Kutanöz skuamöz hücreli karsinomda miyeloid kökenli baskılayıcı hücrelerin prognostik önemi ve VISTA, CD137 ve PD-1 ekspresyonunun değerlendirilmesi
The prognostic significance of myeloid-derived suppressor cells in cutaneous squamous cell carcinoma and the evaluation of VISTA, CD137, and PD-1 expression
- Tez No: 1003886
- Danışmanlar: PROF. DR. MURAT ORHAN ÖZTAŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kutanöz skuamöz hücreli karsinom (kSHK), bazal hücreli karsinomdan sonra en sık görülen nonmelanom deri kanseridir. Çoğu olguda cerrahi ile kür sağlanabilse de ileri evre hastalık önemli mortalite yükü taşır. İmmün kontrol noktası inhibitörlerinin ileri evrelerde klinik kullanıma girmesiyle, tümör mikroçevresinin immün dinamiklerini tanımlamak biyobelirteç temelli yaklaşımlar açısından daha kritik hale gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, kSHK'de tümör infiltre eden lenfosit (TİL) özellikleri ile PD-1, VISTA, CD137 ve CD33 ekspresyonunu değerlendirerek tümör mikroçevresini tanımlamak ve bu bulguların klinikopatolojik parametrelerle ilişkisini araştırmaktır. Baş-boyun yerleşimli 60 kSHK olgusu çalışmaya dâhil edilmiştir. Hematoksilen-eozin kesitlerde TİL paterni belirgin değil/belirgin olarak değerlendirilmiş, TİL yoğunluğu, invaziv komponentte lenfosit infiltrasyonu ≤%30 ise“az”, %31–64 ise“orta”, ≥%65 ise“çok”olarak kaydedilmiştir. İmmünohistokimyada VISTA, PD-1, CD33 ve CD137 için tümörle ilişkili inflamatuvar hücrelerde pozitif membran boyanma gösteren hücrelerin yüzdesi belirlenmiştir. Bulgular; tümör çapı, histolojik tümör kalınlığı, diferansiyasyon derecesi, histolojik alt tip, perinöral invazyon, lenfovasküler invazyon, subkutan yağ dokusunun ötesine invazyon ve lenf nodu metastazı ile ilişkili olarak analiz edilmiştir. Klinikopatolojik açıdan daha elverişli prognostik özellikler taşıyan olgularda daha belirgin lenfositik yanıt izlenmiştir; iyi diferansiye tümörlerde belirgin patern daha sık gözlenmiştir (p=0,007). BWH T evrelemesine göre düşük/orta risk (T1–T2a) olgularda TİL yoğunluğu daha yüksek, yüksek risk (T2b–T3) grupta daha düşük bulunmuştur (p=0,019); perinöral invazyon varlığında TİL yoğunluğu azalmıştır (p=0,026). TİL ölçütleriyle en belirgin paralelliği VISTA göstermiş; TİL yoğunluğu arttıkça VISTA düzeyi anlamlı olarak yükselmiştir (p=0,022). Belirgin paternli olgularda CD137 daha yüksek izlenirken, PD-1 ve CD33 TİL ölçütleriyle belirgin bir ilişki göstermemiştir. İmmün belirteçler içinde klinikopatolojik değişkenlerle en dikkat çekici ilişki CD137'de izlenmiş; histolojik tümör kalınlığı arttıkça CD137 düzeyleri azalmıştır (r=−0,325; p=0,011). CD33 düzeyi erken evre hastalarda ileri evre hastalara kıyasla daha yüksek bulunmuştur (p=0,014). Belirteçler arası ilişkilerde en belirgin pozitif ilişki PD-1 ile CD137 arasında saptanmıştır (r=0,389; p=0,002) ve VISTA–CD33 çifti dışında, belirteçlerin genel olarak birlikte değişim gösterdiği izlenmiştir. Sonuç olarak, kSHK'de daha yüksek TİL yoğunluğu ve belirgin paternin erken evre ve daha elverişli prognostik özelliklerle birlikte görülmesi, TİL'in tümör mikroçevresini klinik açıdan anlamlı şekilde yansıtan bir parametre olduğunu desteklemektedir. Bulgularımız, CD137'nin immün aktivasyondaki yerini kSHK'de de destekleyebileceğini düşündürmektedir. İmmün belirteçler arasındaki ilişkilerin ortaya konulması, biyobelirteç temelli hasta seçimi ve kombinasyon tedavi yaklaşımlarının değerlendirilmesine katkı sağlayabilir. Bu çalışma, kSHK mikroçevresini yalnızca PD-1 ekseniyle sınırlı tutmayıp lenfositik infiltrasyon ve miyeloid bileşenleri baskılayıcı/uyarıcı immün kontrol noktası belirteçleriyle birlikte değerlendirmesi açısından önem taşımaktadır.
