Ardışık ve eşzamanlı HCG–GNRH analog tetikleme yöntemlerinin IVF sonuçlarına etkilerinin karşılaştırılması
Comparison of the effects of sequential and dual HCG–GNRH analogue trigger protocols on IVF outcomes
- Tez No: 1003420
- Danışmanlar: PROF. DR. MURAT SÖNMEZER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Standart hCG tetikleme, GnRH agonist tetikleme, eşzamanlı çift tetikleme, ardışık çift tetikleme, IVF, Standard hCG trigger, GnRH agonist trigger, simultaneous double trigger, sequential double trigger, IVF
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Ardışık ve eşzamanlı hCG–GnRH analog tetikleme yöntemlerinin IVF sonuçları üzerindeki etkilerini karşılaştırmak ve bu yöntemlerin standart hCG tetiklemesi ile karşılaştırılarak klinik etkinliğini değerlendirmektir. Çalışmamızda standart hCG tetiklemesi, eşzamanlı tetikleme (dual trigger; hCG + GnRH agonisti aynı anda) ve ardışık tetikleme (consecutive trigger; GnRH agonisti 38 saat, hCG 36 saat önce) protokollerinin; oosit olgunlaşma oranı, embriyo kalitesi, döllenme başarısı ve klinik gebelik oranı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Nihai hedefimiz, en etkili tetikleme stratejisini belirleyerek IVF protokollerinin optimizasyonuna ve standardizasyonuna katkıda bulunmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Üreme Sağlığı Teşhis Tedavi Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde 2020-2025 yılları arasında IVF/ICSI tedavisi gören toplam 307 infertil olgunun retrospektif olarak incelenmesini kapsamaktadır. GnRH antagonist protokolü ile uyarılan hastalar, nihai oosit olgunlaşması için kullanılan tetikleme yöntemine göre üç gruba ayrıldı: 1) Standart hCG tetikleme (36 saat), 2) Eşzamanlı tetikleme (hCG + GnRH agonisti), 3) Ardışık tetikleme (GnRH agonisti 38 saat, hCG 36 saat önce). Gruplar; toplanan toplam oosit sayısı, metafaz II (MII) oosit oranı, fertilizasyon oranı, embriyo kalitesi, transfer edilen blastokist sayısı ve klinik gebelik oranları açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya toplam 307 olgu dâhil edilmiş olup hastalar standart tetikleme (n=99), eşzamanlı tetikleme (n=109) ve ardışık tetikleme (n=99) olmak üzere üç grupta incelenmiştir. Grupların bazal ve demografik özellikleri karşılaştırıldığında, ardışık tetikleme grubunun prognostik profilinin diğer gruplardan belirgin şekilde farklılık gösterdiği saptanmıştır. Ardışık tetikleme grubunda önceki başarısız IVF öyküsüne sahip hasta oranı %70.7 olup, bu oranın standart (%54.5) ve eşzamanlı tetikleme gruplarına (%26.6) kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0.001). Ayrıca ardışık tetikleme grubunda önceki başarısız IVF siklus sayısının medyan değeri 2 (IQR: 2–3; min–maks: 1–12) olarak saptanmış olup, bu değerin standart tetikleme grubuna [medyan 2 (IQR: 1–2; min–maks: 0–11)] ve eşzamanlı tetikleme grubuna [medyan 1 (IQR: 1–1; min–maks: 0–5)] kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğu gösterilmiştir (p<0.001).Over rezervinin bir göstergesi olan AMH düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmıştır (p<0.001). Ardışık tetikleme grubunda AMH düzeyinin medyan değeri 1.20 ng/mL (IQR: 0.70–2.30; min–maks: 0.02–5.30) olarak belirlenmiş olup, bu değerin standart tetikleme grubuna [medyan 1.87 ng/mL (IQR: 0.80–3.16; min–maks: 0.09–42.0)] ve eşzamanlı tetikleme grubuna [medyan 2.25 ng/mL (IQR: 1.27–3.37; min– maks: 0.21–12.50)] kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha düşük olduğu saptanmıştır Oosit ve embriyo çıktıları karşılaştırıldığında; eşzamanlı tetikleme grubunda toplanan