Geri Dön

Bölgemizde hipertrigliseridemiye bağlı pankeatit sıklığı

Incidence of pancetis due to hypertriglyceridemia in our region

  1. Tez No: 1005209
  2. Yazar: FAHRİ CANOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NUHMEHMET BÜYÜKBERBER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: akut pankreatit, hipertrigliseridemi, pankreatit etiyolojisi, pankreatik enzimler, yoğun bakım gereksinimi, diyabetesmellitus, HTG, etiology, intensive care unit, pancreatic enzymes, metabolic diseases
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kayseri Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akut Pankreatit (AP), pankreasın ani inflamasyonu ile karakterize olup klinik seyri hafif ve kendi kendini sınırlayan tablolardan, nekroz, sistemik inflamatuvar yanıt sendromu ve çoklu organ yetmezliği ile seyreden ağır formlara kadar değişkenlik göstermektedir. Hastalık şiddetine bağlı olarak mortalite oranları %3 ile %20 arasında değişmektedir. Tanı; tipik klinik bulgulara ek olarak serum amilaz ve/veya lipaz düzeylerinin normalin üç katından fazla artışı ile konulmaktadır. Hastalık şiddetinin değerlendirilmesinde Ranson kriterleri,AcutePhysiologyandChronicHealth Evaluation II (APACHE II) skoru ve bilgisayarlı tomografi şiddet indeksi gibi çeşitli prognostik sistemler kullanılmaktadır.APin küresel insidansı yılda 100.000 kişi başına yaklaşık 34 vaka olarak bildirilmekte olup, bölgesel farklılıklar göstermektedir. Safra taşları ve alkol kullanımı en sık etiyolojik faktörlerdir. HTG (HTG) ise üçüncü en sık neden olup, özellikle serum trigliserid düzeylerinin 1000 mg/dL'nin üzerine çıktığı durumlarda pankreatit riskinin belirgin şekilde arttığı bilinmektedir. HTG'ye bağlı pankreatit, tüm AP olgularının yaklaşık %5'ini oluşturmakta; gebelikte görülen AP vakalarında ise daha yüksek oranlarda saptanabilmektedir. Primer (genetik) ve sekonder nedenlere bağlı lipoprotein metabolizma bozuklukları HTG gelişiminde rol oynamaktadır.APte etiyolojinin erken dönemde belirlenmesi, uygun tedavi yaklaşımının planlanması ve mortalitenin azaltılması açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada, AP tanısı alan hastalarda HTG'nin sıklığının ve etiyolojideki rolünün retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem:Bu retrospektif, gözlemsel ve tek merkezli çalışmaya 01.01.2023 ve 01.01.2024 tarihleri arasında AP tanısı ile izlenen toplam 902 hasta dahil edildi. AP tanısı, klinik bulgular, laboratuvar parametreleri ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilerek konuldu. Hastaların demografik özellikleri, pankreatit etyolojileri (safra taşı, HTG, idiyopatik, ilaç ilişkisi, Endoskopik RetrogradKolanjiyopankreatografi (ERCP) sonrası, alkol ve otoimmünite), laboratuvar değerleri (amilaz, lipaz, C-reaktif protein (CRP), aspartat amino transferaz (AST) alanin amino transferaz (ALT), bilirubinler, EstimateGlomerularFiltration Rate(eGFR)), görüntüleme yöntemleri, diabetesmellitus varlığı (DM), pankreatit öncesi ilaç kullanımı ve yoğun bakım ünitesine (YBÜ) yatış durumları hasta dosyalarından kaydedildi. HTG'ye bağlı ve HTG dışı AP olguları demografik, klinik ve laboratuvar özellikler açısından karşılaştırıldı. İstatistiksel analizlerde uygun parametrik ve non-parametrik testler kullanıldı ve p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular:Çalışmaya toplam 902 akut pankreatit hastası dahil edildi. Hastaların yaş ortanca değeri 64 (49–76) yıl olup olguların %45,2'si erkekti. En sık akut pankreatit etiyolojisi safra taşına bağlı pankreatit olarak saptandı (%46,9). Hipertrigliseridemiye (HTG) bağlı pankreatit 72 hastada (%8,0) izlendi. HTG grubundaki hastalar HTG dışı gruba göre anlamlı derecede daha genç olup erkek cinsiyet daha sık görülmekteydi (p<0,001). Diyabetesmellitus sıklığı HTG grubunda %47,2 olup HTG dışı gruba kıyasla anlamlı derecede daha yüksekti (p<0,001). Serum amilaz [593 (411–794) U/L] ve lipaz [1744 (530–5091) U/L] düzeyleri HTG grubunda anlamlı derecede daha düşük bulundu (p<0,001). HTG olgularının %40,3'ünde amilaz ve %33,3'ünde lipaz düzeylerinin normal sınırlarda olduğu saptandı. Toplam 134 hastada (%14,9) yoğun bakım ünitesine yatış gereksinimi gelişti. Yoğun bakım yatış oranı HTG grubunda %12,5, HTG dışı grupta %15,1 olup gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,558). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde yaş ve CRP düzeyinin yoğun bakım ünitesine yatış ile bağımsız olarak ilişkili olduğu gösterildi. Çalışma popülasyonunun %31,9'unda pankreatit öncesi ilaç kullanımı saptandı. DPP-4 inhibitörü kullanan hastaların %46,7'sinde safra taşı, %8,3'ünde hipertrigliseridemi ve %8,3'ünde ERCP öyküsü bulunurken, %36,7'sinde başka bir belirgin etiyolojik faktör saptanmadı. ACE inhibitörü/ARB kullanan hastalarda ise safra taşı %51,8, hipertrigliseridemi %1,6 ve ERCP %7,6 oranında saptanırken, %39,0'ında başka bir etiyolojik neden bulunmadı. HTG'ye bağlı pankreatiti öngören faktörlerin çok değişkenli analizinde ACE inhibitörü/ARB kullanımı ve erkek cinsiyet bağımsız olarak ilişkili bulunurken, yaş ile ters yönlü ilişki saptandı; DPP-4 inhibitörü kullanımı ile anlamlı ilişki izlenmedi. Sonuç:Bu tez çalışması, bölgemizde hipertrigliseridemiye (HTG) bağlı akut pankreatitin azımsanmayacak bir sıklıkta görüldüğünü ve kendine özgü klinik ve laboratuvar özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. HTG'ye bağlı pankreatit daha genç yaşta görülmekte olup erkek cinsiyet ve diyabetesmellitus ile daha sık birliktelik göstermektedir. Bu hastalarda pankreatik enzim düzeylerinin sıklıkla normal veya hafif yüksek seyredebilmesi tanısal açıdan yanıltıcı olabilmektedir. Yoğun bakım gereksinimi açısından HTG'ye bağlı pankreatit, biliyer pankreatite kıyasla daha hafif bir klinik tablo olarak değerlendirilmemelidir. Ayrıca HTG'yebağlı pankreatit olgularında diyabetesmellitus başta olmak üzere metabolik komorbiditelerin daha sık görülmesi ve pankreatit öncesi ilaç kullanımının bazı olgularda eşlik edebilmesi, bu hasta grubunda tedavi planlaması sırasında olası ek pankreatit risk faktörlerinin