Geri Dön

Hedef kontrollü infüzyon uygulanan histeroskopi olgularında perioperatif anestezi etkinliğinin değerlendirilmesi

Evaluation of perioperative anesthesia effectiveness in hysteroscopy cases administered with Target-Controlled Infusion (TCI)

  1. Tez No: 1013112
  2. Yazar: SUBHAN RUSTAMLI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. DEMET COŞKUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada, histeroskopi operasyonlarında hedef kontrollü infüzyon (HKİ) yöntemiyle uygulanan genel anestezide farklı farmakokinetik modellerin klinik etkinliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Etik kurul onayı sonrasında, çalışmaya katılmayı kabul eden ASA I–II sınıfında, 18–65 yaş aralığında ve vücut kitle indeksi 18.5–35 arasında olan toplam 90 kadın hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalar, uygulanan HKİ protokolüne göre iki gruba ayrılmıştır. Standart Grupta propofol için Schnider, remifentanil için Minto modeli; Eleveld Grubunda ise her iki ajan için Eleveld modeli kullanılmıştır. Bilinç kaybının ardından uygun boyutta LMA yerleştirilmiş, anestezi süresince hastalar ileri düzey monitörizasyon sistemleriyle izlenmiştir. SedLine®, ANI® ve O3® sensörleriyle sırasıyla bilinç düzeyi, analjezik yanıt ve serebral oksijenizasyon objektif olarak değerlendirilmiştir. İlaç dozları fizyolojik yanıtlara göre bireysel olarak titrasyonla ayarlanmıştır. İntraoperatif dönemde hemodinamik ve farmakodinamik parametreler belirli aralıklarla kaydedilmiş; toplam ilaç tüketimi, cerrahi ve anestezi süreleri olgu rapor formlarına işlenmiştir. Ayrıca decrement süresi ile klinik uyanıklık zamanı karşılaştırılmıştır. Postoperatif derlenme Modifiye Aldrete Skoru, analjezi düzeyi ise Vizüel Analog Skala ile değerlendirilmiş; hasta ve cerrah memnuniyeti de kaydedilerek çalışma bütüncül biçimde belgelenmiştir. Gruplar yaş, BMI, ASA skoru, eşlik eden hastalıklar, cerrahi ve anestezi süresi, toplam remifentanil tüketimi ve derlenme süresi açısından benzer bulunmuştur. Kalp atım hızı, diastolik ve ortalama arter basıncı ile SpO₂ düzeylerinde anlamlı fark izlenmezken, sistolik arter basıncı Standart grupta belirli zaman noktalarında daha yüksek saptanmıştır. Bilinç kaybına kadar geçen süre Standart Grupta daha uzun olup, bu dönemde daha fazla remifentanil tüketilmiştir. Buna karşılık, Eleveld Grubunda aynı dönemde propofol tüketimi daha yüksek bulunmuştur. Toplam propofol tüketimi Standart Grupta daha fazladır. CeP, CeR, PSI ve ortalama arter basıncı ile toplam ilaç tüketimleri arasında anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir. PSI değerleri LMA yerleştirilme anında Standart Grupta, çıkarılma anında ise Eleveld Grubunda daha yüksek saptanmıştır. Eleveld Grubunda decrement propofol süresi daha uzun bulunmuştur. Her iki grupta da remifentanil decrement süresi ile uyanma süresi arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. Ayrıca Standart Grupta propofol decrement süresi uzadıkça uyanma süresinin de uzadığı belirlenmiştir. Cerrahi ve anestezi süresi uzadıkça toplam ilaç tüketiminde artış gözlenmiştir. Her iki grupta da altı advers olay bildirilmiş olup, Eleveld Grubunda erken uyanma bulguları, Standart Grupta ise hipotansiyon daha sık izlenmiştir. Ciddi komplikasyon gelişmemiştir. Tüm hastalar stabil şekilde, yüksek PSI değerleriyle uyanmış; postoperatif dönemde ağrı, bulantı-kusma gözlenmemiştir. Tüm hastalar kısa sürede MASS ≥9 skoruna ulaşmış, hasta ve cerrah memnuniyeti her iki grupta da yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak, bu çalışmada HKİ yöntemiyle gerçekleştirilen histeroskopi olgularında, farklı farmakokinetik modellerin klinik uygulanabilirliği karşılaştırılmış ve her iki modelin de intraoperatif stabilite, anestezi derinliği yönetimi ve postoperatif toparlanma açısından güvenli ve etkin olduğu gösterilmiştir. HKİ sistemlerinde model seçimi yapılırken yalnızca teorik hesaplamalar değil, hastaya özgü klinik yanıtlar ile çok boyutlu monitörizasyon verileri de dikkate alınarak bireyselleştirilmiş anestezi uygulamaları hedeflenmelidir.

