Kranioserebral ve spinal ateşli silah yaralanmalarının nöroşirürjikal yönetimi ve prognostik faktörler: Retrospektif klinik çalışma
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 1012374
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SONER YAŞAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
- Anahtar Kelimeler: Ateşli silahlar, Kafa yaralanmaları-delici, Kraniyoserebral travma, Yaralar-ateşli silah, Yaralar-delici, Firearms, Head injuries-penetrating, Craniocerebral trauma, Wounds-gunshort, Wounds-penetrating
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Gülhane Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kranioserebral ve spinal ateşli silah yaralanmaları (ASY) sivil hekimlikte nadir karşılaşılan ancak savaş, terör ve şiddet olaylarının bütün dünyada yaygın bir şekilde izlenmesi nedeniyle askeri hekimlikte sık görülen travmalardır. Bütün ASY'ler arasında en ölümcül form kranioserebral ASY'lerdir ve literatürde tedavi yaklaşımları halen tartışmalıdır. Spinal ASY'ler ise genelde mültiorgan yaralanmalarının eşlik ettiği, mortalitesi ve özellikle morbiditesi yüksek, tedavi yaklaşımları konusunda literatürde fikir birliği sağlanamamış travmalardır. Bu çalışmanın amacı; kranioserebral ve spinal ASY hastalarının verilerini iyi ve kötü nörolojik sonuçlarla karşılaştırarak istatistiksel olarak anlamlı prognostik faktörleri ortaya koymak ve sonuçlarımızı ülkemiz ve dünyadaki sonuçlarla karşılaştırarak bu konuda literatüre katkı sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Kasım 2016 - Haziran 2024 tarihleri arasında kliniğimizce takip ve tedavi edilen 106 kranioserebral, 59 spinal ASY hastasını içermektedir. Kranioserebral grupta hasta seçiminde kriter ASY'nin intrakranial alanı ihlal etmesi, spinal grupta ise hasta seçiminde kriter ASY'nin en azından vertebra sınırlarını ihlal etmesi şeklindeydi ve bunun dışında herhangi bir dışlama kriteri kullanılmadı. Hastaların demografik, klinik özellikleri, yaralanma şekli, tedavi ve komplikasyon verileri retrospektif olarak hastane otomasyon sisteminden taranarak elde edildi. Prognostik faktör olarak öngörülen parametreler iyi ve kötü nörolojik sonuçlar ile karşılaştırıldı. Veriler IBM-SPSS 27'ye işlendi ve Chi-Square, Fisher's Exact, Mann Whitney U testleri uygulanarak anlamlı sonuçlar arandı. p<0,05 değeri anlamlı sonuç olarak kabul edildi. Bulgular: Kranioserebral ASY hastalarında; mermi yaralanması, intihar eylemi, perforan yaralanma, multipl serebral lob yaralanması, bihemisferik yaralanma, orta hat bazal ganglion ve ventrikül yaralanması, Glasgow Koma Skalası (GKS) skoru 3-8, negatif reaktif pupil yanıtı, ≥4 Rotterdam bilgisayarlı tomografi (BT) skoru, nörolojik defisit varlığı, vasküler yaralanma - enfarkt komplikasyonu, antiepileptik kullanımı, antiödem kullanımı, dekompresyon + V/P şant cerrahi tekniği parametreleri kötü prognostik faktörler olarak tespit edildi. Spinal ASY hastalarında ise; multipl vertebra bileşeni yaralanması, fragmanın kanal / foramen ihlali, AİS A skoru, nörolojik defisit varlığı, GKS 3-8 skoru, Modifiye TLİCS / SLİCS ≥5 skoru, AO Spine TLAOSİS / SCICS >5 skoru, Denis en az komşu iki kolon yaralanması, diğer sistem yaralanması varlığı, pulmoner patoloji varlığı, dekompresyon stabilizasyon cerrahi tekniği parametreleri kötü prognostik faktörler olarak tespit edildi. Kranioserebral ve spinal ASY hastalarında ayrıca tedavi seçimine etki eden faktörler de ortaya konuldu. Sonuç: Kranioserebral ve spinal ASY hastalarında acil cerrahi endikasyonlar dışında tedavi yöntemi seçiminin prognoza etkisi olmadığı ortaya konuldu. Komplikasyonların her iki grupta da cerrahi tedavi seçiminde daha sık izlendiği tespit edildi. Kranioserebral ve spinal ASY hastalarında iyi ve kötü prognostik faktörler ortaya kondu ve tedavi seçimine etki edebilecek parametreler belirlendi. Kranioserebral ve spinal ASY'ler ciddi mortalite ve morbiditeyle seyreden mültisistemik yaklaşım gerektiren özellikli bir hasta profilini içerir. Bu sebeple yaralanma anından taburculuk sonrası fizik tedavi uygulamalarına kadar sürecin dikkatli bir şekilde yönetilmesi gereklidir.
