Duyusal heterotropyalarda klinik özelliklerin ve cerrahi başarıya etki eden faktörlerin belirlenmesi
Evaluation of clinical characteristics and factors affecting surgical outcomes in sensory heterotropia
- Tez No: 1013817
- Danışmanlar: PROF. DR. HÜBAN ATİLLA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı duyusal şaşılık nedeniyle takip edilen ve cerrahi geçiren hastalarda klinik özelliklerin belirlenmesi ve cerrahi başarıya etki eden faktörlerin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmada, duyusal şaşılık tanısı alan 89 hasta ve bu hastaların içinde cerrahi geçiren 34 hasta çalışmaya dahil edildi. Tüm hastalar kayma yönüne göre ET izlenen Grup 1 (39 hasta) ve XT izlenen Grup 2 (50 hasta) olarak ikiye ayrıldı. Tüm hastalar tanı anındaki ve son muayenedeki kayma açıları, tanı anındaki görme keskinlikleri ve görme azalmasına neden olan anatomik tutulum bölgelerine göre gruplandırıldı. Tüm hastalarda kayma açısı Krimsky testi ile PD cinsinden ölçüldü. Cerrahi uygulanan hastalarda preoperatif ve postoperatif kayma açısı, preoperatif görme keskinliği, sağlam gözdeki refraksiyon kusuru, yapılan cerrahi değerlendirmeye alındı. Postoperatif son muayenede 10 PD ve altı kayma cerrahi başarı kabul edildi. Cerrahi uygulanan hastalar kayma yönüne göre ET (n=15) ve XT (n=19) olarak sınıflandırıldı.ve postoperatif 10 PD ve altunda kayma değeri başarılı olarak kabul edilerek cerrahi başarıya etki eden faktörler değerlendirildi. Bulgular: Toplam 89 hastadan 39 (%43.3) hasta ET ile 50 (%56.1) hasta XT ile takipliydi. Tanı anından son muayeneye kadar ortalama takip süresi 101.4 ±62.9 ay olarak hesaplandı. Takip edilen 89 hastada ET ve XT grupları arasında kayma açıları ve anatomik tutulum bölgeleri açısından anlamlı fark izlenmedi. Cerrahi geçiren hastalarda yapılan değerlendirmde görme keskinliği ET grubunda (1.8 ± 0.8 logMAR) XT grubuna (1.2 ± 0.8 log MAR) oranla daha düşüktü ve istatistiksel anlamlı fark izlendi (p=0.02). 89 hastanın 34'ü (%38.8) opere edildi. Opere edilen 34 hastanın 15'i (%42.8) ET ile 19'u (%57.2) XT ile takipliydi. ET nedeniyle cerrahi yapılan hastalarda tanı ile cerrahi arasında geçen süre cerrahi başarı izlenen hastalarda 13.5 ± 8.3 ay, cerrahi başarı izlenmeyen hastalarda 34.1 ± 34.5 ay olarak hesaplanmış olup istatistiksel olarak anlamlı sonuç elde edilmiştir (p=0.02). XT nedeniyle cerrahi yapılan hastalarda ise tanı ile cerrahi arasında geçen süre cerrahi başarı izlenen hastalarda 14.5 ± 8.7 ay, cerrahi başarı izlenmeyen hastalarda 34.3 ± 22.2 ay olarak hesaplanmış olup istatistiksel olarak anlamlı sonuç elde edilmiştir (p=0.02). Cerrahi yapılan izlenen ET ve XT gruplarında benzer başarı oranları izlenmiştir. Sonuç: Duyusal heterotropya olgularında ET ve XT grupları arasında kayma açısı ve görme azalmasına neden olan anatomik tutulum bölgeleri açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır. Buna karşın cerrahi uygulanan hastalarda ET grubunda preoperatif görme keskinliği XT grubuna göre daha düşük bulunmuştur. Hem ET hem de XT 1 gruplarında tanı ile cerrahi arasında geçen sürenin kısa olması daha yüksek cerrahi başarı ile ilişkili bulunmuş ve şaşılık süresinin postoperatif sonuçlar üzerinde önemli bir belirleyici olabileceği gösterilmiştir. Bu bulgular, duyusal şaşılıkta cerrahi sonucun yalnızca uygulanan cerrahi miktarıyla değil, şaşılık süresi ve bireysel klinik özellikler gibi çok sayıda faktörün etkileşimiyle şekillendiğini düşündürmektedir
Özet (Çeviri)
