Büllöz pemfigoidli hastalarda tetikleyici faktörler ve predispozan komorbiditelerin klinik ve histopatolojik bulgularla korelasyonu
Correlation of triggering factors and predisposing comorbidities with clinical and histopathological findings in patients with bullous pemphigoid
- Tez No: 1013457
- Danışmanlar: PROF. DR. SEVGİ AKARSU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Büllöz pemfigoid, Eozinofil, Komorbidite, Hastalık aktivite indeksi, İlaç döküntüsü, Pemphigoid, Bullous, Eosinophils, Comorbidity, Severity of Illness Index, Drug Eruptions
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Büllöz pemfigoid (BP), ileri yaşta görülen en sık otoimmün büllöz hastalık olup, insidansı dünya genelinde ve ülkemizde yaşlanan nüfusla paralel olarak artmaktadır. İleri yaş, eşlik eden komorbiditeler ve tetikleyici faktörler klinik tabloyu ve hastalık yönetimini karmaşık hale getirebilmektedir. Büllöz pemfigoidin gelişiminde tetikleyici ve predispozan faktörlerin önemli rol oynadığı bilinmekle birlikte, bu faktör-lerin klinik fenotip, hastalık şiddeti ve histopatolojik özelliklerle ilişkisini bütüncül bi-çimde değerlendiren çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmada, BP'li hastalarda tetikleyici fak-törler ve predispozan komorbiditelerin klinik şiddet, klinik alt tip, histopatolojik bulgu-lar ve direkt immünfloresan (DİF) özellikleriyle olan ilişkisini değerlendirmek; perife-rik ve doku eozinofil düzeyleri ile serum IgE'nin klinik şiddet skorları, mukozal tutu-lum, immün birikim paternleri ve diğer parametrelerle ilişkisini araştırmak amaçlanmış-tır. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli, kesitsel çalışmaya; Nisan 2023-Mayıs 2025 tarih-leri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Deri ve Zührevi Hasta-lıkları Kliniği'ne başvuran, klinik, histopatolojik ve DİF inceleme ile BP tanısı doğru-lanan 62 hasta dâhil edildi. Hastaların demografik özellikleri, klinik bulguları, komor-biditeleri ve olası tetikleyici faktörleri kaydedildi. İlaç ilişkisi Naranjo Advers İlaç Re-aksiyonu Olasılık Ölçeği ile değerlendirildi. Hastalık şiddeti Büllöz Pemfigoid Hastalık Aktivite İndeksi (BPDAI) kullanılarak belirlendi. Periferik kan eozinofil düzeyleri, serum IgE değerleri ve doku eozinofil yoğunluğu analiz edildi. Veriler; klinik, laboratu-var ve histopatolojik özellikler, mukozal tutulum, tetikleyici faktörler ve predispozan komorbiditelere göre karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 71,6±10,4 yıl olup %54,8'i kadındı. BPDAI sko-runa göre hastaların %43,5'inin şiddetli, %38,7'sinin orta şiddetli ve %17,7'sinin hafif hastalık grubunda yer almaktaydı. Hastaların %88,7'sinde en az bir komorbid hastalık bulunmakta olup, en sık kardiyovasküler hastalıklar ve diabetes mellitus eşlik etmek-teydi. Hastaların %29'unda mukozal tutulum saptandı. Mukozal tutulum gösteren has-taların daha genç olduğu, hastalık başlangıcının daha erken yaşta ortaya çıktığı, hastalık süresinin daha uzun seyrettiği ve atak sayılarının daha fazla olduğu belirlendi (p<0,05). Mukozal tutulum varlığında periferik eozinofil sayısı ve yüzdesi anlamlı olarak daha düşüktü (p=0,002). En sık tetikleyici faktör ilaçlar olup, ilaç ilişkili BP oranı %25,8 idi. En sık ilişkili ajanlar DPP-4 inhibitörleri olarak saptandı (p=0,007). İlaç ilişkili BP olgularında non-büllöz klinik form daha sık izlendi (p=0,028). Enfeksiyon tetikleyicisi bulunan hastalarda semptom süresi daha kısa ve hastalık daha şiddetli seyretmekteydi (p<0,05). Periferik eozinofil sayısı ile ürtiker/eritem BPDAI ve toplam BPDAI arasın-da pozitif korelasyon saptanırken (p<0,05), mukozal tutulum ile periferik eozinofil dü-zeyleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulundu (p=0,002). Serum IgE düzeyleri hastaların %71,7'sinde yüksek olup ürtiker/eritem BPDAI skoru ile ilişkili bulundu (p=0,024). Doku eozinofil yoğunluğu ile hastalık şiddeti arasında anlamlı ilişki sap-tanmadı. Sonuç: Büllöz pemfigoidin klinik prezentasyonu, tetikleyici faktörler, komorbiditeler ve eozinofilik inflamasyon parametreleri ilişkilidir. Özellikle enfeksiyonla tetiklenen olguların daha ağır klinik seyir göstermesi ve ilaç ilişkili BP'de non-büllöz ve daha az eozinofilik inflamasyonla seyreden atipik bir fenotipin ön plana çıkması, tetikleyici fak-törlerin klinik tablo üzerinde belirleyici olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca mukoza tutulumun; daha genç yaş, uzun hastalık süresi ve sık rekürrens ile karakterize, klasik eozinofil baskın formdan ayrışan dirençli bir klinik fenotipi temsil ettiği görülmüştür. Kaşıntı hastalık aktivitesini yansıtan ve tanısal süreçte dikkate alınması gereken önemli bir semptom olarak değerlendirilmelidir. Periferik eozinofil düzeyleri ve serum IgE'nin hastalık şiddetinden ziyade inflamatuar bileşenlerle ilişkili olması, bu parametrelerin BP'de tek başına güvenilir şiddet göstergeleri olarak kullanılmaması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu bulgular doğrultusunda BP yönetiminin, yalnızca kutanöz lezyonlara değil, tetikleyici faktörler ve eşlik eden komorbiditelere de odaklanan bütüncül ve bi-reyselleştirilmiş bir yaklaşım gerektirdiği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Introduction and Objective: Bullous pemphigoid (BP) is the most common autoimmune bullous disease seen in the elderly, and its incidence is increasing worldwide and in Türkiye in parallel with the aging population. Advanced age, accom-panying comorbidities, and triggering factors may complicate the clinical presentation and disease management. Although triggering and predisposing factors are known to play an important role in the development of BP, studies evaluating their associations with clinical phenotype, disease severity, and histopathological features in a