Geri Dön

Ulusal Neonatal Tarama Programı kapsamında fenilketonüri taraması ile başvuran hastaların klinik, laboratuvar ve genetik özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of the clinical, laboratory, and genetic characteristics of patients identified through phenylketonuria screening within the National Neonatal Screening Program

  1. Tez No: 1008429
  2. Yazar: İREM NUR DEMİR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEVİL YILDIZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Fenilketonüri, Hiperfenilalaninemi, Maternal PKU Sendromu, PAH Geni, Yalancı Pozitiflik, Yenidoğan Taraması, Hyperphenylalaninemia, False Positivity, Maternal PKU Syndrome, Newborn Screening, PAH Gene, Phenylketonuria
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Fenilketonüri (PKU), erken tanı ve uygun tedavi ile nörolojik sekellerin büyük ölçüde önlenebildiği otozomal resesif geçişli kalıtsal bir metabolik hastalıktır. Bu nedenle yenidoğan tarama programları, hastalığın erken dönemde saptanmasında kritik rol oynamaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, Ulusal Neonatal Tarama Programı (UNTP) kapsamında PKU ön tanısı ile merkezimize yönlendirilen hastaların demografik, klinik, laboratuvar ve genetik özelliklerini retrospektif olarak incelemektir. Çalışma ayrıca, bölgesel düzeyde PKU ve hiperfenilalaninemi (HPA) spektrumunu ortaya koymayı ve elde edilen verileri güncel tıp literatürü bağlamında değerlendirmeyi hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 2017–2025 yılları arasında UNTP aracılığıyla PKU şüphesi ile kliniğimize yönlendirilen toplam 162 olgu dahil edilmiştir. Hastalara ait demografik veriler, klinik bulgular, başvuru ve takip süreçlerindeki fenilalanin (Phe) ve tirozin (Tyr) düzeyleri, fenilalanin hidroksilaz (PAH) genine yönelik mutasyon analizleri ve eşlik eden komorbiditeler hastane bilgi yönetim sistemi kayıtları üzerinden incelenmiştir. Elde edilen veriler tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiş ve mevcut literatür bulgularıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: İncelenen 162 hastanın klinik sınıflandırması sonucunda; olguların %51,2'sinin (n=83) hafif HPA, %14,2'sinin (n=23) normal, %9,9'unun (n=16) yalancı HPA yüksekliği, %8,6'sının (n=14) tetrahidrobiyopterin (BH4) yanıtlı PKU, %7,4'ünün (n=12) klasik PKU, %3,1'inin (n=5) hafif PKU, %2,5'inin (n=4) dihidropteridin redüktaz (DHPR) eksikliği, %1,9'unun (n=3) orta PKU ve %1,2'sinin (n=2) maternal PKU sendromu tanısı aldığı belirlenmiştir. Yalancı HPA yüksekliği saptanan 16 olgunun 11'inde total parenteral nütrisyon (TPN) kullanımı öyküsü dikkat çekerken, diğer olgularda galaktozemi, lipoprotein lipaz eksikliği ve konjenital diyafragma hernisi gibi ek patolojiler saptanmıştır. Maternal PKU sendromu tanısı alan iki olguda mikrosefali bulgusu gözlenmiştir. Suriyeli mülteci hasta grubunda tanı alma yaşının (ortanca 36 gün), Türk hasta grubuna kıyasla (ortanca 28 gün) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha geç olduğu belirlenmiştir (p<0,05). İkinci topuk kanı örneklemesinin özellikle düşük-orta düzey Phe yükselmelerinde tanısal doğruluğu artırabileceğini ve Phe/Tyr oranlarının farklı PKU fenotiplerinin ayırıcı tanısında güçlü bir biyobelirteç olarak kullanılabileceğini göstererek literatüre özgün katkı sağlanmıştır. Genetik inceleme yapılan 68 hastada en sık saptanan mutasyonların sırasıyla p.Ala300Ser (%20,6), p.A403Val (%16,2) ve c.1066-11G>A (%13,2) olduğu tespit edilmiştir. Tarafımızca ilk kez tanımlanan c.730_*13delinsC varyantı tespit edilerek genetik havuz verilerine katkı sağlanmıştır. Sonuç: Bu çalışma, bölgemizdeki PKU/HPA klinik profilinin ve PAH gen mutasyon dağılımının Türkiye genelindeki epidemiyolojik verilerle büyük ölçüde uyumlu olduğunu göstermektedir. TPN uygulaması, yalancı HPA yüksekliğinin en önemli etiyolojik faktörü olarak öne çıkarken; maternal PKU sendromu ve mülteci popülasyonunda gözlemlenen tanısal gecikmeler dikkat çekici halk sağlığı sorunları olarak ortaya çıkmaktadır. Elde edilen bulgular, yenidoğan taraması sonrasında yürütülen ayırıcı tanı süreçlerinin multidisipliner bir yaklaşımla yönetilmesinin, riskli gruplara özgü izlem algoritmalarının geliştirilmesinin ve PKU tanılı kadınlarda gebelik öncesi ile gebelik sürecinde metabolik kontrolün sağlanmasının önemini bir kez daha vurgulamaktadır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: Phenylketonuria (PKU) is an autosomal recessive inherited metabolic disorder in which neurological sequelae can largely be prevented with early diagnosis and appropriate treatment. Therefore, newborn screening programs play a critical role in early detection of the disease. The primary aim of this study was to retrospectively evaluate the demographic, clinical, laboratory and genetic characteristics of patients referred to our center with a preliminary diagnosis of PKU within the scope of the National Newborn Screening Program (NNSP). Additionally, the study aimed to delineate the regional spectrum of PKU and hyperphenylalaninemia (HPA) and to interpret the findings in the context of the current medical literature. Materials and Methods: This retrospective study included a total of 162 patients who were referred to our clinic with suspected PKU via the NNSP between 2017 and 2025. Demographic data, clinical findings, phenylalanine (Phe) and tyrosine (Tyr) levels at admission and during follow-up, phenylalanine hydroxylase (PAH) gene mutation analyses and accompanying comorbidities were obtained from the hospital information management system. The data were analyzed using descriptive statistical methods and evaluted comparatively with existing literature. Results: Among the 162 patients, clinical classification revealed that %51,2 (n=83) had mild HPA, %14,2 (n=23) were normal, %9,9 (n=16) had transient HPA elevation, %8,6 (n=14) had tetrahydrobiopterin (BH4)-responsive PKU, %7,4 (n=12) had classic PKU, %3,1 (n=5) had mild PKU, %2,5 (n=4) had dihydropteridine reductase (DHPR) defiency, %1,9 (n=3) had moderate PKU and %1,2 (n=2) had maternal PKU syndrome. Among the 16 patients with transient HPA elevation, 11 had a history of total parenteral nutrition (TPN), while other cases were associated with additional conditions such as galactosemia, lipoprotein lipase deficiency and congenital diaphragmatic hernia. Microcephaly was observed in both patients diagnosed with maternal PKU syndrome. The age at diagnosis was significantly higher in Syrian refugee patients (median 36 days) compared to Turkish patients (median 28 days) (p<0,05). Our findings demonstrated that second heel-prick sampling may improve diagnostic accuracy, particularly in cases with low-to-moderate Phe elevations and that Phe/Tyr ratios may serve as a strong biomarker in the differential diagnosis of PKU phenotypes, thereby providing a novel contribution to the literature. In the 68 patients who underwent genetic analysis, the most frequent mutations were p.Ala300Ser (%20,6), p.A403Val (%16,2) and c.1066-11G>A (%13,2). Additionally, the variant c.730_*13delinsC was identified for the first time by our group, contributing to the genetic mutation spectrum. Conclusion: This study demonstrates that the clinical profile of PKU/HPA and the distribution of PAH gene mutations in our region are largely consistent with epidemiological data reported across Türkiye. TPN use emerged as the primary etiological factor for transient HPA elevation, while maternal PKU syndrome and delayed diagnosis in the refugee population represent notable public health concerns. These findings further emphasize the importance of a multidisciplinary approach in the management of differential diagnosis following newborn screening, the development of tailored follow-up algorithms for high-risk groups and the maintenance of strict metabolic control in women with PKU both before and during pregnancy.

