Hipoksik solunum yetmezliği nedeniyle inhale nitrik oksit ile tedavi edilen çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerin sonuçları
Outcomes of very low birth weight preterm infants treated with inhaled nitric oxide for hypoxemic respiratory failure
- Tez No: 992053
- Danışmanlar: PROF. DR. ASLI MEMİŞOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Çok düşük doğum ağırlığı, prematüre, inhale nitrik oksit, hipoksemik solunum yetmezliği, pulmoner hipertansiyon, Very low birth weight, preterm, inhaled nitric oxide, hypoxemic respiratory failure, pulmonary hypertension
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: İnhale nitrik oksit (iNO), selektif pulmoner vazodilatasyon sağlayarak term ve geç preterm yenidoğanlarda pulmoner hipertansiyon (PH) ve hipoksemik solunum yetmezliği (HSY) tedavisinde etkinliği kanıtlanmış bir ajandır. Ancak iNO'nun küçük prematüre bebeklerde kullanımı ve etkinliği tartışmalıdır. Bu nedenle çalışmamızda, çok düşük doğum ağırlıklı (ÇDDA) preterm bebeklerde iNO tedavisinin HSY üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi, tedavi yanıtına etki eden faktörlerin araştırılması, mortalite ve morbidite sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde HSY nedeniyle iNO tedavisi alan ÇDDA'lı bebeklerde retrospektif bir çalışma yürütüldü. Bebeklerin prenatal, natal, postnatal demografik ve klinik verileri, olası HSY nedenleri, iNO tedavisine başlamadan önceki yaş, tartı, tedavi başlangıcı (0.saat) ve tedavinin 1. 2. 6. 12. ve 24. saatlerindeki solunan oksijen fraksiyonu (FiO2), ortalama havayolu basıncı (MAP), respiratuar şiddet skoru (RSS), oksijenasyon satürasyon indeksi (OSİ), kalp tepe atımı (KTA), kan basıncı (KB) değerleri, pretermlerde görülen morbiditeler ve sağkalıma dair veriler kaydedildi. İnhale NO tedavisine yanıtlılık durumu, FiO2 veya OSİ değerlerinin, tedavinin 1.,2.,6. saatlerinde, tedavinin 0. saatine göre %20 azalması olarak tanımlandı. Maternal ve neonatal veriler, pozitif-negatif yanıtlı gruplar arasında ve sağ kalan-eksitus olanlar arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Toplam 28 ÇDDA bebek çalışmaya dahil edildi. İnhale NO tedavisinin başlamasından sonra OSİ değerleri 1., 2., 6., 12. ve 24. saatlerde başlangıca kıyasla anlamlı şekilde azaldı (sırasıyla p=0,039; p=0,003; p<0,001; p<0,001; p<0,001). Tedavinin ilk 6 saati içinde 14 bebekte (%50), OSİ'de ≥%20 azalma ile tanımlanan pozitif yanıt elde edildi. Pozitif yanıtlı bebeklerde FiO2, MAP, RSS ve OSİ değerleri, negatif yanıtlı gruba göre anlamlı olarak daha düşük seyretti. Doğumda gebelik yaşına göre küçük doğum ağırlığı (SGA) olma durumu, iNO tedavisine negatif yanıtlı grupta anlamlı olmasa da daha yüksek oranda saptandı (p=0,058). Maternal hipertansiyon (HT) negatif yanıtlı olanlarda anlamlı olarak daha yüksek oranda görüldü (p=0,002). Maternal enfeksiyon, iNO tedavisine pozitif yanıtlı olanlarda anlamlı olarak daha yüksek oranda saptandı (p=0,025). Tedavi başlangıcı 0. saat ve tedavinin 12. saatindeki KTA değerleri, pozitif yanıtlı bebeklerde daha düşüktü (sırasıyla p=0,047 ve p=0,043). İnhale NO öncesi ekokardiyografi kanıtlı olan PH, gruplar arasında değerlendirildiğinde tedaviye negatif yanıtlı olanlarda daha fazla saptanmakla beraber istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,053). Toplam mortalite oranı %50 bulundu. Sağ kalan bebeklerde iNO tedavisi sırasında 1., 2. ve 6. saatlerde FiO2 gereksiniminin anlamlı olarak daha düşük bulundu (sırasıyla p=0,035; p=0,008; p=0,018). Çok değişkenli analizde tedavinin 6. saatindeki OSİ değeri, iNO tedavisinin başarısını öngörmede en güçlü belirteç olarak saptandı. Oksinejasyon satürasyon indeksinin 12'nin altında olması, tedavi başarısını %78,5 duyarlılık ve %100 özgüllükle öngördü. Sağkalımı etkileyen en önemli faktörün, iNO tedavisinin 6. saatinde normotansif olma durumu olduğu belirlendi; bu bebeklerde sağkalım, hipotansif olanlara göre 15,8 kat daha yüksek bulundu. Sonuç: Bu çalışmada, ÇDDA bebeklerde HSY tedavisinde iNO uygulamasının erken dönemde oksijenasyon parametrelerinde anlamlı iyileşme sağladığı ve tedaviye yanıt veren bebeklerde oksijen gereksiniminin daha düşük seyrettiği gösterilmiştir. İnhale iNO tedavi başarısını öngörmede en güçlü belirteç tedavinin 6. saatindeki OSİ değeri; sağkalımı belirleyen en önemli faktörün ise, tedavinin 6. saatindeki normotansif kan basıncı olduğu belirlenmiştir. Bulgularımız, ÇDDA bebeklerde iNO tedavisinin etkinliğinin erken dönemdeki oksijenasyon yanıtı yanında hemodinamik stabiliteyle yakından ilişkili olduğunu ve tedavi sürecinde yakın hemodinamik izlemin kritik önem taşıdığını göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Inhaled nitric oxide (iNO) is an agent with proven efficacy in the treatment of pulmonary hypertension (PH) and hypoxemic respiratory failure (HRF) in term and late preterm neonates by providing selective pulmonary vasodilation. However, the use and effectiveness of iNO in very preterm infants remain controversial. Therefore, this study aimed to evaluate the effect of iNO therapy on HRF in very low birth weight (VLBW) preterm infants, to investigate factors influencing treatment response, and to compare mortality and morbidity outcomes. Materials and Methods: A retrospective study was conducted in VLBW infants who received iNO therapy for HRF in the Neonatal Intensive Care Unit of Marmara