Göğüs yan duvarı perforatörleri bazlı adipofasyal flep tekniğinin mastektomi ile eş zamanlı implant ile meme rekonstrüksiyonunda hasta memnuniyeti üzerine etkileri
The effect of lateral chest wall perforator-based adipofascial flap technique on patient satisfaction in direct-to-implant breast reconstruction patients
- Tez No: 1006651
- Danışmanlar: PROF. DR. ERSİN AKŞAM
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, cilt koruyucu mastektomi veya meme başı koruyucu mastektomi ile eş zamanlı implant ile meme rekonstrüksiyonu uygulanan hastalarda, kas altı yerleştirilen implantın inferolateral kısmının örtülmesi amacıyla göğüs yan duvarı perforatörleri bazlı, serratus anterior fasyasını içeren adipofasyal flep tekniğinin; klasik yöntemlere kıyasla daha büyük hacimli implantların güvenle yerleştirilmesine olanak sağlayıp sağlamadığını ve bu durumun hasta memnuniyeti üzerine etkisini BREAST-Q ölçeği ile değerlendirmektir. Yöntem: Araştırma, Mart 2025–Mart 2026 tarihleri arasında tek merkezde yürütülen prospektif bir anket çalışmasıdır. Direkt implantla meme rekonstrüksiyonu amacıyla göğüs yan duvarı perforatörleri bazlı serratus anterior fasyasını içeren adipofasyal flep tekniği uygulanan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Geçirilmiş göğüs yan duvar cerrahisi öyküsü, çalışmaya katılmama, implant kullanımına uygun olmama ve mastopeksi gereksinimini olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Hastalara ameliyattan bir hafta önce ve ameliyat sonrası altıncı ayda BREAST-Q Meme Rekonstrüksiyonu Modülü'nün Türkçe versiyonu uygulanmış; psikososyal iyilik, seksüel iyilik, meme memnuniyeti ve göğüs duvarı fiziksel iyiliği alt ölçekleri ile toplam skor analiz edilmiştir. Mastektomi materyalinin hacmi intraoperatif su taşırma yöntemi ile ölçülmüş, yerleştirilen implant hacmi ile karşılaştırılarak volümetrik fark hesaplanmıştır. Volümetrik fark ile BREAST-Q skorları arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 34 hasta ve 54 meme dahil edilmiştir. Ortalama yaş 40,7, VKİ 21,9 kg/m², mastektomi hacmi 257,65 mL, implant hacmi 312,06 mL ve volümetrik fark 54,41 mL'dir. Ameliyat öncesi ve sonrası BREAST-Q alt ölçekleri ve toplam skor karşılaştırmalarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Volümetrik fark ile ameliyat sonrası meme memnuniyeti arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuş; bu ilişki basit lineer regresyon ile de doğrulanmıştır (p<0,05). Mastektomi tipi ve adjuvan radyoterapi alımı ile BREAST-Q skorları arasında anlamlı fark izlenmemiştir (p>0,05). Bilateral rekonstrüksiyon uygulanan hastalarda ameliyat sonrası meme memnuniyeti ve toplam BREAST-Q skorları unilateral rekonstrüksiyona göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Komplikasyon gelişen hastalarda ameliyat sonrası psikososyal iyilik, meme memnuniyeti ve toplam BREAST-Q skorları anlamlı derecede daha düşük saptanmıştır (p<0,05). Volümetrik fark ile komplikasyon gelişimi arasında anlamlı ilişki gösterilememiştir (p>0,05). Sonuçlar: Göğüs yan duvarı perforatörleri bazlı, serratus anterior fasyasını içeren adipofasyal flep tekniği; kas altı implant rekonstrüksiyonunda inferolateral örtülmeyi güvenli şekilde sağlayarak implant pozisyonlamasına esneklik kazandıran uygulanabilir bir yöntemdir. Ameliyat sonrası BREAST-Q skorlarının ameliyat öncesi düzeyde korunması, tekniğin hasta tarafından algılanan sonuçlar açısından tatmin edici olduğunu göstermektedir. Volümetrik farkın artışı ile meme memnuniyeti arasındaki pozitif ilişki, uygun hasta seçimi ve dikkatli cerrahi planlama ile daha yüksek hacimli implant yerleştirmenin hasta memnuniyetini artırabileceğini düşündürmektedir. Daha geniş ve karşılaştırmalı çalışmalarla bulguların desteklenmesi gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this study was to evaluate whether a chest wall perforator–based adipofascial flap technique incorporating the serratus anterior fascia can safely cover the inferolateral portion of a subpectorally placed implant in patients undergoing immediate implant-based breast reconstruction following skin-sparing or nipple-sparing mastectomy. In addition, the study aimed to determine whether this technique allows the safe placement of larger implant volumes compared with conventional methods and to assess its impact on patient satisfaction using the BREAST-Q questionnaire. Methods: This prospective single-center questionnaire study was conducted between March 2025 and March 2026. Patients who underwent direct-to-implant breast reconstruction using a chest wall perforator–based adipofascial flap including the serratus anterior fascia were included. Patients with a history of prior chest wall surgery, those