İnek sütü alerjisi şüphesiyle başvuran hastaların gerçekte ne kadarı inek sütü protein alerjisi?
How many of the patients presenting with suspected cow's milk allergy actually have cow's milk protein allergy?
- Tez No: 1001991
- Danışmanlar: PROF. DR. AYŞEN BİNGÖL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: İnek Sütü Protein Alerjisi, Açık Besin Yükleme Testi, Epidermal Prick Testi, Aşırı Tanı, Klinik Fenotip, Tanısal Doğruluk, Cow's Milk Protein Allergy, Open Food Challenge, Skin Prick Test, Overdiagnosis, Clinical Phenotype, Diagnostic Accuracy
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: İSPA, süt çocukluğu ve erken çocukluk döneminin en sık görülen besin alerjisi olmasına karşın, çoklu klinik semptomu ve spesifik laboratuvar belirtecinin yokluğu nedeniyle tanısal karmaşa yaratmaya devam etmektedir. Bu durum klinik pratikte“aşırı tanı”ve gereksiz diyet kısıtlamaları sorununu beraberinde getirmektedir. Bu çalışmanın temel amacı; üçüncü basamak bir sağlık kuruluşuna İSPA ön tanısı ile başvuran ve/veya hekim ön tanısı ile yönlendirilen çocuklarda, altın standart tanı yöntemi olan açık BYT ile kesin tanı oranlarını belirlemektir. Çalışmanın ikincil amacı ise İSPA ön tanılı çocuklarda görülen klinik fenotiplerin (IgE ve Non-IgE) belirlenerek; klinik, laboratuvar, EPT ve BYT verilerinin çok yönlü analiz edilmesidir. Gereç ve yöntem: Akdeniz Üniversitesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Polikliniğinde 01.05.2023–30.04.2025 tarihleri arasında, İSPA şüphesiyle başvuran ve/veya hekim ön tanısı ile yönlendirilen çalışma kriterlerini karşılayan 121 çocuk prospektif olarak incelenmiştir. Çocuklar başvuru sırasında çocuk alerji uzmanı tarafından yapılan değerlendirmeye göre IgE aracılı ve Non-IgE aracılı ön tanı gruplarına ayrılmıştır. Hasta güvenliği açısından yüksek riskli kabul edilen olgular çalışma dışında bırakılmış; uygun olgularda standardize protokol ile pastörize inek sütü kullanılarak açık BYT uygulanmıştır. Yükleme sonrası erken dönem reaksiyonlar ile 3. gün ve 30. gün takipleri de kayıt altına alınmıştır. Tüm çocukların sosyodemografik özellikleri, detaylı klinik öyküleri, beslenme şekilleri, EPT sonuçları, total IgE ve eozinofil düzeyleri kaydedilmiştir. Tanısal doğrulama, hastane ortamında standart protokollere uygun olarak gerçekleştirilen pastörize süt ile açık BYT yapılmıştır. Elde edilen veriler tanımlayıcı istatistikler, Ki-kare testleri, Binary Lojistik Regresyon ve ROC analizleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Bu çalışmada, İSPA ön tanısı ile değerlendirilen 0-5 yaş aralığındaki 121 pediatrik olguya ait demografik, klinik ve tanısal veriler prospektif olarak analiz edilmiştir. Çalışma popülasyonunun yaş ortalaması 21.68 ± 11.96 ay olup, cinsiyet dağılımı dengeli bir profil sergilemiştir. Doğum şekli incelendiğinde sezaryen oranının yüksek olduğu ve ebeveyn eğitim düzeyinin ağırlıklı olarak üniversite mezuniyeti düzeyinde olduğu görülmüştür.Olguların başvuru semptomları sistemik olarak irdelendiğinde, en sık karşılaşılan bulgular Non-spesifik semptomlar olmuştur. Bunu sırası ile dermatolojik, gastrointestinal sistem ve solunum bulguları izlemiştir. Gastrointestinal semptomlar arasında mukuslu dışkılama ve rektal kanama, istatistiksel olarak anlamlı biçimde Non-IgE aracılı fenotip ile ilişkilendirilmiş ve bu gruptaki olguların tamamında bu bulgular saptanmıştır (p<0.001). Buna karşılık; ürtiker, anjiyoödem ve hışıltı (wheezing) gibi akut reaksiyon göstergeleri IgE ön tanılı grupta saptanmıştır (p<0.001). İSPA ön tanısı ile yönlendirilen çocukların büyük kısmında tanı açık BYT ile tanı dışlanmıştır. Açık BYT sonucunda 115 çocuk inek sütünü tolere etmiş ve BYT negatif bulunmuştur. 