Geri Dön

Kronik böbrek hastalığında böbrek ultrasonu ve böbrek biyopsi bulguları arasındakı uyumun değerlendirilmesi

Assessment of the concordance between kidney ultrasound findings and kidney biopsy findings in chronic kidney disease

  1. Tez No: 1007971
  2. Yazar: İBRAHİM NOYIN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SERKAN BAKIRDÖĞEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada kronik böbrek hastalığında böbrek ultrasonu ve böbrek biyopsisi bulguları arasındaki uyumu değerlendirmeyi ve karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Polikliniği'nde 01/11/2023 ve 01/08/2025 tarihleri arasında takip edilen, böbrek biyopsisi yapılmış 18 yaşın üstü toplam 55 hasta dahil edildi. Böbrek malignitesi ve gebelik dışlanma kriterleri olarak kabul edildi. Çalışmamız retrospektif olup olgulara ait epikriz kayıtları, laboratuvar bulguları, görüntüleme raporları ve ilgili branşlara ait konsültasyon notlarına hastane otomasyon sistemi dijital arşivi geriye dönük taranarak elde edildi. Her hasta gizlilik ve kişisel verilerin korunması ilkelerine uygun olacak şekilde kimlik bilgileri ile ilişkilendirilemeyecek ayrı birer numara verilerek temsil edildi. Hastalardan ileriye dönük ek bir tahlil istenmedi. Hastaların demografik, klinik ve laboratuvar verileri IBM SPSS v27.0 programı içerisinde kaydedildi ve istatistiği yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastalardan en düşük yaş 19, en yüksek yaş ise 83'tü. Yaş ortalaması 50,44±14,86 idi. Hastalar cinsiyet dağılımına göre incelendiğinde, hastaların 19'unun (%34,5) kadın, 36'sının (%65,5) erkek olduğu görüldü. Çalışmamızda ekojenitesi normal olan hasta sayısı 21 (%38,2), ekojenitesi artmış olan hasta sayısı ise 34 (%61,8) idi. Böbrek ekojenitesi ve böbrek boyutunun karşılaştırılmasında iki grup arasındaki dağılımlar birbirine çok yakın olduğu için istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Glomerüler kronisite bulgusu olmayan grupta böbrek ekojenitesi artmış olanların oranı %44,4 iken, glomerüler kronisite bulgusu olan grupta bu oran %65,2 idi; ancak fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,279). Glomerüler kronisite bulgusu varlığı ile böbrek boyutu arasındaki istatistiksel analizde anlamlı ilişki saptandı. Glomerüler bulgusu olan hastaların %39,1'inde böbrek boyutlarının küçülmüş olduğu saptanırken, glomerüler bulgusu olmayan hastaların tamamında böbrek boyutları normaldi. Tübülointerstisyel kronisite bulgusu olmayan hasta sayısı yalnızca iki idi. Bu hastaların birinde böbrek ekojenitesi normal iken, diğerinde böbrek ekojenitesi artmıştı. Tübülointerstisyel kronisite bulgusu olan 53 hastanın 20'sinde ekojenite normal, 33'ünde artmıştı. Gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark saptanmadı. Tübülointerstisyel kronisite bulguları ile böbrek boyutunun kıyaslandığı istatistiksel analizlerde anlamlı bir ilişki bulunmadı. Vasküler kronisite bulguları ile böbrek ekojenitesi dağılımları karşılaştırıldığında, vasküler bulguları olan hastalarda böbrek ekojenitesinin artma yöneliminde olduğu görülmesine karşın, istatistiksel bir fark saptanmadı. Çalışmamızda vasküler kronisite bulgusu olan hastalarda küçülmüş böbrek boyutlarının oranının daha yüksek olduğu gözlenmesine rağmen istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmadı Sonuç: Çalışmamız KBH'ta USG'de saptanan böbrek boyut küçülmesinin özellikle glomerüler kronisite ile ilişki gösterebileceğini düşündürmektedir. Fakat ekojenite değişikliği ile histopatolojik kronisite bulguları arasında anlamlı bir ilişki gösterilememiştir. Gelecek çalışmalarda, gruplar arasındaki belirgin dengesizliği azaltmak amacıyla daha geniş örneklem planlanması, alt gruplardaki olguların temsilinin artırılması, USG parametrelerinin standardize edilmiş protokollerle (aynı kesit ve operatör) toplanması, ekojenitenin kantitatif olarak ölçülmesi ve çok değişkenli modellerle (USG görüntüsü + klinik biyobelirteçler) IFTA/kronisite öngörüsünün test edilmesi önerilebilir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Purpose: This study aimed to evaluate and compare the concordance between renal ultrasonography (USG) and kidney biopsy findings in patients with chronic kidney disease (CKD). Material-Method: A total of 55 patients aged ≥18 years who were followed at the Nephrology Outpatient Clinic of Çanakkale On Sekiz Mart University Training and Research Hospital between 01/11/2023 and 01/08/2025 and who underwent kidney biopsy were included. Kidney malignancy and pregnancy were defined as exclusion criteria. This retrospective study was conducted by reviewing hospital digital archive records, including discharge summaries, laboratory results, imaging reports, and consultation notes retrieved from the hospital information system. To ensure confidentiality and compliance with personal data protection principles, each patient was assigned a unique, non-identifiable study number. No additional prospective tests were requested. Demographic, clinical, and laboratory data were recorded and statistically analyzed using IBM SPSS Statistics version 27.0. Findings: Among the patients included in the study, age ranged from 19 to 83 years. The mean age was 50.44 ± 14.86 years. Regarding sex distribution, 19 patients (34.5%) were female and 36 (65.5%) were male. Renal echogenicity was normal in 21 patients (38.2%) and increased in 34 patients (61.8%). When renal echogenicity and renal size were compared, no statistically significant difference was detected because the distributions were similar between groups. Increased renal echogenicity was observed in 44.4% of patients without glomerular chronicity findings and in 65.2% of those with glomerular chronicity; however, this difference was not statistically significant (p=0.279). A statistically significant association was found between glomerular chronicity and renal size. Reduced renal size was present in 39.1% of patients with glomerular chronicity, whereas all patients without glomerular chronicity had normal renal size. Only two patients had no tubulointerstitial chronicity findings; renal echogenicity was normal in one and increased in the other. Among the 53 patients with tubulointerstitial chronicity, echogenicity was normal in 20 and increased in 33, with no significant difference between groups. No significant association was observed between tubulointerstitial chronicity findings and renal size. Regarding vascular chronicity, renal echogenicity tended to be higher in patients with vascular lesions; however, no statistically significant difference was identified. Although the proportion of reduced renal size appeared to be higher among patients with vascular chronicity, this did not reach statistical significance. Conclusion: Our findings suggest that renal size reduction detected on ultrasonography in CKD may be associated particularly with glomerular chronicity. However, no significant relationship was demonstrated between changes in renal echogenicity and histopathological chronicity findings. Future studies should consider larger sample sizes to reduce group imbalance, increase subgroup representation, collect ultrasonographic parameters using standardized protocols (same plane, operator, and device), quantify echogenicity, and test prediction of IFTA/chronicity using multivariable models combining ultrasound features and clinical biomarkers.

