Geri Dön

İnflamatuar bağırsak hastalığı olan olgularda immunsupresif tedavi ile Hepatit B alevlenme sıklığının değerlendirilmesi

Evaluation of the frequency of Hepatitis B reactivation in patients with inflammatory bowel disease receiving immunosuppressive therapy

  1. Tez No: 1012513
  2. Yazar: HANDE ÇÜMEN DANACI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NALAN GÜLŞEN ÜNAL, DR. ÖĞR. ÜYESİ ELVAN IŞIK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: İnflamatuar Bağırsak Hastalığı, Hepatit B reaktivasyonu, immünsupresyon, Inflammatory Bowel Disease, Hepatitis B reactivation, immunosuppression
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (İBH), gastrointestinal sistemi tutan kronik, inflamatuar hastalıklardır. Crohn hastalığı (CH) ve ülseratif kolit (ÜK) İBH'nın iki ana alt tipidir, tedavisinde immünsupresif ilaçlar kullanılmaktadır. Tedavinin temelini kortikosteroidler, immünmodülatörler ve biyolojik ajanlar oluşturur. Hepatit B virüs (HBV) enfeksiyonu, tüm dünyada, akut/kronik hepatit, karaciğer sirozu ve hepatosellüler kansere (HSK) yol açabilen önemli bir toplum sağlığı sorunudur. İmmünsupresif tedavi altında hem kronik hem de geçirilmiş HBV enfeksiyonlu bireylerde yüksek mortaliteyle seyreden HBV reaktivasyon riski söz konusudur (1). Bu nedenle güncel kılavuzlar immünsupresif tedavi planlanan hastaların HBV açısından taranmasını önermektedir (2). Hepatit B yüzey antijeni (HBsAg) ve hepatit B kor antijen antikoru (anti-HBc total) başlangıç serolojik tarama testleridir. HBV reaktivasyon riski serolojik test (HBsAg/anti-HBc) ve immünsupresif ilaç sınıfına göre yüksek (>%10), orta (%1-10) ve düşük olarak kategorize edilmektedir. Yüksek risk gruplarına anti-viral tedavi önerilirken, orta ve düşük risk grubuna yakın takip önerilmektedir. Ancak risk sınıfları monoterapi için öngörülmüş olup İBH pratiğinde sıklıkla kullanılan düşük-orta riskli immünsupresif ilaç kombinasyonlarının HBV reaktivasyon riskinde artışa sebep olup olmadığı açık değildir. Çalışmamızda amaç, İBH tedavisinde orta-düşük risk immünmodülatör ve/veya immünsupresif ilaç kombinasyon tedavilerinin monoterapi rejimlere oranla geçirilmiş HBV enfeksiyonunda reaktivasyon riskinde artışla ilişkisinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Ege Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalı İBH Polikliniği'ne 2000-2024 yılları arasında başvurmuş tüm hasta dosyaları retrospektif tarandı. Anti-HBc(+) ve/veya tedavi altında HBV saptanan, İBH nedeniyle immünsupresif alanlar çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik bilgileri, hastalık tanısı, tanı yaşı, takip süresi, tutulum tipi, laboratuar tetkikleri (AST, ALT, ALP, GGT, total/direk bilirubin, INR), HBV serolojisi, immünsupresif tedavileri ve süreleri kaydedildi. HBV reaktivasyonu HBsAg(+) hastalarda, başlangıç düzeyine göre HBV-DNA'da en az 2 log (100 kat) artış olması, öncesinde saptanamaz düzeydeyken yeniden ölçülebilmesi; HBsAg(-)/anti-HBc(+) hastalarda, HBV￾DNA'nın yeniden saptanabilir hale gelmesi, HBsAg'nin pozitifleşmesi olarak tanımlandı. Hasta verileri immünsupresif tedavi süresince takip edilip HBV reaktivasyon kriterleri açısından taranarak sonuçları kaydedildi. Bulgular: Toplam 2635 hasta verisi tarandı. Çalışmaya immünsupresif tedavi başlanmış ve HBsAg ve/veya antiHBc pozitif saptanmış 89 hasta dahil edildi. Hastaların IV ortanca tanı yaşı 41, çoğunluğu erkekti (n=53, %59,6). En sık görülen İBH alt tipi ÜK (n=51, %57,3), takibinde %41,6'sında (n=37) CH ve %1,1'inde (n=1) indetermine kolit saptandı. ÜK'da en sık tutulum pankolit (n=32, %71,1), CH'da ileokolonik (n=23, %63,9) saptandı. Ortanca hastalık süresi 11 yıldı. İmmünsupresif tedavi altında hastaların ortanca takip süresi 7 yıl ve toplam takip süresi 667 hasta/yılı olarak saptanmıştır. Toplam 89 hastanın 71'i (%79,8) immünmodülatör tedavi (70'i (%98,6) azatiopürin) ve 25'i (%28,1) biyolojik ajan tedavisi (14'ü (%56) infliksimab, 9'u (%36) adalimumab, 5'i (%20) vedolizumab ve 1'i (%4) ustekinumab) almıştır. Hastaların 27'sinin (%30,3) immünmodülatör (azatiopürin ,%100)+biyolojik ajan kombinasyon tedavisi aldığı saptanmıştır. Hastaların 34'ünün (%38,2) immünsupresif tedavi yanında en az 1 kez standart kortikosteroid indüksiyonu aldığı görüldü. Hastaların 1'inde akut hepatit B görüldü, bu hastaya azatiopürin monoterapisi verilmişti. Tedavi öncesi viral serolojisine ulaşılamadığı için reaktivasyon tanısı netleştirilemedi. Sonuç: İBH tedavisinde kullanılan, HBsAg(-)/AntiHBc(+) hastalarda orta-düşük HBV reaktivasyon riski taşıyan immünsupresif tedavilerinin tekli veya kombine kullanılmaları hepatit B reaktivasyon riskinde artışa sebep