The impact of bank credit uptake on income inequality in inflationary periods: The case of Türki̇ye
Enflasyonist dönemlerde banka kredisi kullanımının gelir eşitsizliği üzerindeki etkisi: Türkiye örneği
- Tez No: 1006558
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ŞERİFE GENÇ İLERİ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Ekonomi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Economics, Labour Economics and Industrial Relations
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İktisat Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İktisat (ingilizce) Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Tarih boyunca enflasyon, paranın satın alma gücünü ve tasarrufların reel değerini düşürmesi ve maliyet artışları yoluyla yaşam kalitesini azaltması nedeniyle ekonomik ve sosyal birçok soruna yol açmış ve ekonomik karar alıcılar tarafından önem verilen bir olgu olmuştur. Bununla birlikte, enflasyon toplumun tüm kesimlerini eşit derecede etkilememektedir. Gelirleri yalnızca ücret ve sosyal transferlere dayanan düşük gelir grupları, bu gelirlerin enflasyona paralel artmadığı durumlarda enflasyon baskısını daha yoğun hissetmekte; ücrete ek olarak kâr geliri elde eden üst gelir grupları ise enflasyona karşı kendilerini daha güçlü biçimde koruyabilmektedir. Ayrıca, gelirinin tamamını tüketime ayırmak zorunda kalan bireyler ile harcanabilir gelirinin bir kısmını tasarrufa yönlendirerek bundan kazanç sağlayan kesimler arasında da önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle enflasyonun dağılımsal etkileri olduğu göz ardı edilmemelidir. Kovid-19 pandemisiyle birlikte dünya ekonomilerinde üretim ve işgücü faaliyetleri önemli ölçüde daralmış ve birçok ülkede resesyona varan ekonomik küçülmeler yaşanmıştır. Pandemi sonrası dönemde hükümetler, ekonomik faaliyetleri pandemi öncesi seviyelere yaklaştırmak amacıyla düşük faiz politikaları ve kredi teşvikleri uygulamıştır. Türkiye gibi bazı ülkelerde bu politikaların görece uzun süre devam etmesi, enflasyon oranlarının hızla yükselmesine yol açmıştır. Enflasyondaki hızlı artışa paralel biçimde kredi kullanımının genişlemesi, borçlanma kanalının gelir dağılımı üzerindeki etkilerinin daha dikkatli biçimde incelenmesini gerekli kılmıştır. Mal ve hizmet fiyatlarının gelecekte daha yüksek olacağı ve kredi geri ödeme yükünün reel olarak azalacağı beklentisi, hem gerçek hem de tüzel kişileri enflasyonist dönemlerde borçlanma yoluyla tüketim ve yatırımlarını artırmaya yöneltmektedir. Bununla birlikte, farklı gelir gruplarının krediye erişim imkanları eşit değildir. Düşük gelir grupları finansal piyasalara erişimde çeşitli engellerle karşılaşmaktadır. Bankalar tarafından kredi kullanımında talep edilen gelir belgesi, kefalet, rehin, ipotek ve teminat mektubu gibi şartlar bu engellere örnek olarak verilebilir. Bu durum borçlanmanın gelir dağılımını bozduğu yönünde bir sonuca işaret etse de, etkinin ters yönde olduğunu savunan görüşler de bulunmaktadır. Bu görüş, borç veren kesimin çoğunlukla üst gelir grubundan oluşmasına ve borçların reel değerinin enflasyonist dönemde aşınmasına dayanan borçlu-alacaklı hipotezine dayanmaktadır. Dolayısıyla borçlanma kanalı üzerinden enflasyonun gelir eşitsizliği üzerindeki etkisinin yönü ve büyüklüğü farklılaşabilmektedir. Teorik ve ampirik literatürde borçlanmanın bu etkisine ilişkin birçok çalışma bulunmakla birlikte, bölgesel heterojenlik nedeniyle farklı sonuçlara ulaşıldığı görülmektedir. Bu nedenle bölgelerin ekonomik, demografik ve finansal yapılarının farklılık gösterdiği ve bu farklılıkların elde edilecek sonuçları etkileyebileceği dikkate alınmalıdır. Türkiye özelinde de 26 NUTS-2 bölgesi arasında kredi kullanım yapısı bakımından önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bazı bölgelerde tüzel kredi kullanımı baskınken, bazı bölgelerde tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı kullanımı daha yaygındır. Bu yapısal farklılıklar, enflasyon ve borçlanma ilişkisinin gelir dağılımı üzerindeki etkisinin bölgesel düzeyde farklılaşabileceğine işaret etmektedir. Bu çalışma, 2014-2023 dönemini kapsayan Türkiye'ye ait 26 NUTS-2 bölgesine ilişkin makroekonomik, finansal, sosyal refah ve gelir dağılımı göstergelerini kullanarak, enflasyonist dönemlerde bölgesel kredi kullanımının gelir eşitsizliği üzerindeki etkisini analiz etmektedir. 