Geri Dön

Demir eksikliği anemisinde parenteral demir tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi

Evaluation of the efficacy of parenteral iron therapy in iron deficiency anemia

  1. Tez No: 1007398
  2. Yazar: KÜBRA ÖZCAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SANEM KAYHAN, DR. CANAN AKKUŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Demir eksikliği anemisi, oral demir, intravenöz demir, yan etki, Iron deficiency anemia, oral iron, intravenous iron, adverse effects
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Anemi günümüzde her yaş ve cinsiyetten insan hayatını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olarak ciddiyetini korumaktadır. Demir eksikliği ve bununla ilişkili anemi, dünyanın en sık görülen mikro besin eksikliğidir. Amacımız demir eksikliği anemisi tedavisinde oral ve parenteral demir tedavisinin etkinliğini, klinik sonuçlarını ve yan etkilerini değerlendirmek; bu iki çeşit demir tedavisi alan hastaların klinik sonuçlarını karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya demir eksikliği anemisi nedeniyle 103'ü intravenöz, 93'ü oral demir tedavisi almış olan toplamda 196 kadın hasta dahil edilmiştir. Hastalar demir eksikliği anemisi tanısı aldıktan sonra etiyolojik nedenler açısından araştırılıp demir eksikliği anemisi dışında ek anemisi olanlar (vitamin b12 eksikliği vb), malignite, inflamatuar bağırsak hastalığı, aktif gastrointestinal kanama, bariatrik cerrahi öyküsü, siroz, kronik böbrek hastalığı, kalp yetmezliği tanıları olan hastalar ve gebeler çalışma dışı bırakıldı. Ayrıca tanı anında kan transfüzyonu ihtiyacı olanlar çalışmaya dahil edilmedi. Hastaların tedavi öncesi ve 1 ay sonrası hemoglobin ve demir parametreleri (ferritin, demir, demir bağlama kapasitesi, transferin saturasyonu) karşılaştırıldı. Klinik yanıt ve tedaviye bağlı gelişen yan etkiler değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya tamamı kadın olmak üzere toplam 196 demir eksikliği anemisi hastası dahil edildi. Hastaların ortalama yaşı 38,4±8,9 yıl olup popülasyon ağırlıklı olarak genç erişkinlerden oluşmaktaydı. Tedavi öncesi hematolojik ve biyokimyasal parametreler tüm hasta grubunda belirgin demir eksikliği ile uyumluydu. Ortalama hemoglobin düzeyi 9,8±1,6 g/dL, ferritin düzeyi 7,2±4,5 ng/mL ve transferrin saturasyonu %8,2±7,9 olarak bulundu. Vitamin B12 ve folat düzeyleri normal sınırlarda olup eşlik eden megaloblastik anemi olasılığı düşük saptandı. CRP düzeyleri çoğu hastada belirgin inflamasyonu düşündürmemekteydi. viii Oral (n=93) ve intravenöz (n=103) demir tedavisi alan gruplar yaş açısından benzerdi. Ancak intravenöz tedavi grubunda başlangıç hemoglobin, ferritin, serum demir ve transferrin saturasyonu değerleri anlamlı olarak daha düşük, total demir bağlama kapasitesi ise daha yüksek bulundu. Bu bulgular intravenöz tedavi alan hastaların başlangıçta daha ağır demir eksikliği ile başvurduğunu göstermektedir. Tedavi sonrası her iki grupta da hemoglobin düzeylerinde anlamlı artış izlendi (her iki grup için p<0.001). İntravenöz tedavi grubunda hemoglobin artışı numerik olarak daha fazla olmakla birlikte, gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Ferritin ve transferrin saturasyonu düzeyleri her iki grupta da anlamlı şekilde artmış olup, tedavi sonunda gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Yan etki oranları oral ve intravenöz tedavi gruplarında benzer bulundu. Oral tedavide gastrointestinal yan etkiler daha sık görülürken, intravenöz tedavide hafif kas deri reaksiyonları ön plandaydı. Çalışmada ciddi veya yaşamı tehdit eden yan etki izlenmedi. Genel olarak, her iki tedavi yöntemi de demir eksikliği anemisinde etkili ve iyi tolere edilir bulunmuş; intravenöz demir tedavisi daha ağır başlangıç anemisine rağmen oral tedavi ile benzer laboratuar iyileşmesi sağlamıştır. Sonuç: Bu çalışmada, demir eksikliği anemisi tedavisinde hem oral hem de intravenöz demir tedavilerinin hemoglobin ve demir parametrelerini anlamlı düzeyde iyileştirdiği gösterilmiştir. İntravenöz demir tedavisi alan hastalar başlangıçta daha ağır demir eksikliğine sahip olmalarına rağmen, tedavi sonrası oral tedavi ile benzer hematolojik düzelme sağlamıştır. Her iki tedavi yöntemi de iyi tolere edilmiş olup ciddi yan etki izlenmemiştir. Bulgular, demir eksikliği anemisinde tedavi seçiminin hastanın klinik özelliklerine ve tedaviye uyumuna göre bireyselleştirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Anemia remains an important public health problem affecting individuals of all ages and genders worldwide. Iron deficiency and iron deficiency–related anemia constitute the most common micronutrient deficiency globally. The aim of this study was to evaluate the efficacy, clinical outcomes, and adverse effects of oral and parenteral iron therapies in