Hodan (Borago officinalis) ve keten (Linum usitatissimum) tohum yağlarının oral kullanımının imiquimod ile indüklenen fare psoriazis modelinde tedaviye etkisi
The therapeutic effects of oral administration of Borage (borago officinalis) and flaxseed (Linum usitatissimum) seed oils in an imiquimod-induced mouse model of psoriasis
- Tez No: 1003746
- Danışmanlar: PROF. DR. FATMA AYDIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Psoriasis, toplumda sıkça karşılaşılan kronik bir deri hastalığıdır. Etiyolojisinde, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin kombine etkisi suçlanmaktadır. Çeşitli tedavi seçenekleri arasında topikal, fototerapi, konvansiyonel ve sistemik ajanlar yer almaktadır. Gama-linoleik asit (GLA) açısından zengin hodan tohum yağı ve alfa-linolenik asit (ALA) açısından zengin keten tohum yağı antiinflamatuvar özelliklere sahip esansiyel yağ asitleridir. Çeşitli inflamatuvar hastalıklarda kullanımları, literatürde çok sayıda çalışma ile gösterilmiştir. Bu çalışmada hodan ve keten tohum yağlarının fare psoriasis modelindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada 56 adet Balb/c türü fare kullanılmıştır. Her bir grupta 4 erkek, 4 dişi olmak üzere 8 fare, 7 gruba ayrılmıştır. İmiquimod krem uygulama alanı olarak sırt ve kulak seçilmiştir. Bu alanlar tıraşlanarak %5 imiquimod krem 62,5 mg dozunda sürülmüştür. Tüm farelerin ilk gün kulak kalınlıkları ölçülmüştür. İlk yedi gün boyunca kontrol grubu hariç tüm gruplara yalnızca imiquimod krem uygulanmıştır. Yedinci gün sonunda modifiye Psoriasis Alan Şiddet İndeksi (PASI) skorlaması yapılmıştır. Yedinci günden itibaren imiquimod uygulamasına devam edilmiş ve tedavi gruplarına sırasıyla 100 mg/kg ve 200 mg/kg hodan tohumu yağı, 200 mg/kg ve 500 mg/kg keten tohumu yağı ile 1 mg/kg metotreksat oral gavaj yoluyla verilmiştir. On dördüncü gün sonunda hayvanlara anestezi uygulanarak ötenazi yapılmış; kulak kalınlıkları tekrar ölçülmüş ve PASI skorlaması yenilenmiştir. Tüm farelerden alınan deri doku örnekleri histopatolojik, immünohistokimyasal ve ELISA analizleri için değerlendirilmiştir. Bulgular: Gruplar ve cinsiyet arasında ağırlık değerlendirildiğinde anlamlı fark görülmemiştir. İlk ve son gün arasındaki kulak kalınlığı yüzdelik değişimi keten ve metotreksat gruplarında başarılı bulunmuştur. PASI skorlarının 7. ve 14. gün arasındaki değişimi incelendiğinde, yüksek doz keten (500 mg/kg/gün) tohum yağı ve metotreksat (1 mg/kg/gün) gruplarında anlamlı azalma tespit edilmiştir. Histopatolojik olarak ise yüksek doz keten tohum yağı grubunda en düşük skor görülürken, metotreksat grubunda en yüksek ortalama saptanmıştır. İmmünohistokimyasal analizde sinyal transdüktörü ve aktivatörü 3 (STAT3) düzeyleri değerlendirildiğinde yüksek doz keten tohum yağı grubunun en başarılı grup olduğu görülmüştür. Ki-67 açısından ise keten tohum yağı gruplarına ek olarak düşük doz hodan (100 mg/kg/gün) tohum yağı grubunda da belirgin etki saptanmıştır. ELISA sonuçları değerlendirildiğinde, metotreksat grubunun her üç sitokin (Tümör Nekroz Faktörü-alfa (TNF-α), interlökin (IL)-17 ve IL-23) üzerinde başarılı grup olduğu görülmüştür. Tartışma ve Sonuç: Yüksek doz keten tohumu yağı grubu, klinik, histopatolojik, immünohistokimyasal ve ELISA parametrelerinin tümünde belirgin bir tedavi başarısı göstermiştir. Buna karşın, düşük doz keten tohumu yağı (200 mg/kg/gün) grubunun etkisi genel olarak yüksek doza kıyasla daha sınırlı kalmıştır. Düşük doz hodan tohumu yağı grubu ise incelenen tüm parametrelerde yüksek doz hodan (200 mg/kg/gün) grubuna göre daha iyi sonuçlar vermiştir. Metotreksat grubu, histopatolojik değerlendirme dışında beklenen terapötik etkinliği göstermiştir. Bu bulgular, yüksek doz keten tohumu yağının psoriasis modelinde başarılı bir tedavi seçeneği olabileceğini; hodan tohumu yağının ise düşük dozlarda sınırlı yarar sağlarken yüksek dozlarda etkisiz kaldığını ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Psoriasis is a chronic skin disease that is frequently encountered in the general population. In its etiology, the combined effect of genetic predisposition and environmental factors is implicated. Among the various treatment options are topical agents, phototherapy, conventional therapies, and systemic agents. Borage seed oil, rich in gamma-linolenic acid (GLA), and flaxseed oil, rich in alpha-linolenic acid (ALA), are essential fatty acids with anti-inflammatory properties. Their use in various inflammatory diseases has been demonstrated in numerous studies in the literature. The aim of this study was to investigate the effects of borage seed oil and flaxseed oil in a murine model of psoriasis. Materials and Methods: A total of 56 Balb/c mice were used in the study. Each group consisted of 8 mice (4 males and 4 females), divided into 7 groups. The back and ears were chosen as the areas