2014-2023 dönemi, hem görece istikrarlı yılları hem de 2020 sonrası enflasyon şokunu içermesi bakımından karşılaştırmalı analiz yapılmasına imkân tanımaktadır. Çalışmanın temel araştırma sorusu, enflasyonist dönemlerde farklı kredi türlerinin bölgesel düzeyde gelir dağılımını iyileştirip iyileştirmediği ya da bozup bozmadığıdır. Çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada enflasyonun gelir eşitsizliğine etkisinin bölgesel olarak değişip değişmediğini anlamak amacıyla heterojen etkili havuzlanmış OLS yöntemiyle bir model kurulmuştur. Her bölge için oluşturulan kukla değişkenlerin enflasyon oranlarıyla çarpılarak bağımsız değişkenler olarak yer aldığı modelde yıl sabit etkileri kontrol edilmiş ve kümelenmiş standart hatalar kullanılmıştır. Elde edilen sonuçların Wald testiyle de desteklendiği model neticesinde bölgesel farklılıkların varlığı kanıtlanmıştır. İkinci aşamada, 2020 yılı referans alınarak şok öncesi ve şok sonrası dönemleri ayırt eden kukla değişkenler oluşturulmuş ve bölgesel kredi kullanımı ile gelir eşitsizliği arasındaki ilişki, etkileşim terimleri içeren panel sabit etkiler modelleriyle incelenmiştir. Oluşturulan modellerde kredi türlerinin ve toplam mevduatın GSYH'ye oranları ve bunların şok sonrası kuklası ile etkileşimleri bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Modellerde otokorelasyon ve heteroskedastisite sorunlarına karşı kümelenmiş sağlam (clustered robust) standart hatalar kullanılmış, Sargan-Hansen testi sonuçları sabit etkiler modelinin tercih edilmesini desteklemiştir. İkinci aşamanın devamında, gelir eşitsizliğinin süreklilik özelliği göstermesi ve modelde yer alan kredi değişkenlerinin potansiyel olarak endojen olabilmesi nedeniyle panel sabit etkiler çerçevesine gecikmeler eklenerek System GMM yöntemiyle dinamik modeller tahmin edilmiş ve iki yöntemden elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Bulgular, her iki yöntemde de tüzel kredi kullanımının şok sonrası dönemde üst gelir grubunun payını artırıp orta gelir grubunun payını azaltarak gelir eşitsizliğini artırdığını göstermektedir. Buna karşılık, şok sonrası dönemde ihtiyaç kredileri ve tüketici kredi kartı kullanımının etkisinin panel sabit etkiler modellerinde görülmemesi ancak System GMM'de istatistiksel olarak anlamlı çıkması, kredi değişkenlerinin dinamik bir yapıda daha uygun biçimde yakalandığını ve System GMM kullanımını desteklediğini göstermektedir. Şok sonrası dönemde ihtiyaç kredileri, tüzel kredilere benzer şekilde Gini ve P80/P20 oranlarını artırarak üst gelir grubunu desteklerken, bireysel kredi kartlarının etkisi ise ters yöndedir. Kredi kartı kullanımının normal dönemde de istatistiksel olarak anlamlı biçimde fakat ters yönde üst gelir grubunu desteklemesi, enflasyon şokunun ilişkiyi değiştirdiğine işaret etmektedir. Bu bulgular, enflasyonla mücadelede kullanılan politikaların gelir dağılımı üzerindeki olumsuz etkilerinin seçici kredi teşvikleri yoluyla azaltılabileceğini göstermektedir. Düşük gelir grubunun bireysel kredi kartı gibi kısa vadeli borçlanma araçlarına erişiminin artırılması, alım güçlerini korumalarına katkı sağlayabilirken; tüzel kredi genişlemesinin seçili alanlara yönlendirilmesi, gelir dağılımı üzerindeki bozucu etkilerin sınırlandırılmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, çalışmanın ilk aşamasında elde edilen bölgesel heterojenlik bulguları, politika tasarım süreçlerinde bölgesel farklılıkların dikkate alınmasının önemini ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
