Geri Dön

Nüks pelvik organ prolapsusu için risk faktörleri

Risk factors for recurrent pelvic organ prolapse

  1. Tez No: 1014361
  2. Yazar: SİMGE ÇEKMEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MELİKE DOĞANAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Pelvik organ prolapsusu, nüks, risk faktörü, Pelvic organ prolapse, recurrence, risk factor
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada pelvik organ prolapsus cerrahisi sonrası prolapsusu tekrar eden hastaların yapılan cerrahi prosedürlere göre insidansı ve tekrarlayan pelvik organ prolapsusuna sebep olabilecek risk faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak planlanan bu çalışmaya 2 Eylül 2019 ve 31 Aralık 2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi'nin Jinekoloji Kliniği'nde pelvik organ prolapsusu endikasyonuyla ameliyat olmuş 1112 hasta dahil edilmiştir. Boy, kilo ve vücut kitle indeksine ulaşılamayan 127 hasta çalışma dışında bırakılmıştır. Çalışmaya malign nedenler ile prolapsus cerrahisi yapılan hastalar, pelvik organ prolapsusu sebebiyle ameliyat olduktan sonra prolapsus saptanmayan hastalar, gebeler, 35 yaş altı,75 yaş üstü hastalar dâhil edilmemiştir. Çalışmada bakılan parametreler; hastaların cerrahi endikasyonları, operasyon yöntemleri, yaşı, paritesi, yaşayan çocuk sayısı, vücut kitle indeksi, doğum şekli, geçirilmiş abdominopelvik cerrahi öyküsü, konnektif doku hastalıkları, eşlik eden kronik hastalıkları, menopoz ve sigara kullanımı durumu otomasyon sistemi üzerinden alınıp veriler kaydedilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS versiyon 26.0 (IBM, New York, ABD) programı ile yapılmıştır. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Pelvik organ prolapsusu nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan toplam 1112 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Postoperatif nüks oranı %17,2 olarak saptanmıştır. Hastaların yaş ortalaması 60,1 ± 9,0 yıl, vücut kitle indeksi (VKİ) ortalaması 29,1 ± 4,5 kg/m² olup, hastaların %45,3'ü fazla kilolu, %41,0'ı obez grubunda yer almıştır. Hastaların büyük çoğunluğu postmenopozal (%85,1) ve sigara kullanmayan (%85,3) bireylerden oluşmuştur. En sık cerrahi endikasyonlar sistosel (%76,8), desensus uteri (%58,8) ve rektosel (%55,2) olarak belirlenmiştir. En sık uygulanan üç cerrahi yöntem; anterior kolporafi (%15,2), anterior ve posterior kolporafinin birlikte yapıldığı operasyonlar (%12,5) ve vajinal histerektomi ile birlikte anterior–posterior kolporafi ve McCall kuldoplasti (%11,2) olmuştur. Nüks saptanan ve saptanmayan gruplar karşılaştırıldığında yaş ortalamaları benzer bulunmuş, ancak VKİ nüks grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p = 0,016). Lojistik regresyon analizinde yüksek VKİ, vajinal histerektomi, anterior kolporafi ve herni operasyonu öyküsü nüks açısından anlamlı risk faktörleri olarak belirlenmiştir (p < 0,05). Yaş, parite, doğum şekli, menopoz durumu, sigara kullanımı ve kronik hastalıklar ile nüks arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Ayrıca, cuff prolapsusu olan hastalarda nüks oranı anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p < 0,001). Elde edilen bulgular, pelvik organ prolapsusu nüksünün multifaktöriyel bir etiyolojiye sahip olduğunu ve hem cerrahi teknik hem de hasta özellikleriyle yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Özellikle sadece anterior kompartman onarımı yapılan olgularda yüksek nüks oranı, apikal desteğin güçlendirilmesinin ve cerrahi planlamanın bireyselleştirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Sonuç: Bu çalışmada, pelvik organ prolapsusu nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan 1112 hastada postoperatif nüks oranı %17,2 olarak bulunmuştur. Yüksek vücut kitle indeksi, vajinal histerektomi, anterior kolporafi ve herni operasyonu öyküsünün nüks açısından anlamlı risk faktörleri olduğu belirlenmiştir. Bulgular, pelvik organ prolapsusu cerrahisinde başarının yalnızca anatomik onarımla değil, aynı zamanda apikal desteğin sağlanması ve cerrahi planlamanın hastaya özgü yapılmasıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Ameliyat öncesi dönemde obezite gibi modifiye edilebilir risk faktörlerinin yönetilmesi, nüks oranlarının azaltılmasına ve uzun dönem başarı oranlarının artırılmasına katkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to determine the incidence of recurrent prolapse according to the surgical procedures performed and to identify the risk factors that may contribute to recurrent pelvic organ prolapse. Materials and Methods: This retrospective study included 1112 patients who underwent surgery for prolapse between September 2, 2019, and December 31, 2023, in the Gynecology Clinic of Ankara Bilkent City Hospital, Department of Obstetrics and Gynecology. A total of 127 patients whose height, weight, and body mass index data could not be obtained were excluded from the study. Patients who underwent prolapse surgery for malignant causes, those who showed no evidence of prolapse after previous prolapse surgery, pregnant women, and patients younger than 35 or older than 75 years were excluded. The parameters evaluated in this study included surgical indications, type of operation, age, parity, number of living children, body mass index, mode of delivery, history of previous abdominopelvic surgery, presence of connective tissue disorders, comorbid chronic diseases, smoking and menopausal status. These data were obtained from the hospital automation system and recorded for analysis. Statistical analyses were performed using SPSS version 26.0 (IBM, New York, USA). A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results: A total of 1112 patients who underwent surgical treatment for pelvic organ prolapse were retrospectively analyzed. The postoperative recurrence rate was found to be 17.2%. The mean age of the patients was 60.1 ± 9.0 years, and the mean body mass index (BMI) was 29.1 ± 4.5 kg/m², with 45.3% of the patients classified as overweight and 41.0% as obese. The majority of the patients were postmenopausal (85.1%) and non-smokers (85.3%). The most common surgical indications were cystocele (76.8%), uterine descent (58.8%), and rectocele (55.2%). The three most frequently performed surgical procedures were anterior colporrhaphy (15.2%), combined anterior and posterior colporrhaphy (12.5%), and vaginal hysterectomy with anterior and posterior colporrhaphy and McCall culdoplasty (11.2%). When comparing patients with and without recurrence, the mean age was similar between groups, whereas BMI was significantly higher in the recurrence group (p = 0.016). Logistic regression analysis revealed that higher BMI, and a history of vaginal hysterectomy, anterior colporrhaphy, and hernia repair were significant risk factors for recurrence (p < 0.05). No significant association was found between recurrence and age, parity, mode of delivery, menopausal status, smoking, or chronic comorbidities. Additionally, patients with cuff prolapse had a significantly higher recurrence rate compared to those without (p < 0.001). These findings suggest that recurrence of pelvic organ prolapse is multifactorial and influenced by both surgical and patient-related characteristics. The high recurrence rate observed in anterior compartment repairs emphasizes the importance of adequate apical support and individualized surgical planning to improve long-term outcomes. Conclusion: In this study, the postoperative recurrence rate of pelvic organ prolapse was found to be 17.2% among 1112 surgically treated patients. Higher body mass index, a history of vaginal hysterectomy, anterior colporrhaphy, and hernia repair were identified as significant risk factors for recurrence. These findings suggest that surgical success in pelvic organ prolapse depends not only on anatomical repair but also on proper apical support and individualized surgical planning. Comprehensive preoperative assessment and the management of modifiable risk factors such as obesity may contribute to reducing recurrence rates and improving long-term outcomes.