compre-hensive manner are limited. This study aimed to evaluate the relationships between triggering factors and predisposing comorbidities and clinical severity, clinical subtypes, histopathological findings, and direct immunofluorescence (DIF) features in patients with BP, as well as to investigate the associations of peripheral and tissue eo-sinophil levels and serum IgE with disease activity scores, mucosal involvement, im-mune deposition patterns, and other parameters. Materials and Methods: This single-center, cross-sectional study included 62 pati-ents diagnosed with BP based on clinical, histopathological, and DIF examinations who were admitted to the Department of Dermatology and Venereology of Dokuz Ey-lul University Hospital between April 2023 and May 2025. Demographic characteris-tics, clinical findings, comorbidities, and potential triggering factors were recorded. Drug-related BP was assessed using the Naranjo Adverse Drug Reaction Probability Scale. Disease severity was evaluated using the Bullous Pemphigoid Disease Area Index (BPDAI). Peripheral blood eosinophil counts, serum IgE levels, and tissue eo-sinophil density were analyzed. Data were compared according to clinical, laboratory, and histopathological features, mucosal involvement, triggering factors, and predispo-sing comorbidities. Results: The mean age of the patients was 71.6 ± 10.4 years, and 54.8% were female. According to BPDAI scores, 43.5% of patients had severe, 38.7% had moderate, and 17.7% had mild disease. At least one comorbid disease was present in 88.7% of pati-ents, most commonly cardiovascular diseases and diabetes mellitus. Mucosal involve-ment was observed in 29% of patients and was associated with younger age, earlier disease onset, longer disease duration, and a higher number of relapses (p <0.05). Pati-ents with mucosal involvement had significantly lower peripheral eosinophil counts and percentages (p = 0.002). Drugs were the most common triggering factors, and the rate of drug-related BP was 25.8%, with dipeptidyl peptidase-4 (DPP-4) inhibitors being the most frequently associated agents (p = 0.007). The non-bullous clinical form was more common in drug-related BP cases (p = 0.028). BP associated with infectious triggers was characterized by a shorter symptom duration and a more severe disease course (p < 0.05). Peripheral eosinophil counts showed a positive correlation with urti-caria/erythema BPDAI and total BPDAI scores (p <0.05), while a significant negative association was found between mucosal involvement and peripheral eosinophil levels (p = 0.002). Serum IgE levels were elevated in 71.7% of patients and were associated with urticaria/erythema BPDAI scores (p = 0.024). No significant relationship was found between tissue eosinophil density and disease severity. Conclusion:The clinical presentation of Bullous pemphigoid is associated with trigge-ring factors, comorbidities, and eosinophilic inflammatory parameters. The more severe clinical course observed in infection-triggered cases and the predominance of a non-bullous, less eosinophilic inflammatory phenotype in drug-related BP suggest that trig-gering factors may play a determining role in shaping the clinical phenotype. Moreo-ver, mucosal involvement appears to represent a distinct and more resistant clinical phenotype characterized by younger age at onset, longer disease duration, and frequent relapses, differing from the classic eosinophil-dominant form. Pruritus may serve as an important clinical marker reflecting disease activity and should be carefully considered in the diagnostic process. Since peripheral eosinophil levels and serum IgE are more closely related to inflammatory components rather than overall disease severity, these parameters should not be used as sole indicators of disease severity in BP. These fin-dings highlight the need for a comprehensive and individualized approach to BP mana-gement that addresses not only cutaneous manifestations but also triggering medicati-ons and accompanying systemic factors.
Benzer Tezler
- Büllöz Pemfigoid tanısı ile son 10 yılda takip edilen hastaların klinik, demografik özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of clinical and demographic characteristics of patients followed for Bullous Pemphigoid diagnosis in the last 10 years
ECEM KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
DermatolojiErciyes ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DEMET KARTAL
- Büllöz pemfigoid tanılı hastaların klinik ve sosyodemografik özelliklerinin ve olası tetikleyicilerin değerlendirilmesi
Evaluation of the clinical and sociodemographic characteristics and possible triggers in patients diagnosed with bullous pemphigoid
OKAN KAPAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
DermatolojiKaradeniz Teknik ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ İBRAHİM ETEM ARICA
- Büllü dermatozlarda hastaların dağılımı ve büllü hastalıklarda immunofloresanın tanıdaki yeri
Başlık çevirisi yok
HAMDO OTHMAN
- Pemfigus ve pemfigoidli hastalarda depresyon-anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu, intihar düşüncesi ve skindex-16 ölçeklerinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
MALİK GÜNGÖR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
DermatolojiAkdeniz ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SONER UZUN
- 1987-2007 yılları arasında kliniğimizde takip ve tedavi olan büllöz pemfigoidli hastaların klinik değerlendirilmesi
The clinical evaluation of the bullous pemphigoid patients who are treated and followed up by our clinic between the years 1987-2007
NAHİDE GÜLTEKİN ÇEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Dermatolojiİstanbul ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RIFKİYE KÜÇÜKOĞLU