Geri Dön

Serum albümin, magnezyum, CRP, kreatinin ve ürik asit değerlerinin kardiyovasküler hastalık gelişimi ile ilişkisinin değerlendirilmesi: Retrospektif bir kohort çalışması

Evaluation of the association between serum albumin, magnesium, CRP, creatinine, and uric acid levels and the development of cardiovascular disease: A retrospective cohort study

  1. Tez No: 1001662
  2. Yazar: EYLÜL TUTAL ALTAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜL ERGÖR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Halk Sağlığı, Public Health
  6. Anahtar Kelimeler: c-reaktif protein, hipertansiyon, insidans, kardiyovasküler hastalıklar, kohort çalışması, ürik asit, c-reactive protein, cardiovascular diseases, cohort studies, hypertension, incidence, uric acid
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kardiyovasküler hastalıklar hem dünyada hem de ülkemizde ilk sırada gelen mortalite nedenidir ve oluşturduğu hastalık yükü yaşlanan nüfus yapısı nedeniyle her geçen gün artmaktadır. Bu araştırmada, Balçova'nın Kalbi (BAK) Projesi kapsamında izlenen bireylerde koroner arter hastalığı, hipertansiyon, kalp yetmezliği ve serebrovasküler olay insidans hızlarının belirlenmesi ve serum C-reaktif protein (CRP), ürik asit, kreatinin, albümin ve magnezyum düzeyleri ile bu hastalıkların gelişimi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma retrospektif kohort tipindedir. Çalışma evrenini, 2007–2008 yıllarında İzmir ili Balçova ilçesinde yürütülen BAK Projesi kapsamında serum örneği alınan ve başlangıçta kardiyovasküler hastalık tanısı bulunmayan bireyler oluşturmaktadır. Katılımcılar 2023 yılına kadar hastane kayıtları üzerinden izlenmiştir. Kardiyovasküler hastalık insidans hızları kişi-yıl üzerinden hesaplanmıştır. Biyokimyasal parametreler çeyrekliklere ayrılarak Cox orantısal tehlikeler regresyon modeli ile analiz edilmiş ve yaş, cinsiyet ve sigara kullanımı için düzeltme yapılmıştır. Bulgular: Koroner arter hastalığı için insidans hızı 6,8/1000 kişi-yıl, hipertansiyon için 23,8/1000 kişi-yıl, kalp yetmezliği için 1,9/1000 kişi-yıl ve serebrovasküler olay için 3,6/1000 kişi-yıl olarak saptanmıştır. Koroner arter hastalığı ve serebrovasküler olay erkeklerde daha yüksek bulunurken, hipertansiyon ve kalp yetmezliği açısından cinsiyetler arasında belirgin fark gözlenmemiştir. Tüm sonlanımlar için yaşla birlikte insidans hızlarının arttığı belirlenmiştir. Yapılan Cox regresyon analizlerinde, hipertansiyon gelişimi için CRP'nin en yüksek çeyreğinde yer alan bireylerde yaklaşık %50 risk artışı saptanmıştır (HR: 1,45; %95 GA: 1,14–1,86). Ürik asit düzeylerinin üst çeyreklerinde benzer şekilde artmış risk saptanmıştır (dördüncü çeyrek için HR: 1,74; %95 GA: 1,31–2,32). Kalp yetmezliği için ise CRP'nin en yüksek çeyreğinde yer alan bireylerde anlamlı bir risk artışı bulunmuştur (HR: 2,61; %95 GA: 1,06–6,41). Sonuç: Araştırmamızda özellikle hipertansiyon için saptanan yüksek insidans hızı, toplumda artan kardiyovasküler risk yüküne işaret ederken, elde edilen insidans değerlerinin ülke verileriyle benzer eğilimler göstermesi bulguların genellenebilirliğini desteklemektedir. Bulgularımız, kardiyovasküler hastalık insidanslarının yaşla birlikte belirgin şekilde arttığına ve CRP ile ürik asit düzeylerinin özellikle hipertansiyon gelişimi ile ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. Ayrıca sonuçlar, bazı biyobelirteçlerin kardiyovasküler riskinin erken dönemde tanımlanmasında yardımcı göstergeler olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Uzun süreli izlem verilerine dayanan bu çalışma, toplum düzeyinde kardiyovasküler hastalık yükünün anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Sağlık kayıt sistemlerinin güçlendirilmesi ile benzer kohort çalışmalarından elde edilecek veriler, risk öngörüsü ve koruyucu sağlık hizmetlerinin planlanmasında etkin şekilde kullanılabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: Cardiovascular diseases are the leading cause of mortality both worldwide and in Türkiye, and their burden is increasing due to the aging population. This study aimed to determine the incidence rates of coronary artery disease, hypertension, heart failure, and cerebrovascular events, and to evaluate the association between serum levels of C-reactive protein (CRP), uric acid, creatinine, albumin, and magnesium and the development of these diseases among individuals followed within the Balçova Heart Study (BAK) cohort. Materials and Methods: This study was designed as a retrospective cohort. The study population consisted of individuals aged 30 years and older who participated in the BAK Project conducted in Balçova, İzmir between 2007 and 2008, had stored serum samples, and had no baseline cardiovascular disease. Participants were followed through hospital records until 2023. Incidence rates of cardiovascular diseases were calculated per 1000 person-years. Biochemical parameters were categorized into quartiles and analyzed using Cox proportional hazards regression models, adjusted for age, sex, and smoking status. Results: The incidence rates were 6.8 per 1000 person-years for coronary artery disease, 23.8 per 1000 person-years for hypertension, 1.9 per 1000 person-years for heart failure, and 3.6 per 1000 person-years for cerebrovascular events. Coronary artery disease and cerebrovascular events were more frequent in men, whereas no significant sex difference was observed for hypertension and heart failure. Incidence rates increased with age for all outcomes. In Cox regression analyses, individuals in the highest quartile of CRP had approximately a 50% increased risk of developing hypertension (HR: 1.45; 95% CI: 1.14–1.86). Similarly, higher uric acid levels were associated with increased hypertension risk (fourth quartile HR: 1.74; 95% CI: 1.31–2.32). For heart failure, a significant association was observed only for the highest CRP quartile (HR: 2.61; 95% CI: 1.06–6.41). Conclusion: The high incidence of hypertension observed in this study indicates an increasing cardiovascular risk burden at the population level. The similarity of incidence rates with national data supports the generalizability of the findings. The results suggest that cardiovascular disease incidence increases markedly with age and that CRP and uric acid levels may be associated with the development of hypertension. These findings also indicate that certain biochemical markers may serve as useful indicators for early cardiovascular risk identification. This long-term cohort study contributes to understanding the burden of cardiovascular diseases at the population level. Strengthening health record systems may enhance the use of such data for risk prediction and the planning of preventive health services.

