Geri Dön

Zamana karşı değişim: Radyolojik izole sendrom tanılı hastalarda beyin atrofisinin volbrain ile değerlendirmesi

Temporal change: evaluation of brain atrophy in patients diagnosed with radiologically isolated syndrome using volbrain

  1. Tez No: 1002169
  2. Yazar: FURKAN AKKOÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AYBALA NESLİHAN ALAGÖZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Radyolojik İzole Sendrom (RIS), klinik demiyelinizan atak öyküsü olmaksızın manyetik rezonans görüntülemede (MRG) Multipl skleroz (MS) ile uyumlu lezyonlarının saptandığı bir durumdur. Bu lezyonlar tesadüfen tespit edilmekte olup ileride multipl skleroz gelişme riski açısından erken uyarı işareti olarak değerlendirilmektedir. Mevcut literatür, RIS'in yapısal beyin değişimleri üzerine artan ilgi gösterse de çoğu çalışma kesitsel tasarıma dayandığı için nörodejeneratif sürecin zamansal dinamiklerini ortaya koymada yetersiz kalmaktadır. Longitudinal volümetrik analizler, erken dönemde hangi beyin bölgelerinin daha hızlı etkilendiğini ve potansiyel biyobelirteçlerin zaman içindeki evrimini değerlendirme olanağı sunar. Bu çalışmanın amacı, RIS tanılı bireylerde en az altı aylık aralıklarla elde edilen MRG verilerini kullanarak total ve bölgesel beyin hacim değişimlerini incelemektir. Elde edilecek bulguların, presemptomatik dönemde güvenilir volümetrik göstergeler tanımlanmasına katkı sağlayarak klinik izlem stratejilerinin daha hedefe yönelik ve bireyselleştirilmiş hale getirilmesine zemin hazırlaması hedeflenmektedir. Yöntem: Çalışmaya RIS tanısı ile izlenen ve en az 6 ay ara ile çekilmiş iki adet 3Tesla (3T) MRG görüntüsü bulunan olgular dahil edilmiştir. Her olgunun iki MRG görüntüsü değerlendirmeye alınmış, eksik veya artefaktlı çalışmalar çalışmadan çıkarılmıştır. Görüntüler volBrain sistemine uygun hale getirilerek platformda işlenmiş ve total ve segmentel düzeyde beyin volümleri elde edilip kaydedilmiştir. Elde edilen volumetrik veriler tanımlayıcı istatistiklerle sunulmuştur. İki zaman noktası arasındaki değişimler hesaplanarak bölgesel ve lobar düzeyde zamansal volüm değişim profilleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 28 hasta dahil edildi. Zaman içinde anlamlı hacim azalması total beyin (p = 0,003), total ak madde (p = 0,040), total serebrum (p = 0,001), total serebrum ak madde (p = 0,029), sağ serebrum (p = 0,001), sağ serebrum ak madde (p = 0,021), sol serebrum (p = 0,004), sol serebrum ak madde (p = 0,050), total beyin sapı (p = 0,029), total talamus (p = 0,001), sağ talamus (p = 0,004), sol talamus (p = 0,002) ve sağ frontal lob kortikal (p = 0,038) hacimlerinde gözlendi. Total serebrospinal sıvı hacmi ise zaman içinde anlamlı bir artış (p = 0,023) gözlendi. Yaş ile total serebrum ak madde hacmi yüzde değişimi arasında pozitif korelasyon (r = 0,376; p = 0,049), yaş ile sol serebrum ak madde hacmi yüzde değişimi arasında pozitif korelasyon (r = 0,385; p = 0,043) ve yaş ile sağ frontal lob kortikal hacmi yüzde değişimi arasında negatif korelasyon (r = −0,392; p = 0,039) tespit edildi. Diğer bölgelerle anlamlı korelasyon gözlenmedi. Medyan yaş olan 41 yaş referans alınarak, 41 yaş altı grupta total serebrum ak madde hacminde (p = 0,016) ve sol serebrum ak madde hacminde (p = 0,028) anlamlı azalma saptanmıştır. Aynı iki bölgede 41 yaş üstü grupta anlamlı değişiklik gözlenmemiştir. Buna karşın sağ frontal lob kortikal hacminde 41 yaş üstü grupta anlamlı azalma tespit edilmiştir (p = 0,002), 41 yaş altı grupta bu bölgede anlamlı değişim bulunmamıştır. Sonuç ve Tartışma: Çalışmaya dahil edilen hastalarda zaman içinde hem global hem de seçilmiş bölgesel beyin yapılarında anlamlı hacim azalması gözlendi. Etkilenen bölgeler arasında total beyin, total ak madde, total serebrum, her iki hemisferin serebrum hacimleri, beyin sapı ve talamus ile sağ frontal lob kortikal hacmi yer aldı. Bu dağılım, RIS evresinde nörodejeneratif değişimlerin hem supratentorial hem de infratentorial yapılarda ortaya çıkabildiğini göstermektedir. Çoğu hacim değişimlerinin çekimler arası süreyle ve yaşla ilişki göstermemesi, gözlenen atrofinin yalnızca fizyolojik yaşlanmaya bağlanamayacağını ve hastalığa bağlı nörodejenerasyonla ilişkili olduğunu göstermiştir. Ak madde hacim değişimleri ile yaş arasında pozitif ilişki saptanması, genç olgularda ak madde kaybının göreli olarak daha belirgin olduğunu düşündürmektedir. Sağ frontal kortikal hacimde izlenen kaybın yaşla ters yönlü ilişki göstermesi ve 41 yaş ve üzeri hastalarda anlamlı atrofinin saptanması, hacim değişiminin sadece hastalıkla ilişkilendirilemeyeceğini göstermiştir. Elde edilen bulgular, RIS evresinde hem global hem bölgesel volümetrik değerlendirmelerin önemini vurgulamaktadır. Özellikle genç hastalarda ak madde değişikliklerinin erken belirlenmesi, klinik izlem ve risk faktörlerinin belirlenmesi için değerli olabilir. Çalışmanın çıktıları, RIS olgularında hedefe yönelik izlem protokollerinin geliştirilmesine ve ileride yapılacak çalışmalarla bu erken volümetrik değişimlerin klinik anlamının daha ayrıntılı olarak irdelenmesine temel oluşturur.