olmamıştır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Inflammatory Bowel Disease (IBD) comprises chronic inflammatory disorders affecting the gastrointestinal tract. Crohn's disease (CD) and ulcerative colitis (UC) are the two main subtypes of IBD, and immunosuppressive agents are commonly used in their treatment. The cornerstone of therapy includes corticosteroids, immunomodulators, and biologic agents. Hepatitis B virus (HBV) infection is a major global public health problem that can lead to acute or chronic hepatitis, liver cirrhosis, and hepatocellular carcinoma (HCC). Under immunosuppressive therapy, there is a risk of HBV reactivation associated with high mortality in individuals with both chronic and resolved HBV infection (1). Therefore, current guidelines recommend screening patients for HBV before initiating immunosuppressive therapy (2). Hepatitis B surface antigen (HBsAg) and hepatitis B core antibody (anti-HBc total) are the initial serological screening tests. The risk of HBV reactivation is categorized as high (>10%), moderate (1–10%), or low according to serological status (HBsAg/anti-HBc) and the class of immunosuppressive therapy. Antiviral therapy is recommended for patients in the high-risk group, while close monitoring is suggested for those in the moderate- and low-risk groups. However, these risk classifications are primarily defined for monotherapy, and it remains unclear whether combinations of low￾to-moderate risk immunosuppressive agents, which are frequently used in IBD practice, increase the risk of HBV reactivation. The aim of this study was to investigate whether combination therapy with moderate￾to low-risk immunomodulatory and/or immunosuppressive agents used in the treatment of IBD is associated with an increased risk of HBV reactivation in patients with resolved HBV infection compared with monotherapy regimens. Materials and Methods: All patient records of individuals who presented to the IBD outpatient clinic of the Ege University Gastroenterology Department between 2000 and 2024 were retrospectively reviewed. Patients with anti-HBc positivity and/or HBV detected during treatment who received immunosuppressive therapy for IBD were included in the study. Demographic characteristics, diagnosis, age at diagnosis, duration of follow-up, disease involvement type, laboratory parameters (AST, ALT, ALP, GGT, total/direct bilirubin, INR), HBV serology, immunosuppressive treatments, and treatment durations were recorded. HBV reactivation was defined as at least a 2-log (100-fold) increase in HBV-DNA compared with baseline levels or reappearance of detectable HBV-DNA in patients with HBsAg positivity; and in HBsAg-negative/anti-HBc-positive patients as reappearance of detectable HBV-DNA or seroreversion to HBsAg positivity. Patients were followed during immunosuppressive VI therapy and screened for HBV reactivation according to these criteria, and the results were recorded. Results: A total of 2,635 patient records were screened. Eighty-nine patients who had initiated immunosuppressive therapy and were found to be HBsAg and/or anti-HBc positive were included in the study. The median age at diagnosis was 41 years, and the majority were male (n=53, 59,6%). The most common IBD subtype was UC (n=51, 57,3%), followed by CD in 41,6% (n=37) and indeterminate colitis in 1.1% (n=1). The most frequent disease involvement pattern was pancolitis in UC (n=32, 71,1%) and ileocolonic involvement in CD (n=23, 63,9%). The median disease duration was 11 years. The median follow-up duration under immunosuppressive therapy was 7 years, with a total follow-up of 667 patient￾years. Of the 89 patients, 71 (79,8%) received immunomodulator therapy (70 [98,6%] azathioprine) and 25 (28,1%) received biologic agents (14 [56%] infliximab, 9 [36%] adalimumab, 5 [20%] vedolizumab, and 1 [4%] ustekinumab). Combination therapy with an immunomodulator (azathioprine, 100%) and a biologic agent was administered to 27 patients (30,3%). Thirty-four patients (38,2%) received at least one course of standard corticosteroid induction therapy in addition to immunosuppressive treatment. Acute hepatitis B developed in one patient who had received azathioprine monotherapy. However, since pre-treatment viral serology was unavailable, HBV reactivation could not be definitively confirmed in this patient. Conclusion: The use of immunosuppressive therapies associated with moderate-to￾low risk of HBV reactivation in HBsAg-negative/anti-HBc-positive patients with IBD, whether as monotherapy or in combination, was not associated with an increased risk of hepatitis B reactivation.

