Geri Dön

Akut lösemide kemoterapi öncesi sitoredüksiyonun hastalık seyri ve sağkalıma etkisi

The effect of pre-chemotherapy cytoreduction on disease progression and survival in acute leukemia

  1. Tez No: 1006825
  2. Yazar: HACI ÖMER EKİCİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İSTEMİ SERİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Akut lösemi, akut myeloid lösemi, akut lenfoblastik lösemi, sitoredüksiyon, sağkalım, prognoz, Acute leukemia, acute myeloid leukemia, acute lymphoblastic leukemia, cytoreduction, survival, prognosis
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Akut lösemi ile başvuran hastaların birçoğunda başvuru anında blast oranı yüksek saptanır. Başvuru anından tanının kesinleştirilip tedavi verilmesine kadar geçen sürede akut lösemiye bağlı komplikasyonların önlenmesi amacıyla sitoredüktif tedaviler verilebilmektedir. Sitoredüktif tedavilerin hastalığın süreci boyunca prognoza, hastalığa bağlı komplikasyonların azaltılması ve verilen kemoterapinin etkinliğinin artırıp arttırmadığına yönelik etkileri net olarak bilinmemektedir. Bu Çalışmada incelenecek parametreler ile sitoredüksiyon verilmesinin tedavi sırasında izlenen komplikasyonlar, tedavi yanıtı ve sağkalım üzerine etkinliğinin gösterilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Haziran 2020 ile Mayıs 2025 tarihleri arasında İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Hematoloji Kliniği'ne başvuran ve yeni tanı alan 18 yaş üstü tüm akut myeloid lösemi (AML) ve akut lenfoblastik lösemi (ALL) olguları retrospektif olarak değerlendirildi. Hasta dosyalarından elde edilen bilgiler doğrultusunda demografik ve klinik veriler, risk grubu, laboratuvar bulguları, uygulanan tedavi protokolleri, tedavi yanıtı ve sağkalım verileri analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen AML hasta sayısı 56, ALL hasta 13 olup toplam hasta sayısı 69'dur. Sitoredüktif tedavi uygulamasının hastalarda komplikasyon, indüksiyon tedavisi sonu yanıt, genel sağkalım (GS) ve progresyonsuz sağkalımı (PS) istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilemediği bulunmuştur. Alt hasta grubu AML hastalarında sitoredüktif tedavi uygulamasının GS üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Sitoredüktif tedavi uygulamasının minimal kalıntı hastalığı (MKH) düzeyini anlamlı bir şekilde etkilediği saptanmış, alt hasta grubu ALL hastalarında ise hidroksiüre tedavi gün sayısının MKH düzeyiyle arasında güçlü bir negatif ilişkisi görülmüştür. Sonuç: Çalışmamız sitoredüktif tedavinin incelenen birçok alt başlıkta istatistiksel olarak etkisi olmadığını göstermektedir. Alt hasta gruplarındaki etkilenen parametrelerin ise geniş çaplı hasta grupları ve farklı risk grubundaki hastalarda tedavi protokolleri de dikkate alınarak çok değişkenli analizlerle değerlendirmeye ihtiyaç olduğu açıktır. Çalışmanın retrospektif olması ve örneklem büyüklüğünün sınırlılığı nedeniyle, daha kapsamlı ve prospektif araştırmaların klinik uygulamaya katkılar sunacağı açıktır.

Özet (Çeviri)

Objective: In many patients presenting with acute leukemia, a high blast percentage is detected at the time of presentation. During the period from initial presentation until confirmation of the diagnosis and initiation of treatment, cytoreductive therapies may be administered in order to prevent complications related to acute leukemia. The effects of cytoreductive therapies on prognosis throughout the course of the disease, on the reduction of disease-related complications, and on whether they increase the efficacy of administered chemotherapy are not clearly known. With the parameters to be examined in this study, it was aimed to demonstrate the effectiveness of administering cytoreduction on complications observed during treatment, treatment response, and survival. Materials and Methods: Between June 2020 and May 2025, patients over 18 years of age who were admitted to the Hematology Clinic of Başakşehir Çam and Sakura City Hospital and newly diagnosed with acute myeloid leukemia (AML) and acute lymphoblastic leukemia (ALL) cases were retrospectively evaluated. Based on information obtained from patient records, demographic and clinical data, risk group, laboratory findings, treatment protocols administered, treatment response, and survival data were analyzed. Results: The number of AML patients included in the study was 56, and ALL patients 13, for a total of 69 patients. It was found that the application of cytoreductive therapy did not have a statistically significant effect on complications, response at the end of induction therapy, overall survival (OS), or progression free survival. In the AML subgroup, cytoreductive therapy was shown to have a statistically significant effect on OS. Cytoreductive therapy was found to significantly affect minimal residual disease (MRD) levels, and in the ALL subgroup, a strong negative correlation was observed between the number of days of hydroxyurea treatment and MRD levels. Conclusion: Our study shows that cytoreductive therapy has no statistically significant effect across many of the examined subheadings. It is clear that the parameters affected in patient subgroups need to be evaluated using multivariate analyses that take into account large-scale patient populations and treatment protocols across different risk groups. Due to the retrospective nature of the study and the limited sample size, it is evident that more comprehensive and prospective studies will contribute to clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Akut myeloid lösemi nedeniyle kök hücre nakli yapılan hastalarda treosulfan ve busulfan hazırlama rejimlerinin etkinliğinin ve toksisitesinin karşılaştırılması

    Comparison of the efficacy and toxicity of treosulfan and busulfanconditioning regimens in patients undergoing stem cell transplantation due to acute myeloid leukemia

    YUSUF SEFA KARAGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç Hastalıklarıİnönü Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ALİ ERKURT

  2. Değişik kanser türlerinde plazma ve eritrositlerde glutation peroksidaz ve eser element düzeyleri

    Glutathione peroxidase and trace element levels in plasma and erythrocyte in different cancer types

    AHMET SAYAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Eczacılık ve FarmakolojiGata

    Farmasötik Toksikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AŞKIN IŞIMER

  3. Akut lösemili çocuklarda antrasiklin kullanımına bağlı kardiyotoksisitenin değerlendirilmesi

    Evaluation of cardiotoxicity due to anthracycline use in children with acute leukemia

    BURCU BİRAL COŞKUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZÜHRE KAYA

  4. Lösemi tedavisi sırasında görülen hepatik komplikasyonların gelişiminde etkili olan risk faktörleri

    Risk factors affecting the development of hepatic complications during treatment of leukemia

    MUHAMMED RECAİ AKDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    GastroenterolojiDicle Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. MUHSİN KAYA

  5. Determination of MEIS1 (myeloid ecotrophic insertion site 1) expression profile in leukemia stem cells and investigation of the effect of MEIS1 inhibitors

    153/5000lösemi kök hücrelerinde MEIS1 (myeloid ecotrophic ınsertion site 1) ifade profilinin belirlenmesi ve MEIS1 inhibitörlerin etkisinin incelenmesi

    NESLİHAN MERİÇ

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2021

    BiyoteknolojiYeditepe Üniversitesi

    Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİH KOCABAŞ