Financial inclusion and income inequality in Latin America: Constructing a PCA-based financial inclusion index and empirical evidence from panel data
Latin Amerika'da finansal kapsayicilik ve gelir eşitsizliği: PCA tabanli bir finansal kapsayicilik endeksinin oluşturulmasi ve panel veri ile ampirik kanitlar
- Tez No: 1002584
- Danışmanlar: DOÇ. DR. FATİH YİĞİT
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: İşletme, Business Administration
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İşletme Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Gelir eşitsizliği, çağdaş kalkınma sürecinin en kalıcı sosyo-ekonomik sorunlarından biri olmaya devam etmektedir. Küresel ekonomik büyümeye, teknolojik ilerlemeye ve finansal sektörün genişlemesine rağmen, gelişmekte olan bölgelerde nüfusun geniş kesimleri ekonomik fırsatlara sınırlı erişimle karşı karşıya kalmakta ve bu durum gelir dağılımındaki kalıcı dengesizlikleri derinleştirmektedir. Yüksek eşitsizlik seviyeleri sosyal hareketliliği zayıflatmakta, toplumsal uyumu azaltmakta ve uzun vadeli ekonomik istikrarı tehdit etmektedir. Bu nedenle, eşitsizliğin azaltılması Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nde merkezi bir politika amacı olarak yer almaktadır (United Nations, 2015; OECD, 2024; World Bank, 2024). Bu süreçle paralel olarak, finansal kapsayıcılık kalkınma politikalarında kapsayıcı büyümeyi teşvik eden temel bir araç haline gelmiştir. Finansal kapsayıcılık, bireylerin ve işletmelerin tasarruf, kredi, ödeme ve sigorta gibi finansal hizmetlere uygun maliyetli, güvenli ve etkin biçimde erişebilme ve bu hizmetleri kullanabilme kapasitesini ifade etmektedir (World Bank, 2015; Demirgüç-Kunt et al., 2022). Güvenli tasarruf imkânları, krediye erişim ve risk yönetimi olanakları sayesinde kapsayıcı finansal sistemlerin girişimciliği desteklemesi, şoklara karşı dayanıklılığı artırması ve yukarı yönlü ekonomik hareketliliği teşvik etmesi beklenmektedir. Bu mekanizmalar, daha geniş finansal katılımın gelir dağılımında daha adil bir yapıya katkı sağlayabileceğini göstermektedir (Beck, Demirgüç-Kunt & Levine, 2007; Demirgüç-Kunt, Beck & Honohan, 2008). Ancak teorik ve ampirik literatür, finansal gelişmenin her zaman otomatik olarak eşitsizliği azaltmadığına da dikkat çekmektedir. Finansal hizmetlere erişim yüksek gelir gruplarında yoğunlaşırsa veya kurumsal ve düzenleyici ortamlar zayıf kalırsa, finansal genişleme mevcut eşitsizlikleri azaltmak yerine güçlendirebilir (Greenwood & Jovanovic, 1990; Demirgüç-Kunt & Levine, 2009). Bu nedenle finansal kapsayıcılığın gelir eşitsizliğini azaltıp azaltmadığı, ülkelere özgü yapısal ve kurumsal koşullara bağlı ampirik bir sorudur. Latin Amerika bu ilişkinin incelenmesi için özellikle uygun bir bölgedir. Bölge tarihsel olarak eğitimdeki eşitsizlikler, parçalı işgücü piyasaları, yaygın kayıt dışılık ve sınırlı sosyal koruma sistemleri nedeniyle dünyanın en yüksek gelir eşitsizliği seviyelerinden bazılarına sahiptir (Gasparini & Cruces, 2011; López-Calva & Lustig, 2016). 