Sarımsak yağından üretilen biyodizelin dizel motorda kullanılması ve egzoz emisyonlarının insan sağlığına etkisinin araştırılması
Research on the use of biodiesel produced from garlic oil in diesel engines and the effects of its exhaust emissions on human health
- Tez No: 1001254
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SÜLEYMAN ŞİMŞEK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Halk Sağlığı, Public Health
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Aydın Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İş Sağlığı ve Güvenliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İş Sağlığı ve Güvenliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Fosil yakıtların çevresel ve sağlık üzerindeki olumsuz etkileri, sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelimi hızlandırmaktadır. Yenilenebilir ve düşük karbon ayak izine sahip bitkisel yağlar biyodizel üretimi için öne çıkmaktadır. Gıda ve tıbbi alanlarda yaygın olarak kullanılan sarımsak yağı, biyoenerji sektöründe potansiyel bir yakıt hammaddesi olarak dikkat çekmektedir. Bu deneyde, D100 dizel yakıtı ile S10, S20, S30 ve S40 olarak adlandırılan sarımsak yağı bazlı veya sentetik/biyoyakıt karışımları sonucu oluşan egzoz emisyonlarının insan sağlığı açısından potansiyel etkileri detaylı bir deneysel analizle incelenmiştir. Deney sonuçları, yakıt karışımlarının emisyon ve verimlilik profillerinde önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koymuştur. S20 ve S30 yakıtları, tüm yük aralıklarında düşük ve istikrarlı olmuştur. CO (Karbonmonoksit) orta yüklerde D100 başarılıyken, yüksek yükte verimi düşmektedir. S10 yüksek yüklerde en kötü performansı (%0.200) sergilerken; S20 ve S30 en düşük ve en kararlı (%0.04) emisyon değerlerine sahiptir. HC (Hidrokarbon) D100 en yüksek salımı (110 ppm) yaparak en kirli yakıt olmuştur. S20, S30 ve S40 karışımları ise tüm yüklerde sıfıra yakın değerlerle en temiz yanmayı sağlamıştır. CO₂ (Karbondioksit) tüm yakıtlar yük artışıyla birlikte artış göstermiş ve limitlerin altında kalmıştır. S40 en yüksek salımı yaparken, S20 ve S30 en düşük değerlerle çevre dostu bir profil çizmiştir. NOx (Azot Oksitler) en yüksek kirlilik D100'de (515 ppm), en düşük ise S10'da (40 ppm) görülmüştür. Ancak tüm yakıtlar DSÖ'nün sağlık sınırlarını önemli ölçüde aşmaktadır. Bu deney, sarımsak yağından elde edilen biyodizelin motorlarda kullanımı sonucu oluşan egzoz emisyonlarının iş sağlığı ve güvenliği açısından çalışanlar üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Deneyde, sarımsak yağı bazlı biyodizel kullanımıyla ortaya çıkan egzoz emisyonları; içerdiği partikül madde, CO, NOₓ, HC ve diğer potansiyel toksik bileşenler açısından incelenmiş; bu emisyonlara yönelik maruziyet durumları, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Amerikan İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi (OSHA) ve Avrupa Birliği İş Sağlığı Standartları gibi ulusal ve uluslararası limit değerler ile karşılaştırılmıştır. Elde edilen veriler ışığında, sarımsak yağı bazlı biyodizelin egzoz emisyonlarının çalışan sağlığı açısından oluşturabileceği riskler değerlendirilmiş; bu riskleri en aza indirmek için alınması gereken önlemler ve gelecekte bu alanda yapılması gereken araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Özet (Çeviri)
The adverse environmental and health impacts of fossil fuels are accelerating the shift toward sustainable energy sources. Vegetable oils, characterized by their renewable nature and low carbon footprint, stand out for biodiesel production. Garlic oil, widely used in food and medicinal fields, is drawing attention as a potential fuel feedstock in the bioenergy sector. In this study, the potential impacts on human health of exhaust emissions resulting from D100 diesel fuel and garlic oil-based or synthetic/biofuel blends, designated as S10, S20, S30, and S40, were examined through a detailed experimental analysis. The experimental results revealed significant differences in the emission and efficiency profiles of the fuel blends. S20 and S30 fuels remained low and stable across all load ranges. Regarding Carbon Monoxide (CO), while D100 was successful at medium loads, its efficiency declined at high loads. S10 exhibited the poorest performance at high loads (0.200%), whereas S20 and S30 had the lowest and most stable emission values (0.04%). In terms of Hydrocarbons (HC), D100 was the most polluting fuel with the highest emission levels (110 ppm). Conversely, S20, S30, and S40 blends provided the cleanest combustion with values near zero across all loads. Carbon Dioxide (CO2) emissions for all fuels increased with rising loads but remained below regulatory limits; S40 produced the highest emissions, while S20 and S30 drew an eco-friendly profile with the lowest values. For Nitrogen Oxides (NOx), the highest pollution was observed in D100 (515 ppm), while the lowest was seen in S10 (40 ppm). However, all fuels significantly exceed the health limits established by the WHO. These findings demonstrate that garlic oil-based biofuels have the potential for lower harmful emissions and higher fuel efficiency compared to conventional diesel. Additionally, this study aims to evaluate the potential occupational health and safety viii impacts of exhaust emissions resulting from the use of garlic oil-based biodiesel on workers. The emissions including particulate matter, CO, NOx, HC, and other potentially toxic components were analyzed and compared against national and international exposure limits set by WHO, the Occupational Safety and Health Administration (OSHA), and European Union Occupational Health Standards. Based on the data obtained, the risks posed by garlic oil-based biodiesel exhaust emissions to worker health were evaluated, and recommendations were provided for mitigation measures and future research directions in this field.
Benzer Tezler
- Türkiye'de tarımsal ürünlerin pazarlanmasında kooperatiflerin payı
The Share of cooperatives in the marketing of agricultural products in Turkey
GÜL KARAASLAN