Erken Evre ve Lokal İleri Evre Endometrioid Tip Endometrium Kanserinde P53 Mutasyonu ve Lenfovasküler İnvazyonun Hastalığın Prognozu Üzerine Etkileri
Prognostic Significance of P53 Mutation and Lymphovascular Space Invasion in Early-Stage and Locally Advanced Endometrioid-Type Endometrial Carcinoma
- Tez No: 1014133
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SERKAN YILDIRIM
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda erken evre ve lokal ileri evre endometrium kanseri tanılı hastalar retrospektif olarak incelendi. p53 mutasyonu ve lenfovasküler invazyon varlığının hastalığın prognozuna etkisi, hastalıksız sağkalım ve genel sağkalım sürelerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Ayrıca p53 mutasyon durumu ve LVSI varlığı ile evre ve tümör grade'i arasındaki ilişkiler de incelendi. Yöntem: Çalışmamızda Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Kliniğinde opere edilen, patoloji preparatları Tıbbi Patoloji Kliniği tarafından incelenen ve Tıbbi Onkoloji Kliniğinde takip edilen Erken Evre ve Lokal İleri Evre Endometrioid tip Endometrium Kanseri tanılı hastaların retrospektif olarak dosyaları incelendi. p53 mutasyonu ve lenfovasküler invazyon varlığının hastalığın prognozuna etkisi, hastalıksız sağkalım ve genel sağkalım sürelerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Hasta dosyaları incelenerek hastaların yaş, patolojik tanı, tanı tarihi, operasyon tarihi, FIGO 2023 ve FIGO 2021'e göre evre, grade, p53 mutasyonu varlığı, lenfovasküler invazyon varlığı, MSI varlığı, adjuvan kemoterapi ve adjuvan radyoterapi alıp almadığı, nüks/metastaz varlığı, ölüm tarihi gibi parametreler değerlendirildi. Retrospektif tasarımlı bu çalışmaya 2010–2023 yılları arasında opere edilen hastalar dahil edildi. p53 mutasyon durumu ve LVSI varlığı detaylı değerlendirildi. Çalışmanın primer sonlanım noktası genel sağkalımın (OS) değerlendirilmesi olarak belirlendi, ikincil sonlanım noktası olarak ise hastalıksız sağkalım (DFS) incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 58,4±9,6 yıl olarak belirlenmiştir. Tümör p53 durumu belirlenebilen 495 hastanın %89,7'si wild tip, %10,3'ü mutant tip olarak saptanmıştır. Evrelere göre p53 mutasyonu dağılımı istatistiksel olarak anlamlı fark göstermemiştir (p=0,052). LVI varlığı tüm hastalarda %12,7 oranında saptanmış olup, grade arttıkça anlamlı olarak artmıştır (grade 1'de %8, grade 2'de %18, grade 3'te %36,8; p<0,0001). Genel sağkalım analizinde p53 mutasyon durumuna göre median OS sürelerine ulaşılamamış, ortalama OS süresi p53 wild tipte 149,1 ay, mutant tipte 127,3 ay olarak bulunmuş ve fark istatistiksel olarak anlamlı olmamıştır (p=0,610). Hastalıksız sağkalımda da median DFS sürelerine ulaşılamamış olup ortalama DFS p53 wild tipte 142,5 ay, mutant tipte 113,0 ay olarak hesaplanmış ve gruplar arasında anlamlı fark görülmemiştir (p=0,100). LVSI varlığı genel sağkalımı anlamlı olarak azaltmıştır (p<0,0001). LVSI negatif hastalarda median OS'e ulaşılamazken, LVI pozitif hastalarda median OS 142,98 ay bulunmuştur. Ortalama OS LVI negatiflerde 152,5 ay, pozitiflerde 109,4 ay olarak saptanmıştır. Hastalıksız sağkalım analizinde de benzer şekilde LVI negatif grupta median süreye ulaşılamazken, LVSI pozitif hastalarda median DFS 142,98 ay ve ortalama DFS 98,8 ay olarak bulunmuş, fark istatistiksel olarak anlamlı olmuştur (p<0,0001). Grade'e göre yapılan alt analizde LVSI varlığının ortalama OS üzerinde anlamlı etkisi görülmüş (p=0,003), grade 1 hastalarda LVSI yokken 154,2 ay olan ortalama OS, LVSI varlığında 119,2 aya düşmüştür. Grade 2 ve 3'te de benzer şekilde anlamlı azalmalar saptanmıştır. Evrelere göre LVSI'nin etkisi incelendiğinde evre 2'de LVSI pozitif hastalarda ortalama OS anlamlı olarak daha kısa bulunmuştur. Çok değişkenli Cox regresyon analizinde LVSI varlığı genel sağkalım üzerinde bağımsız ve anlamlı bir prognostik faktör olarak belirlenmiştir (HR=0.503; %95 GA: 0.289–0.875; p=0,015). P53 mutasyon durumu ise çok değişkenli analizde bağımsız bir prognostik faktör olarak saptanmamıştır. Sonuç: Erken evre endometrioid endometrial kanser hastalarında LVSI varlığı, hem genel sağkalım hem hastalıksız sağkalım üzerinde olumsuz bir prognostik faktör olarak öne çıkmıştır. Grade arttıkça LVSI sıklığının artması, tümör biyolojisinin daha agresif özellikleri ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. P53 mutasyon durumu ise bu çalışmada sağkalım üzerinde bağımsız bir prognostik belirteç olarak bulunmamıştır. Bu bulgular, LVSI'nin risk sınıflamasında ve tedavi planlamasında önemli bir parametre olarak değerlendirilmesi gerektiğini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: This study retrospectively analyzed patients diagnosed with early-stage and locally advanced endometrioid-type endometrial cancer. The primary objective was to evaluate the prognostic impact of p53 mutation status and lymphovascular space invasion (LVSI) on disease outcome, with a particular focus on overall survival (OS) and disease-free survival (DFS). Additionally, the study aimed to explore potential associations between p53 mutation status, LVSI, tumor stage, and histological grade. Method: Medical records of patients diagnosed