Geri Dön

Evre 2–4 kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda SGLT-2 inhibitörü kullanımı ile serum ürik asit düzeyleri ve albuminüri arasındaki ilişki: Retrospektif kesitsel bir analiz

The relationship between SGLT-2 inhibitor use and serum uric acid levels and albuminuria in patients with stage 2–4 chronic kidney disease: A retrospective cross-sectional analysis

  1. Tez No: 1007092
  2. Yazar: LALA ALLAHVERDIYEVA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EDA ALTUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Kronik böbrek yetmezliği, SGLT-2 inhibitörleri, albuminüri, proteinüri, ürik asit, Chronic kidney disease, SGLT-2 inhibitors, albuminuria, proteinuria, uric acid
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kocaeli Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Sodyum-glukoz kotransporter-2 (SGLT-2) inhibitörleri, başlangıçta antidiyabetik tedavi olarak geliştirilmiş olup, son yıllarda kronik böbrek yetmezliği (KBY) olan hastalarda albuminüriyi azaltması ve böbrek fonksiyon kaybını yavaşlatması üzerine gösterdikleri yararlı etkiler nedeniyle klinik önemi giderek artan bir ilaç grubudur. Bu çalışmada, evre 2–4 kronik böbrek yetmezliği olan ve SGLT-2 inhibitörü kullanan hastalarda serum ürik asit (SUA) düzeyi ile albüminüri arasındaki ilişkiyi gerçek yaşam verileri ile değerlendirmek, ayrıca SGLT-2 inhibitörü kullanımının böbrek hasarı belirteçleri ve ilişkili biyokimyasal ve klinik parametrelerde oluşturduğu değişimleri bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymak amaçlanmıştır Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli, retrospektif kesitsel tasarımla yürütülen çalışmaya evre 2–4 KBY tanısı ile izlenen ve gerekli klinik-laboratuvar verileri eksiksiz olan toplam 898 hasta dahil edildi. Hastalar SGLT-2 İnhibitörü kullanım durumuna göre SGLT-2 İnhibitörü Kullanan (n=287) ve SGLT-2 İnhibitörü Kullanmayan (n=611) olmak üzere iki gruba ayrıldı. SGLT-2 İnhibitörü kullanan grup içinde, kullanılan moleküle göre dapagliflozin kullanan ve empagliflozin kullanan alt gruplar oluşturuldu. Tüm hastaların demografik verileri, serum kreatinin, kan üre azotu (BUN), glomerüler filtrasyon hızı (GFR), serum ürik asit, albümin ve total protein, elektrolit düzeyleri, hemogram parametreleri, HbA1c, spot idrar albümin/kreatinin oranı (Urine Albumin-to-Creatinine Ratio, ACR) ve spot idrar protein/kreatinin oranı (Protein-to-Creatinine Ratio, PCR) kaydedildi. Sürekli değişkenlerin dağılımı Shapiro–Wilk testi ile değerlendirildi ve normal dağılıma uymayan veriler medyan (IQR) ile sunuldu; iki grup karşılaştırmalarında Mann–Whitney U testi, kategorik değişkenlerde ki-kare veya uygun durumlarda Fisher exact testi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Gruplar arasında yaş ve cinsiyet dağılımı benzer bulunurken, SGLT-2 inhibitörü kullanan grupta diyabet (DM), hipertansiyon (HT) ve koroner arter hastalığı (KAH) oranları daha yüksek saptandı. SGLT-2 inhibitörü kullanan hastalarda PCR daha düşük saptandı (medyan 158,0'e karşı 160,3; p=0,045). Benzer şekilde SGLT-2 inhibitörü kullanan grupta ACR daha düşük bulundu (medyan 40,5'e karşı 47,0; p<0,001) ve gruplar arasındaki fark belirgin düzeyde anlamlıydı. ACR kategorik değerlendirmesinde, SGLT-2 inhibitörü kullanan grupta“çok yüksek dereceli albuminüri”görülme oranı belirgin olarak daha düşüktü (%2,8'e karşı %25,4; p<0,001). SUA düzeyi SGLT-2 inhibitörü kullanan grupta belirgin biçimde daha düşük saptandı (medyan 5,0'e karşı 6,9; p<0,001) ve hiperürisemi sıklığı anlamlı düzeyde düşük olarak gözlendi. (%3,1'e karşı %62,4; p<0,001). SGLT-2 inhibitörü kullanan hastalar içinde yapılan alt grup analizinde, dapagliflozin ve empagliflozin kullananlar arasında ACR ve SUA düzeyleri açısından anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Buna karşın empagliflozin kullanan alt grupta PCR düzeyi daha yüksek bulundu ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda evre 2–4 KBY hastalarında SGLT-2 inhibitörü kullanımı, gerçek yaşam verilerinde daha düşük ACR ve daha düşük SUA düzeyi ile ilişkili bulunmuştur.Bu sonuçlar, evre 2–4 KBY'de SGLT-2 inhibitörlerinin gerçek yaşam koşullarında böbrek hasarı yükünü (albuminüriyi) azaltmaya işaret eden biyobelirteç profili ile ilişkili olabileceğini; dolayısıyla klinik izlemin hedeflenmesi, risk tabakalaşmasının daha duyarlı yapılması ve tedavi yanıtının izlenmesinde ACR ile SUA'nın birlikte kullanılmasına katkı sağlayabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Sodium–glucose cotransporter-2 (SGLT-2) inhibitors were initially developed as antidiabetic agents; however, in recent years, they have gained increasing clinical importance due to their beneficial effects in reducing albuminuria and slowing the progression of renal function decline in patients with chronic kidney disease (CKD). The present study aimed to evaluate, using real-world data, the relationship between serum uric acid (SUA) levels and albuminuria in patients with stage 2–4 CKD receiving SGLT-2 inhibitors, and to comprehensively assess, through a holistic approach, the changes associated with SGLT-2 inhibitor use in markers of kidney injury as well as related biochemical and clinical parameters. Materials and Methods: A total of 898 patients with a diagnosis of stage 2–4 CKD who were followed at a single center and had complete clinical and laboratory data were included in this single-center, retrospective cross-sectional study. The patients were divided into two groups according to SGLT-2 inhibitor use: SGLT-2 Inhibitor Users (n=287) and SGLT-2 Inhibitor Non-Users (n=611). Within the SGLT-2 Inhibitor User group, subgroups were formed based on the specific molecule used, namely dapagliflozin users and empagliflozin users. Demographic data and laboratory parameters, including serum creatinine, blood urea nitrogen (BUN), glomerular filtration rate (GFR), serum uric acid, albumin and total protein, electrolyte levels, hemogram parameters, HbA1c, spot urine albumin-to-creatinine ratio (ACR), and spot urine protein-to-creatinine ratio (PCR), were recorded for all patients. The distribution of continuous variables was assessed using the Shapiro–Wilk test, and non-normally distributed data were presented as median (IQR). The Mann–Whitney U test was used for comparisons between two groups, while the chi-square test or, when appropriate, Fisher's exact test was applied for categorical variables. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: Age and sex distribution were similar between the groups; however, the prevalence of diabetes mellitus (DM), hypertension (HT), and coronary artery disease (CAD) was higher in the SGLT-2 inhibitor user group. PCR was found to be lower in patients receiving SGLT-2 inhibitors (median 158.0 vs. 160.3; p=0.045). Similarly, ACR was lower in the SGLT-2 inhibitor group (median 40.5 vs. 47.0; p<0.001), and the difference between the groups was statistically significant. In the categorical evaluation of ACR, the proportion of“very high-grade albuminuria”was markedly lower in the SGLT-2 inhibitor group (2.8% vs. 25.4%; p<0.001). Serum uric acid levels were significantly lower in the SGLT-2 inhibitor group (median 5.0 vs. 6.9; p<0.001), and the prevalence of hyperuricemia was also significantly lower (3.1% vs. 62.4%; p<0.001). In the subgroup analysis of SGLT-2 inhibitor users, no significant differences were observed between dapagliflozin and empagliflozin users in terms of ACR and SUA levels (p>0.05). However, PCR levels were higher in the empagliflozin subgroup, and this difference was statistically significant (p<0.05). Conclusion: In our study, the use of SGLT-2 inhibitors in patients with stage 2–4 CKD was associated with lower ACR and lower SUA levels in real-world data. These findings suggest that, under real-world conditions, SGLT-2 inhibitors in stage 2–4 CKD may be associated with a biomarker profile indicative of a reduced burden of kidney injury (albuminuria). Therefore, the combined use of ACR and SUA may contribute to more targeted clinical follow-up, more sensitive risk stratification, and improved monitoring of treatment response.