toplam kümülüs hücre kompleks (COC) sayısı (medyan 11 [2–42]'ye karşı 8 [0– 28]), metafaz II (MII) oosit sayısı (medyan 8 [0–28]'e karşı 6 [0–25]) ve PN2 sayısı (medyan 6 [0–27]'ye karşı 4 [0–13]) standart tetikleme grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olarak saptandı (tüm karşılaştırmalarda p<0.001). Oosit ve embriyo çıktıları açısından ardışık tetikleme grubu ile standart tetikleme grubu karşılaştırıldığında, ardışık tetikleme grubunda toplam kümülatif hücre kompleks (COC) sayısının medyan değeri 9 (IQR: 6–14)'ye karşı 8 (IQR: 5–12), enjeksiyon yapılan oosit sayısının medyan değeri 8 (IQR: 4–11)'e karşı 6 (IQR: 4–9) ve PN2 sayısının medyan değeri 6 (IQR: 3–9)'a karşı 4 (IQR: 2–7) olarak saptandı; ancak bu parametreler açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi (p>0.05). Metafaz II (MII) oranının medyan değeri standart tetikleme grubunda %73 (0– 100; IQR: 24.2), eşzamanlı tetikleme grubunda %80 (0-100; IQR: 21.0) ve ardışık tetikleme grubunda %78.8 (16.7–100; IQR: 22.2) olarak bulunmuştur. İkili karşılaştırmalarda, eşzamanlı tetikleme grubunda metafaz II (MII) oranı standart tetikleme grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunurken (p<0.05), ardışık tetikleme grubunda metafaz II (MII) oranı standart gruba göre daha yüksek olmasına rağmen bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Fertilizasyon oranı değerlendirildiğinde, standart tetikleme grubunda medyan fertilizasyon oranı %75 (minimum–maksimum: %0–100; IQR: %50–100) olarak saptanmıştır. Ardışık tetikleme grubunda fertilizasyon oranının medyan değeri %88 (minimum–maksimum: %18–100; IQR: %66–100) iken, eşzamanlı tetikleme grubunda bu değer %79 (minimum–maksimum: %0–100; IQR: %57–86) olarak bulunmuştur. Yapılan istatistiksel analizlerde, ardışık tetikleme grubunun fertilizasyon oranı standart tetikleme grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek bulunurken (p<0.05),eşzamanlı tetikleme grubu ile ardışık tetikleme grubu arasında fertilizasyon oranı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Ardışık tetikleme grubunda ise embriyo gelişim çıktıları belirgin olarak daha iyiydi. Toplam embriyo sayısı (7 [0–32]'ye karşı 4 [0–15] ve 3 [0–11]), D3 embriyo sayısı (7 [1– 31]'e karşı 3 [0–14] ve 4 [0–12]), G1–D3 embriyo sayısı (4 [0–24]'e karşı 1 [0–7] ve 1 [0– 6]), toplam blastosist sayısı (2 [0–22]'ye karşı 1 [0–9] ve 0 [0–8]) ile kaliteli blastosist sayısı (1 [0–10]'a karşı 0 [0–8] ve 0 [0–3]) ardışık tetikleme grubunda, hem eşzamanlı hem de standart tetikleme gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulundu (tüm karşılaştırmalarda p<0.001). Transfer sonuçları değerlendirildiğinde, D5 embriyo transfer oranının ardışık tetikleme grubunda %73.7 (73/99) ile en yüksek olduğu, bunu eşzamanlı tetikleme grubunun %45.9 (50/109) ve standart tetikleme grubunun %31.3 (31/99) izlediği saptanmıştır. D5 transfer oranı ardışık tetikleme grubunda hem standart hem de eşzamanlı tetikleme gruplarına kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). Gebelik oranları (β-hCG pozitifliği) incelendiğinde; gebelik oranının standart tetikleme grubunda % 45.7 (42/92) ile en düşük olduğu, eşzamanlı tetikleme grubunda %59.8 (61/102) ve ardışık tetikleme grubunda ise %72.7 (72/99) olduğu saptanmıştır. Standart tetikleme grubundaki gebelik oranı hem eşzamanlı, hem de ardışık tetikleme gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur (p<0.001). Benzer şekilde, klinik gebelik oranı standart tetikleme grubunda %44.6 (41/92) iken, eşzamanlı tetikleme grubunda %58.8 (60/102) ve ardışık