Geri Dön

Periampuller tümörlerde prognostik biyomarkerların sağkalım üzerine etkisi

The impact of prognostic biomarkers on survival in periampullary tumors

  1. Tez No: 1008222
  2. Yazar: BİLAL ALKAŞ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ARİF BURAK ÇEKİÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karadeniz Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Periampuller adenokarsinomlar prognostik açıdan heterojen malign neoplazmlardır ve prognoz çoğunlukla cerrahi sonrası patolojik veriler üzerinden belirlenmektedir. Ancak klinik kararların önemli bir kısmı preoperatif dönemde alınmakta olup, bu aşamada güvenilir prognostik göstergelere ihtiyaç duyulmaktadır.Sistemik inflamasyon, immün yanıt ve nutrisyonel durumu yansıtan biyomarkerların çeşitli malignitelerde prognostik değeri gösterilmiş olsa da, periampuller tümörlerde bağımsız etkileri net değildir. Bu çalışmada, küratif pankreatikoduodenektomi uygulanan olgularda preoperatif immün, inflamatuar ve nutrisyonel biyomarkerların genel sağkalım üzerindeki prognostik etkisi araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Mayıs 2007–Kasım 2024 tarihleri arasında tek merkezde periampuller tümör nedeniyle küratif pankreatikoduodenektomi uygulanan hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. Dahil edilme ve dışlanma kriterleri sonrası histopatolojik olarak periampuller adenokarsinom tanısı doğrulanan 115 hasta çalışmaya alındı. Preoperatif biyomarkerlar olarak CRP, albümin, NLR, PLR, LMR, SII, CAR, PNI ve ALBI skoru değerlendirildi. Postoperatif komplikasyonlar Clavien–Dindo sınıflamasına göre kaydedildi. Birincil sonlanım noktası genel sağkalım (OS), ikincil sonlanım noktaları rekürrenssiz sağkalım (RFS), postoperatif mortalite ve majör komplikasyon olarak belirlendi. Sağkalım analizleri Kaplan–Meier yöntemi ve Cox regresyon modeli ile yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 115 hastanın yaş ortalaması 63,9±9,5 yıl olup %72,2'si erkekti. R0 rezeksiyon oranı %93, lenf nodu metastazı oranı %67, majör komplikasyon oranı %25,2 ve hastane içi/30 günlük mortalite oranı %10,4 olarak bulundu. Takipte hastaların %40,9'unda rekürrens gelişti; en sık rekürrens paterni karaciğer metastazıydı. Medyan rekürrenssiz sağkalım 7,4 ay, medyan genel sağkalım 17,3 ay; 5 yıllık rekürrenssiz sağkalım ve genel sağkalım oranları sırasıyla %13,9 ve %27 olarak saptandı. Multivariable analizde yüksek PLR rekürrenssiz sağkalım için; yüksek CRP, düşük PNI, yüksek NLR, yüksek SII, yüksek CAR ve yüksek ALBI skoru ise kötü genel sağkalım için bağımsız prognostik faktörlerdi. Sonuç: Periampuller adenokarsinomlarda NLR, SII, CRP, CAR, ALBI ve PNI genel sağkalım için bağımsız prognostik biyomarkerlar olarak saptanırken, PLR hastalıksız sağkalım ile ilişkili bulunmuştur. Preoperatif dönemde kolaylıkla ölçülebilen ve düşük maliyetli olan bu immün, inflamatuar ve nutrisyonel biyomarkerlar, klinikopatolojik değişkenlerle entegre prognostik modeller içinde değerlendirildiklerinde prognostik doğruluğu artırarak risk sınıflaması ve bireyselleştirilmiş hasta yönetimine katkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Background: Periampullary adenocarcinomas are prognostically heterogeneous malignancies, with outcomes largely determined by postoperative pathological findings. However, a substantial proportion of clinical decision-making takes place in the preoperative setting, where reliable prognostic indicators are needed. Although biomarkers reflecting systemic inflammation, immune response, and nutritional status have demonstrated prognostic value across various malignancies, their independent role in periampullary tumors remains unclear. Materials and Methods: Patients who underwent curative pancreaticoduodenectomy for periampullary tumors at a single center between May 2007 and November 2024 were retrospectively evaluated. After applying the inclusion and exclusion criteria, 115 patients with histopathologically confirmed periampullary adenocarcinoma were included in the study. Preoperative biomarkers including CRP, albumin, NLR, PLR, LMR, SII, CAR, PNI, and ALBI score were evaluated. Postoperative complications were recorded according to the Clavien–Dindo classification. The primary endpoint was overall survival (OS), while secondary endpoints were recurrence-free survival (RFS), postoperative mortality, and major complications. Survival analyses were performed using the Kaplan–Meier method and Cox regression models. Results: The mean age of the 115 patients included in the study was 63.9 ± 9.5 years, and 72.2% were male. The R0 resection rate was 93%, the lymph node metastasis rate was 67%, the major complication rate was 25.2%, and the in-hospital/30-day mortality rate was 10.4%. During follow-up, recurrence occurred in 40.9% of patients, with liver metastasis being the most common recurrence pattern. The median recurrence-free survival was 7.4 months and the median overall survival was 17.3 months; the 5-year recurrence-free survival and overall survival rates were 13.9% and 27%, respectively. In multivariable analysis, high PLR was an independent prognostic factor for recurrence-free survival, whereas high CRP, low PNI, high NLR, high SII, high CAR, and high ALBI score were independent predictors of poor overall survival. Conclusion: In periampullary adenocarcinomas, NLR, SII, CRP, CAR, ALBI, and PNI were identified as independent prognostic biomarkers for overall survival, whereas PLR was associated with disease-free survival. These immune, inflammatory, and nutritional biomarkers, which are easily measurable and cost-effective in the preoperative setting, may enhance prognostic accuracy when incorporated into integrated models with clinicopathological variables, thereby contributing to risk stratification and individualized patient management.