with early-stage and locally advanced endometrioid-type endometrial cancer, who underwent surgery at the Gynecologic Oncology Department of Selçuk University Faculty of Medicine, had their pathological specimens examined by the Department of Pathology, and were subsequently followed in the Medical Oncology Department, were retrospectively reviewed. The prognostic impact of p53 mutation status and the presence of lymphovascular space invasion (LVSI) on disease-free survival (DFS) and overall survival (OS) was assessed. Data extracted from patient files included age at diagnosis, pathological diagnosis, date of diagnosis, date of surgery, disease stage according to the 2021 and 2023 FIGO staging systems, tumor grade, p53 mutation status, LVSI status, microsatellite instability (MSI) status, receipt of adjuvant chemotherapy and/or radiotherapy, presence of recurrence or metastasis, and date of death. Patients who underwent surgery between 2010 and 2023 were included in the study. Detailed evaluations of both p53 mutation status and LVSI were performed. The primary endpoint was the assessment of OS, while DFS was designated as the secondary endpoint. Results: The mean age of the 496 patients included was 58.4 ± 9.6 years. Among 495 patients with known p53 status, 89.7% were wild-type and 10.3% mutant-type. The distribution of p53 mutation across stages did not show a statistically significant difference (p = 0.052). LVSI was identified in 12.7% of all cases and showed a statistically significant increase with higher grade (8% in grade 1, 18% in grade 2, 36.8% in grade 3; p < 0.0001). In OS analysis, median OS was not reached for either p53 group; mean OS was 149.1 months for wild-type and 127.3 months for mutant-type, with no significant difference (p = 0.610). Similarly, median DFS was not reached; mean DFS was 142.5 months in wild-type and 113.0 months in mutant-type, with no significant difference (p = 0.100). LVSI presence significantly reduced OS (p < 0.0001): median OS was not reached in LVSI-negative patients but was 142.98 months in LVSI-positive patients; mean OS was 152.5 months vs. 109.4 months, respectively. In DFS analysis, the median was not reached for LVSI-negative patients, while LVSI-positive patients had a median DFS of 142.98 months and mean DFS of 98.8 months (p < 0.0001). Subgroup analysis by grade showed a significant impact of LVSI on mean OS (p = 0.003), with mean OS decreasing from 154.2 months (LVSI-negative) to 119.2 months (LVSI-positive) in grade 1, with similar significant reductions in grades 2 and 3. By stage, LVSI-positive patients in stage 2 had significantly shorter mean OS. In multivariate Cox regression analysis, LVSI was identified as an independent and significant prognostic factor for reduced OS (HR = 0.503; 95% CI: 0.289–0.875; p = 0.015). In contrast, p53 mutation status was not an independent prognostic factor in multivariate analysis. Conclusion: In early-stage endometrioid endometrial cancer, the presence of LVSI emerged as an adverse prognostic factor for both OS and DFS. The increasing frequency of LVSI with higher grade suggests a relationship with more aggressive tumor biology. p53 mutation status was not found to be an independent prognostic marker for survival in this study. These findings support considering LVSI as an important parameter in risk stratification and treatment planning.
Benzer Tezler
- Endometrioid adenokarsinom tanılı postoperatif radyoterapi alan olgularda mikrosatellit instabilitesi (MSI) varlığının prognostik öneminin araştırılması
Research of prognostic importance of microsatellite instability (MSI) in endometrioid adenocarcinoma diagnosed cases that received postoperative radiotherapy
KADRİYE ŞAHİNTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
GenetikUludağ ÜniversitesiRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. CANDAN DEMİRÖZ ABAKAY
- Endometriyum ve over kanserinde in vitro bromodeoksiüridin işaretleme indeksinin prognostik etkenlerle karşılaştırılması
Comparison of bromodeoxyuridine labelling index with prognostic factors in endometrial cancer and ovarian cancer
YASEMİN DOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET YAVUZ SALİHOĞLU
- Endometriozisli hastalarda serum sitokin ve büyüme faktörü düzeyleri
Başlık çevirisi yok
AYÇÜRÖK KUBATOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. AHMET ERDEM
- 1996-2007 yılları arasında tedavi ve takipleri yapılan endometrium kanserli hastaların retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of patients with endometrial cancer treated and followed up between 1996-2007
HALİL CUMHUR YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Radyasyon OnkolojisiSağlık BakanlığıRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ADNAN YÖNEY
- Erken evre ve lokal ileri evre meme kansererinde Bcl-2 C erbB-2 EGFR MMP-9 düzeyleri ile prognostik faktörler arasındaki ilişki
The correlation among Bcl-2 C erbB-2 EGFR MMP-9 levels and prognostic factors in the early and locally advanced stage breast cancer
TURGUT KÖSE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Genel CerrahiErciyes ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. YÜCEL ARITAŞ