Özet (Çeviri)
Objective: Craniocerebral and spinal gunshot wounds (GW) are traumas that are rarely encountered in civilian medicine but are common in military medicine due to the widespread occurrence of war, terrorism and violence all over the world. Craniocerebral GWs are the most lethal form of all GWs and treatment approaches are still controversial in the literature. As for spinal GWs, these traumas are usually accompanied by multiorgan injuries, have high mortality and especially morbidity, and there is no consensus in the literature on treatment approaches. The aim of this study is to compare the data of craniocerebral and spinal GW patients with good and poor neurologic outcomes, to reveal statistically significant prognostic factors and to contribute to the literature on this subject by comparing our results with the results in our country and in the world. Materials and Methods: Our study included 106 craniocerebral and 59 spinal GW patients who were followed and treated in our clinic between November 2016 and June 2024. The criterion for patient selection in the craniocerebral group was that the GW violated the intracranial space, while the criterion for patient selection in the spinal group was that the GW violated at least the vertebral borders and no other exclusion criteria were used. Demographic and clinical characteristics, type of injury, treatment and complication data were collected retrospectively from the hospital automation system. Parameters predicted as prognostic factors were compared with good and poor neurologic outcomes. The data were processed in IBM-SPSS 27 and Chi-Square, Fisher's Exact, Mann Whitney U tests were applied to look for significant results. p<0.05 was considered as a significant result. Results: In patients with craniocerebral GW; bullet injury, suicidal act, perforating injury, multiple cerebral lobe injury, bihemispheric injury, midline basal ganglia and ventricular injury, Glasgow Coma Scale (GCS) score 3-8, negative reactive pupillary response, ≥4 Rotterdam computed tomography (CT) score, presence of neurologic deficit, vascular injury - infarct complication, antiepileptic use, antiedema use, decompression + V/P shunt surgical technique were determined as poor prognostic factors. In spinal SCI patients; multiple vertebral component injury, fragment canal / foramen violation, AIS A score, presence of neurological deficit, GCS score 3-8, Modified TLICS / SCICS ≥5 score, AO Spine TLAOSIS / SCICS >5 score, Denis injury of at least two adjacent columns, presence of other system injury, presence of pulmonary pathology, decompression stabilization surgical technique parameters were determined as poor prognostic factors. Factors affecting the choice of treatment in patients with craniocerebral and spinal GW were also revealed. Conclusion: It was revealed that the choice of treatment method had no effect on prognosis in patients with craniocerebral and spinal SCI, except for emergency surgical indications. Complications were found to be more frequent with the choice of surgical treatment in both groups. Good and poor prognostic factors in patients with craniocerebral and spinal SCI were revealed and parameters that may affect the choice of treatment were determined. Craniocerebral and spinal SCIs involve a specific patient profile with severe mortality and morbidity and require a multisystemic approach. For this reason, careful management of the process from the moment of injury to post-discharge physical therapy applications is necessary.
Benzer Tezler
- İnmeli bireylerde omurga düzgünlüğü ve postür ile denge, fiziksel performans ve enerji tüketimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Investigation of the relationship between spinal alignment and posture and balance, physical performance and energy consumption in individuals with stroke
SERHAT CEYLAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Fizyoterapi ve RehabilitasyonKırıkkale ÜniversitesiFizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SANİYE AYDOĞAN ARSLAN
- Lateral servikal bilgisayarlı tomografide ölçülen vertebral ve prevertebral yumuşak doku mesafelerinin yaş ve cinsiyete göre Türkiye popülasyonundaki normlarının belirlenmesi
Determination of normal values of vertebral and prevertebral soft tissue distances in Turkish population according to age and sex in lateral cervical computed tomography
SERHAD ÖMERCİKOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
İlk ve Acil YardımMarmara ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZGE ECMEL ONUR
- Tip 1 chiari tanısı olan hastalarda kraniovertebral bileşke seviyesinde serebellar tonsil yüzey alanının, foramen magnum açıklığıyla oranının klinik ile korelasyonunun incelenmesi
Cervico-medullary compression ratio: a novel radiological parameter correlating with clinical severity in chiari type 1 malformation
EBRU DORUK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
NöroşirürjiSağlık BakanlığıBeyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RAFET ÖZAY
- Mekanik boyun ağrısı olan kişilerde boyun maniplasyonu tedavisi ve visseral osteopati tekniklerinin karşılaştırılması
Comparison of neck manipulation treatment and visceral osteopathy techniques in people with mechanical neck pain
CİHAT SEYREK
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Fizyoterapi ve Rehabilitasyonİstanbul Atlas ÜniversitesiFizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HİLAL DENİZOĞLU KÜLLİ
- Chiari sendromunda duraplasti olmaksızın yapılan operasyonun postoperatif değerlendirilmesi
Postoperative evaluation of operations without duraplasty i̇n chiari syndrome
MUSTAFA AKCAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
NöroşirürjiMersin ÜniversitesiBeyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CELAL BAĞDATOĞLU