Kalkaneus kırıklarında prognostik faktörlerin belirlenmesi
Determination of prognostic factors in calcaneal fractures
- Tez No: 1005039
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MUHAMMED KÖROĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Calcaneal fractures, Open reduction internal fixation, Sanders classification, Calcaneal volume, Clinical and functional recovery
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İnönü Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Kalkaneus Kırıklarında Prognostik Faktörlerin Belirlenmesi Amaç: Kalkaneus kemiği, ayakta yük taşıma ve hareketin sağlanmasında, ayak ve ayak bileğindeki diğer anatomik yapılarla birlikte, güçlü bir biyomekanik uyum ve fonksiyonel korelasyon içerisindedir. Genel olarak, yüksekten düşme gibi yüksek enerjili travmalar sonrası kalkaneus kırığı ortaya çıkmaktadır. Kalkaneus kırıkları sonrasında uygulanacak takip ve tedavi süreci hem fonksiyonel hem de yapısal iyileşme açısından klinik önemini korumaktadır. Çalışmada, prospektif olarak kalkaneus kırık sebebiyle konservatif ve cerrahi yöntemle tedavi edilen hastaların bir yıl boyunca takibi sonucu klinik sonuçları etkileyen prognostik faktörleri değerlendirdi. Aynı zamanda kalkaneus kırığı gelişen hastalarda konservatif veya cerrahi tedavi sonrasında, kalkaneusun tomografik olarak ölçülen hacimsel değişimin klinik ve fonksiyonel sonuçlar ile ilişkisi değerlendirildi. Materyal ve Metot: İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nde, Ekim 2023 itibariyle kalkaneus kırığı sebebiyle konservatif ya da cerrahi işlem yapılan hastaların klinik, fonksiyonel ve radyolojik ölçüm sonuçları prospektif olarak incelendi. Hastalar 3. ay, 6. ay ve 12. aylarda periyodik olarak kontrollere çağrıldı. Fizik muayene ile birlikte VAS, AOFAS, FAAM ve SF-12 gibi fonksiyonel skorlamaları uygulandı. Son kontrollerinde (12. Ayda) tüm hastalara her iki ayağı içerecek şekilde bilgisayarlı tomografi (BT) çekildi. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 38 hastanın ortalama yaşı 46 (18–77) olup, takip süresi ortalama 12 aydı. Hastaların 32'si erkek, 6'sı kadındı. Olguların 6'sı konservatif, 32'si cerrahi yöntemle tedavi edildi. Cerrahi uygulanan hastaların 25'ine açık redüksiyon internal fiksasyon (ORIF), 7'sine vida ile tespit işlemi yapıldı. Hastaların 18'i sigara kullanıcısıydı ve 9'unda politravma mevcuttu. Ortalama beden kitle indeksi 23 (20–30) idi. Kırıklar, Sanders sınıflamasına göre; 22'si Tip 2, 8'i Tip 3 ve 8'ide Tip 4 olarak değerlendirildi. Parsiyel yük verme ortalama 45. günde, tam yük verme ise ortalama 90. günde başlatıldı. Tedavi öncesi 28 hastada eklem içi basamaklanma mevcutken, takip sonunda tüm hastalarda eklem içi uyumun sağlandığı gözlendi. Takip sürecinde 21 hastada subtalar artroz gelişti. Ayrıca, 11 hastada ayakkabı numarası değişimi gerekmiş olup, cerrahi sonrası kalkaneus hacminde anlamlı artış saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda, kalkaneus kırığı cerrahisi sonrasında hastalarda kalkaneus hacminde artış saptanmıştır. Kalkaneus kırığı cerrahisi sonrası hacim artışının erken dönemde tespiti ve uygun ayakkabı seçiminin sağlanmasıyla, hastaların klinik ve fonksiyonel iyileşmesine olumlu etkisi ortaya konulmuştur. Anahtar sözcükleri: Kalkaneus kırıkları, Açık redüksiyon internal fiksasyon, Sanders sınıflaması, Kalkaneus hacmi, Klinik ve Fonksiyonel iyileşme
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Determination of Prognostic Factors in Calcaneal Fractures Objective: The calcaneus bone, together with other anatomical structures in the foot and ankle, is involved in a strong biomechanical harmony and functional correlation in bearing weight and enabling movement in the foot. Calcaneal fractures generally occur after high-energy trauma, such as falls from a height. The follow-up and treatment process after calcaneal fractures remains clinically important in terms of both functional and structural recovery. The study prospectively evaluated the prognostic factors