for imiquimod cream application. These areas were shaved, and 62.5 mg of 5% imiquimod cream was applied. The ear thicknesses of all mice were measured on the first day. During the first seven days, all groups except the control received only imiquimod cream. At the end of the seventh day, a modified Psoriasis Area Severity Index (PASI) scoring was performed. From day 7 onward, imiquimod application continued, and the treatment groups received oral gavage of 100 mg/kg and 200 mg/kg borage seed oil, 200 mg/kg and 500 mg/kg flaxseed oil, and 1 mg/kg methotrexate, respectively. At the end of day 14, all animals were anesthetized and euthanized; ear thickness was re-measured, and PASI scoring was repeated. Skin samples collected from all mice were evaluated for histopathological, immunohistochemical, and ELISA analyses. Results: No significant difference was found in body weight between groups or between sexes. The percentage change in ear thickness between the first and last days was found to be favorable in the flaxseed and methotrexate groups. When the change in PASI scores between days 7 and 14 was evaluated, a significant decrease was observed in the high-dose flaxseed (500 mg/kg/day) and methotrexate (1 mg/kg/day) groups. Histopathologically, the lowest mean score was observed in the high-dose flaxseed seed oil group, while the methotrexate group had the highest mean score. In immunohistochemical analysis, the signal transducer and activator of transcription 3 (STAT3) levels were most effectively reduced in the high-dose flaxseed seed oil group. Regarding Ki-67, a marked effect was observed not only in the flaxseed seed oil groups but also in the low-dose borage seed oil (100 mg/kg/day) group. In the ELISA results, the methotrexate group demonstrated the greatest efficacy across all three cytokines: tumor necrosis factor-alpha (TNF-α), interleukin (IL)-17, and IL-23. Discussion and Conclusion: The high-dose flaxseed seed oil group demonstrated significant therapeutic success across all clinical, histopathological, immunohistochemical, and ELISA parameters. However, the effect of the low-dose flaxseed seed oil group (200 mg/kg/day) remained limited compared to the high dose. The low-dose borage seed oil group was found to be more effective than the high-dose borage seed oil (200 mg/kg/day) group across all evaluated parameters. The methotrexate group exhibited the expected therapeutic effect in all parameters except for histopathological evaluation. These findings indicate that high-dose flaxseed seed oil may serve as an effective treatment option in the psoriasis model, while borage seed oil provides limited benefit at low doses and becomes ineffective at higher doses.
Benzer Tezler
- Samsun ekolojik koşullarında yetiştirilen hodan (Borago officinalis L.) bitkisinde potasyum ve azot içeren yaprak gübresinin tohum verimi ve bazı verim kriterleri üzerine etkisi
The effect of potassium and nitrogen fertilizer on seed yield and some yield characteristics in hodan (Borago officinalis L.) under the samsun ecological conditions
SONER SERT
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
ZiraatOndokuz Mayıs ÜniversitesiTarla Bitkileri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞAHANE FUNDA ARSLANOĞLU
- Borago officinalis (Hodan) yaprağı özütünün balık yağı oksidasyonu üzerine koruyucu etkisi
Antioxidant effect of borage officinalis leaf extract on fish oil oxidation
ÖZLEM HASDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Ormancılık ve Orman MühendisliğiKastamonu ÜniversitesiSürdürülebilir Tarım ve Tabii Bitki Kaynakları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OSMAN SABRİ KESBİÇ
- Hodan tohumu Borago officinalis L. yağı enkapsülasyonu
Encapsulation of Hodan seed (borago officinalis) oil
MELİKE KÖKSAL
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Gıda MühendisliğiÇankırı Karatekin ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SEDA ÖZGEN
- İstanbul'un farklı habitatlarından toplanan Borago officinalis L. populasyonlarının genetik çeşitliliklerinin, ağır metal ve mineral besin element miktarlarının araştırılması
Investigation of genetic diversity, heavy metal and mineral nutrient levels of Borago officinalis L. populations collected from different habitats of İstanbul
GİZEM LOKUMCU
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
BiyokimyaMarmara ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ZEKİ SEVEROĞLU
PROF. DR. İBRAHİM İLKER ÖZYİĞİT
- Islak yüzeylerde yapışkanlığı yüksek biyouyumlu ve biyobozunur polimer kompozitlerin hazırlanması
Preparation of highly adhesive biocompatible and biodegradable polymer composites on wet surfaces
NİSA AYDIN
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Polimer Bilim ve TeknolojisiOndokuz Mayıs ÜniversitesiKimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FEZA GEYİKÇİ