Geri Dön

Acil servise başvuran akut bronşiyolit olgularında nebulize salbutamol, nebulizehipertonik salin (%3 nacl) ve nebulizesalbutamol-hipertonik salin kombinasyonutedavi yaklaşımlarının karşılaştırılması

Comparison of nebulized salbutamol, nebulized hypertonic saline (3% nacl), and nebulized salbutamol–hypertonic saline combination treatment approaches in acute bronchiolitis cases presenting to the emergency department

  1. Tez No: 1013390
  2. Yazar: EMEK UYUR YALÇIN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ABDÜLKADİR BOZAYKUT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akut bronşiyolit, en sık 2 yaşından küçük çocuklarda görülen, mevsimsel özellik gösteren, daha çok viral etkenlerin neden olduğu bronşiyollerdeki inflamasyon sonucu ortaya çıkan, bronşiyollerin obstruksiyonu ile karakterize akut alt solunum yolu hastalığıdır (1,2). Amerika Birleşik Devletleri'nde bir yaşın altındaki çocuklarda bronşiyolite bağlı hastaneye yatış maliyetinin 700 milyon dolar düzeyinde olduğu düşünülmektedir (113). Türkiye'de yapılmış bir maliyet analizi ise bulunmamaktadır. Akut bronşiyolitin temel tedavisi destekleyici olup, hastanın hidrasyonunun ve oksijenizasyonunun düzenlenmesi ve komplikasyonlar açısından yakından izlenmesini içermektedir (10,28,72). Akut bronşiyolitte semptomlar astıma benzediği için tedavide ilk kullanılan ajan bronkodilatörler olmuştur. Ancak bronkodilatörlerin bronşiyolit tedavisindeki rolü tartışmalıdır (81). Bu çalışma 1 Ekim 2009 ile 1 Mart 2010 tarihleri arasında, T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Birimi'ne başvurup ilk atak bronşiyolit tanısı alan ve yaşları 1 ay-24 ay arasında olan toplam 120 hastada; randomize, çift-kör, kontrollü, prospektif olarak yapılmıştır. Çalışmaya bir üst solunum yolu enfeksiyonu semptomlarını (burun akıntısı, öksürük, ateş, vb.) takiben gelişen hışıltılı solunum atağı nedeni ile başvurup diğer olası nedenler ekarte edildikten sonra akut bronşiyolit tanısı alan ve klinik skoru 9'un altında olan orta şiddetteki hastalar alınmıştır. Olguların 71'i (%59.2) erkek, 49'u (%40.8) kızdı ve yaş (ay) ortalaması 7.96±3.91 idi. Çalışmaya alınan olguların evde yaşayan kişi sayısı ortalaması 4.6 (en az 3, en fazla 10) olarak saptandı. Çalışmaya alınan olguların %60.8'inde sigara dumanına maruziyet saptandı. 120 olgunun %83.3'ünün anne sütü aldığı (ilk 6 ay almış veya halen almakta olanlar) ve %30'unda hastanın kendisinde veya birinci derece yakınlarında atopi öyküsü olduğu belirlendi. Çalışmaya alınan olguların %49.2'sinin kalorifer (doğalgaz), %45.8'inin kömür sobası, %5'inin elektrik sobası ile ısındığı tespit edildi. 120 olgunun %32.5'inde ateş, %92.5'inde öksürük, %59.2'inde nefes alamama, %54.2'sinde burun tıkanıklığı, %14.2'sinde burun akıntısı, %100'ünde hırıltı şikayeti mevcuttu. Hasta grupları; yaş (ay) dağılımı, cinsiyet dağılımı, evde yaşayan kişi sayısı, ailede atopi öyküsü varlığı, sigara dumanına maruziyet, anne sütü alım durumu, ısınma şekli, ateş, öksürük, hırıltı, nefes alamama, burun tıkanıklığı, burun akıntısı semptomlarının varlığı, dakika solunum sayısı, satürasyon, kalp tepe atımı, klinik skor yönünden karşılaştırıldı. Çalışmaya alınan gruplar arasında istatistiksel olarak fark bulunmadı. Dolayısıyla hasta gruplarının uygun bir şekilde örneklendiğine karar verilmiştir. Birinci gruba; salbutamol 0,15 mg/kg/dozda, %0.9 sodyum klorür solüsyonu ile 4 cc'ye tamamlanarak 20. dak, 40. dak ve 60. dak'da 4-5 L/dak santral O2 ile ve nebülizatör maskesiyle verildi. İkinci gruba; salbutamol 0,15 mg/kg/dozda, %3 sodyum klorür solüsyonu ile 4 cc'ye tamamlanarak 20. dak, 40. dak ve 60. dak'da 4-5 L/dak santral O2 ile ve nebülizatör maskesiyle verildi. Üçüncü gruba; 4 cc %3 sodyum klorür, 20. dak, 40. dak ve 60. dak'da 4-5 L/dak santral O2 ile ve nebülizatör maskesiyle verildi. Dördüncü gruba; 4 cc %0.9 sodyum klorür solüsyonu, 20. dak, 40. dak ve 60. dak'da 4-5 L/dak santral O2 ile ve nebulizatör maskesi ile verildi. Çalışmanın sonucunda her 4 grupta da tedavi sonrası DSS ortalamaları tedavi öncesine göre istatiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p=0.0001, p=004, p=0.0001, p=0.005). Ancak 4 grubun tedavi sonrası DSS ortalamaları arasında birbirleri ile karşılaştırıldıklarında istatiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p=0.480). Özetle; salbutamolün ve %3 NaCl'nin dakika solunum sayısını düşürmede SF kadar etkili olduğu, salbutamolü %3 NaCl ile kombine etmenin dakika solunum sayısını düşürmede ek katkısının olmadığı gözlenmiştir. SF ve %3 NaCl gruplarının tedavi sonrası satürasyon ortalamaları tedavi öncesinden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,037, p=0.0001). Salbutamol + SF ve salbutamol + %3 NaCl gruplarının tedavi öncesi ve tedavi sonrası satürasyon ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p=0,333, p=0.065). Salbutamol + SF ve salbutamol + %3 NaCl gruplarının tedavi sonrası KTA ortalamaları tedavi öncesinden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,0001, p=0.0001). Salbutamol ve salbutamol + %3 NaCl tedavisi