dikkatle değerlendirilmesini gerektirmektedir.ACEi/ARB kullanımı HTG'ye bağlı pankreatit ile bağımsız olarak ilişkili bulunmakla birlikte, bu ilişkinin nedensel olup olmadığı mevcut çalışma tasarımı ile gösterilemez ve altta yatan metabolik hastalık yükünün daha yüksek olmasına bağlı olabilir.Bu bulgular, HTG'ye bağlı akut pankreatitin erken tanınması ve uygun izlem stratejilerinin belirlenmesinin önemini vurgulamakta; özellikle eşlik eden metabolik hastalıkların ve olası risk faktörlerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Acute pancreatitis (AP) is characterized by sudden inflammation of the pancreas and demonstrates a highly variable clinical course, ranging from mild and self-limiting disease to severe forms associated with pancreatic necrosis, systemic inflammatory response syndrome, and multi-organ failure. Mortality rates vary between 3% and 20% depending on disease severity. The diagnosis is established based on typical clinical findings in addition to a threefold or greater elevation in serum amylase and/or lipase levels. Several prognostic scoring systems are used to assess disease severity, including the Ranson criteria, the Acute Physiology and Chronic Health Evaluation II (APACHE II) score, and the Computed Tomography Severity Index. The global incidence of acute pancreatitis is estimated to be approximately 34 cases per 100,000 population per year, with notable regional variations. Gallstones and alcohol consumption are the most common etiological factors. Hypertriglyceridemia (HTG) is the third most frequent cause and is associated with a markedly increased risk of pancreatitis, particularly when serum triglyceride levels exceed 1000 mg/dL. HTG-related pancreatitis accounts for approximately 5% of all AP cases and may occur at higher rates in specific populations such as pregnant women. Both primary (genetic) and secondary disorders of lipoprotein metabolism contribute to the development of HTG. Early identification of the underlying etiology in acute pancreatitis is crucial for appropriate therapeutic planning and reduction of mortality. This study aimed to retrospectively evaluate the frequency of hypertriglyceridemia and its etiological role among patients diagnosed with acute pancreatitis. Materials and Methods: This retrospective, observational, single-center study included a total of 902 patients diagnosed with acute pancreatitis between January 1, 2023 and January 1, 2024. The diagnosis of acute pancreatitis was established based on clinical presentation, laboratory findings, and imaging studies. Demographic characteristics, etiological classifications (biliary, HTG-related, idiopathic, drug-related, post-ERCP, alcohol-related, and autoimmune), laboratory parameters (amylase, lipase, C-reactive protein [CRP], aspartate aminotransferase [AST], alanine aminotransferase [ALT], bilirubin levels, and estimated glomerular filtration rate [eGFR]), imaging findings, presence of diabetes mellitus, medication use prior to pancreatitis, and intensive care unit (ICU) admission were obtained from patient records. Patients with HTG-related AP were compared with those with non-HTG etiologies in terms of demographic, clinical, and laboratory characteristics. Appropriate parametric and non-parametric statistical tests were applied, and p values <0.05 were considered statistically significant. Results: A total of 902 patients with acute pancreatitis were included. The median age of the study population was 64 years (49–76), and 45.2% were male. Biliary pancreatitis was the most common etiology (46.9%), whereas HTG-related pancreatitis was identified in 72 patients (8.0%). Patients in the HTG group were significantly younger and more frequently male compared with those in the non-HTG group (p<0.001). The prevalence of diabetes mellitus was significantly higher in the HTG group (47.2%) (p<0.001). Serum amylase and lipase levels were significantly lower in the HTG group, with median values of 593 (411–794) U/L and 1744 (530–5091) U/L, respectively (p<0.001). Notably, normal amylase levels were observed in 40.3% and normal lipase levels in 33.3% of HTG-related pancreatitis cases. Overall, 134 patients (14.9%) required ICU admission. The ICU admission rate was 12.5% in the HTG group and 15.1% in the non-HTG group, with no significant difference between groups (p=0.558). Multivariable logistic regression analysis demonstrated that age and CRP level were independently associated with ICU admission. Medication use prior to pancreatitis was identified in 31.9% of patients. Among patients using DPP-4 inhibitors, gallstones were present in 46.7%, hypertriglyceridemia in 8.3%, and ERCP history in 8.3%, whereas no other identifiable etiology was found in 36.7%. Among patients receiving ACE inhibitors or angiotensin receptor blockers (ACEi/ARB), gallstones were detected in 51.8%, hypertriglyceridemia in 1.6%, and ERCP history in 7.6%, while 39.0% had no other identifiable etiology. In multivariable analysis, ACEi/ARB use and male sex were independently associated with HTG-related pancreatitis, whereas age showed an inverse association. No significant association was observed with DPP-4 inhibitor use. Conclusion: This thesis demonstrates that hypertriglyceridemia-related acute pancreatitis represents a considerable proportion of acute pancreatitis cases in our region and has distinct demographic, clinical, and laboratory characteristics. HTG-related pancreatitis occurs at a younger age, is more frequently associated with male sex and diabetes mellitus, and may present with normal or only mildly elevated pancreatic enzyme levels, potentially leading to diagnostic challenges. In terms of clinical severity, HTG-related pancreatitis should not be considered a milder condition compared with biliary pancreatitis. Furthermore, the higher prevalence of metabolic comorbidities and the presence of pre-existing medication use in some cases suggest that additional risk factors should be carefully evaluated during clinical management of these patients.

