Neoadjuvan kemoterapi alan meme kanserli hastalarda tedavi yanıtını ve aksiller lenf nodu durumunu öngörmede Hemoglobin, Albümin, Lenfosit, Platelet (HALP) skorunun önemi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 1003781
- Danışmanlar: PROF. DR. SERAP EREL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Meme kanseri, insidansı gün geçtikçe artan, kansere bağlı ölümler arasında ciddi orana sahip bir hastalıktır. Erken tanı, gelişmiş tedaviler ve toplumsal farkındalık sayesinde sağkalım oranları artmış olsa da hala iyi sonuç düzeylerine ulaşılamamıştır. Neoadjuvan Kemoterapi (NAKT) uygulaması ile tam yanıt (complete response, CR) oranlarında büyük artış sağlamıştır. Böylece birçok hasta daha minimal invaziv yaklaşımlar ile komplikasyonlardan ve kötü estetik sonuçlardan korunmaktadır. Çalışmamız NAKT yanıtını öngörmede etkili olabilecek faktörleri incelemeyi ve inflamatuar süreçler ve kronik malnütrisyon durumunun bir göstergesi olan (Hemoglobin, Albümin, Lenfosit, Platelet) HALP skorunun NAKT yanıtında iyi bir öngörü aracı olup olmadığını göstermeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: T.C.S.B. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 01.01.2015 ile 01.01.2025 tarihleri arasında meme kanseri tanısı alan ve NAKT uygulanması ardından opere edilmiş 138 hasta retrospektif olarak incelendi. Hasta grubunun demografik, klinik, radyolojik, cerrahi ve patolojik verileri analiz edildi. Bulgular: Çalışma grubu 138 hastadan oluşmaktaydı ve %22,5'i NAKT sonrası CR'ye ulaşmıştı. %77,5 hasta ise kısmi, stabil, progresyon yanıtı (KSPY) grubundaydı. CR grubundaki hastalar istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha gençti (p = 0,006). T evresi dağılımı açısından gruplar arasında anlamlı farklılık yoktu (p = 0,973). CR grubunda en sık uygulanan operasyon %45,2 ile meme koruyucu cerrahi (MKC) ve sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB) iken, KSPY grubunda en sık uygulanan operasyon %54,2 ile modifiye radikal mastektomi (MRM) idi (p = 0,028). pCR oranı tüm çalışma grubunda %13 idi. HALP skoru açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p = 0,982). Yaş ≤ 53,5 yıl (p = 0,015) ve derece 3 hastalık (p = 0,046) NAKT sonrası CR'nin bağımsız öngörücüleri olarak tespit edildi. Tartışma ve Sonuç: Literatüre baktığımızda birçok noktada çalışmamızla uyumlu sonuçlar görülmekle birlikte zıt sonuçlar da mevcuttur. Yaşın ve tümör derecesinin NAKT yanıtını öngörmede önemli faktörler olduğunu, NAKT'nin daha minimal invaziv tekniklerin uygulanabilirliğini arttırdığını, HALP skorununsa NAKT yanıtında bağımsız bir öngörücü olmadığını tespit ettik. Gelecekte HALP skorunun NAKT'ye yanıt ile ilişkisi üzerine daha geniş hasta gruplarıyla yapılmış prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Introduction: Breast cancer is a disease with an increasing incidence and remains a major cause of cancer related mortality in women. Despite improvements in early diagnosis, advanced treatment modalities, and heightened public awareness, survival outcomes have not reached optimal levels. The introduction of neoadjuvant chemotherapy (NACT) has significantly increased the rates of complete response (CR), thereby enabling many patients to benefit from less invasive surgical approaches and to avoid complications and poor cosmetic outcomes. This study aimed to investigate potential factors influencing NACT response and to evaluate whether the Hemoglobin, Albumin, Lymphocyte, Platelet (HALP) score -an indicator of inflammatory processes and chronic malnutrition - could serve as a reliable predictor of NACT response. Materials and Methods: A total of 138 patients who were diagnosed with breast cancer and underwent surgery following NACT between 01.01.2015 and 01.01.2025, at the University of Health Sciences Ankara Training and Research Hospital, were retrospectively analyzed. Demographic, clinical, radiological, surgical, and pathological data were reviewed. Results: The study cohort consisted of 138 patients, of whom 22.5% achieved CR after NACT, while 77.5% had partial, stable, or progressive disease (PSPD). Patients in the CR group were significantly younger (p = 0.006). There was no significant difference in T stage distribution between the groups (p = 0.973). The most frequently performed procedure in the CR group was breast-conserving surgery with sentinel lymph node biopsy (BCS + SLNB) (45.2%), whereas modified radical mastectomy (MRM) was most common in the PSPD group (54.2%) (p = 0.028). The overall pathologic complete response (pCR) rate was 13%. No statistically significant difference in HALP score was observed between groups (p = 0.982). Younger age (≤ 53.5 years, p = 0.015) and grade 3 disease (p = 0.046) were identified as independent predictors of CR after NACT. Discussion and Conclusion: Our findings are consistent with several studies in the literature, although conflicting results also exist. We demonstrated that age and tumor grade are important predictors of NACT response, and that NACT facilitates the feasibility of less invasive surgical techniques. However, HALP score was not found to be an independent predictor of NACT response. Further large scale and prospective studies are required to evaluate HALP score's correlation with NACT response in breast cancer patients.
Benzer Tezler
- Neoadjuvan kemoterapi alan geriatrik meme kanserli hastalarda tedavi yanıtının değerlendirilmesi
Evaluation of treatment response in patients with geriatric breast cancer receiving neoadjuvant chemotherapy
MURAT KÜÇÜKBİRİNCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
OnkolojiKaradeniz Teknik Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EVREN FİDAN
- Neoadjuvan kemoterapi alan triple negatif meme kanserli hastalarda androjen reseptör ekspresyonunun tedavi yanıtı ve sağkalım üzerine etkileri
Androgen receptor expression on treatment response and survival in triple negative breast cancer after neoadjuvant chemotherapy
SEDA KARAÇAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Genel CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SUAT KUTUN
- Neoadjuvan tedavi verilen meme kanserli hastalarda, tedavi öncesi pet ile belirlenen aksiller lenf nodülü metastaz yoğunluğunun neoadjuvan tedavi sonrası aksiller cerrahi yönteminin seçimine etkisi.
The impact of axillary lymph node metastasis density determined by pre-treatment pet on the selection of axillary surgical method in breast cancer patients after receiving neoadjuvant therapy
LASHA NAKASHIDZE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PINAR ÇİĞDEM KOCAEL
- Meme kanserinde neoadjuvan kemoterapi sonrası klinik ve radyolojik bulguların diagnostik değerlendirilmesi
Diagnostic evaluation of clinical and radiological findingsafter neoadjuvant chemotherapy in breast cancer
İSHAK YILDIZHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Radyoloji ve Nükleer TıpZonguldak Bülent Ecevit ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. BİLGİN KADRİ ARIBAŞ
- Neoadjuvan kemoterapi uygulanan meme kanserli hastalarda PET/BT ile tedavi yanıtının değerlendirilmesi
Response assessment with PET/CT in breast cancer patients treated with neoadjuvant chemotherapy
MEHMET FATİH GEÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul ÜniversitesiDahili Tıp Bilimleri Bölümü
PROF. DR. AYŞE MUDUN