6 çocukta klinik reaksiyon gelişmiş ve BYT pozitif saptanarak İSPA tanısı doğrulanmıştır. İSPA ön tanısı ile yapılan EPT sonuçlarında %52.1'inde EPT pozitif saptanmıştır. Ancak, altın standart yöntem olan Açık BYT uygulandığında, olguların %95.0'inin inek sütünü tolere ettiği, sadece %5.0'inin gerçek klinik reaksiyon gösterdiği kanıtlanmıştır. Bu sonuçlar ışığında EPT'nin tanısal doğruluğu ROC analizi ile değerlendirildiğinde; testin duyarlılığı %100 ve negatif öngörü değeri (NPV) %100 olarak bulunmuş, buna karşın özgüllüğü %50.4 ve pozitif öngörü değeri (PPV) %9.5 düzeyinde kalmıştır (AUC=0.736, p<0.001). Bu veriler, EPT negatifliğinin alerjiyi dışlamada mükemmel bir belirteç olduğunu, ancak pozitifliğinin hastalığı doğrulamada son derece zayıf kaldığını ve yüksek oranda“aşırı tanı”riskine yol açtığını istatistiksel olarak doğrulamaktadır. İSPA ön tanı fenotipini öngörebilecek değişkenleri değerlendirmek üzere yapılan tek değişkenli lojistik regresyon analizinde; tanı süresi, doktor ön tanısı varlığı, AD varlığı, EPT endürasyon kategorileri, başka besin alerjisi varlığı ve belirli semptom kümeleri ile fenotip arasında anlamlı ilişkiler gösteren değişkenler belirlenmiştir. Bu analiz, fenotip ayrımının tek bir değişkenle açıklanamayacak kadar çok boyutlu olduğunu göstermiştir. Sonuç: Çalışmamız, üçüncü basamak bir merkezde İSPA şüphesiyle diyet uygulanan çocukların %95 gibi çok yüksek bir oranının aslında inek sütünü tolere edebildiğini göstermiştir. EPT, %100 negatif öngörü değeri ile alerjiyi dışlamada mükemmel bir tarama testi iken, düşük pozitif öngörü değeri nedeniyle tek başına kesin tanı ve diyet kararı için yetersizdir. Çalışmamız, özellikle tanı süreci uzayan ve Non-IgE ön tanılı İSPA düşünülen çocuklarda aşırı tanı riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. İSPA tanısı ve yönetimi, yalnızca duyarlılık testlerine değil, klinik fenotiplerin doğru analizi ve uygun olgularda BYT ile kanıtlanmış objektif verilere dayandırılmalıdır.
Özet (Çeviri)
Objective: Although Cow's Milk Protein Allergy (CMPA) is the most common food allergy in infancy and early childhood, it continues to create diagnostic confusion due to its pleomorphic clinical symptoms and the lack of specific laboratory markers. This situation brings about the problem of“overdiagnosis”and unnecessary dietary restrictions in clinical practice. The primary aim of this study was to determine definitive diagnosis rates using the open Oral Food Challenge (OFC), the gold standard diagnostic method, in children presenting to a tertiary healthcare center with a preliminary diagnosis of CMPA and/or referred with a physician's preliminary diagnosis. The secondary aim of the study was to identify clinical phenotypes (IgE and Non-IgE) in children with a preliminary diagnosis of CMPA and to perform a multifaceted analysis of clinical, laboratory, Skin Prick Test (SPT), and OFC data. Material and Methods: A total of 121 children meeting the study criteria who presented with suspected CMPA and/or were referred with a physician's preliminary diagnosis to the Akdeniz University Pediatric Allergy and Immunology Outpatient Clinic between May 1, 2023, and April 30, 2025, were examined prospectively. Children were divided into IgE-mediated and Non-IgE-mediated preliminary diagnosis groups based on the evaluation by a pediatric allergist at presentation. Cases considered high-risk for patient safety were excluded; an open OFC was administered using pasteurized cow's milk with a standardized protocol in eligible cases. Early-period reactions post-challenge, as well as 3rd-day and 30th-day follow-ups, were recorded. Sociodemographic characteristics, detailed clinical histories, feeding patterns, SPT results, total IgE, and eosinophil levels of all children were recorded. Diagnostic confirmation was performed using an open OFC with pasteurized milk in a hospital setting in accordance with standard protocols. The obtained data were evaluated using descriptive statistics, Chi-square tests, Binary Logistic Regression, and ROC analyses. Results: In this study, demographic, clinical, and diagnostic data from to 121 pediatric cases aged 0-5 years evaluated with a preliminary diagnosis of CMPA were analyzed prospectively. The mean age of the study population was 21.68 ± 11.96 months, and the gender distribution exhibited a balanced profile. Cesarean section rates were found to be high, and parental education levels were predominantly at the university graduate level. When presenting symptoms were examined systemically, the most frequently encountered findings were non-specific symptoms, followed by dermatological, gastrointestinal system, and respiratory findings, respectively. Among gastrointestinal symptoms, mucous stool and rectal bleeding were statistically significantly associated with the Non-IgE mediated phenotype, and these findings were detected in