affecting clinical outcomes by following up patients treated conservatively and surgically for calcaneal fractures for one year. At the same time, the relationship between the volumetric change of the calcaneus measured by tomography after conservative or surgical treatment in patients with calcaneal fractures and clinical and functional outcomes was evaluated. Materials and Methods: At the Orthopedics and Traumatology Clinic of Inönü University Faculty of Medicine, the clinical, functional, and radiological measurement results of patients who underwent conservative or surgical procedures for calcaneal fractures as of October 2023 were prospectively examined. Patients were periodically called for follow-up visits at 3 months, 6 months, and 12 months. Functional assessments, including VAS, AOFAS, FAAM, and SF-12, were performed alongside physical examinations. At their final follow-up (12 months), all patients underwent computed tomography (CT) scans of both feet. Results: The mean age of the 38 patients included in the study was 46 (18–77), and the mean follow-up period was 12 months. Thirty-two patients were male and 6 were female. Six cases were treated conservatively and 32 were treated surgically. Of the patients who underwent surgery, 25 underwent open reduction internal fixation (ORIF) and 7 underwent screw fixation. Eighteen patients were smokers and 9 had multiple trauma. The average body mass index was 23 (20–30). According to the Sanders classification, 22 fractures were classified as Type 2, 8 as Type 3 and 8 as Type 4. Partial weight bearing was initiated on average on the 45th day, and full weight bearing on average on the 90th day. While 28 patients had intra-articular step-up before treatment, intra-articular alignment was achieved in all patients at follow-up. Subtalar arthrosis developed in 21 patients during follow-up. Additionally, 11 patients required a change in shoe size, and a significant increase in calcaneal volume was detected after surgery. Conclusion: Our study, found an increase in calcaneal volume in patients following calcaneal fracture surgery. The early detection of volume increase after calcaneal fracture surgery and ensuring appropriate footwear selection were shown to have a positive effect on patients' clinical and functional recovery.
Benzer Tezler
- Kalkaneus kırıklarında açık redüksiyon ve internal tespit sonuçlarımız
Open reduction and internal fixation of displaced intra-articular calcaneal fractures
MUSTAFA KARAGÜLLE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Ortopedi ve TravmatolojiAdnan Menderes ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞEVKİ ÖNER ŞAVK
- Kalkaneus kırıklarında minimal invaziv cerrahi orta dönem sonuçlarının retrospektif incelenmesi
Retrospective evaluation of the mid-term results of minimally invasive surgery in calcaneal fractures
NİYAZİ İĞDE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT ÇAKAR
- Kalkaneus kırıklarında cerrahi yöntemlerle tedavi edilen hastaların klinik, radyolojik ve fonksiyonel sonuçları
Clinical, radiological and functional outcomes of patients with calcaneal fractures treated with open and close surgical techniques
AHMET DEMİREL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Ortopedi ve TravmatolojiNecmettin Erbakan ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET FEVZİ KEKEÇ
- Kalkaneus kırıklarında farklı tedavi yaklaşımlarının spatiotemporal parametrelere etkisi
Comparison of functional results of essex-lopresti technique and percutaneous screwing in calcaneus fractures
ÖMER ESMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Ortopedi ve TravmatolojiFırat ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞÜKRÜ DEMİR
- İntraartiküler kalkaneus kırıklarında cerrahi tedavi sonuçlarımız
Results of the surgical treatment of intra-articular calcaneal fractures
ALİHAN DERİNCEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Ortopedi ve TravmatolojiAnkara ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ERTAN MERGEN