanımı preterm grupta daha yüksek saptanırken (%80,2'ye karşı %69,5; p=0,04), LABA ve LTRA kullanımı açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Ayrıca inhaler alerjen duyarlılığı ve ek alerjik hastalıklar açısından da term ve preterm gruplar benzer bulundu (p>0,05). İmpuls osilometri parametreleri açısından genel olarak term ve preterm gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Yaş gruplarına göre yapılan analizde ise yalnızca 7–12 yaş grubunda rezonans frekansı (Fres) preterm olgularda daha düşük bulundu (0,5±1,1'e karşı 0,8±1,1; p=0,04). SONUÇ: Bu çalışmada, 4–12 yaş arası astımlı çocuklarda prematür doğum öyküsünün atak dışı dönemde impuls osilometri ile değerlendirilen hava yolu mekanikleri üzerine belirgin bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Prematür doğan çocuklarda yenidoğan yoğun bakım yatışı, yaşamın ilk ayında solunum sıkıntısı ve inhale kortikosteroid kullanım oranları daha yüksek bulunurken, astım başlangıç yaşı, hastalık süresi, astım kontrol düzeyi ve ek alerjik hastalıklar açısından term doğan çocuklarla benzer özellikler gösterdiği belirlenmiştir. İmpuls osilometri parametreleri genel olarak benzer olmakla birlikte, yalnızca 7–12 yaş grubunda rezonans frekansının preterm olgularda daha düşük olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, prematür doğumun astımlı çocuklarda erken dönem solunum morbiditesi ve tedavi gereksinimi ile ilişkili olduğunu, ancak atak dışı dönemde genel hava yolu direnci ve klinik astım kontrolü üzerinde belirgin bir etkisinin bulunmadığını göstermektedir.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION: Asthma is a common chronic disease in childhood characterized by airway inflammation and reversible obstruction. Clinically, it presents with recurrent respiratory symptoms such as wheezing, dyspnea, chest tightness, and cough. Evaluation of airway function is important in the follow-up of pediatric asthma. Impulse oscillometry (IOS) is a non-invasive method that can be easily applied in children and provides valuable information about airway resistance. Prematurity may affect lung development and plays an important role in asthma development and respiratory functions. The aim of this study was to investigate the effect of prematurity on airway resistance parameters measured by IOS in asthmatic children aged 4–12 years during the non-exacerbation period. MATERIALS AND METHODS: In this cross-sectional study, 344 children aged 4–12 years diagnosed with asthma and admitted to the Pediatric Allergy and Pediatric Pulmonology outpatient clinics of Manisa Celal Bayar University between April 1, 2024, and April 1, 2025, were included. Demographic characteristics, age at asthma onset, disease duration, time since the last asthma exacerbation, presence of additional allergic diseases, skin prick test positivity, asthma treatment, and gestational age were recorded. Asthma control was assessed using the Childhood Asthma Control Test (C-ACT). Airway resistance and reactance parameters were measured using impulse oscillometry (IOS) with the Jaeger MS-IOS device according to standard protocols. Patients with and without a history of prematurity were compared. Statistical analyses were performed using jamovi software, and p<0.05 was considered statistically significant. RESULTS: Of the 344 patients, 243 (70.6%) were term and 101 (29.4%) were preterm. There were no significant differences between the groups in terms of age, height, body mass index, or sex distribution (p>0.05). A history of neonatal intensive care unit admission was significantly higher in preterm children compared to term children (25.7% vs. 8.6%, p<0.001). Although no significant differences were found between groups regarding age at asthma onset, disease duration, and time since the last asthma exacerbation (p>0.05), respiratory distress during the first month of life was significantly more frequent in the preterm group (22.8% vs. 4.5%, p<0.001). Asthma was well controlled in both groups, with 91% of all patients achieving complete control. The rates of complete asthma control were 92.2% in term and 88.1% in preterm children, with no significant difference between groups (p=0.23). Inhaled corticosteroid use was significantly higher in the preterm group (80.2% vs. 69.5%, p=0.04), while no significant differences were observed in LABA and LTRA use, inhalant allergen sensitization, or additional allergic diseases (p>0.05). IOS parameters were generally similar between term and preterm groups (p>0.05). In age subgroup analysis, no differences were observed in the 4–6 age group, whereas in the 7–12 age group, resonance frequency (Fres) was significantly lower in preterm children (0.5±1.1 vs. 0.8±1.1, p=0.04). CONCLUSION: Prematurity does not appear to have a significant effect on airway mechanics measured by impulse oscillometry or asthma control in asthmatic children during the non-exacerbation period. However, preterm children had higher rates of neonatal respiratory morbidity and increased need for anti-inflammatory treatment. These findings suggest that while prematurity is associated with early respiratory morbidity, it does not significantly affect airway resistance or clinical asthma control in later childhood.

Benzer Tezler

  1. Prematüre retinopatisinde anestezi yönetimi: Yarı-kapalı sistemden yarı-açık sisteme geçiş derlenme sürecini etkiler mi?

    Anesthesia management in premature retinopathy: Does the transition from a semi-closed system to a semi-open system affect the recovery process?

    YMANALY DUISHOEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    UZMAN GÜLSÜM OYA HERGÜNSEL

    UZMAN İPEK BOSTANCI

  2. Yutma disfonksiyonu şüphesi olan çocuk hastalarda tanısal videofloroskopik değerlendirme sonuçları ve pnömoni ilişkisi

    The results of videofluoroscopic studies for the children with the suspicion of swallowing dysfunction and the relation with pneumonia

    NAZAN KAYMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR ÖZÇELİK

  3. Pnömonisi olan çocuklarda klinik, laboratuvar bulgular ve prognostik faktörler

    Clinical, laboratory findings and prognostic factors of children with pneumonia

    BÜŞRA KÖSEOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ BÜLENT CENGİZ

  4. Hipoksik solunum yetmezliği nedeniyle inhale nitrik oksit ile tedavi edilen çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerin sonuçları

    Outcomes of very low birth weight preterm infants treated with inhaled nitric oxide for hypoxemic respiratory failure

    AYŞE ÇAVUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ASLI MEMİŞOĞLU

  5. Çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde neonatal re-feeding sendrom sıklığı ve kısa dönem sonuçlar üzerine etkisinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of the frequency of neonatal re-feeding syndrome in very low birth weight infants and its effect on short-term outcomes

    MERT ÖMER TERZİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURAY DUMAN