tetikleme grubunda %63.7 (58/91) olarak saptanmış; standart tetikleme grubunun klinik gebelik oranı diğer iki gruba kıyasla anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Buna karşılık, canlı doğum oranları standart tetikleme grubunda %30.4 (28/92), eşzamanlı tetikleme grubunda %45.5 (46/101) ve ardışık tetikleme grubunda %41.8 (38/91) olup, gruplar arasında canlı doğum oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, ardışık tetikleme protokolünün embriyo gelişimi ve blastosist kalitesi açısından en yüksek başarıyı sağladığını, eşzamanlı tetiklemenin elde edilen oosit sayısı ve döllenme oranı açısından standart hCG tetiklemeye göre daha üstün olduğunu göstermiştir. Standart tetikleme grubu hem embriyo gelişimi hem de gebelikoranlarında daha düşük etkinlik sergilemiştir. Ardışık ve eşzamanlı tetikleme protokollerinde biyokimyasal ve klinik gebelik oranları daha yüksek bulunmasına rağmen, canlı doğum oranları üç yöntem arasında benzer saptanmıştır. Ancak ardışık tetikleme grubunda yer alan hastaların daha kötü prognozlu hastalar olduğu verisi göze alınarak bu değerlendirme yapılmalıdır. Bu bulgular, en son oosit maturasyonunda kullanılacak tetikleme yönteminin hastanın over rezervi, önceki siklus yanıtı ve embriyo gelişim potansiyeli dikkate alınarak bireyselleştirilmesi gerektiğini düşündürmektedir.
Özet (Çeviri)
The aim of this study was to compare the effects of sequential and dual hCG–GnRH analogue trigger protocols on IVF outcomes and to evaluate the clinical effectiveness of these approaches in comparison with conventional hCG triggering. Specifically, we investigated the impact of standard hCG triggering, dual triggering (simultaneous administration of hCG and a GnRH agonist), and double triggering (administration of a GnRH agonist 38 hours and hCG 36 hours prior to oocyte retrieval) on oocyte maturation rate, embryo quality, fertilization success, and clinical pregnancy outcomes. The ultimate goal of this study was to identify the most effective triggering strategy and thereby contribute to the optimization and standardization of IVF protocols. Materials and Methods: This retrospective study included 307 infertile patients who underwent IVF/ICSI treatment between 2020 and 2025 at the Reproductive Health Diagnosis, Treatment, Education, Research, and Application Center, Department of Obstetrics and Gynecology, Ankara University Faculty of Medicine. All patients were stimulated using a GnRH antagonist protocol and were divided into three groups according to the trigger method used for final oocyte maturation: (1) standard hCG trigger, (2) dual trigger (simultaneous trigger: hCG + GnRH agonist), and (3) double trigger (administration of a GnRH agonist 38 hours and hCG 36 hours prior to oocyte retrieval).Groups were compared in terms of oocyte yield, metaphase II (MII) oocyte rate, fertilization rate, embryo development, blastocyst outcomes, and pregnancy results. Results: A total of 307 patients were included in the study and were analyzed in three groups: standard trigger (n = 99), dual trigger (n = 109), and double trigger (n = 99). Comparison of baseline and demographic characteristics revealed that the prognostic profile of the double trigger group differed significantly from those of the other groups. The proportion of patients with a history of previous failed IVF cycles was significantly higher in the double trigger group (70.7%) compared with the standard trigger (54.5%) and dual trigger groups (26.6%) (p < 0.001). In addition, the median number of previous failed IVF