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Radiologically Isolated Syndrome (RIS) is a condition characterized by the detection of lesions compatible with Multiple Sclerosis (MS) on magnetic resonance imaging (MRI) without a history of clinical demyelinating attacks. These lesions are incidentally discovered and are considered early warning signs of the potential development of MS. Although the current literature shows increasing interest in structural brain changes in RIS, most studies are cross-sectional in design and therefore insufficient in revealing the temporal dynamics of the neurodegenerative process. Longitudinal volumetric analyses offer the opportunity to evaluate which brain regions are affected more rapidly in the early period and how potential biomarkers evolve over time. The aim of this study is to examine total and regional brain volume changes using MRI data obtained at intervals of at least six months in individuals diagnosed with RIS. The findings are expected to contribute to the identification of reliable volumetric indicators in the presymptomatic period, laying the groundwork for more targeted and personalized clinical monitoring strategies. Method: Patients diagnosed with RIS who had two 3Tesla (3T) MRI scans taken at least six months apart were included in the study. Two MRI images from each patient were evaluated, and incomplete or artifact-laden scans were excluded. The images were processed using the volBrain platform after being adapted to its format, and total and segmental brain volumes were obtained and recorded. The volumetric data were presented using descriptive statistics. Changes between the two time points were calculated, and temporal volume change profiles were assessed at regional and lobar levels. Results: A total of 28 patients were included in the study. Significant volume reduction over time was observed in the total brain (p = 0.003), total white matter (p = 0.040), total cerebrum (p = 0.001), total cerebrum white matter (p = 0.029), right cerebrum (p = 0.001), right cerebrum white matter (p = 0.021), left cerebrum (p = 0.004), left cerebrum white matter (p = 0.050), total brainstem (p = 0.029), total thalamus (p = 0.001), right thalamus (p = 0.004), left thalamus (p = 0.002), and right frontal lobe cortical volume (p = 0.038). A positive correlation was found between age and percentage change in total cerebrum white matter volume (r = 0.376; p = 0.049), age and percentage change in left cerebrum white matter volume (r = 0.385; p = 0.043), and a negative correlation between age and percentage change in right frontal lobe cortical volume (r = −0.392; p = 0.039). No significant correlations were observed with other regions. Using the median age of 41 years as a reference, significant reductions were found in total cerebrum white matter volume (p = 0.016) and left cerebrum white matter volume (p = 0.028) in the group under 41 years of age. No significant changes were observed in these two regions in the group over 41 years of age. However, a significant reduction in right frontal lobe cortical volume was detected in the group over 41 years (p = 0.002), while no significant change was found in this region in the group under 41 years. Conclusion and Discussion: In the patients included in the study, significant volume reduction was observed over time in both global and selected regional brain structures. Affected regions included the total brain, total white matter, total cerebrum, cerebrum volumes of both hemispheres, brainstem, thalamus, and right frontal lobe cortical volume. This distribution indicates that neurodegenerative changes in the RIS phase can occur in both supratentorial and infratentorial structures. The lack of correlation between most volume changes and scan interval or age suggests that the observed atrophy cannot be attributed solely to physiological aging and is likely related to disease-associated neurodegeneration. The positive relationship between white matter volume changes and age suggests that white matter loss is relatively more pronounced in younger patients. The inverse relationship between age and right frontal cortical volume loss, and the significant atrophy observed in patients aged 41 and older, indicate that volume change cannot be solely attributed to the disease. The findings emphasize the importance of both global and regional volumetric assessments in the RIS phase. Early detection of white matter changes, especially in younger patients, may be valuable for clinical monitoring and identifying risk factors. The outcomes of this study provide a basis for developing targeted monitoring protocols in RIS cases and for future research to explore the clinical significance of these early volumetric changes in more detail.

