Bipolar bozuklukta manik dönem ile serum endokannabinoid düzeyleri arasındaki ilişki
The relationship between manic episodes and serum endocannabinoid levels in bipolar disorder
- Tez No: 1005405
- Danışmanlar: PROF. DR. YASEMİN GÖRGÜLÜ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Bipolar bozukluk, Ruh sağlığı, Bipolar disorder, Mental health
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Trakya Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bipolar bozukluk, popülasyonun %1-3'ünü etkileyen depresif ve manik dönemlerle seyreden, kronik, tekrarlayan ve ilerleyici bir hastalıktır. Endokannabinoidlerin duygudurumdüzenlemede rol oynadığı ve serum endokannabinoid düzeylerindeki değişimlerin bipolar bozuklukta rol oynuyor olabileceği son çalışmalar sonucunda düşünülmektedir. Literatürde bipolar hastaların endokannabinoid düzeylerinin değiştiği ve anandamid düzeylerinin yüksekolduğu ayrıca hem bipolar bozukluk hastalarının hem de etkilenmemiş ikizlerininpalmitoiletanolamid ve anandamid tonusunun artmış şekilde bozulduğu tespit edilmiştir. Ayrıcadeneysel olarak Palmitoiletanolamid anti inflamatuar özellikleri sebebiyle bipolar bozuklukmanik dönem hastalarında kullanılmış ve başarılı sonuçlar vermiştir. Ancak literatürde bipolarhastaların manik ve remisyon dönemi ile sağlıklı kontrollerin endokannabinoid seviyelerinibirbirleri ile karşılaştıran herhangi bir çalışma yoktur. Araştırmamızda bipolar bozukluk tanılıhastaların mani döneminin, remisyon döneminin ve sağlıklı kontrol grubunun; sosyodemografik verileri, klinik özellikleri, kullanılan tedavileri ile serum C- raektif protein,anandamid, palmitoiletanolamid, oleoiletanolamid ve 2-Araşidonil Gliserol düzeyleriarasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmamıza, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı servisinde yatarak tedavi edilen, DSM-5-TR tanı ölçütlerine göre bipolar bozukluk manikdönem tanı ölçütlerini karşılayan 51 hasta ve 49 sağlıklı kontrol dahil edildi. Bipolar bozuklukmanik dönem tanısı olan hastaların 32'si taburculukları sonrası poliklinik kontrolüne geldi vehastaların remisyon grubuna dahil edildi. Tüm katılımcıların serum C- raektif protein,anandamid, 2-AG, palmitoiletanolamid ve oleoiletanolamid düzeyleri ölçüldü. Remisyon grubuiçin de işlemler tekrarlandı. Katılımcılar için sosyodemografik veri formu dolduruldu ve bipolar46 bozukluk tanılı hastalara ayrıca Young Mani Derecelendirme Ölçeği ve Hamilton DepresyonDerecelendirme Ölçeği ve Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği uygulandı. Mani grubunun serum C- raektif protein düzeyleri, kontrol grubuna kıyasla istatistikselolarak anlamlı derecede yüksek bulundu. Mani grubu ile remisyon grubu serum C- raektifprotein düzeyleri arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmadı. Kontrol grubu ile mani grubu endokannabinoidleri karşılaştırıldığında Palmitoiletanolamid ve oleoiletanolamid istatistiksel olarak anlamlı derecede farklı olduğu,Mani grubunda Palmitoiletanolamid ve oleoiletanolamid düzeylerinin daha düşük olduğu tespitedildi. Mani grubu ile remisyon grubu endokannabinoidleri karşılaştırıldığında, mani grubununserum PEA düzeyleri remisyon grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük olduğusaptandı. Serum 2-Araşidonil Gliserol düzeyleri karşılaştırıldığında ise mani grubundaistatistiksel anlamlılığa yakın şekilde düşük olduğu tespit edilmiştir. Diğer serumendokannabinoid düzeylerinde mani döneminde daha düşük değerler gözlense de farklarınistatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmadığı saptanmıştır. Kontrol grubu ile remisyon grubu endokannabinoidleri karşılaştırıldığında 4 serumendokannabinoidinin hiçbirinde istatistiksel açıdan anlamlı fark tespit edilmemiştir. Çalışmamız bipolar bozukluk hastalarının manik dönem, remisyon dönemi ve kontrolgrubunun endokannabinoid düzeylerini karşılaştıran ilk araştırma olup, en önemli bulgumuzpalmitoiletanolamid ve oleoiletanolamid seviyelerinin mani dönem sırasında istatistiksel olarakanlamlı seviyede azalması ve hastalar remisyon dönemine girdiklerinde endokannabinoidseviyelerinin sağlıklı kontrollerle istatistiksel olarak fark tespit edilmemesidir. Bu bulgu serumendokannabinoidlerinin gelecekte hem tanı koymada bir belirteç olarak kullanımını hem deyeni tedavi yöntemleri açısından umut verici olduğunu göstermektedir. Daha önceki Palmitoiletanolamid ile yapılan depresyon ve mani tedavi çalışmalarının başarılı sonuçlarvermesi ve geçmiş çalışmalardaki bipolar hastaların endokannabinoid düzeylerindekifarklılıklar, çalışmamızın sonuçlarıyla beraber değerlendirildiğinde endokannabinoidlerinendojen bir duygudurum dengeleyicisi olabileceği fikri dikkati çekmektedir.