cycles in the double trigger group was 2 (IQR: 2–3; min–max: 1–12), which was significantly higher than that observed in the standard trigger group [median 2 (IQR: 1–2; min–max: 0–11)] and the dual trigger group [median 1 (IQR: 1–1; min–max: 0–5)] (p < 0.001Significant differences were also observed among the groups with respect to anti- Müllerian hormone (AMH) levels (p < 0.001). The median AMH level in the double trigger group was 1.20 ng/mL (IQR: 0.70–2.30; min–max: 0.02–5.30), which was significantly lower than that in the standard trigger group [median 1.87 ng/mL (IQR: 0.80–3.16; min–max: 0.09–42.0)] and the dual trigger group [median 2.25 ng/mL (IQR: 1.27–3.37; min–max: 0.21–12.50)]. When oocyte and embryo outcomes were compared, the dual trigger group demonstrated significantly higher numbers of cumulus–oocyte complexes (COCs) [median 11 (2–42) vs 8 (0–28)], metaphase II (MII) oocytes [median 8 (0–28) vs 6 (0– 25)], and PN2 embryos [median 6 (0–27) vs 4 (0–13)] compared with the standard trigger group (all p < 0.001).In contrast, comparison between the double trigger and standard trigger groups revealed median COC counts of 9 (IQR: 6–14) versus 8 (IQR: 5–12), injected oocyte counts of 8 (IQR: 4–11) versus 6 (IQR: 4–9), and PN2 counts of 6 (IQR: 3–9) versus 4 (IQR: 2–7), respectively; however, these differences did not reach statistical significance (p > 0.05). The median MII oocyte rate was 73% (0–100; IQR: 24.2) in the standard trigger group, 80% (0–100; IQR: 21.0) in the dual trigger group, and 78.8% (16.7–100; IQR: 22.2) in the double trigger group. In pairwise comparisons, the MII rate was significantly higher in the dual trigger group compared with the standard trigger group (p < 0.05), whereas the difference between the double trigger and standard trigger groups was not statistically significant (p > 0.05). Regarding fertilization outcomes, the median fertilization rate in the standard trigger group was 75% (min–max: 0–100; IQR: 50–100). The corresponding median fertilization rate was 88% (min–max: 18–100; IQR: 66–100) in the double trigger group and 79% (min–max: 0–100; IQR: 57–86) in the dual trigger group. Statistical analysis demonstrated that the fertilization rate was significantly higher in the double trigger group compared with the standard trigger group (p < 0.05), whereas no significant difference was observed between the double and dual trigger groups (p > 0.05). Embryo developmental outcomes were markedly superior in the double trigger group. Total embryo number [7 (0–32) vs 4 (0–15) and 3 (0–11)], day-3 embryo number [7 (1–31) vs 3 (0–14) and 4 (0–12)], grade-1 day-3 embryo number [4 (0–24) vs 1 (0– 7) and 1 (0–6)], total blastocyst number [2 (0–22) vs 1 (0–9) and 0 (0–8)], and highquality blastocyst number [1 (0–10) vs 0 (0–8) and 0 (0–3)] were all significantly higher in the double trigger group compared with both the dual and standard trigger groups (all p < 0.001). With respect to transfer outcomes, the day-5 embryo transfer rate was highest in the double trigger group (73.7%, 73/99), followed by the dual trigger group (45.9%, 50/109) and the standard trigger group (31.3%, 31/99). The day-5 transfer rate in the double trigger group was significantly higher than in both the standard and dual trigger groups (p < 0.001). Analysis of pregnancy outcomes based on β-hCG positivity revealed the lowest pregnancy rate in the standard trigger group (45.7%, 42/92), compared with 59.8% (61/102) in the dual trigger group and 72.7% (72/99) in the double trigger group. Pregnancy rates in