alan gruplarda literatür ile uyumlu olarak taşikardiye rastlanırken, SF ve %3 NaCl tedavisi alan gruplarda bu yan etki gözlenmemiştir. Çalışmanın sonucunda her 4 grupta da tedavi sonrası klinik skor ortalamaları tedavi öncesine göre istatiksel olarak anlamlı derecede düşük bulundu (p=0.0001, p=0001, p=0.0001, p=0.0001). Ancak 4 grubun tedavi sonrası klinik skor ortalamaları arasında birbirleri ile karşılaştırıldıklarında istatiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p=0.469). Özetle; salbutamolün ve %3 NaCl'nin klinik skor düşürmede SF kadar etkili olduğu, salbutamolü %3 NaCl ile kombine etmenin klinik skor düşürmede de ek katkısının olmadığı tespit edilmiştir. Dört grup arasında; tedaviye yanıt dağılımları, steroid ihtiyacı ve hastaneye yatış oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p=0,681, p=0.616, p=0.651). Dört grubun 48-72 saat sonraki genel durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p=0,985). Ayrıca tekrarlayan hışıltı atağı geçiren olguları dahil etmediğimiz çalışmamızda; hastanın kendisi veya birinci derece yakınlarında atopi öyküsü bulunmasını, daha sonra tekrarlama riski olan hışıltı atakları (reaktif hava yolu hastalığı) açısından ileriye yönelik bir risk faktörü olarak kabul ettik ve iki grubun dört tedavi protokolüne verdikleri yanıtları birbirleri ile karşılaştırdık. Sonuçta atopi öyküsü pozitif olan grubun salbutamol +SF tedavisi ile DSS ve klinik skor düzelme %'sinin daha yüksek olduğu; dolayısıyla bu grubun Salbutamol + SF tedavisine, sadece SF ve sadece %3 NaCl uygulamasına göre daha iyi yanıt verdiği görülmüştür, ayrıca SF ve %3 NaCl tedavisinin, atopi öyküsü olmayan grupta DSS ve klinik skor düzeltici etkisinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu veriler ışığında; salbutamolün, ilk kez hışıltı atağı ile gelen ve atopi öyküsü olan bronşiyolitli süt çocuklarında etkili olabileceği sonucuna varılmıştır. Literatürde çalışmamızın sonuçları ile örtüşen ve çelişen yayınlar bulunmakla birlikte; ucuz, güvenli, efektif bir tedavi alternatifi olan hipertonik salin uygulamasında optimum doz, konsantrasyon ve tedavi intervalleri ile ilgili bilgiler henüz tam netlik kazanmamıştır. Hipertonik salin ve salbutamolün bronşiyolit tedavisindeki yerini saptamak için çok merkezli, geniş katılımlı, standardize edilmiş klinik skorlarla çalışılan, uzun dönem takibi yapılan SF dışı plasebo kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğu kanısına varılmıştır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Acute bronchiolitis is an acute lower respiratory tract disease most commonly seen in children younger than 2 years of age, showing seasonal characteristics, mainly caused by viral agents, resulting from inflammation of the bronchioles, and characterized by bronchiolar obstruction (1,2). In the United States, the cost of hospitalization due to bronchiolitis in children younger than one year of age is estimated to be approximately 700 million dollars (113). No cost analysis has been conducted in Turkey. The main treatment of acute bronchiolitis is supportive and includes maintaining adequate hydration and oxygenation of the patient and close monitoring for complications (10,28,72). Since the symptoms of acute bronchiolitis resemble those of asthma, bronchodilators were the first agents used in treatment. However, the role of bronchodilators in the treatment of bronchiolitis remains controversial (81). This randomized, double-blind, controlled, prospective study was conducted between October 1, 2009 and March 1, 2010 in a total of 120 patients aged between 1 month and 24 months who presented to the Pediatric Emergency Unit of the Istanbul Zeynep Kamil Women's and Children's Diseases Training and Research Hospital, Ministry of Health of the Republic of Turkey, and were diagnosed with a first episode of bronchiolitis. Patients who presented with an episode of wheezing following symptoms of an upper respiratory tract infection (nasal discharge, cough, fever, etc.), were diagnosed with acute bronchiolitis after other possible causes had been excluded, and had moderate disease with a clinical score below 9 were included in the study. Of the cases, 71 (59.2%) were male and 49 (40.8%) were female, and the mean age (months) was 7.96±3.91. The mean number of people living in the household was 4.6 (minimum 3, maximum 10). Exposure to cigarette smoke was detected in 60.8% of the cases. Of the 120 cases, 83.3% had received breast milk (those who had received breast milk during the first 6 months or were still being breastfed), and 30% had a history of atopy in the patient or first-degree relatives. It was determined that 49.2% of the cases lived in homes heated by central heating (natural gas), 45.8% by coal stoves, and 5% by electric heaters. Of the 120 cases, 32.5% had fever, 92.5% had cough, 59.2% had difficulty breathing, 54.2% had nasal congestion, 14.2% had nasal discharge, and 100% had wheezing. The patient groups were compared in terms of age (months), sex distribution, number of people living in the