Geri Dön

Yüksek riskli besin alerjisi olan hastaların uzun dönem takibi

Long term follow up of patients with high risk food allergy

  1. Tez No: 1008094
  2. Yazar: EMRE DİNÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ŞÜKRÜ NAİL GÜNER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk İmmünolojisi ve Allerji Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Besin alerjisi, prevalansı giderek artan ve yaşam kalitesi ile morbidite üzerinde önemli etkileri olan ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Amaç: Bu çalışmada, yüksek riskli besin alerjisi tanısı bulunan hastaların demografik, klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi; eliminasyon diyetleri sonrasında besin provokasyon testinin güvenle uygulanabileceği hasta grubunun belirlenmesi ve hastaların tolerans gelişimi açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bilim Dalında Ocak 2018 - Ağustos 2025 tarihleri arasında takip edilen, spesifik IgE değeri ve cilt prick testi pozitifliği olan 70 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların dosyaları retrospektif olarak incelenerek; cinsiyet, yaş, klinik bulgular, laboratuvar verileri, diyet uyumları ve besin provokasyon testine yanıtları analiz edildi. Çalışmada araştırılan hastaların hepsinin yüksek riskli besin alerjisi tanısı ile takip edilmekte olup, hastaların klinik, diyet süresi ve laboratuvar bulgularına göre besin provokasyon testi yapılıp yapılmamasına karar verildi. Bulgular: Takip edilen 70 hastanın %84,2'si yumurta beyazına, %31,4'ü yumurta sarısına ve %30'u süte karşı yüksek riskli (spesifik IgE > 15 kUA/L) kabul edildi. Klinik ve laboratuvar bulgularına göre 36 hastaya BPT uygulanırken, 34 hastada test uygun görülmedi. BPT uygulanan hastaların %80,6'sında tolerans geliştiği saptanırken, test yapılmayan grupta bu oran %44,1 olarak bulundu. BPT uygulanan gruptaki eliminasyon diyet süresinin BPT uygulanmayan gruba göre anlamlı derecede uzun olduğu bulundu. BPT uygulanan gruptaki eozinofil düzeyi, BPT uygulanmayan gruba göre anlamlı derecede düşüktü. Sonuç: Yüksek riskli besin alerjisi olan hastalarda, görülen klinik semptomlar, labaratuvar bulguları eliminasyon diyetinin süresi ve hastanın diyet durumu, besin provokasyon testi kararında belirleyici faktörlerdir. Uygun kriterlerle seçilen güvenli grupta BPT yapılması, toleransın belirlenmesinde kritik rol oynamaktadır ve bu grupta tolerans oranları anlamlı derecede yüksektir.

Özet (Çeviri)

Background: Food allergy is a significant public health problem with an increasing prevalence and substantial impact on quality of life and morbidity. Objective: This study aimed to evaluate the clinical characteristics, laboratory findings, and treatment responses of patients followed with a diagnosis of high-risk food allergy in a pediatric allergy and immunology outpatient clinic. Methods: Seventy patients with specific IgE levels and skin prick test positivity, followed at Necmettin Erbakan University Faculty of Medicine, Department of Pediatric Allergy and Immunology between January 2018 and August 2025, were included in the study. Patient records were retrospectively reviewed; gender, age, clinical findings, laboratory data, dietary compliance, and responses to oral food challenge (OFC) were analyzed. Results: Among the 70 followed patients, 84.2% were identified as high-risk (specific IgE >15 kUA/L) for egg white, 31.4% for egg yolk, and 30% for cow's milk. Based on clinical and laboratory findings, OFC was performed in 36 patients, while it was not deemed appropriate for 34 patients. Tolerance development was observed in 80.6% of the patients who underwent OFC, compared to 44.1% in the group that did not undergo the test. The duration of the elimination diet was significantly longer in the OFC group compared with the non-OFC group. Additionally, eosinophil levels were significantly lower in patients who underwent OFC than in those who did not. Conclusion: In patients with high-risk food allergy, clinical symptoms, laboratory findings, the duration of the elimination diet, and dietary status are determining factors in the decision to perform oral food provocation testing. Performing OFC in a safely selected group based on appropriate criteria plays a critical role in determining tolerance, and tolerance rates are significantly higher in this group.

Benzer Tezler

  1. Bir ilaç fabrikasında personel gereksinmesinin belirmesi seçilmesi ve elde tutulmasına yönelik bir uygulama çalışması

    Başlık çevirisi yok

    EMİNE BOZBAĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    İstanbul Üniversitesi

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Çimentonun sertleşmesi üzerinde kimyasal komponentlerin etkisi

    Başlık çevirisi yok

    NACİYE TÜRKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Uludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Halvetiyyenin Şa'baniyye kolu ve Şa'ban-ı Veli

    Başlık çevirisi yok

    L. NİHAL YAZAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gazi Üniversitesi

    Yükleniyor...

  4. Bazı esterlerin kinetik incelenmesi ve termodinamik parametrelerin belirlenmesi

    Kinetic study and detesmination of thermodnamic parameters of some esters

    İBRAHİM TAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Uludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. İzmir'de bazı yolların kapatılarak yaya bölgeleri oluşturma da kent peyzajını geliştirme açısından yeniden planlanması üzerinde araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    BAHAR TÜRKYILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Ege Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...