unwilling to participate, those unsuitable for implant-based reconstruction, and those requiring mastopexy were excluded. The Turkish version of the BREAST-Q Breast Reconstruction Module was administered one week preoperatively and at six months postoperatively. Psychosocial well-being, sexual well-being, satisfaction with breasts, physical well-being of the chest, and total scores were analyzed. Mastectomy specimen volume was measured intraoperatively using the water displacement method, and volumetric difference was calculated by comparing mastectomy volume with implant volume. The relationship between volumetric difference and BREAST-Q scores was evaluated. Results: A total of 34 patients and 54 breasts were included in the study. The mean age was 40.7 years, mean BMI was 21.9 kg/m², mean mastectomy volume was 257.65 mL, mean implant volume was 312.06 mL, and mean volumetric difference was 54.41 mL. No statistically significant differences were found between preoperative and postoperative BREAST-Q subscale or total scores (p>0.05). A significant positive correlation was observed between volumetric difference and postoperative satisfaction with breasts; this relationship was confirmed by simple linear regression analysis (p<0.05). No significant differences in BREAST-Q scores were detected according to mastectomy type or adjuvant radiotherapy (p>0.05). Patients who underwent bilateral reconstruction demonstrated significantly higher postoperative satisfaction with breasts and total BREAST-Q scores compared to those with unilateral reconstruction (p<0.05). Patients who developed postoperative complications had significantly lower postoperative psychosocial well-being, satisfaction with breasts, and total BREAST-Q scores (p<0.05). No significant association was found between volumetric difference and complications (p>0.05). Conclusion: The chest wall perforator–based adipofascial flap incorporating the serratus anterior fascia is a feasible technique that provides reliable inferolateral implant coverage in subpectoral breast reconstruction and offers greater flexibility in implant positioning. Preservation of postoperative BREAST-Q scores at preoperative levels suggests satisfactory patient-reported outcomes. The positive association between increased volumetric difference and breast satisfaction indicates that, with appropriate patient selection and careful surgical planning, placement of larger implant volumes may enhance patient satisfaction. Larger, comparative, and multicenter studies are needed to further validate these findings.
Benzer Tezler
- Pektus ekskavatum hastalarında göğüs ön-arka ve yan çaplarının radyolojik olarak preoperatif ve postoperatif değerlendirilmesi
Radiological asessment of postero-anterior and lateral diameter of chest in patients with pectus excavatum deformity preoperatively and postoperatively
SEMA GÜL TÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiOndokuz Mayıs ÜniversitesiKardiyopulmoner Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BURÇİN ÇELİK
- Geniş alan göğüs duvarı ışınlamalarında hedef ve riskli organ hacimlerinin aldığı dozun farklı ışınlama teknikleri açısından karşılaştırılması
Comparison of doses received by the target volume and the organs at risk in wide area chest wall irradiation in terms of different irradiation tecniques
HASAN KADİRCAN ALKAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2016
OnkolojiHarran ÜniversitesiSağlık Fiziği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET BOZKURT
- Göğüs duvarının primer malign tümörlerinde histopatolojik alt tipin 5 yıllık ve 10 yıllık genel sağkalıma etkisi
The effect of histopathological subtype on 5-year and 10-year overall survival in primary malign tumors of the chest wall
BURAK ODABAŞI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET YILDIRIM
- Sıçanlarda göğüs ön duvarına verilen radyoterapinin stromal vasküler fraksiyon enjekte edilen latissimus dorsi kası üzerine etkisi
The effect of radiotherapy given to the anterior chest wall on stromal vascular fraction injected latissimus dorsi muscle in rats
ARDA SOYLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiNecmettin Erbakan ÜniversitesiPlastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET DADACI
- Meme kanseri tanılı postoperatif adjuvan radyoterapi uygulanan olgularda geç yan etkilerin lent / soma skalasına göre değerlendirilmesi
Evaluation of late side effects with LENT/SOMA scale after postoperative adjuvant radiotherapy in patients with breast cancer
HALİL SAĞINÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
OnkolojiPamukkale ÜniversitesiRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. P. BAHAR BALTALARLI