Özet (Çeviri)

In this study, it was aimed to compare the clinical efficacy of different pharmacokinetic models in general anesthesia administered using the target-controlled infusion (TCI) method during hysteroscopy operations. Following ethics committee approval, a total of 90 female patients aged 18–65 years, classified as ASA I–II and with a body mass index between 18.5 and 35, who agreed to participate in the study, were included. The patients were divided into two groups according to the TCI protocol applied. In the Standard group, the Schnider model was used for propofol and the Minto model for remifentanil, whereas in the Eleveld group, the Eleveld model was used for both agents. After loss of consciousness, a suitable size LMA was inserted, and patients were monitored throughout the anesthesia period using advanced monitoring systems. Consciousness level, analgesic response, and cerebral oxygenation were objectively assessed using SedLine®, ANI®, and O3® sensors, respectively. Drug doses were titrated individually based on physiological responses. Hemodynamic and pharmacodynamic parameters were recorded at regular intervals during the intraoperative period; total drug consumption, surgical and anesthesia durations were documented on the case report forms. Additionally, decrement time was compared with clinical awakening time. Postoperative recovery was assessed using the Modified Aldrete Score, and analgesic efficacy was evaluated with the Visual Analog Scale. Data on patient and surgeon satisfaction were also recorded to provide a comprehensive evaluation. The groups were similar in terms of age, BMI, ASA classification, comorbidities, surgical and anesthesia duration, total remifentanil consumption, and recovery time. No significant differences were found regarding heart rate, diastolic and mean arterial pressure, or SpO₂ levels. However, systolic arterial pressure was significantly higher at certain time points (induction, end of surgery, and LMA removal) in the Standard group. The time to loss of consciousness was longer in the Standard group, with greater remifentanil consumption during this period. In contrast, propofol consumption during the same period was higher in the Eleveld group. Total propofol consumption was higher in the Standard group. No significant correlation was found between CeP, CeR, PSI, mean arterial pressure, and total drug consumption. PSI values were higher during LMA insertion in the Standard group, and during LMA removal in the Eleveld group. The decrement time for propofol was longer in the Eleveld group. A positive correlation was observed between remifentanil decrement time and awakening time in both groups. In the Standard group, a longer propofol decrement time was also associated with prolonged awakening time. As surgical and anesthesia duration increased, total drug consumption also increased. Six adverse events were reported in each group. Early awakening signs were more common in the Eleveld group, while hypotension was more frequently observed in the Standard group. No serious complications were observed. All patients awoke stably with high PSI values. No postoperative pain, nausea, or vomiting was observed, and all patients reached a MASS score ≥9 within a short time. Patient and surgeon satisfaction were high in both groups. In conclusion, this study compared the clinical applicability of different pharmacokinetic models in hysteroscopy cases performed using the TCI method. The findings indicate that both models are safe and effective in terms of intraoperative stability, anesthesia depth management, and postoperative recovery. When selecting a pharmacokinetic model in TCI systems, not only theoretical calculations but also patient-specific clinical responses and multidimensional monitoring data should be considered to achieve individualized anesthesia management.

Benzer Tezler

  1. Laparoskopik cerrahi uygulanan pediatrik hastalarda, hedef kontrollü infüzyon yöntemiyle uygulanan anesteziyle inhalasyon anestezi yönteminin hasta sonuçlarına etkisinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of target-controlled infusion anesthesia and inhalation anesthesia on patient outcomes in pediatric patients undergoing laparoscopic surgery

    MUSTAFA BİRKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Anestezi ve ReanimasyonErciyes Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CİHANGİR BİÇER

    DOÇ. DR. ÖZLEM ÖZ GERGİN

  2. Hedef kontrollü infüzyon yöntemi ile total intravenöz anestezi uygulanan hastalarda rokuronyum bromidin kronofarmakolojisi

    Chronopharmacology of rocuronium bromide in patients administered total intravenous anaesthesia with target-controlled infüsion technique

    MENEKŞE HASDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Anestezi ve ReanimasyonAnkara Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. OYA ÖZATAMER

  3. İnguinal herni onarımı yapılan pediatrik hastalarda hedef kontrollü infüzyon yöntemiyle uygulanan anesteziyle inhalasyon anestezisi yönteminin hasta sonuçlarına etkisinin karşılaştırılması

    Comparison of the effect of anesthesia applied by target controlled infusion method and inhalation anesthesia method on patient outcomes in pediatric patients undergoing inguinal hernia repair

    ESRA MUTLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve ReanimasyonErciyes Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KARAMEHMET YILDIZ

    DOÇ. DR. ÖZLEM ÖZ GERGİN

  4. Lomber stabilizasyon cerrahisi geçiren hastalarda manuel ve hedef kontrollü infüzyon TCİ) ile uygulanan total intravenöz anestezinin postoperatif deliryum üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of manual total intravenous anesthesia and target controlled infusion (TCİ) on postoperative delirium in patients undergoing lumbar stabilization surgery

    DOĞA MERİÇ BOYBEYİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SÜHEYLA ABİTAĞAOĞLU

  5. Posterior füzyon ve enstrümentasyon uygulanan skolyoz cerrahisinde hedef kontrollü infüzyon ile uygulanan remifentanil ve morfin'in hemodinami, weak up süresi ve postoperatif ağrı üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of remifentanil and morphine's effects of hemodynamics weak up time and a postoperative pain which are applied posterior fusion and instrumentation in scoliosis surgery with target-controlled infusion

    EGEMEN EKEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Bilim Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SİBEL ŞENER