the treatment of iron deficiency anemia, and to compare the clinical outcomes of patients receiving these two treatment modalities. Material and Method: A total of 196 female patients diagnosed with iron deficiency anemia were included in the study, of whom 103 received intravenous iron therapy and 93 received oral iron therapy. After the diagnosis of iron deficiency anemia, patients were evaluated for etiological causes, and those with additional types of anemia (such as vitamin B12 deficiency), malignancy, inflammatory bowel disease, active gastrointestinal bleeding, a history of bariatric surgery, cirrhosis, chronic kidney disease, heart failure, or pregnancy were excluded. Patients requiring blood transfusion at the time of diagnosis were also excluded from the study. Hemoglobin levels and iron parameters (ferritin, serum iron, total iron-binding capacity, and transferrin saturation) were compared before treatment and one month after treatment. Clinical response and treatment-related adverse effects were evaluated. Results: A total of 196 patients with iron deficiency anemia, all of whom were female, were included in the study. The mean age of the patients was 38.4±8.9 years, and the study population predominantly consisted of young adults. Baseline hematological and biochemical parameters were consistent with marked iron deficiency in the entire cohort. The mean hemoglobin level was 9.8±1.6 g/dL, mean ferritin level was 7.2±4.5 ng/mL, and mean transferrin saturation was 8.2±7.9%. Vitamin B12 and folate levels were within normal ranges, indicating a low likelihood of concomitant megaloblastic anemia. C-reactive protein levels did not suggest significant systemic inflammation in most patients. The oral (n=93) and intravenous (n=103) iron therapy groups were comparable in terms of age. However, baseline hemoglobin, ferritin, serum iron, and transferrin x saturation levels were significantly lower, while total iron-binding capacity was significantly higher in the intravenous therapy group. These findings indicate that patients receiving intravenous iron therapy presented with more severe iron deficiency at baseline. After treatment, hemoglobin levels increased significantly in both groups (p<0.001 for each group). Although the increase in hemoglobin was numerically greater in the intravenous therapy group, the difference between the groups was not statistically significant. Ferritin and transferrin saturation levels increased significantly in both groups, with no significant difference between the groups at the end of treatment. The incidence of adverse effects was similar between the oral and intravenous therapy groups. Gastrointestinal adverse effects were more common in the oral therapy group, whereas mild musculoskeletal and cutaneous reactions were more frequently observed in the intravenous therapy group. No serious or life-threatening adverse events were reported. Overall, both treatment modalities were effective and well tolerated in the management of iron deficiency anemia, and intravenous iron therapy achieved laboratory improvements comparable to oral therapy despite more severe baseline anemia. Conclusion: This study demonstrated that both oral and intravenous iron therapies significantly improve hemoglobin levels and iron parameters in the treatment of iron deficiency anemia. Although patients receiving intravenous iron therapy had more severe iron deficiency at baseline, they achieved hematological improvement comparable to those treated with oral iron. Both treatment modalities were well tolerated, and no serious adverse events were observed. These findings suggest that the choice of treatment for iron deficiency anemia should be individualized based on the patient's clinical characteristics and treatment adherence.

Benzer Tezler

  1. Demir eksikliği anemisinde oral, intramusküler ve intravenöz demir tedavisinin total antioksidan kapasite üzerine etkisi

    In iron deficiency anemia the effect of oral, intramuscular and intravenous treatment on total antioxidant capacity.

    HATİCE DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıFırat Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. SAADET AKARSU

  2. Manisa yöresinde demir eksikliği anemi prevalansı ve demir eksikliği anemisinde tarama testi olarak rutin hemogram, RDW ve ferritinin kullanımı

    The prevalance of iron deficieny anemia in Manisa and using of hemogram, RDW and ferritin for searcing of iron deficiency anemia

    VİLDAN ÜRK TAŞYENEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıCelal Bayar Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ALİ ONAĞ

  3. Demir eksikliği anemisinde HbA1c değerleri

    Başlık çevirisi yok

    SÜLEYMAN ALICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ŞAMİL ECİRLİ