2000'li yılların başında birçok Latin Amerika ülkesi eşitsizliği azaltmada önemli ilerleme kaydetmiş olsa da, bu süreç sonraki yıllarda yavaşlamış ve bazı ülkelerde makroekonomik dalgalanmalar, dış şoklar ve Covid-19 salgınının etkisiyle kısmen tersine dönmüştür (World Bank, 2014; World Bank Equity Lab, 2025). Aynı dönemde bölgedeki finansal sistemler hızlı bir dönüşüm geçirmiştir. Hükümetler ve düzenleyici kurumlar finansal erişimi artırmaya yönelik politikalar geliştirmiş, fintech yenilikleri, mobil bankacılık ve dijital ödeme platformları finansal hizmet sunumunu yeniden şekillendirmiştir. Buna rağmen özellikle düşük gelirli haneler, kırsal nüfus ve kayıt dışı çalışanlar arasında finansal dışlanma devam etmektedir (Demirgüç-Kunt et al., 2022). Süregelen gelir eşitsizliği ile artan finansal kapsayıcılığın bir arada var olması, Latin Amerika'yı finansal katılımın gelir dağılımına etkisini incelemek için uygun bir laboratuvar haline getirmektedir. Bu bağlamda tez, Latin Amerika'da finansal kapsayıcılığın gelir eşitsizliğini azaltıp azaltmadığını incelemektedir. Bu amaçla IMF Financial Access Survey verilerine dayalı olarak Temel Bileşenler Analizi (Principal Component Analysis (PCA)) yöntemiyle çok boyutlu bir Finansal Kapsayıcılık Endeksi oluşturulmuştur. Finansal kapsayıcılık doğası gereği çok boyutlu bir kavramdır ve yalnızca ATM yoğunluğu veya hesap sahipliği gibi tek göstergelere dayanmak bu karmaşıklığı yeterince yansıtmamaktadır (Sarma, 2008; Cámara & Tuesta, 2014). Bu çalışmada geliştirilen endeks, finansal hizmetlerin fiziki erişilebilirliği, hesap sahipliği ve finansal hizmet kullanımını birlikte kapsayarak Latin Amerika finansal sistemlerine özgü bütüncül ve veri temelli bir ölçüm sunmaktadır. Ampirik analiz, Arjantin, Bolivya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, El Salvador, Honduras, Meksika, Panama, Paraguay, Peru ve Uruguay olmak üzere 15 Latin Amerika ülkesini kapsayan ve 2004–2023 dönemini içeren dengesiz panel veri setine dayanmaktadır. Finansal kapsayıcılık göstergeleri IMF Financial Access Survey'den, gelir eşitsizliği Dünya Bankası Dünya Kalkınma Göstergeleri'nden alınan Gini katsayısı ile ölçülmektedir. Ayrıca kişi başına düşen gelir, enflasyon, işsizlik, kadınların işgücüne katılım oranı ve mobil telefon penetrasyonu gibi makroekonomik ve yapısal kontrol değişkenleri modele dahil edilmiştir. Finansal Kapsayıcılık Endeksi oluşturulmadan önce tüm finansal kapsayıcılık göstergeleri Z-skorları kullanılarak standartlaştırılmıştır. Korelasyon analizi göstergeler arasında güçlü ilişkiler olduğunu ortaya koymuş ve PCA kullanımını doğrulamıştır. PCA sonuçlarına göre birinci temel bileşen toplam varyansın yüzde 53,5'ini açıklamakta, bu nedenle birinci bileşen Finansal Kapsayıcılık Endeksi olarak kullanılmıştır. Endeks değerleri yorum kolaylığı sağlamak amacıyla 0 ile 1 aralığına yeniden ölçeklendirilmiştir; yüksek değerler daha yüksek finansal kapsayıcılığı ifade etmektedir. Tanımlayıcı analiz, ülkeler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu ve özellikle 2015 sonrası dönemde finansal kapsayıcılık düzeylerinde belirgin bir artış olduğunu göstermektedir. Şili ve Panama yüksek kapsayıcılık düzeylerine sahipken, Arjantin, Meksika ve Dominik Cumhuriyeti daha düşük değerlere sahiptir. Zaman içindeki artış eğilimi, Latin Amerika'da hesap sahipliğinin ve dijital finansal hizmetlerin yaygınlaştığını gösteren dış kaynaklı bulgularla uyumludur (World Bank, 2022). Finansal kapsayıcılık ile gelir eşitsizliği arasındaki ilişki, ülkelere özgü gözlemlenemeyen yapısal özellikleri kontrol etmek amacıyla sabit etkiler panel modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Hausman testi rassal etkiler modelini reddetmiş ve sabit etkiler yaklaşımının uygun olduğunu göstermiştir. Panel veri tanı testleri