Benzer Tezler

  1. Nefrotik düzeyde olmayan proteinüri vakalarının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MERVE BÜŞRA GÜNEYLİ OĞLAKCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EVRİM KARGIN ÇAKICI

  2. Necmettin Erbakan Üniversitesi, meram Tıp fakültesinde paratiroidektomi olan kronik böbrek yetmezliği hastalarının retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of chronic renal failure patients undergoing parathyroidectomy in Necmettin Erbakan University, Meram Faculty of Medicine

    MELİH ANIL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    NefrolojiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN TÜRK

  3. Malign melanom hastalarında tiroid nodül-kanser sıklığı ve nodül-kanser gelişimine etki eden risk faktörlerinin değerlendirilmesi

    Assessment of thyroid nodule-cancer frequency and risk factors affecting the development of nodule-cancer in malign melanoma patients

    DURSUN GÖKTÜRK TAŞKIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ŞAHİN

  4. 2007-2015 yılları arasında kliniğimizde böbrek biyopsisi yapılan olguların değerlendirilmesi

    Evaluation of kidney biopsy cases in our clinic between 2007-2015

    BİLAL ALTUNIŞIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    NefrolojiÇukurova Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NESLİHAN SEYREK

  5. Böbrek biyopsisi öncesinde yapılan doku elastografi yöntemi ile saptanan doku elastisitesinin böbrek biyopsisinde saptanan fibrozis ile karşılaştırılması

    Comparing fibrosis shown by renal biopsy with tissue elasticity that detected by tissue elastography method before renal biopsy

    MEHMET SAMİ İSLAMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURHAN SEYAHİ