Geri Dön

Pemfigus vulgaris yönetiminde İVİG ve rituksimab tedavilerinin konvansiyonel tedavilere katkısı ve desmoglein düzeylerinin prognostik prediktif rolü

The contribution of IVIG and rituximab therapies to conventional treatments in the management of pemphigus vulgaris and the prognostic predictive role of desmoglein levels

  1. Tez No: 1011702
  2. Yazar: ZEHRA NESLİŞAH UNAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SERKAN YAZİCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bursa Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Pemfigus, deri ve mukozalarda büller ve erozyonlarla seyreden kronik otoimmün bir hastalıktır. Çalışmamızda, pemfigus vulgaris yönetiminde intravenöz immünglobulin ve rituksimab tedavilerinin konvansiyonel tedavilere katkısı, pemfigus vulgaris tedavisinde kullanılan ajanların anti-desmoglein 1 ve anti-desmoglein 3 düzeyleri üzerindeki etkisi ve desmoglein düzeylerinin klinik seyirle ilişkisi araştırılmıştır. Gereç-Yöntem: Retrospektif olarak yürütülen çalışmaya 215 pemfigus vulgaris hastası dahil edilmiştir. Hastalara ait demografik veriler, komorbiditeler, tedavi protokolleri, desmoglein 1 ve desmoglein 3 düzeyleri ile remisyon, relaps ve tedavi yanıtı verileri analiz edilmiştir. Azatiopürin, mikofenolat mofetil, mikofenolat sodyum, rituksimab ve intravenöz immünglobulin tedavisi alan hastalarda tedavi öncesi ve üçüncü ay desmoglein düzeyleri karşılaştırılmıştır. Bulgular: Tüm tedavi gruplarında tedavi sonrası desmoglein düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş saptanmıştır (P<0,05). Relaps döneminde ise desmoglein düzeylerinin remisyon dönemine göre anlamlı olarak arttığı görülmüştür. Gruplar arasında remisyon oranları açısından anlamlı fark bulunmuş (P<0,001), en düşük remisyona girme oranı, en kısa remisyonda kalma süresi ve en uzun remisyona girme süresi konvansiyonel tedaviye ek olarak hem rituksimab hem intravenöz immünglobulin alan grupta saptanmıştır. En düşük relaps sayısı ise konvansiyonel tedaviye ek rituksimab alan grupta görülmüştür. Sadece konvansiyonel tedaviyle takip edilen hastalarda remisyon daha erken ve remisyonda kalma süresi daha uzun saptanmıştır. Sonuç: Remisyon ve relaps parametreleri ile ilgili sonuçların temel olarak rituksimab ve intravenöz immünglobulin tedavilerinin daha dirençli hasta grubunda tercih edilmesiyle ilişkili olduğu düşünülmüştür. Çalışmamız, pemfigus vulgariste sistemik immünsüpresif ve intravenöz immünglobulin tedavilerinin desmoglein düzeyleriyle ilişkisini değerlendiren geniş örneklemli bir seridir. Bulgularımız, desmoglein düzeylerinin hastalık aktivitesini ve tedavi yanıtını yansıtabileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Pemphigus is a chronic autoimmune disease characterized by blisters and erosions on the skin and mucous membranes. In our study, we investigated the contribution of intravenous immunoglobulin and rituximab treatments to conventional therapies in the management of pemphigus vulgaris, the effects of agents used in pemphigus vulgaris treatment on anti-desmoglein 1 and anti-desmoglein 3 levels, and the relationship between desmoglein levels and clinical course. Material-Method: A total of 215 patients with pemphigus vulgaris were included in this retrospectively conducted study. Demographic data, comorbidities, treatment protocols, desmoglein 1 and desmoglein 3 levels, as well as remission, relapse, and treatment response data of the patients were analyzed. Pre-treatment and third-month desmoglein levels were compared in patients receiving azathioprine, mycophenolate mofetil, mycophenolate sodium, rituximab, and intravenous immunoglobulin therapies. Results: A statistically significant decrease in desmoglein levels was detected after treatment in all treatment groups (P<0.05). During the relapse period, desmoglein levels were found to be significantly higher compared to the remission period. A significant difference was found among the groups in terms of remission rates (P<0.001); the lowest remission rate, the shortest remission duration, and the longest time to remission were observed in the group receiving both rituximab and intravenous immunoglobulin in addition to conventional therapy. The lowest number of relapses was observed in the group receiving rituximab in addition to conventional therapy. Patients followed with only conventional therapy achieved remission earlier and had a longer remission duration. Conclusion: The results regarding remission and relapse parameters were thought to be mainly related to the fact that rituximab and intravenous immunoglobulin therapies were preferred in a more resistant patient group. Our study represents a large-sample series evaluating the relationship between systemic immunosuppressive and intravenous immunoglobulin therapies and desmoglein levels in pemphigus vulgaris. Our findings indicate that desmoglein levels may reflect disease activity and treatment response.

Benzer Tezler

  1. Pemfigus vulgaris hastalarında retrospektif olarak tedavi öncesi ve sonrası sistemik immun inflamatuar indeksin bakılması

    A retrospective study of the systemic immune inflammatory index in pemphigus vulgariasis patients before and after treatment

    SEMANUR YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiGaziantep Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NECMETTİN KIRTAK

  2. Pemfigus vulgaris hastalarında stigmatizasyon, depresyon düzeyi ve yaşam kalitesinin hastalık şiddeti ile korelasyonu

    Correlation of stigmatization, depression level and quality of life with disease severity in patients with pemphigus vulgaris

    DENİZ ILGIN ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SEVİM BAYSAK

  3. Pemfigus vulgaris hastalarının anksiyete açısından Beck skoru ile kendi aralarında ve normal popülasyon ile karşılaştırılması

    Comparison of anxiety levels in patients with pemphigus vulgaris using the Beck Anxiety Inventory: Intra-group and population-based analysis

    ÖMER MANGIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Dermatolojiİstanbul Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RIFKİYE KÜÇÜKOĞLU

  4. Pemfiguslu olgularda otoantikor titrelerinin klinik şiddet ve tedaviye yanıtları ilişkisinin değerlendirilmesi

    Assessing the autoantibody levels in relation to disease severity and therapy response in pemhigus patients

    DENİZ AKSU ARICA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    DermatolojiAnkara Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YAVUZ PEKSARI

  5. Pemfigus vulgaris oral lezyonlarında direkt immunfloresans

    Başlık çevirisi yok

    TEVHİDE DİNÇER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    DermatolojiEge Üniversitesi