Benzer Tezler

  1. Evre-3 evre-4 kronik böbrek hastalarında SGLT-2 inhibitörleri kullanımının böbrek fonksiyon ve proteinüri üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of SGLT-2 inhibitor use on renal function and proteinuria in stage-3 and stage-4 chronic kidney disease patients

    NALAN ASLANCI KURKUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıDicle Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZÜLFÜKAR YILMAZ

  2. Diyabetik kronik böbrek hastalarında antihiperglisemik tedavilerin değerlendirilmesi

    Evaluation of antihyperglycemic therapies in diabetic chronic kidney patients

    TUĞBA TOBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERKAN ŞENGÜL

  3. Evre 4-5 kronik böbrek hastalığı tanısıyla takip edilen hastaların acil diyalize alınmasının önlenmesi açısından risk faktörlerinin ve demografik yapılarının araştırılması

    Investigation of risk factors and demographic structures for preventing emergency dialysis in patients diagnosed with stage 4-5 chronic kidney disease

    HABİP ALPEREN ÖNLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KORAY ULUDAĞ

  4. Prediyaliz evre 2-4 kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda subklinik hipotiroidi ile glomerüler filtrasyon hızı ilişkisi: Vaka-kontrol çalışması

    The relationship between subclinical hypothyroidism and glomerular filtration rate in patients with stages 2-4 chronic kidney disease: A case-control study

    HAYRİYE GÖKALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EDA ALTUN

  5. Nondiyabetik evre 2-3-4 kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda arteriyel sertlik ve hBA1C ilişkisi

    The relationship between arterial stiffness and hba1c in non-diabetic stage 2-3-4 chronical kidney disease patients

    ATAKAN TURGUTKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    NefrolojiEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLAY AŞCI