Benzer Tezler

  1. Diyaliz hastalarında trombosit aktive edici faktör asetil hidrolazın kalp kapak kalsifikasyonları ile ilişkisi

    Relationship between platelet activating factor acetylhydrolase and cardiac valvular calcification in dialysis patients

    SERKAN BOLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    BiyokimyaSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DOĞAN YÜCEL

    UZMAN VİLDAN FİDANCI

  2. Amfoterisin B nefrotoksisitesini önlemede enalapril ve verapamilin etkinliği

    The efficiacy of enalapril and verapamil on preventing the amphotericin B nephrotoxicity

    GÜRKAN İLBEYLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    NefrolojiErciyes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. CENGİZ UTAŞ

  3. Nefrotik sendromlu hastalarda CRPyüksekliğinin proteinüri, lipid parametreleri, EKO göstergeleri ve klinik gidiş üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    To assess the impact of CRP levels on proteinuria, lipid parameters, ECHO parameters and clinical outcome at patients with nephrotic syndrome

    İDRİS YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    NefrolojiDicle Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET EMİN YILMAZ

  4. Kronik böbrek hastalığı olan hastalarda serum ve idrar magnezyum seviyelerinin biyokimyasal belirteçler üzerine etkisi

    The effect of serum and urine magnesium levels on biochemical markers in patients with chronic renal disease

    CEREN DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NefrolojiÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SERKAN BAKIRDÖĞEN

  5. Evre 3-4-5 kronik böbrek yetmezliği hastalarında ağız ve diş sağlığının malnütrisyon ile ilişkisi

    The relationship between oral and dental health and malnutrition in patients with stage 3-4-5 chronic renal failure

    SERDAR YAVUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EDİP ERKUŞ