all cases in this group (p<0.001). Conversely, acute reaction indicators such as urticaria, angioedema, and wheezing were detected in the IgE preliminary diagnosis group (p<0.001). In the majority of children referred with a preliminary diagnosis of CMPA, the diagnosis was excluded by open OFC. As a result of the open OFC, 115 children tolerated cow's milk and the OFC was found to be negative. Clinical reactions developed in 6 children, and the diagnosis of CMPA was confirmed with a positive OFC. SPT results performed with a preliminary diagnosis of CMPA showed positivity in 52.1%. However, when the open OFC, the gold standard method, was applied, it was proven that 95.0% of the cases tolerated cow's milk, and only 5.0% showed a true clinical reaction. When the diagnostic accuracy of the SPT was evaluated with ROC analysis in light of these results; the test's sensitivity was found to be 100% and negative predictive value (NPV) 100%, whereas specificity remained at 50.4% and positive predictive value (PPV) at 9.5% (AUC=0.736, p<0.001). These data statistically confirm that SPT negativity is an excellent marker for ruling out allergy, but its positivity remains extremely weak in confirming the disease and leads to a high risk of“overdiagnosis”. In the univariate logistic regression analysis conducted to evaluate variables that could predict the CMPA preliminary diagnosis phenotype; significant relationships were determined between the phenotype and variables including time to diagnosis, presence of physician's preliminary diagnosis, presence of Atopic Dermatitis (AD), SPT induration categories, presence of other food allergies, and certain symptom clusters. This analysis demonstrated that phenotype differentiation is too multidimensional to be explained by a single variable. Conclusion: Our study demonstrated that a very high rate, such as 95%, of children subjected to dietary restrictions with suspected CMPA in a tertiary center could actually tolerate cow's milk. While SPT is an excellent screening test for ruling out allergy with its 100% negative predictive value, it is insufficient for a definitive diagnosis and dietary decision-making alone due to its low positive predictive value. Our study reveals that the risk of overdiagnosis is particularly higher in children with prolonged diagnostic processes and suspected Non-IgE mediated CMPA. The diagnosis and management of CMPA should not be based solely on sensitization tests but on the accurate analysis of clinical phenotypes and objective data confirmed by OFC in eligible cases.
Benzer Tezler
- İnek sütü protein alerjisi şüphesi olan hastaların değerlendirilmesi
Evaluation of patients suspected of having cow's milk protein allergy
TURKAN OJAKHVERDIEVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HANDAN DUMAN ŞENOL
- Süt alerjisi şüphesi olan çocuklarda tam katı ve yarı katı yöntemle ölçülen serum süt spesifik IgE ölçümleri arasındaki korelasyonun belirlenmesi
Determination of correlation between serum milk specific IgE results measured by solid and semi-solid methods in children with suspicious milk allergy
AHMET CERAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Allerji ve İmmünolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BETÜL KARAATMACA
- Buğday alerjisinin klinik özellikleri
Clinical features of wheat allergy
GİZEM KARTAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Allerji ve İmmünolojiKocaeli ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METİN AYDOĞAN
- Besin proteini ile indüklenen alerjik proktokolitliolgularımızın retrospektif analizi
Retrospective analysis of our cases with food protein–induced allergic proctocolitis
NUR BENLİ ÇOK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PINAR GÖKMİRZA
- Türkiye' de piyasaya sürülen soya tohumlarında GDO (Genetiği değiştirilmiş organizma) taraması ve GDO saptanan tohumlara uygulanan gıda proseslerinin kantitatif analize etkisi
Screening of genetically modified organisms (GMO) in soy bean seeds sold in Turkey and the effect of food prosesses on quantitative analysis of GMO detected seeds
ALİME GÜL GÖNEŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
GenetikYıldız Teknik ÜniversitesiBiyomühendislik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEVİL YÜCEL
PROF. DR. HİKMET BUDAK