household, presence of a family history of atopy, exposure to cigarette smoke, breastfeeding status, type of heating, presence of fever, cough, wheezing, difficulty breathing, nasal congestion and nasal discharge, respiratory rate per minute, oxygen saturation, heart rate, and clinical score. No statistically significant difference was found among the study groups. Therefore, it was concluded that the patient groups had been appropriately sampled. In the first group, salbutamol at a dose of 0.15 mg/kg/dose was made up to 4 cc with 0.9% sodium chloride solution and administered at the 20th, 40th, and 60th minutes with central O2 at 4–5 L/min through a nebulizer mask. In the second group, salbutamol at a dose of 0.15 mg/kg/dose was made up to 4 cc with 3% sodium chloride solution and administered at the 20th, 40th, and 60th minutes with central O2 at 4–5 L/min through a nebulizer mask. In the third group, 4 cc of 3% sodium chloride was administered at the 20th, 40th, and 60th minutes with central O2 at 4–5 L/min through a nebulizer mask. In the fourth group, 4 cc of 0.9% sodium chloride solution was administered at the 20th, 40th, and 60th minutes with central O2 at 4–5 L/min through a nebulizer mask. As a result of the study, mean post-treatment respiratory rates were statistically significantly lower than pretreatment values in all four groups (p=0.0001, p=0.004, p=0.0001, p=0.005). However, no statistically significant difference was observed among the four groups when their mean post-treatment respiratory rates were compared (p=0.480). In summary, salbutamol and 3% NaCl were found to be as effective as normal saline in reducing respiratory rate, and combining salbutamol with 3% NaCl provided no additional benefit in reducing respiratory rate. Mean post-treatment oxygen saturation values in the normal saline and 3% NaCl groups were statistically significantly higher than pretreatment values (p=0.037, p=0.0001). No statistically significant difference was observed between pretreatment and post-treatment mean oxygen saturation values in the salbutamol + normal saline and salbutamol + 3% NaCl groups (p=0.333, p=0.065). Mean post-treatment heart rates in the salbutamol + normal saline and salbutamol + 3% NaCl groups were statistically significantly higher than pretreatment values (p=0.0001, p=0.0001). Consistent with the literature, tachycardia was observed in the groups receiving salbutamol and salbutamol + 3% NaCl treatment, whereas this adverse effect was not observed in the groups receiving normal saline and 3% NaCl. As a result of the study, mean post-treatment clinical scores were statistically significantly lower than pretreatment values in all four groups (p=0.0001, p=0.0001, p=0.0001, p=0.0001). However, no statistically significant difference was observed among the four groups when their mean post-treatment clinical scores were compared (p=0.469). In summary, salbutamol and 3% NaCl were found to be as effective as normal saline in reducing clinical scores, and combining salbutamol with 3% NaCl provided no additional benefit in reducing clinical scores. No statistically significant differences were observed among the four groups in terms of treatment response distributions, need for steroids, or hospitalization rates (p=0.681, p=0.616, p=0.651). No statistically significant difference was observed among the four groups in terms of their general condition 48–72 hours later (p=0.985). Furthermore, in our study, in which cases with recurrent wheezing attacks were not included, we considered a history of atopy in the patient or first-degree relatives as a prospective risk factor for wheezing attacks with a risk of recurrence (reactive airway disease), and compared the responses of the two groups to the four treatment protocols. As a result, the group with a positive history of atopy had higher percentages of improvement in respiratory rate and clinical score with salbutamol + normal saline treatment; therefore, this group responded better to salbutamol + normal saline treatment than to normal saline alone or 3% NaCl alone. In addition, normal saline and 3% NaCl treatment had a greater effect on improving respiratory rate and clinical scores in the group without a history of atopy. In light of these data, it was concluded that salbutamol may be effective in infants with bronchiolitis presenting with a first episode of wheezing and a history of atopy. Although there are publications in the literature both consistent and conflicting with the results of our study, information regarding the optimum dose, concentration, and treatment intervals for hypertonic saline, which is a cheap, safe, and effective treatment alternative, has not yet been fully clarified. It was concluded that multicenter studies with large numbers of participants, using standardized clinical scores, with long-term follow-up, and placebo-controlled with a placebo other than normal saline are needed to determine the role of hypertonic saline and salbutamol in the treatment of bronchiolitis.

