Geri Dön

Açık kalp cerrahisi sonrası sternumu geç kapanan hastaların klinik sonuçları

Clinical outcomes of patients with delayed sternum closure after open heart surgery

  1. Tez No: 1007732
  2. Yazar: GÜL ŞENER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZER KANDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Açık kalp cerrahisi sonrası gelişen hemodinamik instabilite, ciddi miyokardiyal ödem veya kontrol edilemeyen kanama gibi durumlarda hayat kurtarıcı bir strateji olarak uygulanan Gecikmiş Sternal Kapama (GSK) yönteminin klinik sonuçlarını değerlendirmektir. Bu çalışmada, GSK uygulanan yüksek riskli hasta grubunun demografik özellikleri, risk faktörleri, mortalite oranları ve prognozu etkileyen bağımsız değişkenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nde, Ocak 2023 ile Aralık 2024 tarihleri arasında açık kalp cerrahisi uygulanan ve postoperatif dönemde GSK yapılan 56 hasta retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik verileri, preoperatif komorbiditeleri (EuroSCORE II, LVEF, GFR vb.), intraoperatif değişkenleri ve postoperatif klinik sonuçları hastane kayıtlarından elde edildi. Hastane içi mortaliteyi etkileyen faktörlerin belirlenmesi için tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri ile sağkalım analizleri (Kaplan-Meier) uygulandı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 62.1 ± 11.3 yıl olup %76.8'i erkektir. En sık GSK endikasyonu %58.9 ile hemodinamik instabilite olarak belirlenmiştir. Hastane içi mortalite oranı %51.8, 30 günlük mortalite oranı ise %44.6 olarak saptanmıştır. Çok değişkenli lojistik regresyon analizi sonucunda; düşük preoperatif Glomerüler Filtrasyon Hızı (GFR) (OR: 2.31, p=0.023) ve yüksek postoperatif 24. saat laktat düzeyi (OR: 1.715, p=0.031), hastane içi mortalite için bağımsız risk faktörleri olarak tespit edilmiştir. Kaplan-Meier analizinde, preoperatif GFR düzeyi <60 mL/dk olan hastalarda 1 yıllık sağkalımın anlamlı derecede düşük olduğu görülmüştür (%38.9, p=0.012). Sonuç: Gecikmiş sternal kapama, fizyolojik rezervleri tükenmiş hastalarda kardiyak basıyı azaltarak hemodinamik stabilizasyona olanak tanıyan önemli bir yöntemdir. Ancak bu hasta grubunda morbidite ve mortalite oranları yüksektir. Çalışmamız, özellikle preoperatif böbrek fonksiyon bozukluğunun ve postoperatif dönemde devam eden doku hipoperfüzyonunun (yüksek laktat), mortaliteyi öngörmede en kritik belirteçler olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle GSK kararı verilen hastalarda renal koruma stratejileri ve erken dönem metabolik resüsitasyon hayati önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: To evaluate the clinical outcomes of Delayed Sternal Closure (DSC), which is applied as a life-saving strategy in conditions such as hemodynamic instability, severe myocardial edema, or uncontrollable bleeding developing after open heart surgery. This study aimed to determine the demographic characteristics, risk factors, mortality rates, and independent variables affecting prognosis in the high-risk patient group undergoing DSC. Materials and Methods: 56 patients who underwent open heart surgery and subsequent DSC in the postoperative period at Ankara Etlik City Hospital Cardiovascular Surgery Clinic between January 2023 and December 2024 were retrospectively analyzed. Demographic data, preoperative comorbidities (EuroSCORE II, LVEF, GFR, etc.), intraoperative variables, and postoperative clinical outcomes were obtained from hospital records. Univariate and multivariate logistic regression analyses and survival analyses (Kaplan-Meier) were performed to determine factors affecting in-hospital mortality. Results: The mean age of the patients included in the study was 62.1 ± 11.3 years, and 76.8% were male. The most common indication for DSC was determined to be hemodynamic instability at 58.9%. The in-hospital mortality rate was found to be 51.8%, and the 30-day mortality rate was 44.6%. As a result of multivariate logistic regression analysis, low preoperative Glomerular Filtration Rate (GFR) (OR: 2.31, p=0.023) and high postoperative 24th-hour lactate level (OR: 1.715, p=0.031) were identified as independent risk factors for in-hospital mortality. In Kaplan-Meier analysis, 1-year survival was observed to be significantly lower in patients with preoperative GFR level <60 mL/min (38.9%, p=0.012). Conclusion: Delayed sternal closure is an important method that allows for hemodynamic stabilization by reducing cardiac compression in patients with depleted physiological reserves. However, morbidity and mortality rates are high in this patient group. Our study revealed that preoperative renal dysfunction and continued tissue hypoperfusion (high lactate) in the postoperative period are the most critical markers in predicting mortality. Therefore, renal protection strategies and early metabolic resuscitation are of vital importance in patients for whom a DSC decision is made

Benzer Tezler

  1. Medyan sternotomi ile yapılan kalp cerrahisi operasyonlarında sternum ekartör açıklığının postoperatif ağrı üzerine etkisinin araştırılması

    Investigation of the effect of sternum retractor opening on postoperative pain in cardiac surgery operations performed with median sternotomy

    HAKAN ÖZÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UFUK AYDIN

  2. Koroner reoperasyonlarda postoperatif morbidite ve mortalite üzerine etki eden faktörler

    Başlık çevirisi yok

    LEVENT ALTINAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bakanlığı

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FERİT ÇİÇEKÇİOĞLU

  3. Koroner arter baypas cerrahisi uygulanan hastalarda deksmedetomidinin kardiyoprotektif etkisinin araştırılması

    The investigation of cardioprotective effect of dexmedetomidine in patients undergoing coronary artery bypass surgery

    MEHMET BAKTIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Anestezi ve ReanimasyonErciyes Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEYNEP TOSUN

  4. Kardiyak cerrahide volüm kontrol autoflow ventilasyon modu ile akciğer mekanikleri

    Respiratory mechanics in cardiac surgery with volume controlled autoflow ventilation mode

    MURAT ARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Anestezi ve ReanimasyonDokuz Eylül Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN HEPAĞUŞLAR

  5. Koroner arter baypas greftleme cerrahisinde laktat düzeyleri ile komplikasyonlar arasındaki ilişki: Retrospektif çalışma

    Relations between serum lactate levels and complications in coronary artery bypass surgery: A retrospective study

    SELİM GÜLŞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NÜZHET SEDEN KOCABAŞ