Purpose: To evaluate the clinical characteristics of patients with sensory heterotropia and to identify factors associated with surgical success in surgically treated cases. Materials and Methods: This retrospective cross-sectional study included 89 patients diagnosed with sensory heterotropia, of whom 34 underwent strabismus surgery. Patients were classified according to the direction of deviation as esotropia (ET, n=39) and exotropia (XT, n=50). Deviation angle, visual acuity, and anatomical localization of the underlying pathology causing visual impairment were recorded for all patients. In surgically treated patients, preoperative and postoperative deviation angles, visual acuity, refractive status of the fellow eye, surgical procedures, and surgical outcomes were analyzed. Surgical success was defined as a residual deviation of ≤10 prism diopters (PD) at the final postoperative examination. Results: Of the 90 patients, 39 (43.3%) had ET and 50 (56.1%) had XT. The mean follow-up period was 101.4±62.9 months. No significant differences were found between the ET and XT groups regarding deviation angle or anatomical localization of the underlying pathology. Among surgically treated patients, preoperative visual acuity was significantly worse in the ET group (1.8±0.8 logMAR) than in the XT group (1.2±0.8 logMAR) (p=0.02). Thirty-five patients (38.8%) underwent surgery, including 15 ET (42.8%) and 19 XT (57.2%) cases. In the ET group, the interval between diagnosis and surgery was significantly shorter in successful patients than in unsuccessful patients (13.5±8.3 vs. 34.1±34.5 months, p=0.02). Similarly, in the XT group, successful patients had a significantly shorter interval between diagnosis and surgery than unsuccessful patients (14.5±8.7 vs. 34.3±22.2 months, p=0.02). Surgical success rates were comparable between the ET and XT groups. Conclusion: No significant differences were observed between ET and XT patients regarding deviation angle or anatomical localization of the underlying pathology. A shorter interval between diagnosis and surgery was associated with better surgical outcomes in both ET and XT groups, suggesting that strabismus duration may be an important determinant of postoperative success. While dose-response ratios were similar for recession procedures, higher dose-response ratios were observed following resection surgery, particularly in XT patients. These findings indicate that surgical outcomes in sensory heterotropia are influenced not only by the amount of surgery performed but also by the complex interaction of strabismus duration and individual clinical characteristics.
Benzer Tezler
- Spatialization of fun: Nocturnal heterotopias from counter-society to cyber-society
Eğlencenin mekansallaşması: Karşı-toplumdan siber-topluma gece heterotopyaları
MERİÇ MUSAOĞLU
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
İç Mimari ve Dekorasyonİstanbul Teknik Üniversitesiİç Mimarlık Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EMİNE GÖRGÜL
- Samsun ilinde tüketime sunulan yoğurtların duyusal, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik nitelikleri üzerinde bir araştırma
A Research on the sensory, physical, chemical and microbiological characteristics of yoghurts cosumed in Samsun
FEHMİ YAZICI
- Radurizasyonun tavuk etlerinin duyusal, kimyasal ve mikrobiyolojik kalitesi üzerine etkisi
Effect of gamma irradiation of chicken on bacterial loads, chemical and sensorial proferties
GÜLŞEN KIRIMCA
Yüksek Lisans
Türkçe
1992
Gıda MühendisliğiAnkara ÜniversitesiGıda Bilimi ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURAY KOLSARICI
- Türk kimyonunun duyusal kalitesini oluşturan lezzet maddelerinin saptanması ve bu lezzet maddelerine ışınlama yönteminin etkisinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
ÜLKER KURTCAN
Doktora
Türkçe
1992
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TOMRİS ALTUĞ