Benzer Tezler

  1. Apikal pelvik organ prolapsusu cerrahisi sonrası rekürren olguların incelenmesi

    Examination of recurrent cases after apical pelvic organ prolapse surgery

    CANSU KÜBRA EKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇETİN KILIÇÇI

    UZMAN REYYAN GÖKÇEN İŞCAN

  2. Pelvik organ prolapsusu nedeniyle sakrospinöz fiksasyon ve laparoskopik lateral süspansiyon yapılan hastaların postoperatif üriner inkontinans üzerine etkisi ve prolapsus nüksü açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of sacrospinous fixation and laparoscopic lateral suspension, on postoperative urinary incontinence and prolapse recurrence in patients with pelvic organ prolapse

    HUMEYRA CANBAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇETİN KILIÇÇI

    UZMAN REYYAN GÖKÇEN İŞCAN

  3. Pelvik organ prolapsusu cerrahi tedavisinde pektopeksi ve sakrokolpopeksi operasyonlarının sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of the results of pectopexy and sacrocolpopexy operations in the surgical treatment of pelvic organ prolapse

    TUĞÇE SARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKocaeli Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞENER GEZER

  4. Prolapsus hastalarında vajinal histerektomi ve apikal süspansiyon cerrahisi ile sakrohisteropeksi operasyonlarının rekürrens açısından karşılaştırılması

    Comparison of vaginal hysterectomy with apical suspension surgery and sacrohysteropexy operations in terms of recurrence in prolapse patients

    KARDELEN BAŞLI KASIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT EKİN