Benzer Tezler

  1. Adenokarsinom sebebiyle pankreatikoduodenektomi uygulanan pdak ve non-pdak periampüller tümörlerde psoas indeksinin ve beslenme parametrelerinin prognoza etkisi

    Effect of psoas index and nutritional parameters on the prognosis in pdac and non-pdac periampullary tumors undergoing pancreaticoduodenectomy due to adenocarcinoma

    YAKUP OZAN VERENDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Genel CerrahiEge Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALPER UĞUZ

  2. Periampuller tümörlerin histopatolojik değerlendirmesinde morfometrinin yeri ve prognozla ilişkisi

    The role of morphometry and its relationship with prognosis in the histopathological evaluation of periampullary tumors

    EMRE NİHAT ÇULHA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    PatolojiAnkara Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ARZU ENSARİ

  3. Pankratik intraepitelyal neoplazilerin (PanİN) ve intraduktal papiller müsinöz neoplazilerin (İPMN) tümöral ve nontümöral pankreas patolojileriyle ve birbirleriyle ilişkisi

    The relationship between pancreatic intraepithelial neoplasia (pantIN) intraductal papillary mucinous neoplasia (IPMN), tumoral and nontumoral pancreatic pathology

    ÖVGÜ AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Patolojiİstanbul Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜHA GÖKSEL

  4. Ampulla karsinomlarında histomorfolojik parametrelerin prognoz açısından önemi

    The prognostic importance of histomorphological parameters in ampulla carcinoma

    KADRİYE EBRU AKAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PatolojiMarmara Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PELİN BAĞCI ÇULÇİ

  5. Periampuller kanserlerde pankreatoduodenektomi sonrası kısa süreli (1 yıllık) sağkalıma etkili prognostik faktörlerin araştırılması

    The analysis of short term prognosticators on periampullary tumors after pancreatoduodenectomy

    DİDEM ÖNCEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ EMRE