Benzer Tezler

  1. Anti-TNF ya da immünmodülatörler ile tedavi edilen inflamatuvar bağırsak hastalarında depresyon ve anksiyete sıklığının karşılaştırılması

    Comparison of depression and anxiety in inflammatory bowel patients treated with anti-tnf or immune modulators

    ESRA ÇATALTEPE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    GastroenterolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET CİNDORUK

  2. Takiplerinde amebik kolit, C. difficile infeksiyonu veya CMV koliti tespit edilen inflamatuvar bağırsak hastalığı tanılı hastaların demografik ve klinik özelliklerinin, tanı-tedavi ve takip sonuçlarının retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of demographic-clinical characteristics and treatment response in patients diagnosed with amebic colitis, C. difficile infection or CMV colitis during follow-up for inflammatory bowel diseases

    ÖZGE AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    GastroenterolojiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MURAT ERKUT

  3. İnflamatuvar bağırsak hastalığı tanılı hastalarda adalimumab, infliksimab ve vedolizumab tedavisine yanıtın klinik, endoskopik ve laboratuvar parametreleriyle retrospektif olarak değerlendirilmesi

    The retrospective evaluation of response to adalimumab, infliksimab and vedolizumab treatment in patients diagnosed with inflammmatory bowel disease wiith clinical, endoscopic and laboratory parameters

    NURİYE ÖZCAN ÖZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıSüleyman Demirel Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUHAMMET CEM KOÇKAR

  4. Tedavide biyolojik ajan kullanılan chron hastalarında remisyon primer ve sekonder direnç oranlarının retrospektif olarak belirlenmesi ve bu oranlara etki eden faktörlerin tespiti

    Determining remission primary and secondary resistance ratios retrospectively in crohn patients WHO used biological agents and evaluation of the factors affecting these ratios

    HAYDAR GÜVEN KAYALI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    GastroenterolojiAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT YILDIRIM