Benzer Tezler

  1. Adnan Menderes Üniversitesi'ne başvuran hastaların hepatit B virüs seroprevelansının ve bazı demografik özelliklerinin belirlenmesi

    Determining the seroprevalance of hepatitis B virus and some demografic features of patients WHO were adjusted Adnan Menderes University

    DENİZ ARMAĞAN DENİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    GastroenterolojiAdnan Menderes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET HADİ YAŞA

  2. Bölgemiz hipertrigliseridemi hastalarında genetik polimorfizm hastalık ilişkilerinin araştırılarak genetik yatkınlık tarama testlerinin başlatılması

    Investigating the relationship between genetic polymorphism and disease in hypertriglyceridemia patients from our region and starting genetic screening tests for susceptibility

    EMRE TAŞKIN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    BiyolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN BAĞCI

  3. Bir aile sağlığı merkezinde izlenen 5-15 yaş arası çocuklarda hiperlipidemi sıklığı: Kesitsel araştırma

    Prevalence of hyperlipidemia in children between the age of 5-15 following in a family health center: A cross-sectional study

    BURAK DÖNMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ÖZEN

  4. Bölgemizdeki nonalkolik steatohepatitisli olguların değerlendirilmesi

    The Evaluation of patients with non-alcoholic steatohepatitis in East Anatolia of Turkey

    ÖMER YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    GastroenterolojiAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ARİF YILMAZ