serisel korelasyonun varlığına işaret ettiğinden, etkin ve güvenilir tahminler elde etmek amacıyla ülke sabit etkileri içeren Feasible Generalized Least Squares yöntemi uygulanmıştır (Polloni-Silva et al., 2021). Bağımlı değişken Gini katsayısı, temel bağımsız değişken Finansal Kapsayıcılık Endeksi olup diğer makroekonomik kontrol değişkenleri modele dahil edilmiştir. Ampirik bulgular, finansal kapsayıcılığın gelir eşitsizliği ile negatif ve yüksek derecede anlamlı bir ilişkiye sahip olduğunu göstermektedir. Ülke içindeki finansal kapsayıcılık artışları, Gini katsayısında düşüşle ilişkilidir. Tahmin edilen büyüklük, Finansal Kapsayıcılık Endeksi'nde 0,1'lik bir artışın Gini katsayısında yaklaşık 0,27 puanlık bir azalışla ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu etki orta büyüklükte olmakla birlikte, Latin Amerika'daki yüksek başlangıç eşitsizlik düzeyleri dikkate alındığında ekonomik açıdan anlamlıdır. Basit çapraz kesit korelasyon analizleri finansal kapsayıcılık ile eşitsizlik arasında güçlü bir ilişki göstermemekte; anlamlı negatif etki yalnızca ülkeye özgü yapısal faktörler ve makroekonomik koşullar kontrol edildiğinde ortaya çıkmaktadır. Bu durum, Latin Amerika'da gelir eşitsizliğini belirleyen temel unsurun yapısal ülke özellikleri olduğunu, finansal kapsayıcılığın ise zaman içindeki dağılımsal dinamiklere tamamlayıcı bir katkı sunduğunu göstermektedir. Kontrol değişkenlerinin katsayıları teorik beklentilerle uyumludur. Yüksek işsizlik ve enflasyon eşitsizliği artırmakta, kadınların işgücüne katılım oranı ve mobil telefon penetrasyonu ise eşitsizliği azaltıcı etki göstermektedir (Klasen & Lamanna, 2009; Demirgüç-Kunt et al., 2018). Kişi başına gelir düzeyi ile eşitsizlik arasındaki pozitif ilişki ise orta gelirli ekonomilerde gözlenen Kuznets tipi kalkınma dinamikleriyle tutarlıdır. Politika açısından bulgular, finansal kapsayıcılığın Latin Amerika'da gelir eşitsizliğini azaltmaya katkı sağlayabileceğini, ancak bu etkinin tek başına yeterli olmadığını göstermektedir. Finansal kapsayıcılığın etkisi, makroekonomik istikrar, kurumsal kalite, işgücü piyasasına katılım ve dijital altyapı gibi tamamlayıcı faktörlerle güçlendirildiğinde daha belirgin hale gelmektedir. Bu nedenle finansal kapsayıcılık politikaları, daha geniş kapsamlı kapsayıcı büyüme stratejilerinin bir parçası olarak ele alınmalıdır. Çalışmanın bazı sınırlılıkları bulunmaktadır. Finansal Kapsayıcılık Endeksi ağırlıklı olarak geleneksel bankacılık göstergelerine dayandığından fintech ve mobil para hizmetlerini tam olarak yansıtamamaktadır. Dengesiz panel veri yapısı veri erişim kısıtlarından kaynaklanmakta ve her ne kadar sabit etkiler ve tanı düzeltmeleri uygulanmış olsa da finansal kapsayıcılık ile eşitsizlik arasındaki ters nedensellik tamamen dışlanamamaktadır. Ayrıca analiz, ortalama etkiyi ölçen Gini katsayısına dayanmakta ve gelir dağılımının farklı kesimleri üzerindeki olası heterojen etkileri incelememektedir. Tüm bu sınırlamalara rağmen çalışma, Latin Amerika'da finansal kapsayıcılık ile gelir eşitsizliği arasındaki ilişkiye dair yeni ve bölgeye özgü ampirik kanıt sunmaktadır. PCA temelli Finansal Kapsayıcılık Endeksi'nin oluşturulması ve uzun dönemli panel veri üzerinde uygulanan sağlam ekonometrik yöntemler, finansal sistemlere daha geniş katılımın gelir eşitsizliğinde istatistiksel olarak anlamlı azalışlarla ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, kapsayıcı finansal sistemlerin adil kalkınmanın önemli bir bileşeni olduğunu, ancak kalıcı eşitsizlik azaltımının finansal, kurumsal ve sosyal politika alanlarında eş zamanlı ilerleme gerektirdiğini doğrulamaktadır.
