Hipertansiyon tanısı olan hastalarda obstruktif uyku apnesi sendromu riskinin değerlendirilmesi
Evaluation of obstructive sleep apnea syndrome risk in patients with hypertension
- Tez No: 1007707
- Danışmanlar: DOÇ. DR. DUYGU YENGİL TACİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Hipertansiyon, obstrüktif uyku apnesi sendromu, STOP-Bang, Hypertension, Obstructive Sleep Apnea Syndrome, STOP-Bang
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Amaç: Obstrüktif uyku apne sendromu (OSAS), uyku sırasında üst hava yolunun tekrarlayan daralması ile karakterize, kardiyovasküler sistem başta olmak üzere birçok sistemi etkileyebilen önemli bir sağlık sorunudur. Epidemiyolojik çalışmalar, hipertansif bireylerde OSAS sıklığının toplum ortalamasından daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada, hipertansiyon tanılı hastalar ile normotansif bireylerde OSAS riskini ve ilişkili faktörleri incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı nitelikte olan bu çalışmaya, 14.01.2026-01.04.2026 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği polikliniklerine başvuran 50 hipertansiyon tanılı hasta ve 50 normotansif birey olmak üzere toplam 100 katılımcı dahil edildi. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri, yaşam tarzı alışkanlıkları, klinik ölçümleri ve antropometrik verileri kaydedildi. OSAS riski STOP-Bang anketi ile değerlendirildi. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edildi. Araştırma boyunca toplanan veriler, IBM SPSS 26.0 ile analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 57,69±7,04 yıl (min: 42, maks: 74) olan toplam 100 katılımcı dahil edildi. Çalışmada hipertansif grupta OSAS riski hastaların %82,0'ında (n=41) yüksek bulunurken, normotansif grupta OSAS riski %68 (n=34) oranıyla daha düşük saptandı (p<0,001). Ayrıca hipertansif grupta vücut kitle indeksi (p=0,001) ve boyun çevresi (p=0,027) ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlendi. Hipertansif grupta kilo (p=0,005), hasta ölçümü sistolik kan basıncı (p=0,001), hasta ölçümü diyastolik kan basıncı (p=0,047) ve klinik sistolik kan basıncı (p=0,017) değerlerinin daha yüksek olduğu görüldü. Yaş (p=0,071), boy (p=0,421) ve klinik diyastolik kan basıncı (p=0,096) açısından gruplar arasında anlamlı fark yoktu. Hipertansif grupta ek hastalık varlığı ve diğer ilaç kullanımı daha fazla saptandı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, orta-yüksek OSAS riskini belirlemede istatistiksel olarak anlamlı bulunan tek bağımsız değişkenin hipertansiyon durumu olduğu görüldü (p<0,001). 11 Sonuç: Çalışmamızda hipertansiyon tanılı hastalarda OSAS riskinin normotansif bireylere göre daha fazla olduğu gösterildi. Vücut kitle indeksi, kilo ve boyun çevresi gibi antropometrik özelliklerin hipertansif grupta daha yüksekti. Hipertansiyon durumunun orta-yüksek OSAS riski ile bağımsız olarak ilişkili olduğu saptanmıştır. Birinci basamakta hipertansiyon tanılı hastaların değerlendirilmesi sırasında OSAS riskinin göz önünde bulundurulması ve riskli bireylerin uygun tarama yöntemleri ile erken dönemde belirlenmesi yararlı olabilir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Aim: Obstructive sleep apnea syndrome (OSAS) is an important health condition characterized by recurrent upper airway obstruction during sleep, affecting multiple systems, particularly the cardiovascular system. Epidemiological studies have shown that the prevalence of OSAS is higher in hypertensive individuals compared to the general population. This study aimed to evaluate OSAS risk and associated factors in patients with hypertension and normotensive individuals. Materials and Methods: This cross-sectional and descriptive study included a total of 100 participants, consisting of 50 patients diagnosed with hypertension and 50 normotensive individuals who presented to the Family Medicine outpatient clinics of Ankara Training and Research Hospital between 14.01.2026 and 01.04.2026. Sociodemographic characteristics, lifestyle habits, clinical measurements, and anthropometric data of the participants were recorded. OSAS risk was assessed using the STOP-Bang questionnaire. The collected data were analyzed using appropriate statistical methods with IBM SPSS 26.0. Results: A total of 100 participants with a mean age of 57.69±7.04 years (min: 42, max: 74) were included in the study. In the hypertensive group, 82.0% (n=41) of the participants were classified as having moderate-to-high OSAS risk, whereas 68.0% (n=34) of the normotensive group were classified as low risk (p<0.001). In addition, body mass index (p=0.001) and neck circumference (p=0.027) were significantly higher in the hypertensive group.Weight (p=0.005), patient-measured systolic blood pressure (p=0.001), patient-measured diastolic blood pressure (p=0.047), and clinical systolic blood pressure (p=0.017) were significantly higher in the hypertensive group. No significant differences were observed between the groups in terms of age (p=0.071), height (p=0.421), and clinical diastolic blood 13 pressure (p=0.096). The presence of comorbid diseases and the use of additional medications were more frequent in the hypertensive group. In multivariate logistic regression analysis, hypertension status was identified as the only independent variable significantly associated with moderate-to-high OSAS risk (p<0.001). Conclusion: The findings of this study demonstrate that OSAS risk is higher in patients with hypertension compared to normotensive individuals. Anthropometric characteristics such as body mass index, weight, and neck circumference were also higher in the hypertensive group. Hypertension status was found to be independently associated with moderate-to-high OSAS risk. Considering OSAS risk during the evaluation of hypertensive patients in primary care and identifying high-risk individuals early through appropriate screening methods may be beneficial.
Benzer Tezler
- Polikistik over sendromlu hastalarda serum endocan ve YKL-40 seviyeleri ile kardiyometabolik risk faktörleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between serum endocan and YKL-40 levels and cardiometabolic risk factors in patients with polycystic ovarian syndrome
ÜMMÜHAN ÇANKAYA KOCADAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıNecmettin Erbakan Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MELİA KARAKÖSE
- Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda beş yıllık CPAP tedavisi sonrası ekokardiyografik parametrelerin değerlendirilmesi
Evaluation of echocardiogarphic parameters in obstructive sleep apnea patients following five years CPAP treatment
VEYSEL YAVUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
KardiyolojiCelal Bayar ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ RIZA BİLGE
- 65 yaş üstü tip 2 diyabetes mellitus hastalarında obstrüktif uyku apne sendromu sıklığı ve kognitif fonksiyonla ilişkisi
Frequency of obstructive sleep apnea syndrome and its relevance with cognitive function in type 2 diabetes mellitus patients over 65 years of age
KİRAZ ERDOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SABAH TÜZÜN
- Polisomnografi istenen sürücü adaylarında obstrüktif uyku apnesi sıklığının değerlendirilmesi
Evaluation of the prevalence of obstructive sleep apnea in driver candidates referred for polysomnography
AYŞE BÜŞRA ÖZKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ RAMAZAN BENLİ
- Grup I ve grup IV pulmoner hipertansiyon hastalarında uykuda solunum bozuklukları
Group I and group IV pulmonary hypertension respiratory disorders in sleep in patients
KEMAL YÜCE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Göğüs HastalıklarıVan Yüzüncü Yıl ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SELVİ AŞKAR