Özet (Çeviri)
Bipolar disorder is a chronic, recurrent, and progressive illness characterized bydepressive and manic episodes, affecting approximately 1–3% of the population. Recent studiessuggest that endocannabinoids play a role in mood regulation and that alterations in serumendocannabinoid levels may be involved in the pathophysiology of bipolar disorder. Theliterature indicates that endocannabinoid levels are altered in patients with bipolar disorder,with elevated levels of anandamide. Additionally, it has been reported that both patients withbipolar disorder and their unaffected twins exhibit disrupted palmitoylethanolamide andanandamide tone. Furthermore, palmitoylethanolamide has been experimentally used inpatients with bipolar disorder during manic episodes due to its anti-inflammatory propertiesand has yielded successful results. However, there are no studies in the literature comparingendocannabinoid levels among bipolar patients in manic and remission phases and healthycontrols. The aim of this study was to investigate the relationship between sociodemographicdata, clinical characteristics, treatments used, and serum levels of C-reactive protein,anandamide, palmitoylethanolamide, oleoylethanolamide, and 2-arachidonoylglycerol inpatients diagnosed with bipolar disorder during manic episodes, during remission, and in ahealthy control group. The study included 51 patients hospitalized at the Department of Psychiatry of Trakya University Faculty of Medicine who met DSM-5-TR diagnostic criteria for bipolar disorder,48 manic episode, and 49 healthy controls. Of the patients diagnosed with a manic episode, 32attended outpatient follow-up visits after discharge and were included in the remission group. Serum C-reactive protein, anandamide, 2-arachidonoylglycerol, palmitoylethanolamide, andoleoylethanolamide levels were measured in all participants, and the measurements wererepeated for the remission group. A sociodemographic data form was completed for allparticipants. Additionally, patients with bipolar disorder were assessed using the Young Mania Rating Scale, Hamilton Depression Rating Scale, and the Positive and Negative SyndromeScale. Serum C-reactive protein levels in the manic group were found to be statistically significantly higher compared to the control group. No statistically significant difference wasfound between the manic and remission groups in terms of serum C-reactive protein levels. When endocannabinoid levels were compared between the control group and the manic group, PEA and oleoylethanolamide levels were found to be statistically significantly different,with lower palmitoylethanolamide and oleoylethanolamide levels observed in the manic group. Comparison of endocannabinoid levels between the manic and remission groups revealed that serum palmitoylethanolamide levels were statistically significantly lower in themanic group compared to the remission group. Serum 2-arachidonoylglycerol levels were alsofound to be lower in the manic group, approaching statistical significance. Although lowerlevels of other serum endocannabinoids were observed during the manic episode, thesedifferences did not reach statistical significance. No statistically significant differences were found in any of the four serum endocannabinoids when comparing the control group and the remission group. This study is the first to compare endocannabinoid levels among patients with bipolardisorder during manic and remission phases and healthy controls. The most important findingis the statistically significant decrease in palmitoylethanolamide and oleoylethanolamide levelsduring manic episodes, with no statistically significant differences between patients inremission and healthy controls. These findings suggest that serum endocannabinoids may holdpromise both as future diagnostic biomarkers and as targets for novel treatment approaches. When considered together with previous successful studies of palmitoylethanolamide in thetreatment of depression and mania, as well as earlier findings on altered endocannabinoid levelsin bipolar disorder, our results support the idea that endocannabinoids may function asendogenous mood stabilizers.
Benzer Tezler
- Bipolar bozukluk manik, depresif, ötimik dönemlerdeki hastalar ile sağlıklı kontrollerde serum YKL-40 düzeylerinin karşılaştırılması
Comparison of YKL-40 levels in manic-depressed-euthymic patients with bipolar disorder and healty controls
ŞULE SÖZEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NESRİN KARAMUSTAFALIOĞLU
- Bipolar bozukluk manik-depresif-ötimik dönemlerde serum çözünebilir ürokinaz-tip plazminojen aktivatör reseptör (supar) düzeyleri
Serum soluble uroki̇nase plasminogen activator receptor (supar) levels in manic–depresive-euthymic episodes of bipolar disorder
PELİN ÜNALAN ÖZPERÇİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NESRİN KARAMUSTAFALIOĞLU
- Bipolar bozukluk tanılı hastaların manik epizod ve takip eden ötimik dönemde serum Sestrin 2, NRF2, KEAP1 düzeylerinin incelenmesi
Investigation of serum Sestrin-2, NRF2, and KEAP1 levels in patients diagnosed with bipolar disorder during manic episodes and the subsequent euthymic period
PELİN EĞİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SİNAY ÖNEN
- Bipolar bozuklukta oksidatif DNA hasarı, onarımı ve oksidatif hasarın nörotrofik faktörler ile ilişkisi
Oxidative dna damage and repair in patients with bipolar disorder and the relationship between oxidative damage and neurotrophic factors
DENİZ CEYLAN TUFAN ÖZALP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
PsikiyatriDokuz Eylül ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞEGÜL ÖZERDEM
- Bipolar duygudurum bozukluğu manik epizod hastalarının akut alevlenme ve remisyon dönemlerinde serum galektin-1 ve galektin-3 düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of serum galectin-1 and galectin-3 levels in acute exacerbation and remission periods in manic episode patients with bipolar mood disorder
MERYEM YÜKSEL AYTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EROL GÖKA
DR. AYBENİZ CİVAN KAHVE