University Pendik Training and Research Hospital. Prenatal, natal, and postnatal demographic and clinical data; potential causes of HRF; age and weight at initiation of iNO therapy; and fraction of inspired oxygen (FiO₂), mean airway pressure (MAP), respiratory severity score (RSS), oxygen saturation index (OSI), heart rate (HR), and blood pressure (BP) at treatment initiation (0 hour) and at 1, 2, 6, 12, and 24 hours of therapy were recorded. Data on prematurity-related morbidities and survival were also collected. Responsiveness to iNO therapy was defined as a ≥20% reduction in FiO2 or OSI at the 1st, 2nd, or 6th hour compared with baseline (0 hour). Maternal and neonatal variables were compared between positive responders and negative responders, as well as between survivors and non-survivors. Results: A total of 28 VLBW infants were included in the study. Following initiation of iNO therapy, OSI values decreased significantly at 1, 2, 6, 12, and 24 hours compared with baseline (p=0.039, p=0.003, p<0.001, p<0.001, and p<0.001, respectively). Within the first 6 hours of therapy, a positive response—defined as a ≥20% reduction in OSI—was observed in 14 infants (50%). In positive responders, FiO2, MAP, RSS, and OSI values were significantly lower than in negative responders. Although not statistically significant, the rate of being small for gestational age (SGA) at birth was higher in the non-responder group (p=0.058). Maternal hypertension was significantly more frequent among non-responders (p=0.002), whereas maternal infection was significantly more common among responders (p=0.025). Heart rate values at baseline (0 hour) and at the 12th hour of therapy were lower in responders (p=0.047 and p=0.043, respectively). Echocardiography-confirmed PH prior to iNO therapy was more frequent in non-responders, but this difference did not reach statistical significance (p=0.053). The overall mortality rate was 50%. Among survivors, FiO2 requirements at the 1st, 2nd, and 6th hours of iNO therapy were significantly lower (p=0.035, p=0.008, and p=0.018, respectively). Multivariate analysis identified the OSI value at the 6th hour of therapy as the strongest predictor of iNO treatment success. An OSI value <12 predicted treatment success with 78,5% sensitivity and 100% specificity. The most important factor affecting survival was normotensive blood pressure at the 6th hour of iNO therapy; survival was 15,8 times higher in normotensive infants compared with hypotensive infants. Conclusion: This study demonstrated that iNO therapy in VLBW infants with HRF provides significant early improvement in oxygenation parameters, and that oxygen requirements are lower in infants who respond to treatment. The strongest predictor of iNO treatment success was the OSI value at the 6th hour of therapy, while the most important determinant of survival was normotensive blood pressure at the same time point. Our findings indicate that the effectiveness of iNO therapy in VLBW infants is closely associated not only with early oxygenation response but also with hemodynamic stability, underscoring the critical importance of close hemodynamic monitoring during treatment.
Benzer Tezler
- Yüksek riskli nöroblastom tanılı hastalarda kemoterapi ile birlikte dinutuksimab beta kullanımının toksisite ve sağkalım açısından tek merkez klinik deneyimi
Toxicity and survival outcomes of dinutuximab beta combined with chemotherapy in patients with high-risk neuroblastoma: A single-center clinical experience
AYŞE NİHAN ÖZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKocaeli ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. UĞUR DEMİRSOY
- Hipoksik solunum yetmezliğinde yüksek akımlı nazal oksijen ve noninvaziv mekanik ventilasyon desteği alan hastalarda akciğer ve diyafram ultrasonografisinin klinik progresyonu öngörmedeki yeri
The role of lungs and diaphragm ultrasonography in predicting clinical progress in patients receiving high flow nasal oxygen and noninvasive mechanical ventilation support in hypoxic respiratory failure
SİMGE EVREN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri ÜniversitesiTıp Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NAMİGAR TURGUT
DR. NİHAN ALTINTEPE BAŞKURT
- Akut hipoksemik solunum yetmezliğinde yüksek akımlı nazal kanül ile oksijen tedavisinin etkinliğinin konvansiyonel oksijen tedavisi ile karşılaştırılması
Comparison of the effectiveness of high flow nasal cannula with oxygen therapy in conventional oxygen therapy in acute hypoxemic respiratory failure
ALPEREN AKSAKAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Göğüs HastalıklarıAtatürk ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. LEYLA SAĞLAM
- Yoğun bakımda noninvaziv ventilasyon uygulanan hastalarda prognostik skorların karşılaştırılmalı değerlendirilmesi
Comparative evaluation of prognostic scores in patients receiving noninvasive ventilation in the intensive care unit
RUKEN ZEYDAN AKDAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Göğüs HastalıklarıGazi ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜL GÜRSEL
- Acil serviste COVID-19 pnömonisi tanısı alan hastalarda kandaki interlökin – 6, interlökin – 1 seviyelerinin morbidite ve mortalite öngörmedeki yerinin araştırılması
Prognostic value of interlokin-1 and interlokin-6 levels in COVID-19 pneumonia in emergency depertment
ALPER BOZDOĞAN