the standard trigger group were significantly lower than those in both the dual and double trigger groups (p < 0.001). Similarly, the clinical pregnancy rate was 44.6% (41/92) in the standard trigger group, 58.8% (60/102) in the dual trigger group, and 63.7% (58/91) in the double trigger group; the clinical pregnancy rate in the standard trigger group was significantly lower than in the other two groups (p < 0.05). In contrast, live birth rates were 30.4% (28/92) in the standard trigger group, 45.5% (46/101) in the dual trigger group, and 41.8% (38/91) in the double trigger group, with no statistically significant difference observed among the groups (p > 0.05).Conclusion: The results of this study demonstrated that the sequential trigger protocol achieved the highest success in terms of embryo development and blastocyst quality, while the simultaneous trigger protocol was superior to the standard hCG trigger in terms of the number of oocytes obtained and fertilization rate. The standard triggering group showed lower efficacy in both embryo development and pregnancy rates. Although biochemical and clinical pregnancy rates were higher in sequential and simultaneous triggering protocols, live birth rates were similar among the three methods. However, this assessment should be made considering that the patients in the sequential trigger group had a poorer prognosis. These findings suggest that the trigger method to be used in the final oocyte maturation should be individualized, taking into account the patient's ovarian reserve, previous cycle response, and embryo development potential.
Benzer Tezler
- Akkaraman-Kangal koyunlarında erken anöstrüs döneminde resenkronizasyon uygulaması ile östrüs ve ovulasyonun uyarılması
Induction of the oestrus and ovulation out of season by means of resynchronisation i̇n Akkaraman-Kangal ewes
ABDURRAHMAN TAKCI
Doktora
Türkçe
2019
Veteriner HekimliğiSelçuk ÜniversitesiVeterinerlik Doğum ve Jinekolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DURSUN ALİ DİNÇ
- Glıoblastom tanılı hastaların radyoterapisinde yoğunluk ayarlı radyoterapi, helikal tomoterapi ve üç boyutlu konformal radyoterapi planlamalarında eşzamanlı ve ardışık boost tekniklerinin dozimetrik olarak karşılaştırılması
The dosimetric comparison of simultaneous integrated boost andsequential boost techniques in intensity modulated radiotherapy, helical tomotherapy and three dimensional conformal radiation therapy plans forglioblastoma diagnosed patients
ERDİ GÜNAY
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
OnkolojiAnkara ÜniversitesiMedikal Fizik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİYAZİ MERİÇ
DOÇ. DR. ÖZGE PETEK ERPOLAT
- Çok amaçlı eşzamanlı topla-dağıt araç rotalama problemi: Hedef programlama ve genetik algoritmalara dayalı çözüm yaklaşımları
Multi-objective vehicle routing problem with simultaneous pick up and delivery: Goal programming and solution approaches based on genetic algorithms
FATMA PINAR GÖKSAL
Doktora
Türkçe
2017
Endüstri ve Endüstri MühendisliğiGazi ÜniversitesiEndüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FULYA ALTIPARMAK
- GHB, ketamin, norketamin, fenobarbital, tiyopental, zolpidem, zopiklon ve fenitoin'in LC-MS/MS yöntemi ile idrardan eşzamanlı tayini
Simultaneous determination of GHB, ketamine, norketamine, fenobarbital, tiyopental, zolpidem, zopiklon and fenitoin in urine using LC-MS/MS
BERİL ANILANMERT
Doktora
Türkçe
2014
Kimyaİstanbul ÜniversitesiFen Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MÜNEVVER AÇIKKOL
PROF. DR. İBRAHİM NARİN