Hârezmşahlar Devleti döneminde Azerbaycan (1194-1231)
Azerbaijan during the Khwarazmian State (1194-1231)
- Tez No: 1003646
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN GEYİKOĞLU
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Hârezmşahlar, Irak Selçukluları, Azerbaycan Atabegleri, Moğollar, Gürcüler, Hârezmşah Tekiş, Hârezmşah Muhammed, Celâleddin Mengüberti, GıyâseddinPirşah, Azerbaycan, Khwarazmians, Seljuks of Iraq, Atabegs of Azerbaijan, Mongols, Georgians, Khwarazmshah Tekish, Khwarazmshah Muhammad, Celâleddin Mengüberti, Ghiyāth al-Dīn Pirshah, Azerbaijan
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Azerbaycan, tarih boyunca Doğu ile Batı arasında stratejik bir geçiş sahası teşkil etmesi ve ana ticaret yolları üzerinde yer alması sebebiyle yoğun ekonomik faaliyetlere ve önemli bir servet birikimine sahip olmuştur. Bu coğrafi ve iktisadî avantajlar, bölgenin yalnızca ticaret merkezleri açısından değil aynı zamanda siyasî ve askerî bakımdan da büyük önem kazanmasına yol açmıştır. Azerbaycan, farklı dönemlerde birçok devletin hâkimiyet mücadelesine sahne olmuştur. Bu devletlerden biri de XII. yüzyılın sonları ile XIII. yüzyılın başlarında bölgedeki etkisini artıran Hârezmşahlar Devleti'dir. Hârezmşahlar'ın Azerbaycan'daki siyasî varlığı özellikle Sultan Tekiş'in Irak Selçuklu Sultanı II. Tuğrul'u mağlup ederek Azerbaycan ve çevresini hâkimiyeti altına almasıyla belirginlik kazanmıştır. Bu gelişme, bölgede mevcut güç dengelerini köklü biçimde değiştirmiş; Hârezmşahlar, Azerbaycan Atabegleri, Gürcüler ve Moğollar ile çok cepheli bir mücadele sürecine girmişlerdir. Bu dönemde Azerbaycan, yalnızca bir hâkimiyet alanı değil aynı zamanda farklı siyasî aktörlerin çıkarlarının çatıştığı bir rekabet sahası hâline gelmiştir. Hârezmşah Sultanı Alâeddin Muhammed'in izlediği dış politika ve Moğollara karşı sergilediği kışkırtıcı tutum, Moğol istilasının bölgeye yönelmesinde belirleyici rol oynamıştır. Moğol kuvvetlerinin Azerbaycan'a girişi şehirlerin tahrip edilmesine, iktisadî hayatın sekteye uğramasına ve bölgenin demografik yapısının sarsılmasına yol açmıştır. Bu gelişmeler, Hârezmşahlar Devleti'nin askerî ve idarî kapasitesini ciddi biçimde zayıflatmıştır. Devletin son hükümdarı olan Celâleddîn Mengüberti, çözülme sürecine giren Hârezmşahlar Devleti'ni yeniden toparlayabilmek amacıyla Azerbaycan'ı merkez edinmiş ve burayı askerî-siyasî bir karargâh olarak kullanmıştır. Tebriz'i başkent yaparak devlet otoritesini yeniden tesis etmeye çalışan Celâleddîn, hem Moğollarla hem de bölgesel güçlerle mücadeleye devam etmiştir. Özellikle Azerbaycan Atabegleri ile güç çatışmasına girerek tâbiyeti altına almıştır. Ancak kardeşi Gıyâseddin Pirşah ile yaşadığı iktidar mücadelesi ve tutarsız askerî-stratejik kararları, bu süreci zayıflatmıştır. Celâleddîn Mengüberti'nin Anadolu'ya yönelerek Ahlât'ı hedef alması, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad ile ilişkilerin bozulmasına yol açmış; nihayetinde Yassıçemen Muharebesi ile Hârezmşahlar ile Anadolu Selçukluları arasındaki mücadele açık bir çatışmaya dönüşmüştür. Bu muharebe, Moğollar ile Anadolu arasında bir tampon bölge işlevi gören Hârezmşah hâkimiyetinin ortadan kalkmasına neden olmuş; böylece Moğol ilerleyişi önündeki en önemli engellerden biri ortadan kalkmıştır. Sonuç olarak Moğollar, Anadolu'ya yönelerek bölgenin siyasî, askerî ve sosyo-ekonomik yapısını derinden etkileyecek bir sürecin kapılarını aralamışlardır.