Benzer Tezler

  1. ETÜF çocuk hastanesine başvuran ateşli çocuklarda viral-bakteriyel enfeksiyon ayrımında akut faz reaktanlarının kullanımı

    Usefulness of acute phase reactants on distinction of viral/bacterial infections in febrile children who admitted to eütf children's hospital

    MEHTAP KÜÇÜK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLDANE KOTUROĞLU

  2. Akut bronşiolitli bebeklerde surfaktan protein B ve D gen polimorfizminin araştırılması

    The investigation of surfacant protein B and D gen polymorphism in acute bronchiolite infants

    BUKET ALTINTAŞ SEYYAH

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziosmanpaşa Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ALİ GÜL

  3. Akut bronşiyolit tanısı alan hastalarda hastaneye yatışı ve yatış süresini etkileyen faktörler

    The factors affecting the hospitalization and length of hospital stay in patients with acute bronchiolitis

    KIYMET KARAGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLKER GÜNAY

  4. Çocuk acil servise başvuran akut bronşiolit tanısı alan hastaların akciğer ultrasonu ile değerlendirilmesi

    Lung ultrasound assessment of patients diagnosed with acute bronchiolitis presenting to the pediatric emergency department

    BÜŞRA BİLGİN KOÇAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEDİNE AYŞİN TAŞAR

  5. Öksürük ve solunum sıkıntısı ile acil servise başvuran 0-24 ay arası çocuklarda anne sütü ve D vitamini kullanımının hastalığın şiddeti ve hastane kalış süresi üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of breastfeeding and vitamin D supplementation on disease severity and length of hospital stay in children aged 0–24 months presenting to the emergency department with cough and respiratory distress

    ESRA NUR AYDİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELTEM EROL

    DR. HARUN ÇATAK