Geri Dön

İslâm mezhepleri tarihi ekollerinde günah ve tevbe

Sin and repentance in the historical schools of Islamic sects

  1. Tez No: 1009783
  2. Yazar: ABDULHAKİM YAŞAR
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ YUNUS İBRAHİMOĞLU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Din, Religion
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Şırnak Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu araştırma, İslâm mezhepleri tarihi ekollerinde günah ve tevbe kavramlarının iman-amel ilişkisi, ilahi adalet ile rahmet dengesi ve tekfir/ümmet birliği tartışmaları çerçevesinde nasıl temellendirildiğini incelemektedir. Çalışma, günah ve tevbe anlayışlarının itikadi ve siyasi mezheplerin oluşum sürecindeki işlevini, ekollerin bu kavramlar üzerinden dini perspektiflerini nasıl inşa ettiklerini ve mezhepsel tutumların hangi gerekçelere dayandırıldığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Dinler tarihinde mezhepleşme olgusunun yaygınlığı dikkate alındığında, Hz. Peygamber'in vefatının ardından özellikle imâmet merkezli siyasi ihtilafların itikadi ayrışmaları hızlandırdığı; buna karşılık fıkıh ekollerinin zaman, mekan ve toplumsal ihtiyaçlara bağlı olarak geliştirdikleri farklı içtihatlarla dinî pratiği düzenlediği tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında ilk dönem fırkalarının mürtekibi kebîreye yönelik yaklaşımları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda Hâricîlikte iman ile amel ayrılmaz kabul edildiği için büyük günahın küfür hükmü doğurduğu ve tevbenin yeniden iman dairesine dönüşün tek yolu olarak görüldüğü; Ezârika örneğinde tekfirin genişletilerek şiddeti meşrulaştırdığı, İbâzıyye'de ise daha mutedil bir tutumun benimsendiği belirlenmiştir. Mürcie'de iman ile amel arasındaki ayrım temelinde tekfir reddedilmiş, günahkâr müminin akıbeti Allah'a havale edilerek rahmet ve ümit merkezli bir yaklaşım geliştirilmiş; ancak bu tutumun dindarlıkta gevşeme riski taşıdığı gerekçesiyle eleştirildiği değerlendirilmiştir. Şîa'da, özellikle İmâmiyye düşüncesinde, genel çerçevenin Sünnî yaklaşımla örtüşmekle birlikte imâmetin iman esası kabul edilmesi ve ismet öğretisi sebebiyle en ağır günahın imâmete muhalefet şeklinde tanımlandığı; tevbenin merkezî bir konuma yerleştirildiği ve şefaatin güçlü bir umut kapısı olarak işlendiği görülmüştür. Mu'tezile'de ise el-menzile beyne'l-menzileteyn ilkesi doğrultusunda büyük günah işleyenin dünyada Müslüman muamelesi görmekle birlikte tevbesiz ölmesi hâlinde ebedî azaba uğrayacağı savunulmuş; el-va'd ve'l-va'îd ile ilâhî adalet vurgusu nedeniyle affın tevbe ile sınırlandırıldığı ve günahkârı kurtarıcı şefaat anlayışının reddedildiği tespit edilmiştir. Ehl-i Sünnet'te ise büyük günahın kişiyi dinden çıkarmadığı, günahkârın“fâsık mümin”olarak nitelendirildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Özet (Çeviri)

This study examines how the concepts of sin and repentance are articulated within the major schools of Islamic sectarian history in relation to the faith–deed relationship, the balance between divine justice and mercy, and debates surrounding takfīr and the unity of the ummah. It aims to clarify the role these concepts played in the formation of doctrinal and political sects, how religious perspectives were constructed through them, and on what grounds sectarian positions were justified. Given the widespread nature of sectarianization in the history of religions, the study notes that following the death of the Prophet Muhammad, political disputes accelerated theological divisions. In contrast, juridical schools contributed to the regulation of religious life by developing diverse legal interpretations shaped by temporal, geographical, and social conditions. Within this broader framework, the approaches of early Islamic sects toward the committer of a major sin (murtakib al-kabīra) are analyzed comparatively. In Khārijism, where faith and deeds are considered inseparable, committing a major sin is understood to result in disbelief, and repentance is regarded as the sole means of re-entering the sphere of faith. While the Azāriqa branch expanded takfīr in ways that legitimized violence, Ibāḍism maintained a comparatively more moderate stance. In Murjiʾism, the separation of faith and deeds led to the rejection of takfīr, and the fate of the sinful believer was deferred to God, producing a mercy- and hope-centered approach, though this position was criticized for potentially encouraging religious laxity. In Shīʿī thought, particularly within Imāmī theology, the general framework overlaps with Sunnī views; however, the imâmate is regarded as an article of faith, and due to the doctrine of infallibility, opposition to the imâmate is defined as the gravest sin. In this context, repentance occupies a central place, and intercession is emphasized as a significant source of hope. In Muʿtazilite theology, based on the principle of al-manzila bayna al-manzilatayn, a person who commits a major sin is treated as a Muslim in this world but is believed to face eternal punishment if he dies without repentance. The strong emphasis on divine justice through al-waʿd wa al-waʿīd results in forgiveness being restricted to repentance and the rejection of salvific intercession.

Benzer Tezler

  1. Mu'tezile'nin Basra ve Bağdat ekollerine ayrılış süreci

    Decomposition process of Mu'tazile into Basra and Bağdat school

    MAHFUS OKULEVİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    DinYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MEHMET KESKİN

  2. Erken dönem İslam düşüncesinde siyasetin itikat üzerindeki etkisi

    The effect of politics on faith in early Islamic thought

    ENES KAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    DinKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULHAMİT SİNANOĞLU

  3. مدرسة ماتوريدي الفكرية وظهور الماتوريدية

    Maturidi sect and the emergence of maturidiism

    SALAM FAIDHALLAH ANWAR

    Yüksek Lisans

    Arapça

    Arapça

    2024

    DinHarran Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KADRİ ÖNEMLİ

  4. Tövbe kavramı ve kelam ekollerinin tövbe anlayışlarının mukayesesi

    Concept of repentance and comparison of the understandingof repertance accarding to kalam schools

    HALİL İBRAHİM YILDIRIM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    DinErciyes Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUHİTTİN BAĞÇECİ

  5. Hanefî Ve Hanbelî Ekollerinde Boşama Hukuku

    Divorce Law in Hanafı and Hanbali Schools

    SELCEN BAKTI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    DinOrdu Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ŞEVKET PEKDEMİR