Özet (Çeviri)
Azerbaijan has consistently demonstrated significant economic vitality throughout its history, accumulating considerable wealth due to its role as a strategic corridor between East and West and its location along major trade routes. These geographical and economic advantages rendered the region necessary not only in terms of commercial activity but also from political and military perspectives. Consequently, Azerbaijan has been the scene of struggles for dominance among various states at different periods. One of these powers was the Khwarazmian Empire, which expanded its influence in the region from the late twelfth to the early thirteenth century.The political presence of the Khwarazmians in Azerbaijan became particularly pronounced after Sultan Tekish defeated the Seljuk Sultan of Iraq, Tughril II, and brought Azerbaijan and its surrounding territories under Khwarazmian control. This development fundamentally altered the existing balance of power in the region, drawing the Khwarazmians into a multi-front struggle with the Atabegs of Azerbaijan, the Georgians, and the Mongols. During this period, Azerbaijan was not merely a territory under domination but also a contested arena in which the interests of multiple political actors collided. The foreign policy pursued by Khwarazmian Sultan ʿAlāʾ al-Dīn Muḥammad and his provocative stance toward the Mongols played a decisive role in directing the Mongol invasion toward the region. The entry of Mongol forces into Azerbaijan destroyed cities, disrupted economic life, and caused severe disturbances to the region's demographic structure. These developments significantly weakened the military and administrative capacity of the Khwarazmian state.Celâleddin Mengüberti, the last ruler of the Khwarazmian Empire, sought to revive the collapsing state by establishing Azerbaijan as his base of operations and utilising it as a military and political headquarters. By capturing Tabriz and declaring it the capital, he attempted to re-establish central authority while continuing to confront both the Mongols and regional powers.In particular, he entered into power struggles with the Atabegs of Azerbaijan and brought them under his control. However, internal power struggles with his brother Ghiyāth al-Dīn Pirshah and his inconsistent military and strategic decisions undermined these efforts. Celâleddin Mengüberti's turn toward Anatolia and his targeting of Ahlat led to a deterioration in relations with the Anatolian Seljuk Sultan, ʿAlāʾ al-Dīn Kayqubād I. Ultimately, the confrontation between the Khwarazmians and the Anatolian Seljuks culminated in the Battle of Yassıçemen. This battle eliminated the Khwarazmian dominion that had functioned as a buffer zone between the Mongols and Anatolia, thereby removing one of the most significant obstacles to Mongol expansion. As a result, the Mongols advanced into Anatolia, initiating a process that profoundly transformed the region's political, military, and socio-economic structures.
Benzer Tezler
- Harezmşahlar Devleti'nin Büyük Selçuklu Devleti ve Türkiye Selçuklu Devleti ile olan ilişkileri
Relatıons of the Harezmsahlar State Wıth Great Seljuk and Turkey Seljuks State
ALİ KARACA
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
TarihNevşehir Hacı Bektaş Veli ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NİLAY AĞIRNASLI
- Hârezmşâhlar Devleti-Abbâsi hilafeti münasebetleri
Relations between Khwarazmshah State-Abbasid caliphate
ZEHRA ERDEMİR
- Hârezmşâhların Moğollar ile münasebetleri
The relationship between Harezmshah and Mongol
NAGEHAN GÜLER
- Hârezmşâh Alâeddin Muhammed dönemi siyasî tarihi (1200-1220)
Political history of Hârezmşâh Alâeddi̇n Muhammed era (1200-1220)
ÇOŞKUN ERDOĞAN
- Rıza Şah Pehlevi döneminde İran'da Türk toplulukları
Turkish communitiesin Iran during the Reza Shah Pahlavi
ZÜHRE NUR CELEP