This study analyzes the impact of regional credit utilization on income inequality during inflationary periods, using NUTS-2-level macroeconomic, financial, social welfare, and income distribution indicators for Türkiye covering the period 2014–2023. The study consists of two phases. In the first phase, I estimate a heterogeneous-effects pooled OLS model to examine whether the effect of inflation on income inequality varies across regions, and the results provide evidence of regional heterogeneity. In the second phase, I estimate panel fixed-effects models with interaction terms to examine how regional credit use relates to income inequality across pre-shock and post-shock periods, using 2020 as the reference year. I include credit-type shares and total deposits (as a percentage of GDP) and their interactions with the post-shock dummy. To illustrate different aspects of income inequality, I used the Gini coefficient, the P80/P20 ratio, and the total income shares received by different income groups as dependent variables; economic growth, the share of the trade deficit in GDP, years of education, population, and unemployment served as control variables. In continuation of the second part, I estimated dynamic models using the System GMM method by adding lags to the models established with the panel fixed effects method, and I compared the outputs obtained from the two methods. As for the results, both methods suggest that institutional credit usage increased income inequality in the post-shock period by increasing the share of the upper income group and decreasing the share of the middle-income group. On the other hand, the fact that the impact of personal financing loan and consumer credit card usage in the post-shock period was not found in the estimated outputs using the panel fixed effects method but was significant with the System GMM indicates that the credit variables are more suitable for a dynamic structure, thus supporting the use of the System GMM. While personal financing loans, similar to institutional loans, supported the upper class in the post-shock period, increasing the Gini and P80/P20 ratios (and thus income inequality), the effect of personal credit cards was the opposite. The fact that credit card usage, also in normal times, statistically significantly but inversely favored the upper income group demonstrates the modifying effect of the inflation shock. These findings are noteworthy because they show that the negative impacts of inflationary policies on income distribution can be mitigated through selective credit incentives.
Benzer Tezler
- Finansal ürünlerin vergilendirme ve yasal düzenlemeler açısından değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ATİLLA UYANIK
- Impact of capital structure on corporate performance during financial crisis: Evidence from shariah compliant companies
Sermaye yapısının finansal kriz döneminde işletme karlılığına etkisi: Şeriate uyumlu işletmelerden kanıtlar
NOR KHADIJAH MOHD AZHARI
Doktora
İngilizce
2020
MaliyeEskişehir Osmangazi Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BİROL YILDIZ
- Avrupa Merkez Bankası'nın oluşumu, para politikası, uygulama sorunları ve Türkiye etkileri
Formation of European Central Bank, its monetary policy, application problems and its effects on Turkey
ALİ POLAT
- Türkiye'de döngüsel tarıma geçiş: Yeşil ve sürdürülebilir finansman araçlarının rolü
Transition to circular agriculture in Türkiye: The role of green and sustainable finance tools
ARDA TİMURÇİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
Çevre Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiÇevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSEYİN ERDEM GÖRGÜN
- Faiz swapı ve Türk bankacılık sektörü açısından bir değerlendirme
Approach of interest rate swaps in Turkish banking sector
BERK TİMUR ALVER