Özet (Çeviri)
The main question that this thesis explore is whether financial inclusion has any impact on lowering income inequality in Latin America. Despite sustained policy efforts to expand access to financial services, the region remains among the most unequal in the world, raising the question of whether broader financial participation translates into more equitable income distribution. To address this issue, the study constructs a multidimensional Financial Inclusion Index (FII) using PCA based on different proxies from the IMF Financial Access Survey, capturing availability, penetration, and usage of financial offerings. This study employs an unbalanced panel of 15 Latin American countries covering the years 2004–2023. Methods of panel econometrics are used to derive estimates of the link between financial inclusion and income inequality, measured using the Gini coefficient. The model is estimated after accounting for fixed effects, along with other important macroeconomic variables such as GDP per capita, unemployment rates, inflation, female participation in the labour force, and mobile phone penetration using Feasible Generalized Least Squares to address problems of serial correlation. The outcome indicate that higher levels of financial inclusion are associated with statistically significant reductions in income inequality. However, the magnitude of the effect is moderate, suggesting that financial inclusion acts as a complementary mechanism rather than a standalone solution to inequality. This suggests that financial inclusion alone is not enough; its benefits are stronger when accompanied by stable macroeconomic conditions, inclusive labour markets, and digital financial infrastructure
Benzer Tezler
- State and civil society relation in Türkiye: The case of women csos
Türkiye'de Devlet ve sivil toplum ilişkisi: Kadın örgütleri örneği
TUNA YÜCEL
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
SosyolojiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiSosyal Politika Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYÇA ERGUN ÖZBOLAT
- Finansal tabana yayılmanın gelir eşitsizliği - Ekonomik büyüme ilişkisindeki rolü
The role of the financial inclusion on the relationship between income inequality and economic growth
MEHMET CİVAN
- Arab Uprisings: Development prospects in the MENA region: Vulnerability to poverty, poverty transition, ordinal inequality of income distribution, and inequality of opportunity
Arap Ayaklanmaları MENA bölgesinde kalkınma beklentileri: Yoksulluk, yoksulluk geçişi, gelir dağılımında olası eşitsizlik ve fırsat eşitsizliliği
SHLAIR ABDULKHALEQ ALZANGANEE
- Finansal gelişme ile gelir eşitsizliği ilişkisi: Finansal Kuznets Eğrisi hipotezinin sınanması
The relationship between financial development and income inequality: Testing the Financial Kuznets Curve hypothesis
GÜLŞAH GÜLER
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
MaliyeNiğde Ömer Halisdemir ÜniversitesiBankacılık ve Finans Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜRÇEM ÖZAYTÜRK
- Finansal içerme ve sürdürülebilir kalkınma üzerine makaleler
Essays on financial inclusion and sustainable development
SERCAN AYDIN