Benzer Tezler

  1. Otizm spektrumu hastalıklarda doğumsal metabolik hastalık sıklığı

    Inborn metabolic disorders' prevalance among autism spectrum disorders

    ERTUĞRUL KIYKIM

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET AYDIN

  2. Yenidoğan tarama ile saptanan hiperfenilalaninemi vakalarının yönetimi için kılavuz geliştirilmesi

    Developing a guide for the management of patients with hyperphenylalaninemia detected through newborn screening

    SİNEM ERAKIN KAPTAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Pediatrik Temel Bilimler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜBECCEL DEMİRKOL

  3. Ulusal neonatal tarama programı kapsamında biyotinidaz elksikliği ile takipli hastaların klinik, laboratuvar ve genetik açıdan retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of patients followed with biotinidase deficiency within the scope of the national neonatal screening program in terms of clinical, laboratory and genetic

    SADETTİN UĞUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVİL DORUM YILDIZ

  4. Kahramanmaraş ili aile sağlığı merkezlerinde çalışan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının ulusal kanser tarama programı ve neonatal tarama programları hakkındaki bilgi, tutum ve davranışları

    Information, attitudes and behaviors of family physicians and family health professionals working in Kahramanmaraş family health centers about national cancer screening program and neonatal screening programs

    AHMET YUSUF ÇAKIRCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Halk SağlığıKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL ERDOĞAN

  5. Ulusal tiroid tarama programında TSH sonuçlarına göre etiyolojinin araştırılması

    Investigation of etiology according to TSH results in the national thyroid screening program

    ZEYNEP KUNDAKTEPE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE DERYA BULUŞ