Özet (Çeviri)
Cutaneous squamous cell carcinoma (cSCC) is the second most common non-melanoma skin cancer after basal cell carcinoma. Although surgery is curative for most patients, advanced disease is associated with substantial morbidity and mortality. With the clinical adoption of immune checkpoint inhibitors for advanced-stage cSCC, profiling the tumor immune microenvironment has become increasingly important to support biomarker-driven stratification and therapeutic decision-making. This study aimed to characterize the tumor microenvironment in cutaneous squamous cell carcinoma by evaluating tumor-infiltrating lymphocyte (TIL) features and the expression of PD-1, VISTA, CD137, and CD33, and to investigate the associations of these findings with clinicopathological parameters. Sixty head and neck cSCC cases were included. On hematoxylin–eosin sections, the pattern of TILs was classified as non-brisk or brisk, and TIL density was recorded as low (≤30%), moderate (31–64%), or high (≥65%) based on the extent of lymphocytic infiltration within the invasive component. On immunohistochemistry, the percentage of tumor-associated inflammatory cells showing positive membranous staining for VISTA, PD-1, CD33, and CD137 was determined. Findings were analyzed in relation to tumor diameter, histologic tumor thickness, differentiation grade, histologic subtype, perineural invasion, lymphovascular invasion, invasion beyond the subcutaneous fat, and lymph node metastasis. A more pronounced lymphocytic response was observed in cases with more favorable clinicopathological features, with a brisk TIL pattern more frequently seen in well-differentiated tumors (p=0.007). By BWH T staging, TIL density was higher in the low/intermediate-risk (T1–T2a) group than in the high-risk (T2b–T3) group (p=0.019) and was reduced in the presence of perineural invasion (p=0.026). Among the immune markers, VISTA showed the strongest association with TIL parameters, increasing significantly with higher TIL density (p=0.022). CD137 levels were higher in brisk cases, whereas PD-1 and CD33 showed no significant association with TIL parameters. CD137 showed the most notable associations with clinicopathological variables; CD137 levels decreased with increasing histologic tumor thickness (r = −0.325, p=0.011). CD33 levels were higher in early-stage disease compared with advanced-stage disease (p=0.014). The strongest positive correlation was observed between PD-1 and CD137 (r = 0.389, p=0.002), and the markers generally appeared to vary in parallel, except for the VISTA–CD33 pair. Higher TIL density and a brisk pattern were more frequently observed in earlier-stage cSCC and in tumors with more favorable prognostic features, supporting TILs as a clinically meaningful indicator of the tumor microenvironment. Our findings also suggest that CD137 may play a role in immune activation in cSCC. Defining the associations among immune markers may contribute to biomarker-based patient selection and to the evaluation of combination treatment strategies.
Benzer Tezler
- Baş-boyun bölgesindeki skuamöz hücreli karsinomalarda miyeloid kökenli supresör hücrelerin varlığının araştırılması: Prognostik belirteçlerle ilişkisinin belirlenmesi
Investigation of the presence of myeloid origin suppressor cells in squamous cell carcinomas in the head-neck region: Determining their relationship with prognostic markers
DUYGU BAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
PatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLÇİN ŞİMŞEK
- Kutanöz skuamöz hücreli karsinomda histopatolojik CD47, CD163 ve CD68 ekspresyonlarının dermatoskopik ve klinikopatolojik verilerle değerlendirilmesi
Evaluation of histopathological CD47, CD163 and CD68 expression in cutaneous squamous cell carcinoma in relation to dermoscopic and clinicopathological parameters
AHMET TURAN ÜNSAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
DermatolojiSivas Cumhuriyet ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA TOSUN
- Kutanöz skuamöz hücreli karsinomda immünsüpresif tedavi ve sistemik inflamatuvar indekslerin klinik etkilerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the clinical effects of immunosuppressive therapy and systemic inflammatory indices in cutaneous squamous cell carcinoma
FAHRETTİN KÜÇÜKHEMEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
DermatolojiGazi ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET BURHAN AKSAKAL
- Aktinik keratoz ve skuamöz hücreli karsinomda POU2F3 ve CD105 ekspresyonun dermoskopik ve klinikopatolojik verilerle korelasyonu
Correlation of POU2F3 and CD105 expression with dermoscopic and clinicopathological findings in actinic keratosis and squamous cell carcinoma
REIKHAN MUSTAFAEVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
DermatolojiSivas Cumhuriyet ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RUKİYE YASAK GÜNER
DOÇ. DR. RAMAZAN OĞUZ YÜCEER
- Kutanöz skuamöz hücreli karsinomlarda programlanmış ölüm ligandı-1 (PD-L1) ve lenfosit aktivasyon geni-3 (LAG-3) ekspresyonlarının klinikopatolojik önemi
Clinicopathological significance of programmed deathligand -1 (PD-l1) and lymphocyte activation gene -3 (LAG-3)expressions in cutanosus squamous cell carcinoma
SEDA BAYTEKİN KARAOĞLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
PatolojiAydın Adnan Menderes ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. CANTEN TATAROĞLU