Benzer Tezler

  1. Gelişimsel kalça displazisinde kapalı redüksiyon sonrası ikincil cerrahi girişim ihtiyacına yönelik yeni radyografik parametrelerin değerlendirilmesi

    Evaluation of new radiographic parameters regarding the need for secondarysurgical intervention after closed reduction in developmental dysplasia of the hip

    ERSEN TÜRKMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Ortopedi ve Travmatolojiİnönü Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA KARAKAPLAN

  2. Kas-iskelet sistemi tümörlerinin benign-malign tümör ayırıcı tanısında dinamik kontrastlı MRG'nin değeri

    Value of dynamic contrast-enhanced MR imaging in differentiation of benign-malign musculoskeltal tumors

    TAHİR SAFA TAKTAKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Radyoloji ve Nükleer TıpDokuz Eylül Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DİNÇ ÖZAKSOY

  3. Türkiye'de su hakkı

    The right to water in Turkey

    YILDIZ AKEL ÜNAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    HukukGalatasaray Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDOĞAN BÜLBÜL

  4. Çocuklarda gelişimsel kalça displazisinde salter ve pemberton osteotomi cerrahilerinin klinik ve radyolojik sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of clinical and radiological results ofsalter and pemberton osteotomy surgery in developmental hip dysplasia in children

    BAYRAM ERSİDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Ortopedi ve TravmatolojiVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ABBAS TOKYAY

  5. Nazal polipozis hastalarının endoskopik ve tomografik değerlendirilmesine göre postoperatif glasgow benefit inventory anketi ile hastanın yaşam kalitesinin araştırılması

    Investigation of patient's quality of life with postoperative glasgow benefit inventory questionnaire according to endoscopic and tomographic evaluation of nasal polyposis patients

    HAMDİ TALHA ÇALIŞKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kulak Burun ve BoğazAtatürk Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUHAMMED SEDAT SAKAT